Federe Kürdistan’ın statüsü değiştirilmek isteniyor: İran ve Türkiye’den Irak’a destek

  • analiz
  • 09:07 27 Eylül 2019
  • |
img

HEWLER – Irak Merkezi Hükümeti, Federe Kürdistan’ın Bölgesel Hükümet statüsünü valiler düzeyine düşürmek istiyor. İran ve Türkiye’nin desteklediği proje karşısında arayışını sürdüren KDP ve YNK ise iç çelişki ve çatışmalarını aşamıyor. 

Yaklaşık 2 yıldır Federe Kürdistan Bölge Hükümeti ile Irak Merkezi Hükümeti arasında yaşanan görüşme trafiği son dönemlerde yoğunlaştı. Bölge hükümetinin, merkezi hükümetle görüşmelerin yanı sıra Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) ile Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve diğer Kürt güçleri arasındaki trafikte de aynı şekilde arttı. Görüşmelerin ana başlıklarının ise Kerkük’ün idari yapısı, tartışmalı bölgeler, petrol satışları, gelirden pay alma ve peşmerge güçlerinin partilerin değil tek bir merkezde toplanması olduğu kaydediliyor. Görüşmelerin olumlu geçtiği açıklamaları yapılsa da şu ana kadar söz konusu meselelerde bir sonuç alınamadığı belirtiliyor. Tarafların görüşmelerdeki daha fazla taviz koparma arayışının ilerlemenin önün de engel olduğu ifade ediliyor. 
 
KÜRDİSTAN ETKİSİZ KILINMAK İSTENİYOR  
 
2017 yılında yapılan Bağımsız Kürdistan Referandumu sonrası Haşdi Şabi güçleri ile Kerkük’ün idari yönetimini KDP ve YNK’den alan Bağdat yönetimi, Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki tartışmalı bölgelerde de yönetimi ele geçirmişti. Irak merkez yönetimi Semalka Sınır Kapısı dışında (bu da yarı yarıya) tüm sınır kapılarını, Hewlêr ve Süleymaniye’deki uluslararası havaalanlarını denetimine almıştı. Şimdi de Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki tüm petrolün satışı ve gelirinin Irak Merkez Hükümeti’nin denetimine geçmesi ve peşmerge güçlerinin partilerin güdümünden çıkartılıp Irak Hükümeti Başbakanı Adil Abdulmehdi’nin fiilen hakimiyet sağladığı Irak Ordusu çatısı altına alma çabası, merkezi hükümetin arayışı. Federe Kürdistan Bölge hükümeti ve idaresi üzerinde hakimiyet sağlamak için de merkezi hükümet Federe Kürdistan Bölgesi’nde 3 büyük baraj inşa etmeye hazırlanıyor. Ayrıca bölge hükümeti tarafından günlük 250 bin varil petroldan gelen gelirin Irak merkezine aktarımının Irak’ı memnun etmediği belirtildi. Toplam gelirin çok daha fazla olduğu ve bu payın çok az olduğu, bunun için gelir ve giderlerin denetimini sağlamak için her iki hükümet temsilcilerinden oluşan bir denetim kurulunun oluşmasının önerildiği, ancak KDP yönetimi ve Bölge hükümetinin karşı çıktığı öğrenildi. 
 
HÜKÜMET DEĞİL VALİLER
 
Federe Kürdistan Bölge hükümetini tamamen etkisiz bırakma girişiminin İran’a yakınlığıyla bilinen Adil Abdulmehdi’nin Başbakanlığa seçilmesi ardından yoğunlaştı. Abdulmehdi’nin Çin’de yapılan Uluslararası Ekonomi Rahatlatma Konferansı’na beraberinde Bölge hükümeti temsilcileri yerine Hewlêr ve Süleymaniye valilerini götürmesi, ayrıca Irak Parlementosu’nda Peşmerge güçlerinin maaşlarını dağıtılması için parayı valiliklere aktarma önerisi söz konusu iddiaları doğruluyor. Bölge hükümeti sözcülüğü öneriyi “kabul edilemez” olarak değerlendirdi.
  
İRAN VE TÜRKİYE DESTEKLİYOR
 
Abdulmehdi’nin bölgedeki kentlerin Kerkük gibi Irak merkezine bağlanması planını Türkiye ve İran’ın desteklediği belirtildi. Federe Kürdistan Bölge hükümeti veya yönetiminin etkisiz kalmasının İran ve Türkiye’nin Kürt politikasına uyduğu değerlendirilirken, Türkiye’nin gayri resmi olarak aldığı petrol ve KDP’nin Kerkük’te Türkmen Cephesi’ni öne çıkarmasına rağmen Irak’ı desteklediği ifade ediliyor. Söz konusu bu planın İran’ın projesi olduğu, Türkiye’nin geçici de olsa “Pençe Harekatı”nda KDP ile arasını sıcak tuttuğu, İçişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Bağdat ziyaretlerinde plana destek vereceklerini ilettiği ifade ediliyor. 
 
Birkaç hafta önce Çavuşoğlu’nun KDP Genel Sekreteri Mesud Barzani’ye Peşmerge güçlerinin tamamen Irak ordusunun denetimine geçmesine izin verilmemesi şeklindeki gönderdiği açık mektubu değerlendiren uzmanlar, “Türkiye’nin niyeti eğer Federe Kürdistan Bölge yönetimini korumak veya desteklemek ise neden bu kadar ikili veya heyet görüşme trafiği olmasına rağmen iletilmedi de açık bir mektup yoluyla uyardı” diyerek Türkiye’nin niyet ve amacının farklı olduğunu, Kürtlerin statüsüz kalması politikasının yürütüldüğünü dile getiriyor.
 
ABD’NİN TAVRI 
 
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ise, askeri gücü Federe Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Savunma Bakanlığı’na bağlı ve istediği zaman denetleyebileceği bir hükümet kurma arayışında. Bundan 2 yıl önce ABD Savunma Bakanlığı’nın açıklaması amacı ortaya koyuyor: “Pentagon DAIŞ’e karşı mücadele de Peşmerge Bakanlığı ile ilişkileniyor. Bakanlığı bağlı olmayan hiçbir bölge gücüne maddi ve askeri anlamdaki desteğini kesecektir.” Bu açıklama ile ABD, Peşmerge güçlerini partilerin şemsiyesi altından çıkartarak istediği şekilde denetim sağlayabileceği bir bakanlığa bağlamayı istiyor. Ancak İran ve Türkiye ABD’nin bu çabalarına her zaman karşı çıktı ve engellemeye çalışıyor.   
 
 YNK- KDP ÇELİŞKİSİ
 
Irak merkez yönetiminin bu planına karşı Kürt güçlerinin “İktidar arayışından” kaynaklı birlik olamadığı ve çelişkilerin giderek derinleştiği ifade ediliyor. YNK Siyasi Politbüro Sorumlularından Mahmud Sengawi’nin Hewlêr’deki temsilciler ile toplantı için geldiği, Hewlêr girişinde asayiş tarafından durdurulduğu ve kentte girişinin engellendiği, geri dönmek zorunda kaldığı öğrenildi. Yaşanan sorunu yumuşatma adına KDP Siyasi Politbüro Sorumlusu Fazıl Mirani başkanlığındaki KDP heyetinin YNK yetkilileri ile toplantı için gittikleri Süleymaniye’de soğuk karşılanması ve yaşanan genel sorunların çözümü için yapılan tartışmanın sonuçsuz kalması ise, iki parti arasındaki çelişkinin derinleştiğini gösterdi. 
 
İki parti arasındaki görüşme ve toplantıların sonuçsuz kalmasının iki tarafın da kurum ve bölgelerde kendi hakimiyetini kurma arayışından kaynaklandığı ifade ediliyor. KDP’nin Halepçe Kent Meclisi’nde 3 encümenle temsili ve Kerkük idaresi ile valiliğinin YNK’ye verilmesi antlaşmasının da KDP’nin Türkmen Cephesi adayını desteklemesi ile bozulmaya yüz tuttuğu kaydediliyor. KDP’nin YNK alanı denilen Yeşil Alanda (Süleymaniye, Kelar, Halepçe, Germiyan’a kadar ki; Soran bölgesi denilen alan) kurumlarda var olması, ancak YNK’nin KDP alanı denilen Sarı Alanı (Zaxo’dan Hewlêr e kadar ki; Behdinan bölgesi denilen alan) hiç bir yerde varlık göstermemesinin ise, tarafların uzlaşısını engelleyen en önemli faktör. 
 
MA / Erdoğan Altan