'İntihar etme, örgütlen' demek yerine ne yapılmalı?

img

İSTANBUL – Ekonomik krizle büyüyen işsizlik sorunu dolayısıyla peş peşe yaşanan intihar vakaları kaygı uyandırmaya başladı. İktidarın sorumluluktan kaçmak için yok sayıp, görmezden geldiği ortamda, muhalefetin "İntihar etme, örgütlen" yaklaşımında olduğunu belirten uzmanlar, kişileri intihara sürükleyen nedenlerin ekonomik ve politik olduğunu vurguladı. 

Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik krizle işyerlerinin kapılarına bir bir kilit vurulurken, işsizler ordusuna da her gün yenileri ekleniyor. Sayıları günden güne artan bu işsizler arasında yoksulluk, geçim sıkıntısı ve borçlanma gibi nedenlerle yaşanan intiharlar da son dönemde artmaya başladı. 
 
CHP Ankara Milletvekili ve Parti Meclisi (PM) üyesi Tekin Bingöl’ün derleyip, geçtiğimiz günlerde paylaştığı rapora göre, 2013’te 15, 2014’te 25, 2015’te 59, 2016’da 90, 2017’de 89 ve 2018’de de 73 işçi hayatına son verdi. Son 6 yılda, işe bağlı sebepler yüzünden yaşanan intiharlar 5 katına çıkıp, 351 kişiye ulaştı.
 
Son olarak Eyüp Dal isimli işsiz, 16 Mayıs günü Antep’de Şahinbey Belediyesi önünde bedenini ateşe vererek yaşamına son verdi.
 
Bu ve diğer birçok intihar vakasının en dikkat çekici yanı kamusal alanlarda gerçekleştirilmesi. Ancak işsizlik, geçim nedeniyle yaşamına son veren işçilerin siyaset arenasının yanı sıra sendika, sivil toplum örgütü ve kamuoyunda da yeteri kadar gündeme oturup, tartışılmadı.
 
Mezopotamya Ajansı'na (MA) konuşan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Eğitim ve İSİG Dairesi Müdürü Tevfik Güneş, Sosyolog ve Akademisyen Prof. Dr. Ferhat Kentel ve Psikolog Sevgi Türkmen, bu tür hadiselerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan nedenlerin ekonomik, sosyal ve psikolojik yönünü değerlendirip, çözüm önerilerini de sıraladı. 
 
GÜNEŞ: İŞSİZLİK İLİŞKİLERDE YARILMALARA NEDEN OLUYOR
 
DİSK Eğitim ve İSİG Dairesi Müdürü Tevfik Güneş, bir insanı işsiz bırakmanın onun kişiliğiyle, benliğiyle ve ailesiyle olan ilişkilerinde inanılmaz yarılmalara ve problemlere neden olduğunu görüşünde.
 
İşsiz kalan insanın kendini değersiz hissetmeye başladığını ve bu değersizleştirmenin giderek bir çöküntü ve bunalıma yol açtığını ifade eden Güneş, "Kişi tek çare olarak bu değersizleşmeyi ortadan kaldıracak bir hareket yaparak intihar ediyor. Sonuçta insanlar kişisel bir çözüm olarak kendi hayatlarını, varlıklarını ortadan kaldırarak aslında işsizliğin yarattığı tahribata da tepki gösteriyor” diye belirtti.  Güneş, bu durum insanın yapabileceği en büyük karşı duruş olarak düşünülebilinirse de, bunun kabul edilemez bir şey olduğunu ekledi.
 
‘İŞ BULMANIN MADDİ ZEMİNİ OLUŞTURULMALI'
 
Bu durumun önüne geçmek için ise, özellikle işsiz kalan insanların kendi varlıklarını idame ettirebilecekleri politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Güneş, İşsizlik Fonu’nun işsizlere çare bulmaktan ziyade iktidarın ekonomi politikalarını destekleyicisi ve düzenlemecisi haline geldiğini kaydetti. Güneş, "Bu devlet eğer sosyal devlet ise insan onuruna uygun bir iş bulmanın politikalarını ve maddi zemini oluşturmak durumdadır" diye konuştu.
 
EKONOMİ VE ÜRETİM İLİŞKİLERİNDE YAŞANAN DÖNÜŞÜM 
 
12 Eylül askeri cuntası dönemi sonrası ortaya çıkan ekonomik tablo üzerinden duran Güneş, şunları belirtti: "O dönemde kamu ağırlıklı üretimden söz edebiliriz. Sendikal örgütlenme neredeyse yarı yarıyaydı. 2000’lere doğru bu özel sektörden yana ağırlık kazanmaya başladı. AKP iktidarıyla birlikte ekonomik ve üretim ilişkilerinde hızlı dönüşümler yaşandı. Bizzat devletin eliyle güvencesiz, taşeron çalışma, sendikal örgütlenmenin önüne dayatıldı. İşsizlik ve intihar ilişkisine bakarak asla güvencesiz taşeron ve kayıt dışı ilişkiyi kabul edemeyiz. Özel sektöre bağlanmakla istihdam sorunu çözülemez. Ne küresel ne de yerel ilişkiler düzeyinde başarılı olur. Bunun için bizzat kamunun, devletin bu sürece müdahale etmesi, üretken yatırımlara yönelmesi gerekir. Özel sektöre sermaye aktarımı, varlık aktarımı anlamına gelirken, güvencesiz taşeronlaştırma giderek yaygınlaştırılmaya başlandı." 
 
‘KRİZİN OLDUĞU DÖNEMLERDE İNTİHARLARDA ARTIŞ VAR’
 
Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde intiharlarda artış yaşandığını dile getiren Güneş, sendikal hareketlerin de kriz dönemlerinde sermayenin saldırılarına karşı pasif kaldığı eleştirisinde bulundu 
 
Bugün de ücretleri aşağı çeken, istihdamı baskılandıran ve sendikal hareketlerin büyümesini ve güçlenmesini engelleyen bir ekonomik kalkınma modeliyle karşı karşıya olduklarının altını çizen Güneş, “Bunun ortadan kaldırılması mümkün. Fakat Türkiye’deki sendikal ilişkilerin bu kadar dağınık, parçalı, zayıf, çökmüş ve aidiyet ilişkileri içerisinde olması halinde buradan başarılı bir politikanın açığa çıkabilmesi çok zor. Öncelikli olarak sendikalı hareket, devleti bu konuda çok ciddi yatırımlara zorlayacak bir tarzın içerisine girmesi gerekiyor” dedi. 
 
‘DÜZENLEMELER UZUN DÖNEMLİ YAPILMALI’
 
Güneş, işsizlikten kaynaklı intiharların son bulmasına yönelik ihtiyaç duyulan düzenlenmelerin uzun dönemli olması gerektiğini de ifade etti. Güneş, bu konudaki çözüm önerilerini ise, şöyle dile getirdi: “Devlet kamusal yatırımlara yeniden dönmek, iş gücüne katılımı arttırmak durumundadır. İŞKUR, kamusal hizmetlere yeniden dönmek durumdadır. Bu konuda mesleki becerinin çeşitlendirilmesi, yeni açılmış meslek alanlarının, buna uygun üretim alanlarının istihdamına yönelik, işsizlere dönük eğitimlerin yapılması gerekiyor. İşsizlik Fonu’nun özelikle işsizler açısından bu tür ücretlerden, aylıklardan yararlanabilecek düzenlenmelerin uzun dönemli yapılması gerekiyor.” 
 
KENTEL: MÜŞTERİ NİTELİĞİNDE BİR DESTEK KİTLE YARATILDI
 
Sosyolog Ferhat Kentel de, Türkiye’de özellikle darbe dönemlerde uygulanan otoriter siyasetle sendikal örgütlenme ve hak arama yolları alabildiğine kısıtlanırken, bugün ise mevcut yönetimin ‘Bizim sayemizde artık grev falan yapılmıyor’ açıklamalarıyla gurur duyduğuna işaret etti.
 
Türkiye’de küresel ekonomi politikalarına paralel olarak yürüyen bir süreçte, yerli ve milli baskı politikalarıyla insanların maddi meseleler hakkında hak aramalarının önünün tıkandığını söyleyen Kentel, “Bu alanda ortaya çıkabilecek risklere karşı da popülist önlemlerle göz boyayıcı ve ‘müşteri’ niteliğinde bir destek kitle yaratılmaya çalışıldı” dedi.
 
‘HAK ARAMA YOLLARI TIKANIRSA ÇARESİZLİK HAKİM OLUR’
 
Sözün imkanının alabildiğine kısıtlandığı ve adalet konusunda mağdur toplumsal kesimler için hak arama yollarının tıkalı olduğu süreçlerde çaresizliğin ve umutsuzluğun hakim olacağını ifade eden Kentel, "Böyle bir durumda istenmeyen olaylar da gerçekleşiyor. İnsanlar ya başkalarına ya da kendilerine zarar veriyorlar. Bir yanda suç oranları, aile krizleri, dolandırıcılıklar ve ahlaksızlık artıyor, diğer yanda birçok insan kendi hayatına kıyıyor" dedi.
 
‘BUNALIM HALİNDEN ÇIKMAK MÜMKÜN’ 
 
Kentel, her yönden beslense de bu bunalım halinden çıkmanın mümkün olduğu üzerinde önemle duruyor. Sosyo-ekonomik, sınıfsal, kültürel, ekonomik, dinsel ve toplumsal cinsiyete dair her türlü mağduriyet halinin birbirleriyle konuşması ve dayanışması gerektiğini belirten Kentel, şöyle devan etti: “Hiçbir insan sadece ekonomik ya da sadece kültürel bir varlık değildir. Her birimizin bir yanı başka insanlarla ortak bir derde sahiptir ve bu ortak dertler ancak birlikte, başkalarını da duyarak aşılabilir.”
 
TÜRKMEN: EGEMENLER İNTİHARLARI ‘HASTALIK’ OLARAK TANIMLIYOR 
 
Psikolog Sevgi Türkmen’e göre ise, ‘işsizlik ve yoksulluk’ şeklinde tanımlanan intiharların tümü ekonomi temelli. İktidarların yaşanan bu intiharları her dönem yok sayıp, görmezden geldiğini belirten Türkmen, nedenini şöyle açıkladı: “Çünkü görürse kendi kudretinden kaybedecek ve sorumluluk almak zorunda kalacaktır. Buradan baktığımızda egemenlerin intiharları mesele edinmesinin en fazla ‘hastalık’ olarak tanımlamaktan ileri gitmediğini görüyoruz. Buna şaşırmaya gerek yok. Asıl düşünülmesi gereken, bu kadar işçinin, yoksulun, ihracın intiharı bir seçenek olarak görmek zorunda bırakıldığı bir ortamda muhalifler olarak bizler ne yapıyoruz. İntihar biçimleri yaşamakta olanın hissettiği acı ile paraleldir. Bir insan kendi bedenini ateşe verebiliyorsa, yaşam içinde kendisine hiçbir yol, hiçbir yer, hiçbir çözüm bulamamış demektir. Bunun nedenlerini salt psikolojide ararsak doğru yerden bakamaz ve intihar meselesini anlayamayız. 
 
Tabi ki intihar edenlerin beyanına inanacağız, insanlar kendilerini ifade ettikleri, ölümü seçme nedenlerini anlattıkları notlar, mektuplar bırakarak intihar ediyorlar. Tabi ki burada konuşacağımız şey bir hastalık,  güçsüzlük, acizlik değil; yoksulluk işsizlik, yalnızlıktır. Yani nedenler ziyadesiyle ekonomik ve politiktir.” 
 
‘İNSANLAR KENDİLERİNİ ÇARESİZ HİSSEDİYOR!’ 
 
Sosyo-ekonomik politikaların toplumun hem sosyolojik hem de psikolojik yaşamında önemli etkisi olduğunun altını çizen Türkmen, “Bizler sadece kendi doğamızdan menkul canlılar değiliz. Dış dünyamızda neler oluyorsa onların iç dünyamıza yansımaları vardır. Dolayısıyla bir ülkede intiharlarda artış varsa bakalım dünya tarihinde, mutlaka o ülkede ya savaş ya ekonomik kriz vardır. Türkiye de son yıllarda böyle bir çıkmazda” dedi. 
 
Türkmen, bu çıkmaz içerisinde ülkede işsizliğin ciddi oranlarda olduğunu, insanların asgari ihtiyaçları için bile kaynak bulamadığını, borçlu olduklarını ve kendilerini çaresiz hissettiklerini ifade etti. Türkmen, “İnsanlar çocuklarının gelecekleri ile ilgili kaygılılar, onların temel ihtiyaçlarını dahi gideremiyorlar ve bir yandan da patronlarının çocuklarının yaşamlarıyla kendi çocuklarının yaşamlarını karşılaştırıyorlar. Bunların tümü insanda hem derin bir çaresizlik hem de yalnızlık hissi vermektedir” ifadelerini kullandı.
 
‘İNTİHAR ETME, ÖRGÜTLEN’ YORUMLARI
 
Bazen intiharlarla ilgili yorumlara baktığında özellikle sol cenahtan ‘İntihar etme, örgütlen’ vs. gibi yorumlara denk geldiğini paylaşan Türkmen, bu tür yaklaşımlarda bulunmak yerine sendika, örgüt ve STK’lere ne görevler düştüğü üzerinde durdu.
 
Türkmen, bu konuda “Gününün 12 saati çalışmak zorunda bırakılan bu insanlara değil, sendikalara ‘Siz neredesiniz?’ diye çağrılar yapmalıyız. Her işçi ölümü, sendikalı olsun olmasın, muhalif sendika olduğunu iddia eden sendikaların en temel meselesidir. Baktığımızda çoğu zaman istatistiki çalışmalar dışında maalesef pek birşey göremiyoruz. Sosyal medya paylaşımlarıyla ahlamanın vahlamanın intiharları azaltmadığını deneyim içinde gördüğümüzü düşünüyorum. Muhalif sendikalar, örgütler, STK’ler bu meselenin neresindeyiz ve kendimizi ne kadar sorumlu hissediyoruz diye düşünmemiz lazım. Buna dair kesinlikle yaptırımlar önemli, kendi yapacaklarımızı, sorumluluklarımızı harekete geçirip bu intiharlarla ilgili tüm sorumluların da işaret edilmesi gerekmektedir. O vakit insanlar kendilerini yalnız hissetmeyebilirler, o vakit intihar bir seçenek olarak zihinlerde yer almayabilir” önerierinde bulundu.

Diğer başlıklar

15:18 Vatan ailesinin evine polis baskını!
15:16 Kızıltepe Belediyesi kayyumunun ‘güvenlik’ tedbirleri sürüyor
15:16 ‘Gözaltı ve işkenceye derhal son verin’
14:35 Farisoğulları: Çare Rusya ve ABD değil, Öcalan’dır
14:12 HDP'li gençler: Arkadaşlarımız işkence gördü
14:11 Şili'de göstericiler lazerle drone düşürdü!
14:09 Taşdemir: Kadınların mücadelesi AKP iktidarını tarihin çöp sepetine gönderecek
13:47 İki ülke arasında kalan DAİŞ'li için işlemler başladı
13:43 MHP’li vekil işkenceyi raporlayan avukatlara hakaret etti
13:39 Lice’de askeri operasyon başlatıldı
13:39 CHP’li bir PM üyesi daha ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla yargılandı
13:38 HDP'li Toğrul’dan operasyon tepkisi: Siyaseten baş edemiyorlar
13:33 Nusaybin Davası: Demokratik Özerklik haktır, suç sayılamaz
13:09 Rusya Qamişlo’da hava üssü inşasına başladı
12:58 'ODTÜ Tüneli Projesi'ne yürütmeyi durdurma kararı
12:50 UCM eski Savcısı Del Ponte: Kürtlere karşı savaş suçu işleniyor
12:48 TV10 çalışanlarının duruşması görüldü
12:43 41 tarım ürününün fiyatı arttı
12:24 'İhbarcı' SETA’nın finansörü Albayrak ailesi
12:22 HDP'li Meclis Üyesi Zuğurli tutuklandı
11:59 Özalp Belediyesi eşbaşkanları muhtarlarla bir araya geldi
11:53 Demirtaş’ın müşteki olduğu duruşma ertelendi
11:53 Van'daki STÖ'ler: İktidar kayyumları kalıcı hale getirmek istiyor
11:52 Av. Zilan hakkındaki yurtdışı yasağı kaldırıldı
11:42 CHP’den komisyonda RTÜK protestosu
11:38 Antep'te HDP binalarına baskın: Çok sayıda gözaltı
11:33 Rabia Naz’ın babası Şaban Vatan gözaltına alındı
11:26 Fendik'in öldürülmesine ilişkin dava bir kez daha ertelendi
11:23 TUİK’e göre sanayi üretimi arttı
11:23 Gazeteci Polat beraat etti
10:55 ‘HDP kayyumlara karşı ne yapmalı?’ sorusuna halktan yanıt: Radikal tavır sergilemeli
10:54 Özerk Yönetim: ABD, Rusya masa altından Türkiye’ye ‘yürü’ diyor
10:54 Avukatları 7 Ağustos'tan bu yana Öcalan'la görüştürülmedi
10:47 Seyid Rıza ve arkadaşları düzenlenecek gecede anılacak
10:19 Yalçındağ: Gazeteci Altan’ın tutuklanması HDP’li siyasetçilere uygulananların devamı
10:18 Atılım gazetesinin 25’inci yılı Ankara’da kutlanacak
10:10 Aslı Erdoğan: Söylemediğim cümle doğrulandı, Kürtlerden nefret ediyormuşuz
10:06 ‘Kayyum gasptır, buna karşı direneceğiz'
10:04 Rojava'da zeytinden sonra buğday talanı mı?
09:41 Genel bütçeden sadece Rize Şehir Hastanesi yapılacak
09:19 20 belediyeye kayyum atandı: 2 milyon 219 bin yurttaşın iradesi yok sayılıyor
09:11 Siirt’te kışlanın karşısındaki park 3 kez tahrip edildi
09:11 Gazete önce toplandı sonra karar çıkarıldı
09:10 Kaplan: Kayyumlar 5 milyar 700 milyon borç bıraktı
09:09 Zamlar sonucu doğalgazdan tezeğe döndüler!
09:08 VAKAD kurucularından Özgökçe: Kadınlar kendini güvende hissetmiyor
09:07 Erdoğan’ın fotoğrafını paylaştı işinden oldu
09:05 Yeşilmen'in ailesi 4 yıl sonra kente döndü: Failler ortaya çıkarılsın
09:04 Yeni yargı paketi toplumsal beklentiyi karşılamalı
09:04 Yerlerine kayyum atanan eşbaşkanlar: Korkan rejim gerileyecektir
09:03 Hukukçular: AKP ve MHP istismarcıların tahliyesini talep ediyor
09:02 Lübnan’dan Kuzey ve Doğu Suriye çağrısı: Direnişi örgütleyelim
09:00 14 KASIM 2019 GÜNDEMİ
08:36 Gazeteci Coşkun ve Belgeselci Kızıl gözaltına alındı
00:56 Trump: Türkiye'nin S-400 alımı bizim için ciddi zorluklar ortaya çıkarıyor
Erdoğan: Projemiz hayat geçerse güvenli bölgeye geçişler artar
00:18 QSD Komutanı Ebdi: Erdoğan ve Trump görüşürken Türkiye Hristiyan köylerine saldırdı
00:07 Erdoğan’dan ABD’li senatörlerin Kürtlerle ilgili sorularına tepki
13/11/2019
23:22 Urfa 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda patlama
22:52 McGurk’tan DAİŞ soruları: Trump bunları Erdoğan’a sormayacaktır
22:24 Taksim'de bir yurttaş intihar girişiminde bulundu
21:49 Diyarbakır’da bir yurttaş 3 kişi tarafından kaçırılmak istendi
21:39 Erdoğan-Trump görüşmesi sona erdi
21:33 Eğitim-Sen ihraçlara karşı 122’nci kez sokakta
20:50 İpekyolu Belediyesi Eşbaşkanlarına cezaevinde kötü muamele
20:19 Ahmet Türk hastaneye kaldırıldı
20:10 Beş kadın sanatçıdan ‘Girl Power Sergisi’
19:57 İzmir ve Bursa’da erkek şiddeti: 5 kişi katledildi
19:42 Eğitim-Sen’den 23 Kasım Ankara mitingine çağrı
19:28 Cinsel şiddete karşı #ÖyleDeğilBöyle kampanyası başlatıldı
19:13 ÖHD’li iki avukat kayyuma karşı istifa etti
18:43 Dersim’de 15 günlük eylem ve etkinlik yasağı
17:55 Gözaltındaki gazeteciler avukatlarıyla görüştü
17:36 İşten atılan Ataşehir Belediye işçilerinin eylemi 36’ncı gününde
17:26 HDP önünde bekletilen bir aile daha yakınının ölüm haberini aldı
17:21 ABD, Qamişlo'ya 2 üs kurdu
17:11 Kayyum yolsuzluklarının araştırılması önergesi AKP-MHP oyları ile reddedildi
17:08 HDP’li Kurtulan’dan AKP’ye: Siz çok büyük Kürt düşmanısınız!
17:06 Çapa Tıp Fakültesi'nde TİS imzalandı
16:50 İdil’de kayyuma karşı oturma eylemi ve yürüyüş
16:20 Saldırıya uğrayan Kara'ya destek verdiler
16:18 Gözaltına alınan HDP’li kadınlar serbest bırakıldı
15:58 Diyarbakır Gurme Fuarı açıldı
15:35 Ailelerin 'Bilirkişi Raporu' isyanı: TCDD yetkilileri aklanmak isteniyor
15:32 EGEÇEP: İzmir Valiliği ihaleyi iptal etmeli
15:12 Mazlum Abdi: Türkiye'nin saldırıları DAİŞ'e umut oldu
15:08 Savur'daki kadın buluşmasına asker engeli
15:03 Cinsel istismar failine tutuklama yok!
15:02 HDP eski il yöneticisi Akdağ tahliye oldu
15:00 TTB Merkez Konsey Başkanı Adıyaman: TBMM hava kirliliğini engellesin
14:55 HDP’li gençlerin ifade işlemleri başladı
14:32 Ankara Kadın Platformu bildiri dağıtarak 25 Kasım'ın startını verdi
14:20 İşçi sendikaları: İnsanları intihara sürükleyen ekonomik krizdir
14:08 Akpazar Belediyesi önünde oturma eylemi
13:52 HDP Gençlik Meclisleri: Çalışmalarımız engellenmek isteniyor
13:32 HDP’li gençlerin yaşadıkları Meclis’e taşındı
13:07 AKP Siirt İl Başkanı istifa etti
13:02 Elvan duruşmasında tanık nerede görev yaptığını hatırlamadı!
13:01 Gazeteci Ahmet Altan yeniden tutuklandı
12:38 Özgüneş: Kayyum imha ve inkar politikasıdır
12:35 PEN’den Başkaya’ya dayanışma mesajı: Hapse gönderilmemeli