Müslim: PKK bahane, hedef Kerkük ve Süleymaniye

ANKARA - Kürtlerin saldırılar karşısında birliğini sağlaması gerektiğini vurgulayan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Türkiye'nin PKK'yi bahane ederek Kerkük, Musul ve Süleymaniye’yi hedeflediğine işaret etti. 
 
Ortadoğu’daki kriz hali savaşlar, işgaller ve toplumsal çöküntülerle derinleşirken, İran-İsrail arasındaki gerilim bölgede yeni bir çatışma sürecinin başlaması kaygılarını da beraberinde getirdi. Halkların yükselen barış talebine savaş ısrarıyla karşılık veren devlet aklının, krizlerden “fırsat” yaratmaya çalıştığı güncel konjonktürde, bu çabaya dahil olan AKP iktidarı da Kürt karşıtı politikalarını ve savaş ısrarını sürdürüyor. Özellikle Türkiye’de Kürt sorununda çözümsüzlük ısrarı, diğer bölgelerdeki Kürtlerin kazanımlarını da hedef alıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’de 2014 yılında DAİŞ vahşetiyle başlayan savaş süreci Türkiye’nin hava saldırılarıyla devam ederken, Başûr Kurdistan’da da KDP’nin desteğiyle çok yönlü bir işgal politikası devrede. Bölgede yaklaşan seçimler, açığa çıkacak yeni federal yönetimin Türkiye ve Bağdat yönetimiyle olan ilişkileri nasıl sürdüreceği, hususu nedeniyle merak edilen konuların başında geliyor. Yine AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bu ay Irak’a, önümüzdeki ay ise ABD’ye yapacağı ziyaret önümüzdeki günlerin önemli başlıkları arasında yer alıyor. 
 
Kurdistan’ın dört bir yanında devam eden “kimliksizleştirme” gayretine “Kürtler nasıl cevap olacak” sorusu da gündemde. Partiya Yekitiya Demokrat (Demokratik Birlik Partisi-PYD) Eşbaşkanı Salih Müslim, Orta Doğu’da yaşanan hareketli süreç ve Kürtlerin bölgedeki mevcut durumuna dair Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı.
 
Ortadoğu’daki gelişmelerle başlayalım. İsrail-İran'a karşı saldırı hazırlıklarını tamamladığını duyurdu. İran da saniyeler içinde karşılık vereceklerini bildirdi. Gerilimin tırmandığı görülüyor. Bu gelişmelerin kaynağı nedir? İsrail ve İran arasındaki bu çatışma süreci nereye varacak?
 
Ortadoğu'da iki büyük sorun var. Bu sorunlar çözülmeden barış Ortadoğu'ya gelmez. Ancak bu iki sorunu da herkes kendi uzantısı gibi kullanıyor. Kendi planları, amaçları,  kendi siyasal süreçleri, kendi emellerine ve hedeflerine yönelik kullanıyorlar. Mesela; Kürtlerin iç çatışmaları oluyor ve bazı Kürtleri yanlarına alıp kullanarak, haklarının verilmemesi gibi bazı durumlara sebep oluyorlar. Ondan sonra onları da aynı baskı aracıyla devletler üzerinden açık tehdit ve tehdit gibi algılanacak çeşitli oyunlar oynuyorlar. Şimdi Filistin meselesinin de bunlardan hiçbir farkı yoktur. 
 
Herkesin projeleri vardır. Yeni yol meselesi İran ve Türkiye’nin hesabına gelmiyor. Tabii bunun için de Türkiye’de Hamas'ı destekleyenler var.
 
1948'den beri İsrail Devleti'nin kurulduğunu biliyorsunuz. Ondan sonra Araplar meseleye dahil oldu ve herkes ‘ben kurtaracağım’ dedi. Ondan sonra bir Müslüman-Yahudi meselesine getirdiler. Aynı 1400 sene önce bu Hz. Muhammed döneminde olduğu gibi bir Yahudi-Müslüman düşmanlığını kendi emelleri doğrultusunda açığa çıkardılar. Bu şekilde bir kör düğüme dönüştü mesele. Şimdi ise herkes bu meseleyi kullanıyor. Araplar ve Arap devletleri, halkları uyutmak için ‘Filistin meselesini ben çözeceğim, ben yapacağım, ben direneceğim, ben Filistin'i kurtaracağım’ gibi söylemlere başvurdular. O yetmiyormuş gibi meseleyi şimdi de bir İslam meselesine dönüştürdüler. Şimdi bunu son zamanlarda en fazla kullanan da İran'dır. Hamas var; 1982'de onları tasfiye edip göçerttiler. Lübnan’dan, Filistin'den ve Ürdün’den çıkardılar ve marjinal bir duruma getirildiler. Ama Müslüman sorununu, Hamas gibi İslami cihat örgütleri hala kullanıyor. Yani herkesin projeleri vardır. En sonunda da İran bunları kullandı. Bu yeni yol meselesi İran ve Türkiye’nin hesabına gelmiyor. Tabii bunun için de Türkiye de Hamas'ı destekleyenler var. Biz başta söyledik, eğer gerçekten bir çözüm isteniyorsa; bu çözüm böyle aşırı fikirlerle, aşırı çözümlerle olmaz. Yani bu ulusal devlet meselesi; Filistin dini bir devlet istiyor, İsrail dini bir devlet istiyor. Araplar da böyle, Hamas da İslami bir devlet istiyor. Bir yer parçası üzerinde çelişkili şeyler oluyor. Bunlar çözüm değildir her ikisi için de.
 
Filistin meselesinin çözümü Hamas ile mümkün müdür? 
 
Bu sorun ne Netanyahu ile çözülebilir, ne de Hamas'ın radikal İslam cihatçı görüşüyle çözülebilir. Filistin meselesi bambaşka bir şeydir. Filistin halkının istediği gibi çözülmeli ama maalesef kimse bunları dinlemiyor. Bir yandan katı siyonizm, diğer yandan da katı İslam cihadı. Bunlar bir çözüm değil ancak yıkım getirir bütün Ortadoğu'ya ve buna şahit oluyoruz. Herkes, ‘Sen konsolosluğu vurdun’ diyor ama kimse ‘Bu kadar generalin ne işi var bu konsoloslukta. Bunların hepsi savaşı yürüten komutanlardır’ demiyor. Oradaki bu elçilikteki binayı veya yanındaki binayı bir askeri karargâha çevirerek, savaşı yönetim merkezine getirmişler. İsrail de onları vurdu. Şimdi bu da (İran) onların intikamını alıyor. Artık nereye varacağını bilmiyoruz, sürüp gidiyor. Ama gerçekten durum çok tehlikeli. Umarım Ortadoğu'yu bir yıkıma götürmezler.
 
Filistin halkıyla da dayanışmamız vardır. Onları baştan beri biliyoruz. Arkadaşlarımızdır, ilişkilerimiz de vardır. Ancak Hamas'ın fikirleri çözüm getirmez. Yahudiler zaten tarih boyunca Ortadoğu'nun bir parçasıdır. Ortadoğu'nun bir realitesidir. Biz bunu da kabul ediyoruz. İsrail kurulmadan önce zaten çoğu Mezopotamya'da, Kurdistan'da yaşıyorlardı. Kürtlerle onların arasında bir çelişki yoktu. Böyle bir çelişkiyi kabul etmeyiz. Onun için yol ne siyonizmdir ne de cihadizmdir. İkisi de ne Ortadoğu'ya ne buradaki halklara çözüm getirmez. Olsa olsa daha fazla kayıplara yol açar diye düşünüyorum.
 
Siz de belirttiniz Türkiye de gelişmeleri fırsat biliyor. Zaten bu saldırıları ve karşılıklı çatışmanın başlamasıyla Türkiye'nin de Kurdistan'a dönük hava saldırıları oldu. Bu savaş sürecinin Kürtler açısından nasıl değerlendirilmesi gerekiyor? 
 
Savaşların hepsi çıkar meselesidir. Birisi petrol için çalışıyor, birisi ticaret için çalışıyor. Kürtlerin meselesi bambaşka bir şeydir. Çünkü bir var olma meselesidir. Hala kimse Kürtleri kabul etmiyor; Kürtlerin bir halk olduğu, bir statüyle kendi kendini yönetebileceği. Örneğin Başur’da olduğu gibi Kürtleri tanımak istemiyorlar. Bizim derdimiz başkadır; biz hangi tarafa yanılırsak kaybederiz. Onun için çizgimiz başka olmalı. Çizgimizin üçüncü yol olması gerekiyor. Kendi projemiz var; demokratik ulus projesidir. Bunu gerçekleştirebilirsek hem Rojava'da hem de başka yerlerde kendimizi koruyabiliriz diye düşünüyorum. Güçlerimiz de zaten böyle bir savaşta yer almazlar. Çünkü bizimkiler baştan beri hep özsavunma veya meşru savunma çerçevesinde kendini savundular. Üzerimize gelmezlerse, kimseye saldıracak değiliz. Üzerimize gelirlerse de kendimizi savunur ve direniriz. 
 
Bu durumda Kürtler nasıl konumlanmalı?
 
Kürtler kendi aralarında hedef birliği kurmalı. En azından, hem koordinasyon şeklinde hem de kendimizi korumak için. Başur'da olsun, Rojava'da olsun, başka yerlerde olsun ne kadar birbirimize danışıp kendimizi koruyabilirsek kaymayız tehlikeli bir duruma. Umarız kendimizi böyle koruyabiliriz. 
 
Tehditlerin başını Türkiye çekiyor. Yeni Osmanlı projesi, bir de misak-i milli meseleleri var. Bu projeler de Rojava'dan başlatılmak isteniyor. Bunun için El Nusra ve diğer terörist gruplar kullanılıyor. 
 
Sürekli saldırı altında olan bir özerk yönetim var ama hem askeri hem siyasi hem toplumsal olarak hem de uluslararası konjonktürdeki pozisyonu olarak şu an güncelde durum nedir? 
 
Üzerimizdeki tehditler kesilmedi. Bunun başını da Türkiye çekiyor, Türk faşizmi çekiyor. Yeni Osmanlı projesi, bir de misak-i milli meseleleri var. Bu projeler de Rojava'dan başlatılmak isteniyor. Çabaları daha önce de vardı zaten. Efrin'in işgal edilmesi, ondan sonra Tel Abyad ve Serêkaniyê kadar genişlemesi. Gerçeği istiyorsanız 2016'dan beri hep savaştayız ve Türkiye'nin böyle kendini ortaya atması ve DAİŞ'in yerini alması. DAİŞ kırılınca Türkiye onların yerine geçti, halen de elindeki bütün araç gereçleri bunun için kullanıyor. El Nusra'yı da kullanıyor. Diğer terörist grupları da kullanıyor. İşgal ettiği topraklarda onların üs ve eğitim yerleri vardır. Hem Serêkaniyê'de, Abyad'da, hem Efrin'de, hem de İdlib'de. Bütün ilişkileri de kullanıyor. Kim Türkiye'den bir şey isterse, ‘Kürtlere düşman olacaksın, ondan sonra bunu yapacaksın’ diyorlar. Yani nerede bir kapıyı çalsak Türkiye kapatmış veya kapatmaya çalışıyor. Saldırılar zaten durmamıştır. Artık nereye kadar gider de bilmiyoruz ama biz de hazırlıklıyız. 
 
Başûr’a dönük de yoğun bir saldırı politikası yürütülüyor…
 
Tabii en fazla Başûr Kurdistan'ın üzerinde tehditler var. Oraları işgal etmek istiyorlar. Projeler zaten bellidir. Yani bu sadece PKK bahanesi falan değil. Hem Kerkük, hem Musul, hem de Süleymaniye’yi istiyor.  İşgal edip kendi yollarına, projelerine dahil etmek istiyorlar. Hem de Rojava'da Kürtlerin böyle bir statü almasını istemezler. 8 seneden beri, Birleşmiş Milletler’in (BM) kararı 2-2-54 çıkınca, en fazla buna karşı çıkan Türkiye'dir. Bunu uygulamasını istemiyor bir türlü. Çünkü oraya artık biraz istikrar gelecek. Kürtler de en azından bazı demokratik halklarını elde edebilecek. Onun için bunu da engelliyorlar. Biz her sahnede direniyoruz. Savaş durmuş değildir. 
 
Bu planın Türkiye açısından temel gerekçesi nedir?
 
Türkiye, içindeki Kürt meselesini çözemediği için ve hatta çözmek istemediği için bize saldırıyor. Orada bir çözüm gelişirse, oradaki Kürtlerle anlaşılırsa belki biz de rahat ederiz diye düşünüyorum. Onun için Kürt meselesi birbirlerine bağlıdır. Türk faşizmi herkese düşmandır. 
 
Bütün bunları konuşurken aslında Kürtlerin ulusal birliğinin de önemine dikkat çekmek gerekiyor. Önümüzdeki süreçte buna dair gelişmelerin açığa çıkması muhtemel mi? Ayrıca Federe Kurdistan Bölgesi'nde da bir seçim süreci var. KDP'nin seçimlere katılmaması söz konusuydu ancak uluslararası baskıyla boykot kararından vazgeçmiş görünüyor. Buna karşın YNK'nin önde çıkacağı bir seçim olması öngörülüyor. Ulusal birlik açısından oradaki dengeleri nasıl okuyorsunuz? 
 
Biz elimizden geleni yapıyoruz. Rojava'daki yönetim olsun, buradaki özerk yönetim olsun, diğerleri olsun, PYD olarak, politik bir parti olarak elimizden geleni yapıyoruz. Çünkü Kürtlerin bir şekilde birbirlerine yanaşması gerekiyor diye düşünüyoruz. Onun için ilişkilerde bulunuyoruz ama Türkiye özellikle Başûr’u ele geçirmiş durumda. Özellikle bu PDK meselesini hem şantaj hem de çıkar meselesi olarak kullanıyor. Tabii bunu görüyor ve izliyoruz. Başûr’daki durum Kürtler için bir kazanımdır. Federatif bir sistem var. Bunun da muhakkak korunması gerekiyor ancak öyle görünüyor ki Türkiye artık onları ele geçirmiş, teslim almış durumda. Buda yetmiyormuş gibi ilişkileri Bağdat'la da sıkılaştırıyorlar.  
 
Başûr Kurdistan’da yaşananlar tüm federatif sistemi tehdit ediyor. ‘Bu PKK meselesidir’ diyorlar, ama öyle değil. Bunlar 2014’ten beri Başika’da ve bütün DAİŞ çeteleri orada eğitilip, oradan gönderiliyor. Kimse de buna bir şey demiyor.
 
Peki federal yönetim yaşananların ne derece farkında? Özellikle Türkiye, oradaki askeri konumlanmasında PKK bahanesini kullanıyor. Bağdat merkezi yönetimi ve KDP başta olmak üzere bölge kliklerinin bu konudaki duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Başûr’daki yönetim acaba ne derece uyanık? Çünkü uyanık olmaları gerekiyor. Yoksa iş işten gidiyor. Şimdi Türkiye bir çatışma çıkarıp, ‘Barış için buraya geliyorum’ derse kim karşı bir şey yapabilir? Irak mı engelleyecek? Zaten aynı düşüncedeler. Onlar da federasyon meselesinden açık açık söylemezlerse de kurtulmak istiyor. Yani orada yaşananlar tüm federatif sistemi tehdit ediyor. ‘Bu PKK meselesidir’ diyorlar, öyle değil. Bunlar 2014’ten beri Başika’da ve bütün DAİŞ çeteleri orada eğitiliyor, oradan gönderiliyor. Kimse buna bir şey diyemiyor. Hatta Bağdat yönetimi ‘Başika kapatılsın’ dedi ancak Türkiye ‘kapatmam’ dedi. Onun için çok tehlikeli bir şeydir. Bu yüzden Kürt birliği çok önemli bu süreçte. Yoksa gerçekten de Başûr elden gider. Şimdi yanına KDP'yi aldı. Ardından YNK’yi tehdit etmeye başladı. Onlarda böyle boyun eğerse bütün Başûr gider. Zaten orada 100 civarında üstleri var, askerleri var. Hiç böyle dağlık alanlarda falan değil. Türkiye, bütün düzlüklerde bulunan şehirlerde. Erbil başta olmak hepsini eline geçirmiş durumda. Kimse bunları çıkaramaz. Çok dikkat etmek gerekiyor. Akıllı davranmak gerekiyor.
 
Kürt sorunu kara bir delik gibi ne varsa yutuyor. Bütün Türkiye'yi sattılar. Niye Kürtler yok olsun diye.
 
Bir de Türkiye hattını soralım. Yakın zamanda bir yerel seçimden çıkıldı. Genel olarak AKP-MHP’nin kaybettiği ve Kürtlerin kazanımla ayrıldığı bir süreç olarak değerlendiriliyor. Seçim sonrası için de yeni denklemlerin konuşulmaya başladığını söyleyebiliriz. Kürt karşıtı tutumunun iktidara kaybettirdiği açık. Bu bakımdan AKP'nin önümüzdeki dönemde özellikle Kürt karşıtı politikaları açısından bir pozisyon değişikliğine gideceğini düşünüyor musunuz?
 
Türkiye niye bu hale geldi? Türkiye niye ekonomik olarak iflas etti? Türkiye niye Avrupa'dan uzaklaştı? Türkiye niye ilişkileri durduramıyor? Türkiye, NATO ile niye gerginlik yarattı? Şimdi bunlar esasında hep Kürt meselesiyle bağlantılı. Bir devlet, bakıyorsun bir savaşa giriyor. Ondan sonra 10 sene bunun acısını çekiyor. Tabi düzeltemez ekonomisini. 8 senedir savaştasın bu kadar masraf. Kendileri de zaten söyledi; bir merminin ne kadar paraya mal olduğunu. Bu son zamanlarda düşülen dronelere bakın. Her drone en azından 5 milyon Dolar. 100 milyon Dolar buraya gitti sadece. 8 senelik savaş, Türkiye'nin ekonomisini çökertti. Bu ilk sebep. İkincisi; Türkiye Avrupa'nın kapısında 30-40 senedir bekliyor. Niye giremiyor? Oradaki demokratik kriterler Kürtlerin yararına olacak, Kürtler bazı demokratik yönetimler veyahut haklar elde edecek diye. Ona da yanaşmıyorlar. Onun için Avrupa'dan uzaklaştılar. Kürtler zaten savaş konusunda kendilerini ispatladı. Uluslararası koalisyonla ilişkileri düzeldi. Türkiye’nin yaşadığı çöküntü Kürt meselesinden kaynaklanıyor. Gerçek budur. Kürt sorunu artık bir kara delik olmuş, ne varsa yutuyor. İlişkileri yutuyor, ekonomiyi yutuyor, siyaseti yutuyor. Kimse Kürtlere karşı iki laf ederse Türkiye cebini açar, ne isterse verir. Bütün Türkiye'yi de sattılar. Niye Kürtler yok olsun diye. 
 
MA / Fırat Can Arslan 

Diğer başlıklar

18:40 Gazetecilerin iddianamesi haberlerden ibaret: 126 haber ‘suç ‘ sayıldı
18:23 Urfa Cezaevinde 17 tutsağın tahliyesi engellendi
18:08 DEM Parti'den Curnê Reş’te halk buluşması
17:45 Tutsak yakınlarından Şenyaşar’a ziyaret
17:32 Sinpaş, inşaat yasağını tanımıyor
17:08 Hasta tutsak Odabaş’ın duruşmasına katılım çağrısı
16:56 İzmir Metro işçileri sivil itaatsizliğe başlıyor
16:16 Tutsak yakınları Bakan Tunç’un özel kalem müdürüyle görüştü
16:12 HDP eski Manisa İl Eşbaşkanı Taylan tutuklandı
16:06 Trabzon’da iskele çöktü: İşçiler mahsur kaldı
15:55 Kovancılar'da Kobanê Davası protestosu
15:37 İran'da 1 ayda 29 Kürt idam edildi
15:22 TJA: Zeliha ve katledilen kadınların hesabını soracağız
15:04 Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden anmaya katılım çağrısı
14:43 Gazeteci Ertaş’ın davası ertelendi
14:15 Çocuğa işkencede 'kusurlu' bulunan polislere 3 günlük aylıktan kesme cezası
14:14 Sağlık emekçilerinden eylem: İsrafın kaynağı biz değiliz
13:49 KESK'ten demokrasi güçlerine ortak mücadele çağrısı
13:30 2 günde 35 kimyasal silahlı saldırı
13:20 Amed’de ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ eğitimi
12:27 Amed'de Kobanê Davası protestosu: DAİŞ'i sahiplenenler de kaybedecek
12:14 İzBB işçileri oturma eylemi başlattı
11:59 İran'dan yalanlama: Akıncı İHA doğru tespit yapamadı
11:05 DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü: Ülkeye en fazla zararı verenler, tecritte ısrar edenlerdir
10:51 AYM, Cerattepe’nin ÇED kararını iptal etti
10:47 3 ülkeden Filistin kararı
10:21 Riha’da ev baskınları
10:07 Katledilen Özkaplan'ın kardeşi: Emniyet şikayetleri dikkate almadı
10:06 Sasa Amed’teki konserinde yasakları protesto etti
10:06 ‘Kayalıklardan düştü’ denilen kadın itilerek katledilmiş
10:04 Bakanlığa yürüyen DEM Partililerden muhalefete 'ortak mücadele' çağrısı
10:00 Veysi Aktaş'ın tahliyesinin engellenmesine karşı başvuruya ret
09:48 Kayyım 5 dakikalık reklam filmine 4 milyon harcadı
09:43 Tutsak Akdoğan’ın beyin ölümü gerçekleşti
09:41 'Etki ajanlığı' ile kimler hedef alınacak?
09:32 Polisin katlettiği Hantaş’ın ağabeyi: Fail kolluk olunca ödüllendiriliyor
09:18 Cezaevlerinde ‘Öcalan’a özgürlük’ eylemi devam ediyor
09:07 Alıkonulan gazetecinin akıbeti 211 gündür bilinmiyor
09:06 Curnê Reş seçimleri için hareketli seçmen seferberliği
09:05 Şirnex Barosu Ekoloji Komisyonu'ndan 'kum ocakları' uyarısı
09:04 Çiftçinin sorununa 'agroekolojik üretim' önerisi
09:04 'Özgürlük' eylemindeki tutsakların yakınları: Taleplerin arkasındayız
09:03 ÖHD Kürtçe eğitim için Meclis ve bakanlığa başvuracak
09:02 Dil Araştırmacısı Erauskin: Resmiyet dışında bir seçenek kabul edilmemeli
09:01 Dr. Yaviç: Hasta tutsakların durumundan endişeliyiz
09:00 22 MAYIS 2024 GÜNDEMİ
08:24 Erdoğan 'Savaş ve seferberlik' ilan yetkisini de aldı
21/05/2024
23:28 DEM Parti’nin Kobanê önergesi oylamaya sunulmadan reddedildi
23:07 Ankara’da bir komiser gözaltına alındı
21:59 Kütahya'da maden atık havuzunda taşkın
21:09 Tahliye edilen Gazeteci Dal: Tecridi yazmaya devam edeceğiz
20:51 İzmir'de Çerkes Soykırımı anması
20:46 Perî’de seçim çalışması: Bizden alınanı geri alacağız
19:22 DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Erdem tutuklandı
19:17 Kadınlardan bakanlığa: İstismar davasına taraf olacak mısın?
18:34 Mêrdîn ve Ankara'da Kobanê açıklaması
18:14 3 gazeteci için tahliye kararı
17:48 AYM, 10 Ekim Katliamı’nda ihlal görmedi!
17:31 Hazine 46,3 milyar lira borçlandı
17:18 Sendika ve partilerden Şenyaşar’a destek ziyareti
16:57 Êlih’te şüpheli çocuk ölümü
16:51 Aydın'da işten çıkarılan işçilerden eylem
16:37 Latmos Dağı'ndaki kapasite artışına mahkeme ‘dur’ dedi
16:34 Meslektaşları avukat Çiftçi'nin serbest bırakılmasını istedi
16:30 'Neden avukatlık yaptın' davası ertelendi
16:06 Pirsûs Katliamı davasında taleplere ret
15:36 Curnê Reş'te yarınki buluşmaya çağrı
15:17 Çıplak arama dayatıldı, yerde sürüklenerek adli koğuşa götürüldü
15:07 Özel: AYM Kobanê kararlarını bal gibi bozacak
14:49 Tahliye olan siyasetçilere ziyaretler sürdü
14:41 Gülistan Doku Turnuvası'nın startı verildi
14:39 ‘Demokratik çözüme zarar veren yargı pratiklerine son verilsin’
14:32 Mahkemenin iptal ettiği JES kuyuları için yeni ÇED süreci
14:19 Sendika.Org bürosuna polis baskını
14:06 Hantaş davası cezasız bırakıldı: Karar yasaya aykırı
13:43 Kayyımın borçları nedeniyle MARSU'nun elektriği kesildi
12:46 Avukatlardan Abdullah Öcalan için ayrı başvuru
12:45 İstanbul’da gözaltı sayısı arttı
12:40 Irak yargısından 'azınlık kotası' kararı
12:38 Hatimoğlulları: Rejime biat etmedikleri için arkadaşlarımıza ceza verildi
12:11 Recep Hantaş davasında sanık polise ceza verilmedi
11:59 Gazeteci Aslan 'yanlış bilgi yayma' davasında beraat etti
11:43 İran’da Newroz gözaltıları
11:35 İtirafçının 'yanımdaydı' dediği avukatın duruşmada olduğu ortaya çıktı
10:46 Gund Ma kuruluyor
10:41 Êzidîler topraklarına geri dönüyor
10:19 Newroz’da tutuklanan kişi adli koğuşta tutuluyor
10:08 DEM Parti: Çerkeslerin 160 yıl önce yaşadığı büyük acıyı paylaşıyoruz
10:00 Abdullah Öcalan'a 6 aylık yeni avukat görüş yasağı
09:46 Schengen vizesine zam
09:45 Afyon'da kaza: 17 kişi yaralandı
09:12 Tutsakların ‘özgürlük’ eylemi devam ediyor
09:10 Tecrit ve Kürt sorunu için kapsamlı buluşmalar gerçekleştirilecek
09:07 Biat etmeyen hasta tutsaklara tahliye yok!
09:06 210 gün oldu: KDP özgür basından korkuyor
09:04 Avrupa'da 'özgürlük' talepli yeni eylemlerin startı verilecek
09:01 'Koruma' kararları korumuyor
09:00 21 MAYIS 2024 GÜNDEMİ
08:49 İstanbul'da en az 15 gözaltı
08:38 Metîna ve Amêdiyê kırsalına hava saldırısı
20/05/2024
23:28 İzmir’de MKM ve Rastak’tan coşkulu konser
22:21 Kocaeli’de bir kadın katledildi
22:06 Erdoğan, Reisi için 1 günlük 'milli yas' ilan etti
21:24 Dilan Cudi Saruhan günebakanlarla karşılandı
20:01 Suruç Aileleri İnisiyatifi’nden duruşmaya katılım çağrısı
19:00 Kadınlar hastane önünde: Selen Bilgin’e ne oldu?
18:42 Şenyaşar: Beni mahkemeye çağıracaklarına suç işleyenleri tutuklasınlar
18:31 Gever Barış Anneleri Meclisi’nden ‘tecride son verin’ çağrısı
18:22 Yiğit’in ölümüne sebep olan Sarı’ya 1 yıl 8 ay ceza
18:05 CHP'den Pîrsus Katliamı davası için heyet
17:04 Erdoğan siyasetçilere verilen cezaları savundu
16:47 Perî’de köy ve mezralarda kapı kapı seçim çalışması
16:27 'Özgürlüğe ses ver' eylemi 3'üncü haftasında: Tecridi kaldırın
16:19 DEM Parti Curnê Reş'te tempoyu arttırdı
16:13 Bayraklı Belediyesi çalışanları 5 gündür eylemde
16:08 DEM Parti Eş Genel Başkanları Demirtaş’ı ziyaret etti: Mücadelemiz sürecek
15:58 Tanrıkulu’dan Demirtaş ve Mızraklı’ya ziyaret
15:53 Bakanlık cezaevlerindeki hükümlü sayısından bihaber!
15:38 9 kişinin öldüğü dava Konya'ya nakledildi
15:27 Kobanê Davası kararlarına tepkiler sürüyor
15:14 Licê'de askeri operasyon sürüyor
14:58 Türkiye’nin varlıkları azaldı, yükümlülükleri arttı
14:54 37 kişinin öldüğü apartmanın müteahhitlerine ceza
14:24 UCM savcısından Netanyahu hakkında tutuklama talebi
14:10 ÇED'siz projeyi iktidara yakın firma kazandı
13:53 Tahliye edilen siyasetçiler bir arada: Demokrasiyi inşa zamanı
13:41 Hasta tutsak Özer rapor için İstanbul’a sevk edildi
13:32 Koçyiğit'ten 'iktidar tuzağı' uyarısı
13:29 Reisi'den akılda kalanlar: Jîna Emînî'nin katledilmesi, idamlar ve şiddet
13:07 KYK yurdundan 97 öğrenci zehirlendi
12:58 Meclis'e 'kayyımların borcu kendilerinden tahsil edilsin' teklifi
12:27 Siyasetçi ve aydınlardan 1 Mayıs tutukluları için bildiri
11:52 DEM Parti: AKP muhtar ve köylüleri tehdit ediyor
11:14 Şirnex’te 1 tutuklama
11:10 Sûr Belediyesi kayyımdan kalan borcu açıkladı
10:30 Reisi’nin yerine yardımcısı atandı
09:38 10 il için sağanak uyarısı
09:09 ‘Atanmış hastane yönetimi sağlık sistemini değersizleştiriyor’
09:08 Süleyman Ahmet’ten 209 gündür haber yok!
09:06 Tutsaklar aile ve telefon görüşüne çıkmıyor
09:06 18 günde 372 gözaltı, 108 tutuklama
09:05 'Motokurye yüksek tehlikeli iş sınıfına alınsın'
09:00 20 MAYIS 2024 GÜNDEMİ
08:52 ‘DAİŞ zihniyeti uluslararası bir sorun’
07:31 Gever’de gece boyunca tecrit protestosu
07:28 İranlı yetkililer: Cumhurbaşkanı Reisi hayatını kaybetti
19/05/2024
22:56 Pontos Rumları birçok kentte anıldı
22:31 Marsilya’da ‘Öcalan’a özgürlük’ yürüyüşü
22:04 Mîdyad’ta kadın katliamı
21:47 Licê’de askeri operasyon