Kadınlara yine kadınlar ses verdi

  • kadın
  • 09:08 27 Mayıs 2020
  • |
img

ANKARA - Salgın döneminde kadına yönelik şiddete karşı yeterli tedbirler alınmadığını söyleyen Toplumsal Hukuk üyesi avukatlar İlayda Doğa Karaman ve Çiğdem Kolot, “Kadınların sesine yine kadınlar cevap verdi” diye belirtti.

Çoğunlukla avukatların yan yana geldiği Toplumsal Hukuk adlı oluşum, Kovid-19 sürecinde kadına yönelik artan şiddete dikkat çekmek için 30 farklı ülkeden kadınların katılımıyla “Evde kal ama sessiz kalma, kadın mücadelesi yaşatır” çağrısıyla bir kampanya başlattı. Mayıs ayının başından bu yana farklı ülkelerdeki kadınlardan gelen videolu mesajlar Toplumsal Hukuk’un sosyal medya hesaplarından yayımlanıyor. 
 
Bu oluşum içerisinde yer alan avukatlar İlayda Doğa Karaman ve Çiğdem Kolot, başlattıkları kampanyaya, artan şiddetin nedenlerine ve pandemi sürecindeki kadın politikalarına ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı.
 
Kadına yönelik şiddetin pandemi sürecinde daha çok artmasının temel nedenlerini nasıl değerlendirmek gerekiyor? Devletin bu artıştaki sorumluluğunu alanda çalışan avukatlar olarak nasıl yorumlarsınız?
 
Karaman: Salgınla birlikte kadınlar evlere hapsolmaya başladı ve evlerine hapsolan kadınlar haliyle şiddet failleri ile birlikte yaşamak durumunda kaldılar. Kadınlar önceden şiddete maruz kaldıklarında bir seçenekleri olabiliyordu. Örneğin yardım istediklerinde yönlendirilebilecekleri yerler olabiliyordu ama pandemi süreci ile birlikte devlet hızlı bir önlem almaya ya da hızlı bir politika geliştirmeyi başaramadı. Hal böyle olunca da normalde tam anlamıyla işlemeyen sistem pandemi sürecinde iyice cevap vermez bir hal aldı ve kadına yönelik şiddet sayılarında bir artış gördük. 
 
Bu artışın yanı sıra kadına yönelik şiddet ile ilgili ihbarların dahi yapılamadığını gördük. Bu yüzden de kadınlar seslerini doyuramaz hale geldi. Şiddet gören kadınlar ilk başlarda sığınma evlerine dahi alınamadılar. Aslında bütün kadın örgütleri pandemi başladığından itibaren devletin belli başlı önlemler alması gerektiğini söylemiştik. Ama yeterli önlemlerin alınmadığını gördük.
 
Kolot: Pandemi öncesinde zaten belli sıkıntılar yaşanıyordu. Şiddete uğrayan kadınlar özellikle avukatsız olarak karakola başvurduklarında bir şekli ile evlerine geri gönderiliyor ve başvuruları alınmamaya çalışılıyordu. Pandemi ile birlikte kadınların özellikle sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde karakola gidilip gidilemeyeceğine dair sorularının cevabı mevcut değildi. Karakollara başvuran kadınlar ise pandemi bahanesi öne sürülerek evlerine geri gönderildiler. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sosyal destek hattı olan ‘Alo 183’ yalnızca kadına yönelik şiddet vakaları üzerine açılan bir hat olmadığı için kadınlar buna da ulaşamadılar. Diğer yandan HSK, 6284 sayılı kanunun uygulanmasını zorlaştıracak mahiyette bir genelgeyle karşımıza çıktı. 
 
Eril yargı, pandemi öncesinde de bir set olarak karşımıza çıkıyorken, koronavirüs döneminde salgın bahanesiyle uzaklaştırma kararları çıkartmamaya başladı.
 
İçişleri Bakanlığı pandemi sürecinde kadına yönelik şiddetin azaldığını iddia etti. Oysaki kadınların katıldığı anketler pandemi sürecinde şiddetin arttığını gösteriyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Karaman: İçişleri Bakanlığının açıklaması aslında bizim için büyük bir felaket çanıydı. Çünkü bu durum kadına yönelik şiddette bir düşüş yok, kadınlar şiddetin olduğunu dile getiremiyor olduğunu gösteriyor. Diğer yandan adli süreç kadına yönelik şiddet için işliyor, herhangi bir suç duyurusunda bulunmak için savcılıklar çalışmaya devam ediyor. Karakollar çalışmaya devam ediyor fakat bu dile getirilebilen bir tutum olmadı ve kadınlar bundan haberdar edilmediler. Kadınlar bize ulaştıklarında şunu söylediler; ‘Biz buradan çıkmak istiyoruz ama polise gittiğimiz takdirde yardım edemezlerse bu eve geri dönemeyiz ne yapmamız lazım?’
 
Kolot: Tüm dünyada kadına yönelik şiddet vakaları artıyorken Türkiye'de nasıl azalmadan bahsedebiliriz? Hangi veriler ışığında azalma var deniliyor? Siz bir şiddet faili ile şiddete uğrayan kadını ‘hayat eve sığar, evde kal’ çağrılarıyla aynı ortamda bulmaya zorluyorsunuz, uzaklaştırma kararı çıkartmıyorsunuz, kadınlar karakola gidip gitmeyeceği bilgisine dahi sahip değil. Sokağa çıkıp başvuracağını bilmeyen kadın, telefonla bir şekilde ulaşıp, ‘Ben şiddete uğruyorum’ çağrısını nasıl yapacak?
 
Devletin kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için nasıl yükümlülükleri var? Pandemi sürecinde bunları uygulandı mı?
 
Karaman: Toplum sağlığını korumak için alınan önlemler her ne kadar devletin pozitif yükümlülükleri ise aynı şekilde şiddet mağduru kadınların, çocukların korunması da devlet için pozitif yükümlülük hali ve bu yükümlülükleri doğrultusunda yapması gerekenleri ve alması gereken önlemler vardı ama bu zamana kadar alınmadı. Biz hala sesleniyoruz. Normalleşme süreci devam ediyor ve bundan sonra da kadına yönelik şiddet sayılarında artış yaşanmaya devam edecek. Devletin artık önlemini almasını istiyoruz.
 
Kolot: 6284 sayılı kanun ve İstanbul Sözleşmesi devlete sadece kadınlara yönelik özel hatlar oluşturma, bilgilendirme kampanyaları yapma sorumlulukları yüklüyor. Ama maalesef ülkemizde eril yargı ve düşünce burada da kadına yönelik şiddeti görmezden geldi. Devlet zaten sistematik olarak kadına yönelik şiddet vakalarını görmezden geliyordu, pandemi sürecinde de bir bahane olarak ele aldı.
 
Salgınla beraber artan ev içi şiddete karşı örnek olabilecek önlemler alan ülkeler var mı?
 
Karaman: Mesela İngiltere’de şiddete uğrayan kadınların ulaşabileceği ayrı hatlar açıldı pandemi döneminde ve bunun için bütçe ayırdılar. Almanya'da gerek marketlerdeki poşetlerin üstünde gerekse kasaplarda kağıtların üzerinde kadınların şiddet durumunda nerelere başvurabileceği ile ilgili telefonlar paylaşıldı. Fransa'da bütçe ayrıldı, boşta kalan otellerin sığınma evleri gibi kullanılması sağlandı.
 
Kolot: Birçok ülkede örneğin bir telefon hattı sadece şiddet vakaları üzerinden yürütüldü. Siz telefonun ucunda şiddete uğradığınızı anlatmıyorsunuz ama karşı taraf şiddete uğradığınızı anlayıp ona göre size ‘evet’ ya da ‘hayır’ şeklinde cevap verebileceğiniz sorular soruyor ve bulunduğunuz ortama acil ekipler gönderebiliyor ya da bilgilendirilme mesajları yapılıyor. Bir dönem Türkiye’de kadınlar da yapıyordu. Örneğin kadın pedleri içerisine bilgilendirme mesajları yerleştiriyorlardı.
 
Diğer yandan salgınla birlikte iktidarın açıkladığı "normalleşme" adımlarına karşın uzmanların sık sık söylediği şeylerden biri artık hiçbir şeyin “normalleşmeyeceği” oldu. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa kadınların nasıl yeni mücadele şekilleri üretmesine ihtiyacı var?
 
Karaman: Hukukta, uluslararası ilişkilerde kısacası insan ile ilgili her şeyde verdiğimiz tepkiler ve dayanışma şekli değişmeye mahkumdur. Çünkü koşullar her zaman değişiyor ve şimdi de bu krizlerden biriyle karşı karşıyayız. Artık farklı bir tepkilerin verilmesi gerekiyor, farklı bir şekilde dayanışma, örgütlenme göstermemiz gerekiyor. Ama burada temel nokta kadınların yine bir arada ve omuz omuza olduğunun unutulmaması gerektiği. Temel içgüdümüzün bu olması gerektiğini düşünüyorum. Korona süreci bize başka şekilde konuşmaya, başka şekilde iletişim kurmaya itmiş oldu. Artık sosyal medyada, elektronik alandaki örgütlenme ve iletişimin daha fazla artacağını düşünüyorum. Ama sokakları hiçbir zaman bırakmamak gerekiyor. Çünkü hala interneti olan ve bilgisayarı olan insanlara ulaşmış oluyorsunuz. Bizim amacımız herkese ulaşmak olduğu için sosyal mesafeyi koruyarak yine de eylemlerimize devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum. 
 
Kolot: 6284 sayılı ve İstanbul Sözleşmesi’nin devlete yüklediği sorumlulukları kadın mücadelesiyle de olsa yerine getirilmesini sağlamamız gerekiyor. Buradan şu çağrıyı da yapmak isterim. 183’e ulaşamıyorsanız, karakoldan evlerinize gönderiliyorsanız, şiddet failleriyle aynı evde yaşamaktan korkuyorsanız lütfen bulunduğunuz illerdeki kadın örgütlerine, kadın derneklerine ulaşmaya çalışın. Onun dışında acil durumda bir kadın arkadaşınız, akrabanızla daha önceden haberleşin. Bir şey olursa sana ulaşacağım deyin. Gerçekten sizlerin yaşamı her şeyden daha önemli ve kadın dayanışması her zaman yaşatır.
 
Biraz da kampanyanızdan bahsedelim. 30 farklı ülkeden mesajlarını gönderen kadınların temel talepleri ne oldu?
 
Karaman: Bu kampanyaya ilk başladığımızda insanların bir tepki vereceğini biliyorduk ama sesimizin bu kadar yayılacağını ve bu kadar duyulacağını beklememiştik. Arkadaşlarımızdan birinin talebi ile birlikte Türkiye gibi diğer ülkelerde yaşanan kadına yönelik şiddeti uluslararası bir çağrı haline getirmek istedik ve öyle başladı. 
 
Yaptığımız çağrı beklediğimizden daha fazla ses getirdi ve 30 farklı ülkeden kız kardeşlerimiz bize ulaştı. Bize ulaşan kadınların bir kısmını ortak çalışma alanlarından tanıyorduk ama bir kısmını hiç tanımıyorduk. Şimdiye kadar hep olumsuz şeylerden bahsettik ama burada kadınların söylediği ve talepte bulunduğu bir nokta vardı. ‘Evet biz şiddete dur diyoruz, kadınların omuz omuza olması gerektiğini söylüyoruz ve kadın dayanışmasının yaşattığını söylüyoruz ama aynı zamanda biz diyoruz ki sevgi şiddetten daha üstündür, kadın dayanışması hep birlikte yaşatır, artık sizin de tepki vermenizin zamanı geldi, artık etrafınızda yaşanan sıkıntıları siz de görün siz de paylaşın.’ İki önemli sonuç çıktı ‘erkeklerin koronovirüsten daha fazla öldürdüğü’ ve ‘bir kişiyi daha kaybetmeye tahammülümüz yok.’ Kampanyayı en sonunda raporlayacağız. Bu şekilde bırakmak tabi ki yeterli olmaz. Karşılaştığımız problemlere yönelik olarak somut talepler haline getireceğiz ve bunlarla ilgili çalışmalarımız yapmaya devam edeceğiz.
 
Her kadın aslında gönderdiği mesajında yaşadıklarını anlatıyordu...
 
Karaman: Evet örneğin bizimle iletişime geçen kız kardeşlerimizden birisinden şöyle bir tepki aldım. Küçükken babası vefat etmiş ve babasının ailesi tarafından annesi ve kız kardeşi ile birlikte şiddete maruz kalmışlar. Bunun sonucunda başka bir ülkeye taşınmak zorunda kalmışlar. Orada karşılaştıkları başka sıkıntılar olmuş ve anneleri tarafından tek başına büyütülmüşler. Bizimle anında video paylaşmak ve her türlü dayanışma içerisinde olmak istedi. Bunu duymak bile doğru bir şey yaptığımızı hatırlattı ve durmamamız gerektiğini gösteriyor.
 
Kampanyaya katılan kadınlardan çoğu çağrılarını “gör ya da duy kayıtsız kalma tepki ver” “kadın dayanışması yaşatır” sözleri ile iletti. Siz bu çağrıları nasıl yorumladınız? 
 
Kolot: Kadınların pandemi sürecindeki uyarılarına rağmen devlet şiddet vakalarına maalesef arkasını döndü ve bunlara yönelik çalışmalar yapmadı. Kadınlar yine çareyi kadınlardan, kadın örgütlerinden ya da kadın avukatlarına ulaşmakta buldular. Kadınların sesine yine kadınlar cevap vermeye başladı. Bu anlamda ‘kadın dayanışması yaşatır’ sloganının bir kez daha ne kadar önemli olduğunu ve devlete sorumluluklarını hatırlatmamızın çok acil önemli bir konu olduğunu hatırlatmış oldu.
 
MA / Zemo Ağgöz

Diğer başlıklar

14:26 Halı fabrikası çalışanlarının salgın endişesi
14:24 Sivas'ta katledilen Bezirci mezarı başında anıldı
14:22 Elektrik direğinden düşen DEDAŞ çalışanı yaşamını yitirdi
14:15 Eğitim Sen: Temsilcimiz gözaltına alındı, ailesi korkutuldu
14:00 Gençler sosyal medya yasağı hakkında ne düşünüyor?
13:59 Çoklu baroya karşı savunma zinciri
13:58 Baroların eylemine bir gün kala Ankara’ya etkinlik yasağı getirildi
13:36 Katırcıoğlu’nun adaylık dilekçesi Meclis'e sunuldu
13:26 Sivas Katliamı 27’nci yılında: Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar
13:24 Gabar'daki yangın söndü
13:02 Avukatlardan İmralı başvurusu
12:45 Gazeteci Altan’ın duruşması ertelendi
12:39 Malazgirt’te sele kapılan 50 hayvan öldü
12:28 HDP Kadın Meclisi 5 kentte yürüyüş düzenleyecek
12:12 İskoç Galcesi yok olmakla karşı karşıya
12:10 Kurtulmuş, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkmayı gündeme getirdi
11:52 Gazeteci Akın beraat etti
11:42 Kunemasî'de dükkanı bombalanan Keywan: Yeter bu bölünmüşlük
11:38 2 gazetecinin duruşması ertelendi
11:37 Linç eylemlerinin insanlık suçu olarak tanımlanması için kanun teklifi
11:21 Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: Sorumluları cezalandırılsın
11:12 ‘KCK Basın’ davası ertelendi
11:03 Sivas anma etkinlikleri bu yıl doktor Behçet Aysan’a adandı
10:38 DBP'li Birtek ve Balta'ya 10 yıl 6'şar ay hapis
10:09 Melet: Mülteci ölümlerinin sorumlusu iktidardır
09:56 HDP Eş Genel Başkanları: Sivas ve Çorum’un acısı dinmedi
09:42 Putin 2036’ya kadar görevde kalabilecek
09:39 Alacaklılar hacizle kapıya dayandı: Borç batağındaki belediyenin içi boşaltıldı
09:27 2 milyon TL ödenen direkler dokuya aykırı bulundu
09:26 Sel mağdurları: Canımızı zor kurtardık
09:17 Batman’da 309 tutukluya isyan davası: 5 bin 871 yıla kadar hapis
09:16 Çiftçi para etmeyen şelengo ekmeyecek
09:15 Kıdem tazminatı tasfiyesinde asıl risk belirli süreli iş akdi
09:11 ‘Çetin’e yönelik işkence insanlık onuruna yapıldı’
09:11 Genelge ağır geldi düğün salonları kapalı
09:10 'Doğa da adalet bekliyor'
09:08 'Salgın değil, algı yönetililiyor'
09:07 Bostandan toplanan sebzeler ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor
09:06 Katliamdan sonra istifa edip bir daha da Sivas’a gitmedi
09:05 Dr. Sağlam uyardı: Normalleşmedik, salgın bitmedi
09:04 Alkan: Çetin'e yönelik saldırı yeni bir konseptin başlangıcı
09:03 Kayyımlar gelince 10 bin kitaptan 300’ü kaldı
09:02 Korona tespiti var önlem yok
09:01 Meralarıyla ünlü Kars'ın samanı Diyarbakır ve Urfa'dan
09:00 02 TEMMUZ 2020 GÜNDEMİ
00:26 5 yıl önce boşaltılan bina çöktü
01/07/2020
23:10 Irak ordusu Zaxo’da konuşlandı
23:04 Erdoğan ve Merkel telefonda görüştü
22:12 Erdoğan Katar'a gidiyor
21:59 İzmir Barosu Ankara eylemi için yola çıkacak
20:53 Tuzluçayır’da Sivas anmasına müdahale: 3 gözaltı
20:48 Üniversiteli gençler: Sansüre biat etmeyeceğiz
20:43 Eğitim-Sen Bismil Temsilcisi gözaltına alındı
20:21 'İntibay serbest bırakılsın'
20:13 Türkiye’de toplam vaka 201 bini aştı
20:07 ‘Saldırılara karşı cevabımız kadın dayanışmasıdır’
20:06 Alevi örgütleri: Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar
19:25 TMMOB İl Koordinasyonu: Arin Zümrüt serbest bırakılsın
19:03 İmamoğlu’ndan ‘sosyal medya’ tepkisi
18:57 Hasankeyf'e iskele dayanmıyor
18:49 7 bin 428 sağlık çalışanı enfekte oldu
18:03 Fırtına nedeniyle Cizre'de çatılar uçtu
18:01 BM: Küresel turizm 3.3 trilyon dolar kaybedebilir
17:56 Patnos’ta sel: 3 köyde dere taştı
17:51 Reuters: Koronavirüs aşısının insanlı denemeleri başarılı oldu
17:43 3’lü zirve sonrası ortak bildiri
17:19 425 milyon fotoğrafta Güneş’in 10 yılı
17:01 HDP'den İstanbul Şehir Üniversitesi'nin kapatılmasına tepki
16:39 İzmir Barosu'ndan kıdem tazminatı düzenlemesine tepki
16:37 Batan tekne halen bulunamadı
16:28 Tutuklu korona tedavisinin ardından cezaevine gönderildi
16:26 Devrimci sanatçıya suikast halkı sokağa döktü
16:12 Albayrak’a hakaret ettiği belirtilen 11 kişi gözaltına alındı
16:08 Halk Tv ve TELE 1'e 5 gün yayın durdurma cezası
16:07 Erdoğan’ın sözlerinden sonra #SosyalMedyamaDOKUNMA hashtagi açıldı
15:55 Kulp’ta operasyon ardından orman yangını
15:49 HDP ve CHP’nin Meclis Başkan adayları belli oldu
15:43 Birleşik Devrimci Parti baskılara karşı kampanya başlattı
15:43 Sağlık emekçilerine şiddet protesto edildi
15:34 'HES'le halkın hafızası yok ediliyor'
15:28 Hak savunucuları: Türkiye işkence mekânı haline geldi
15:18 Mardin Büyükşehir Belediyesi'nde usulsüzlük ve yolsuzluk depremi
15:06 DTK'ye dönük baskılar için 'Meclis Araştırması' talebi
15:01 Hassuni Mağaraları için UNESCO çalışması
14:58 Özak Tekstil'de işçiler darp edildi
14:45 ‘Güvenlik soruşturmasına’ şerh: Muhaliflerin geleceğini ipotek edecek
14:35 Diyarbakır eski vali yardımcısı ve 11 kişi hakkında dolandırıcılık davası
14:28 Cezaevleri açıklamasına polis engeli
14:15 Munzur Çevre Derneği: Başkanımızı serbest bırakın
14:02 Baro başkanlarının komisyona katılma talebine ret
13:56 4B'li sağlık emekçilerinden kadro talebi
13:51 Genel İş: Hükümet işçinin sinir uçlarıyla oynuyor
13:49 Madımak'ta yitirilenler anıldı
13:42 Erdoğan: Sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını istiyoruz
13:04 Hatimoğulları: Sivas Katliamı ardından ‘adalet katliamı’ yaşandı
13:03 HDP’li vekiller cübbeleriyle seslendi: Teklif savunmaya darbedir
12:56 Suriye’ye gönderilen askerlere cennet vaadi!
12:30 Sağlık çalışanlarına dönük yasağa ‘salgın’ kılıfı
12:18 Leyla Güven davasında tanık için zorla getirilme kararı
12:01 İsrail’den ‘ilhak’ planı açıklaması