Aldar Xelîl: ENKS ile görüşmeler durdu, geri adım atılmayacak konular var

img

QAMIŞLO - PYD Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, “ENKS ile görüşmelerimiz resmiyette halen devam ediyor. Ancak pratik olarak şu anda durmuş” bilgisini paylaşarak, özsavunma, kadın özgürlüğü, anadil ve eğitim konularında geri adım atılmayacağını söyledi. 

Türkiye ve desteklediği Suriye Milli Ordusu (SMO) adı altında topladığı paramiliter grupların, Kuzey ve Doğu Suriye'ye yönelik saldırıları son dönemde Eyn Îsa ile Til Temîr hattında yoğunlaştı. Sivil yerleşimlerin hedef alındığı saldırılara karşılık veren Demokratik Suriye Güçleri (QSD), bu gruplara ağır kayıplar verdirtiyor. Suriye’de çatışmaların bir diğer merkezleri olan İdlib ve Halep çevresinde de sular durulmuyor. Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Aldar Xelîl, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları ve planları, Özerk Yönetim’in Suriye’de bulunan uluslararası güçlerle ilişkileri, Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile Kürt Ulusal Birliği Partileri (PYNK) arasındaki birlik görüşmeleri ve olası gelişmelere ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı.  
 
Ortadoğu’da Suriye başta olmak üzere yeniden çatışmalı bir süreç yaşanıyor. Bu kapsamda sizin kontrolünüzde olan Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar son dönemde neden arttı? 
 
Bölgemize dönük saldırıların adresi sadece Türkiye değil. Bölgedeki güçler Türkiye’nin saldırılarına göz yumarken, yine kimi güçler saldırıları destekliyor. Oluşturmaya çalıştığımız demokratik projenin gelişmesini istemiyorlar, sürekli sorun çıkarmaya çalışıyorlar. Türkiye; Efrîn, Bab, Ezaz, Serêkaniyê ve Girê Spî'yi işgal etmiş durumda. Özellikle ekonomik, siyasi ve idari büyük bir kargaşa yaşanıyor. Bu işgalciliği de genişletmek istiyor. Kuzey Kürdistan'da Kürtlere yönelik ağır bir saldırı var. Siyasi soykırım yaşanıyor. Şengal'e yönelik planlar devrede. Rojava'da da aynı politikaları hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bu durum basit bir şekilde ele alamayız. Her yer baskı ve saldırı altındadır. Bakın Girê Spî ve Serêkaniyê saldırıları sonrası savaş nasıl durdu? Putin-Erdoğan ve Trump-Erdoğan arasında yapılan anlaşmalar sonucu savaş durdu. Ve bu anlaşmalar sonucu bazı sınırlar belirlediler. Onlar anlaştı ve ateşkes ilan ettiler. Şimdi hiçbiri bu ateşkes ve anlaşmaya uymuyor. Anlaşmanın garantör güçleri sözlerinde durmuyor. Türkiye hiçbir zaman durmaz. Erdoğan ve Bahçeli'nin oluşturduğu koalisyon, Kürtlerin oluşturduğu sistem ve varlığı yok olmayana kadar razı olmayacaklar. Bir boşluk gördüklerinde doldurmak istiyorlar. Onlar şöyle bir hesap yapıyorlar: İşte ABD'de seçimler gerçekleştirildi. ABD'nin yeni başkanı daha resmi olarak göreve başlamadı. Eski başkan da öyle çok şeyi değiştirecek durumda değil. Bu arada bir boşluk oluyor; Erdoğan bu durumu değerlendirmek istiyor. Rusya ise bu geçiş sürecinde öyle stratejik kararlar vermek niyetinde değil. Sürecin biraz daha netleşmesini bekliyor. Erdoğan'ın elinden gelse diğer bölgelerimize de saldıracak. Eyn Îsa'ya yöneldiler ancak büyük bir hüsranla karşılaştılar. Saldırıları kırıldı. Bu süreçte bir yerlere tekrar girmenin peşindeler.
 
Türkiye hiçbir zaman durmaz. Erdoğan ve Bahçeli'nin oluşturduğu koalisyon, Kürtlerin oluşturduğu sistem ve varlığı yok olmayana kadar razı olmayacaklar. Bir boşluk gördüklerinde doldurmak istiyorlar. Onlar şöyle bir hesap yapıyorlar: İşte ABD'de seçimler gerçekleştirildi.
 
Aynı durum Şengal'de de yaşanıyor. Bakın Irak Ordusu Bağdat'ta bazı yerleri kontrol bile edemiyor. Fakat KDP ile anlaşma yapıp, Şengal'e girmek istiyor. Şengal'i DAİŞ'ten kurtaran halk ve fedailerini oradan çıkarmanın peşindeler. DAİŞ'in elinde bulunan bazı yerler var. Fakat oraya gitmiyorlar. Bu yok etme konseptinin en büyük aşamada sürdürüldüğünün göstergesidir.
 
Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların İdlib’deki gelişmelerle bir bağlantısı var mı? 
 
Oranın coğrafik durumuna baktığımızda tablo biraz daha net. Coğrafik anlamda Türkiye'nin askeri gözlem noktası oluşturduğu yerlerin çoğu kuşatma altında ve çemberdeler. Rejim ile Rusya'ya muhtaç oluyorlar. Ne zamanki rejim ve Rusya'dan bir şey talep etseler, onlarda bir şeyler talep ediyor. Bu anlamda büyük sıkıntılar yaşıyorlar. Sorun orada olup olmaması değil, sorun çember altında kalan noktalara lojistik, cephane ya da güç değişiminin nasıl olacağıydı. Bağlantıları olmadığı için yine getirisi olmadığından bıraktılar. Siyasi olarak ise Akdeniz'e, Libya'ya ve Karabağ'a gittiler. Oraya adım atıp karıştırdıktan sonra hemen pazarlığa girişiyor. Yaptıkları bütün pazarlıklar da demokratik projeye karşıdır. Nasıl bir darbe vuracaklarının planlarını yapıyorlar. Her pazarlıklarında Kuzey ve Doğu Suriye için bir taviz koparmaya çalışıyorlar. Özellikle Rusya ile böyle bir ilişki geliştirmiş durumdalar. ABD ve Avrupa’yla da böylesi bir durum var. Bütün pazarlıkları demokratik projeyi yıkmaya yönelik. Bunu Güney Kürdistan Bölge Yönetimi’yle de yapıyorlar. Ekonomik olarak Güney yönetimine yardım ettiklerinde karşılığında ise Rojava'ya karşı istedikleri politikaları hayata geçirmeyi talep ediyorlar. Rusya, ABD, Avrupa, Arap dünyası ve diğer Kürt partileriyle bu temelde ilişkileniyorlar. Siyasetleri budur. Bu kapsamda İdlib'de çekilen güçler pazarlık sonucu çekiliyorlar. Bu pazarlığa, Rusya ve diğer güçler göz yumduklarında bizim bölgelere saldırılar gerçekleşiyor. Bakın Eyn Îsa’ya yönelik saldırılar Türkiye’nin tek başına aldığı karar doğrultusunda gerçekleşmiyor. Saldırılar karşılıklı tavizler sonucu gerçekleştiriliyor.
 
Rusya bu konuda nasıl bir politika izliyor?
 
Rusya eskiden beri Suriye'de bulunan bir güçtür. Suriye hükümetinin kararları üzerinde büyük bir etkileri var. Hatta Suriye'nin kuruluşunda rol almışlar. Suriye rejimi Rusya’sız adım atamaz. Onun dışında dünyada önemli ve büyük bir güce sahip. Bu bakımdan şöyle ele alıyoruz: Rusya ile olan ilişkilerimizi korumak istiyoruz. Politikalarımız uyuşmasa da ancak hem onlar hem biz bölgede varız. Esas olan ise var olan ilişkilerimizi nasıl geliştireceğimizdir. Suriye krizinin çözümü konusunda nasıl bir rol alacakları konusunda da yardım etmek istiyoruz. Suriye krizi Rusya'sız kolay kolay çözülmez. Hatta rejimle olan sorunlarımızda da isterlerse çok iyi bir rol oynayabilirler. Onlar da buradaki varlığımızı ve etkisini biliyorlar. Burada atılacak veya yapılacak en ufak şeyde bizim görüşümüz ve katılımımız olmadan sonuca gitmeyeceğinin onlar da farkında.
 
 Söz konusu gelişmelerle bağlantılı olarak ABD ile ilişkileriniz nasıl? 
 
 Suriye krizi siyasi bir anlaşma olmadan çözülemez. Askeri ilişki belki geçici olarak bazı şeyler meydana getirebilir ama nihai sonucu siyasi bir durumla olur. Onun için herkesin diyalog ve siyasi ilişkilere önem vermesi gerekiyor.
 
ABD de bu gerçeğin farkındadır. Dünyada etkili bir güçtür. Yıllardır DAİŞ gibi bir yapıya karşı birlikte çalıştık. Şüphesiz bu ilişkiyi sorunların çözümüne dönük de geliştirmek yanlış olmaz. DAİŞ'e karşı verdiğimiz savaşta yakaladığımız ilişkileri koruyup, siyasi aşamaya geçirebilecek bir pozisyona götürmeliyiz. Bu anlamda bazı adımlar da atılıyor. İlerlemesi için gelişmeler var. Diğer ülke ve güçlerle de aynı ilişkiyi güçlendirmek istiyoruz. Hem Avrupa hem de Arap dünyasıyla da bunu esas olarak görüyoruz. Suriye krizi siyasi bir anlaşma olmadan çözülemez. Askeri ilişki belki geçici olarak bazı şeyler meydana getirebilir ama nihai sonucu siyasi bir durumla olur. Onun için herkesin diyalog ve siyasi ilişkilere önem vermesi gerekiyor.
 
ABD'de gerçekleşen seçimlerden sonra yönetim değişikliği olacak. Trump gitti, Ocak’ta Biden ve ekibi iş başı yapıyor. Bu değişim Suriye sahasına nasıl yansır?  
 
ABD 4 yıl boyunca bir tarzla Suriye'deki sorunlara yaklaştı. Çin ve İran'ın yanı sıra Irak ve bölgemizde olanlara belli bir politikayla yaklaştılar. Yeni yönetim eski tarz ve siyaseti değiştirebilir. Ancak her şeyin bir anda değişeceğini ya da yüzde 80 farklı bir uca dönüşeceğini sanmıyorum. Böylesi olmaz da. Ancak Biden yönetiminin yaklaşımları Trump yönetiminden farklı olabilir. Ancak acele edilmemesi gerekiyor. Çünkü Biden ve yönetimi daha siyasi rota ve haritasını belirlemiş değil. Ancak her durumda biz bir devrim içindeyiz. İç dinamiklerimiz ve özerk gücümüzle devrimimizi geliştireceğiz. Bir beklenti yerine kendimizi büyük bir siyasi güç haline getirip, çevremizi etkileyerek siyaset izleyeceğiz. Çözümü aynı zamanda kendimiz bulacağız. Bu onların da bize yaklaşımını değiştirecektir.
 
Bu gelişmelerin yanı sıra bir süredir Rojava eksenli PYNK ve ENKS arasında gerçekleştirilen birlik çalışmaları var. Birlik görüşmelerinin kesildiği doğru mu?  
 
ENKS ile görüşmelerimiz resmiyette halen devam ediyor. Öyle durdurulduğu ya da kesildiğine dair bir karar yok. Ancak pratik olarak şu anda durmuş. 
 
Neden durdu?
 
Çünkü ABD'nin Suriye Temsilcisi’nin görevi değişti. Yeni temsilci bekleniyordu o da kaç gün önce geldi. Geldikten sonra halen süreç başlamış değil. Ülkelerinde hükümet ve görevlileri değiştiği için onlar da etkileniyor. Ancak bazı sorunlar hala var. O da geldiğimiz aşamada bazı şeyleri tıkadı. Görünen o ki arabulucu olan güçler de bir kanaate ulaşıp, yeniden çağrı yaparak, süreci başlatmak istiyor. Görüşmeler durduğunda şöyle bir şey vardı: ENKS, 'Hükümetin yarısını bize verin' diyordu. Bu, sorun oldu. Kabul edilecek bir düzey değildi. Diğer konu ise toplumsal sözleşmeydi. 'Sözleşmeyi değiştirip sonra anlaşalım' denildi. Sözleşme kapsamında tartıştığımız konular daha önce de basına düştü. Eğitim, kadın ve savunma konuları başta geliyor. Örneğin, ‘Özsavunma olmasın’ diyorlar. Sanki Kürdistan kurulmuş, özgürleşmiş ve düşmanları yok gibi davranıyorlar. Böyle olmaz, kaldı ki en özgür ülke ve devletler bile savunmasız olamaz. Bu konuda en iyi örnek olarak Avrupa devletleri veriliyor. Savaş ve çatışmaları da yok. Onlara baktığınızda da kendilerini savunacak güçleri ve orduları var. Özsavunma sadece askeri değil ki, varlık ve yokluk meselesidir. Bu gençler bu ülkede yaşıyorlar, yeni bir yaşamı nasıl kuracaklar, neyi nasıl savunacaklar? Düşman yoksa bile gençlerimiz gelip ülkelerine ve topraklarına hizmet etsin. Ömürlerinde bir yıl ülkelerine hizmet etseler bir şey olmaz. Bu yurdunu sevmekten geliyor. Yıllardır işgalcilere hizmet ettiler ne kazandılar peki? İşte buna karşılar, bu da kabule edilemez.
 
Görüşmeler durduğunda şöyle bir şey vardı: ENKS, 'Hükümetin yarısını bize verin' diyordu. Bu, sorun oldu. Kabul edilecek bir düzey değildi. Diğer konu ise toplumsal sözleşmeydi. 'Sözleşmeyi değiştirip sonra anlaşalım' denildi. ‘Özsavunma olmasın’ diyorlar. Sanki Kürdistan kurulmuş, özgürleşmiş ve düşmanları yok gibi davranıyorlar.
 
ENKS, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin oluşturduğu eğitimi sisteminin kaldırılıp, yerine rejimin eğitim müfredatının getirilmesinden mi yana? 
 
O günden sonra görüşmelerimiz olmadı. Belki daha sonra fikir ve düşüncelerinde değişiklikler de olmuştur ancak henüz bir görüşmemiz olmadı. Toplumsal sözleşmenin değişmesiyle eğitim sisteminin de değiştirilmesini talep ediyorlar. Şu anda bölgelerimizde verilen eğitim anadilde veriliyor. Sadece Kürtçe de değil, Arapça ve Süryanice anadillerinde eğitimler veriliyor. Hepsi kendi anadillerinde eğitiliyorlar. Örneğin şöyle bir şey de var: Kürtçe eğitim gören biri Süryanice ya da Arapça istiyorsa onu da rahatlıkla alabiliyor. Ya da Süryani bir öğrenci istediğinde Kürtçe ve Arapça eğitim görebiliyor. Böyle bir sistemimiz var. Onlar da oluşturulan bu müfredatın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Neden olmasın denildiğinde ise bunun meşru olmadığını belirtiyorlar. Uluslararası anlamda kabul görülmediği söyleniyor. ‘Meşru olan sistem olsun’ diyorlar. Peki, meşru olan sistem kimin sistemidir? Birleşmiş Milletler ve diğer alanlarda kabul görülen ise rejime ait müfredattır. Bizim oluşturduğumuz sistemi kabul etmiyorsan rejimin sistemine dönüyorsun demektir.
 
ENKS’nin bu talebi neye dayanıyor? 
 
Şimdi biz özgürlük, demokrasi, adalet ve eşitlik için bir devrim içindeyiz. Eskinden de mücadelesini yürütüyorduk ancak şimdi kurumsal olarak bunun mücadelesini veriyoruz. Mücadele ettiğimiz konular için neden vazgeçeceğiz? Biz bunları geliştirip, diplomasisini ilerleteceğiz. ENKS gelsin birlikte bir temsilcilik oluşturup, BM ile görüşmeler yapalım. Bu sistemin nasıl olduğunu anlatıp, eksiklikleri ve fazlalıkları varsa oturup birlikte giderelim. Mücadelesini verelim. Örneğin bizim şimdi oluşturduğumuz yönetim dünyada resmi olarak kabul edilmiş değil. Ancak her gittiğimiz yere ya da görüşme yaptığımızda sistemimizi ve yönetimimizi tanıtıyoruz. Ve onun kabul edilmesi için mücadele ediyoruz. Bu mücadele eğitim için de geçerlidir. Çocuklarımızı böyle eğitelim. Eskisi gibi BAAS algısıyla gerici bir şekilde yetişmesinler. Aslında bu talep ENKS'nin değil Türkiye'nin talebidir.
 
Sözüm ona muhalifler, Türkiye ve Suriye rejimi bu eğitim sistemimiz kabul etmiyorlar. Onlar da karışımıza geçip ‘Toplumsal sözleşmeyi değiştirelim’ diyorlar, biz evet dersek eğitim sistemini kökten değiştirecekler. Biz halkımızı ve devrimimizi esas almalıyız. Belki bazı maddelerinde eksiklik var. Bazı yorumlarında yanlışlık olabilir. Kimi yerlerde yetmeyebilir ya da fazlalıklar da olabilir. Bunu oluşturacağımız bir komisyon ya da komite eşliğinde daha yapıcı hale getirebiliriz. Ancak sistemi tamamen kaldırıp yerine rejimin sistemini getirmek mümkün değil. Üzerinde tartışmak bile suçtur.
 
Hiçbir zaman bir devrim içinde olduğunu unutmamalı ve ona göre yaşamalıdır. Zihni, felsefi, edebi ve diplomatik olarak her anlamda kendini bu şekilde örgütlendirmelidir. Halk kendi devrimini gerçekleştirmelidir. Halkımız bunu unutmamalıdır. Devrimci halk savaşı olmadan başarıya ulaşamayız.
 
Birlik görüşmelerinde “Geri adım atılmayacak” denilen konular nelerdir? 
 
Yapacağımız görüşmelerde bazı kırmızı çizgiler var. Birincisi şudur: Askeri anlamda kendimizi ihmal etmemeliyiz. Parçalamak ya da ikili askeri sistemi istemek gibi yaklaşımlar olmamalıdır. Tartışmaya açık değil. Varlığımız, yokluğumuz ve savunmamız onunladır. Büyük tehlikelerle karşı karşıyayız. İkincisi; kadın özgürlüğüne yöneliktir. Bu anlamda Rojava'da büyük bir mücadele ve kahramanlık çıktı. Dünyaca bilinen kahraman ve sembol olan kadınlar var. Kadın özgürlüğü noktasında tartışma yürütmek ve bu kapsamda geri adım atmak tartışılacak konular değildir. Bunlarla birlikte anadil ve eğitim konusu da sıralanabilir.
 
Diğer ise yönetim alanındadır. Biz bu yönetimin yıkılabileceği bir adım atmak istemiyoruz. Bu yönetim, söz ettiğimiz kahramanlıkların üründür. 'Gelin yönetimin yarısını verin, ortak olalım' demek çok doğru bir tutum değildir. Sanki kimse sahip çıkmıyor ve öylece ortada duruyor. Ancak biz şunu kabul ettik: Gelin yönetimde yer alın ve seçimlere katılın. Bunlar olur. Hatta seçimlerden önce küçük sayıda, sembolik olarak bazı üyeleri yönetimin başlıca kurumlarında yer alabilirler. Tanıyıp, öğrenmek ve yönetimin nasıl işlendiğini görmek için olabilir. Esas olarak ise seçimlerle birlikte yönetime katılabilirler. Öyle hemen yarı yarıya bölüşelim yaklaşımı doğru değil ve tartışılması da çok kabul görülemez.
 
Bölgenizin geleceğine dair ne söylemek istersiniz?
 
Elbette elde ettiğimiz kazanımlar kolay elde edilmedi. Büyük fırsatlar var önümüzde. Aynı zamanda çok ciddi tehlikelerle de karşı karşıyayız. Bu tehlikeleri atlatmak için ya da bunları fırsata çevirmek için bir gerçeklik var. O da devrimci halk savaşı temelinde örgütlenmemizdir. Bu şöyle algılanmamalı: İşte bir grup askeri güç şeklinde savaşmak değil. Bu yaklaşım, halkın kendi devrimci gerçekliğine göre yaşamasıdır. Hiçbir zaman bir devrim içinde olduğunu unutmamalı ve ona göre yaşamalıdır. Zihni, felsefi, edebi ve diplomatik olarak her anlamda kendini bu şekilde örgütlendirmelidir. Halk kendi devrimini gerçekleştirmelidir. Halkımız bunu unutmamalıdır. Devrimci halk savaşı olmadan başarıya ulaşamayız.
 
Bununla birlikte 42 yıl önce kurulan PKK yeni bir tarih sayfası açtı. PKK kurulmadan önce aslında Kürtler yok olma aşamasındaydı. Büyük ve ağır süreçlerin olduğu dönemlerdi. Bu partinin çıkışı ile yeni aşamaya geçildi. Gericilik, düşmüşlük, yenilgi ve içine girilen atmosferin yanı sıra Kürt halkı bu çıkışla kendini tanımaya başladı. PKK'den önce Kürt halkının pek bir felsefesi yoktu. Kürtlüğü temsil edebilecek bir felsefesi yoktu. Öncesinden gerçekleştirilen isyanlar da var ama onlar çok bu yönlü hareket etmediler. Ancak PKK ile birlikte özel bir stratejisi oluşturuldu. Bunun yanında Kürtler başta olmak üzere halklar arasında yeni bir aydınlanma dönemi başlatıldı. PKK böylesi bir Rönesans gerçekleştirdi ve Kürt halkı arasında var olan dağılmayı toparladı. Biz de bunu ulusal bir çıkış ve diriliş olarak görüyoruz. 40 yılı aşkın yürütülen mücadele Kürt halkının yanı sıra insanlık mücadelesi için büyük bir ışık kaynağı oluyor.
 
MA / Nazım Daştan

Diğer başlıklar

08:30 Gazeteci Fırat Can Arslan gözaltına alındı
06/06/2023
23:28 Emeklilik reformu karşıtı gösterilerde 28 gözaltı
22:57 İran, Riyad Büyükelçiliği'ni yeniden açtı
22:10 KESK Semsûr’den 4’üncü ay deprem raporu
21:43 Yıldız’ı katleden polis hakkında tahliye kararı
20:42 Elif Ana filmine Gronzi’de 2 ödül
20:36 Kadın Zamanı Derneği'nden MKGP'ye ziyaret
20:18 Kabine toplantısı sona erdi
19:40 Bêdlîs’te 8 gözaltı
19:35 TİP’ten Can Atalay için 85 yerde açıklama
19:22 Cindirêsê’de bir kişi kaçırıldı
18:46 Sendikaları kapatılmak istenen emekliler: Dava reddedilmeli
18:40 Gazeteci Turgut’un evine polis baskını
18:18 Demirtaş Batman Newroz davasından beraat etti
18:13 Akdoğan'ın cenazesi alındı
17:42 CHP’nin Meclis Başkanı adayı Bingöl oldu
17:33 Deprem enkazında bir kadının cenazesi bulundu
17:25 İzmir'de din görevlilerin okullara atanmasına tepki
17:16 Gabar’da ağaç kıyımı
16:38 Yeni kabine toplandı: Gündem savaş ve ekonomi
16:20 Nisêbîn’de 5 kişinin ölümüne ilişkin iddianame tamamlandı
15:38 CHP’den kongre kararı
15:29 Koçyiğit: 'Eğitimde iş birliği protokolü' yasaya aykırı
15:05 Guherzê Dağı'na saldırı
14:39 Şenyaşar ailesinden Bakan Tunç’a: Urfa'dan işe başlamalı
14:31 Yeşil Sol Parti'nin Meclis Başkan adayı Hatimoğulları oldu
14:28 Motorine zam yolda
13:56 Darp edilen gazeteciye hapis cezası
13:15 Barajın vurulmasında Ukrayna ve Rusya birbirini suçladı
11:57 AİHM, Yüksekdağ ve Demirtaş'ı haklı buldu
11:57 Anne, baba ve 6 çocuğu gözaltına alındı
11:44 Avukatlardan İmralı başvurusu
11:43 DEDAŞ'ın uygulamasına karşı çıkan köylülere gaz bombalı saldırı
10:40 'Kendisini cumhurbaşkanı olarak tanıtıp para isteyen' paylaşımına beraat
10:35 BAT sigara grubuna zam
10:32 Akın: Özgürlük için mücadeleyi daha güçlü yürüteceğiz
09:01 Abdullah Öcalan: AKP, Kürt Haması yaratmaya çalışıyor
09:01 Hasta tutuklu Behçet Kaplan nasıl ölüme sürüklendi?
09:00 Nusaybin Emniyeti’nde yağma çetesi ortaya çıktı
09:00 'Sağlık emekçilerine şiddet politikası uygulanıyor'
09:00 Akbelen'de seçim sonrası baskılar arttı
09:00 06 HAZİRAN 2023 GÜNDEMİ
08:53 Kurda yükseliş sürüyor
08:45 Amed’te ağır hasarlı bina çöktü
08:04 Kararnameyle 13 üniversiteye rektör atandı
05/06/2023
23:34 Haiti’de sel: 42 kişi yaşamını yitirdi
23:11 Savunma Sanayi Başkanlığı’na Görgün atandı
21:37 Yeni MİT Başkanı İbrahim Kalın oldu
21:32 Ağır yaralı Gülmez, 40 gün sonra hastaneye getirildi
21:28 Tutuklu Binevş Kültür ve Sanat Derneği üyelerine tahliye
20:51 Evvel Temmuz Festivali’ne katılım çağrısı
19:59 İHD’den seçim gözlem raporu
19:50 İzmir'de süren talana dikkat çekildi
19:31 İstanbul’da 238 okul TÜGVA’ya tahsis edildi
19:13 AP’de Türkiye raporu görüşüldü
18:16 5 Haziran patlamasında katledilenler anıldı
18:04 HDK Kadın Meclisi: Hortlayan egemen eril zihniyete geçit vermeyeceğiz
17:36 Tuzla’da iş cinayeti
16:30 İran askerleri 1 kolberi katletti
16:19 Mayıs ayında patatese yüzde 37 zam
16:06 Polislik görevinden istifa eden kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi
15:10 HDP'den gençlere çağrı: Dönüşüm sürecine katılın
14:44 İHD Mersin Şubesi seçimlerde yaşanan ihlalleri açıkladı
14:31 Edibe Şahin tahliye edildi
14:25 DTK Riha dosyasında 4 yıl sonra beraat
14:21 CHP’nin yeni MYK'si belli oldu
14:18 Genel İş'ten 'promosyonlar güncellensin' talebi
14:01 Konteyner kentte kalan 52 kişi zehirlendi
13:54 Yeşil Sol Parti'den Çevre Günü kararı
13:37 Onur Yaser Can davasında sanık polislere 6'şar yıl ceza
13:27 Cemaatteki tecavüz davası 17 Temmuz’a ertelendi
13:00 SES Genel Kadın Sekreteri Atabey tahliye edildi
12:53 Şenyaşar ailesi ‘adalet’ pankartını Meclis’e asacak
12:37 Gazeteci Ölçen davasında ‘yakalama’ kararı beklenecek
12:27 Ekolojistlerden turizm projesi çağrısı: Durdurun
12:21 HDP’den 5 Haziran katliamı açıklaması
12:19 4 kentte sel: 2 kişi hayatını kaybetti
11:30 TÜİK: Mayıs ayı enflasyonu 39,59
10:39 Uçar: Birlikte kazanacağız, sokaklar ve mücadele bizim
10:27 Çewlîg’te ekmeğe zam
10:26 Tarikat liderinin tecavüz ettiği engelli kadın intihara sürüklendi
10:00 ENAG: Enflasyon 3 haneli seviyelerde
09:41 Askerlerden Akbelen’e gece baskını
09:25 Xwebûn tecrit manşetiyle çıktı
09:18 Meclis’te başkanlık seçim süreci başlıyor
09:02 Jongerden: Kürt sorunu çözülmeden Türkiye demokratikleşmez
09:01 Kozak Yaylası’nda çam fıstığı yok oluyor
09:00 5. Ma Music Günleri başlıyor
09:00 Kriz derinleşiyor: Çözüm savaşta değil demokraside
09:00 05 HAZİRAN 2023 GÜNDEMİ
08:57 Ladik'te sele kapılan 1 kişi hayatını kaybetti
08:53 Dolar 21 lirayı aştı
08:52 Sigaraya zam
00:23 Cizîr'de bir korucu arabasında ölü bulundu
00:14 Şarbajêr’de SİHA saldırısı
04/06/2023
23:09 Ataol Behramoğlu’nun Bedlis söyleşisine engel
22:58 Kuzey Doğu Suriye’den çocuklar için çağrı
21:33 Licê’de hava hareketliliği
21:25 Buldan ve Sancar kongrede aday olmayacaklarını açıkladı
20:54 Dengbêj Şakiro anıldı
20:01 Direniş sonuç verdi: Irak ordusu Mexmûr'dan çekildi
19:06 Fransa’da 64 yaş kararnameleri Resmi Gazete’de
18:43 İkizköylülerden kömür isyanı
18:09 ‘Pandemi ve Hapishaneler’ konferansı: Sağlığa erişim engellendi
16:52 Din görevlileri okullara ‘Manevi danışman’ olarak atandı
16:32 Erdoğan, NATO Genel Sekreteri ile bir araya geldi
15:17 MEBYA-DER kongresi: Kürt halkı geri adım atmadı
14:59 TJA: Erkek aklının saldırılarına izin vermeyeceğiz
14:50 Son 5 günde 167 saldırı
14:38 Adalet Bakanı Tunç’tan ‘yeni Anayasa’ mesajı
14:37 Xarpêt’te göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi
13:58 Türkiye gıda enflasyonunda ilk 10’da
13:42 Görevi devralan Şimşek’ten ‘tek haneli enflasyon’ mesajı
13:24 Soylu dönemi kapandı
12:46 Şenyaşar ailesi: Zulme sessiz kalmayın
12:43 Suriye Dışişleri Bakanı Miqdat Irak’ta
12:38 Mexmûr kuşatması Fransa’da protesto edildi
10:33 8 yıl geçti: Katliamın arkasındaki güçler yargılanmalı
09:00 Temelli: Fikriyatımıza, paradigmamıza, halkımıza güvenelim
09:00 Gençlerden gelecek yorumu: Ya ekolojik toplum ya yok oluş
09:00 04 HAZİRAN 2023 GÜNDEMİ
08:19 Erdoğan kabinesi Resmi Gazete'de yayımlandı
03/06/2023
23:53 DFG: Tutuklu gazeteci sayısı 79
22:53 İşsizliğin nedenini kadınlara bağlayan Şimşek ekonomi bakanı oldu
22:16 Erdoğan yeni kabineyi açıkladı
22:11 Erdoğan'ın yemin töreni: Barzani, Oğan, Aliyev ve Stoltenberg bir arada
20:06 Sınır ticareti yapan binlerce kişi gümrük kapısında bekletiliyor
18:37 Şenyaşar ailesi: Herkes işlediği suçun hesabını verecek
18:31 CİSST’ten ‘Pandemi ve Hapishaneler’ konferansı: Tecrit derinleşti
17:57 Cenevre’de Mexmûr için eylem
17:38 Şellavcı’nın katledilmesiyle ilgili 12 polis hakkında iddianame hazırlandı
17:25 CHP’nin Meclis grup yönetimi belli oldu
16:44 Ters kelepçeyle gözaltına alınan Cumartesi Anneleri serbest
16:36 Kayyım Kürtçe park ismini sildirdi
16:27 Erdoğan ailesinin dünürü için yapılan imar değişikliğine izin çıkmadı
15:43 Cumartesi Anneleri: Galatasaray Meydanı’ndan vazgeçmeyeceğiz
15:18 Erdoğan yemin etti
14:57 Ekolojistlerden 'Kömürsüz Türkiye' kampanyası
14:29 'Cezaevi Tenzire Acar’ın yaşamını tehlikeye atıyor'
14:27 TUHAY-DER kongresinde İmralı tecridine tepki
14:09 İHD: Ağız içi aramayı reddeden tutuklu tedavi olamıyor
14:03 KHK eylemi 63’üncü haftasında
13:38 Kaçırıldıktan sonra kendilerinden haber alınamadı
12:56 Licê'de askeri operasyon
12:39 AYM kararına rağmen Galatasaray Meydanı’nda abluka sürüyor
12:08 29 yıldır akıbetleri bilinmiyor
12:00 Amediyê’ye hava saldırısı
11:00 Hindistan'da tren kazasında ölü sayısı 288'e çıktı
10:55 CHP PM toplantısı başladı
10:05 Ablukaya karşı gece gündüz direniş