AMED – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, iktidara seslenerek Abdullah Öcalan’ın çağrı videosunun Amed Newrozu’nda yayınlanmasını istedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Medya Haber TV’nin konuğu oldu. DEM Parti İmralı Heyeti içerisinde de yer alarak İmralı Ada Hapishanesi’ne giden Bakırhan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısı merak edilen konulara dair gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İLK KARŞILAŞMASINI ANLATTI
Ziyaret ile ilk defa PKK Lideri Abdullah Öcalan ile karşılaştığını belirten Bakırhan, yazılarını, röportajlarını okudukları için heyecanlı olduklarını söyledi. Bakırhan, Ortadoğu ve dünyanın en önemli aktörlerinden, 52 yıllık hareketin lideri, paradigması Ortadoğu ve dünyanın birçok yerinde okunan, üzerine üniversitelerde dersler verilen tezler hazırlanan, sadece Kürt kimliğine sığamayan çok önemli bir aktör olarak nitelediği PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmede heyecanlandığını belirtti. Bakırhan, “Arkadaşların birçoğu heyecanlıydı. İlk önce salon gibi bir yerdeydik bizi ayakta karşıladı. Ev sahibi, ‘bize buyur’ etti sonra kendisi oturdu. Sonra birlikte kaldığı Veysi Aktaş, Hamili Yıldırım ve Ömer Hayri Konar’ı da çağırdı. Onlar geldikten sonra hal hatır ile başladık. Çok demokratik bir ortamdı. Öcalan bu kadar yaygın paradigmasını takip eden, 4 parçada örgütlü bir hareketin, paradigmanın lideri, biz ilk defa gittik. Anlamaya çalıştık, şaşırdım, kapsayıcı, dinleyen, yapılan değerlendirmeleri dikkate alan, haklısınız diyen verimli, heyecanlı memnun olduğumuz bir görüşme oldu. Ortadoğu değerlendirmeleri sonrası metin üzerinde konuşma oldu. Metin, bir çağrıdır. Asıl önümüzde ki dönem bu çağrıdan sonra, iktidarın, devletin nasıl değerlendirdiği bence önemlidir. Hangi adımlar atılacak hangi reformlar var. Biz oraya gitmeden önce kayyımlar atanıyordu. Bin 650 kişinin olduğu HDK’ye dönük gözaltılar tutuklamalar var” diye konuştu.
ABDULLAH ÖCALAN: KAYYIMLAR, TUTUKLAMALAR BİR SABOTAJDIR
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın İstanbul Barosu’na yönelik saldırı, kayyımlar ve tutuklamalara “bu bir sabotajdır. Derinlemesine incelenmeli” dediğini ifade eden Bakırhan, “Çağrı yapacağımız bir süreçte bunlar gerçekten bu sürece sabotajdır. Derinlemesine incelenmeli, daha önceki çağrılarda da benzer provakasyonların olduğunu, yine olabileceğini ama buna rağmen kararlı olduğunu ve mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Bir fesih var ama kendi örgütünün yeniden yapılandırılmasından, yeni koşullara uygun yol ve yöntem uygulanması üzerinde durdu. Çok heyecanlı gördüm. Sınava hazırlanmış, tek tek kelimeler üzerinde, bir tarafta metni okurken diğer taraftan niye böyle dediğini belirtiyor. Metin detaylı incelendiğinde tam bir manifesto” diye konuştu.
‘GAYET SAĞLIKLI, MORALLİYDİ’
Tanışma faslından sonra Abdullah Öcalan’ın değerlendirmelerde bulunduğunu kendilerinin de aktarımlar yaptığını belirten Bakırhan, “Biz sohbet ederken devletten de insanlar oturuyordu. Kameralar da vardı. Sayın Öcalan ve yoldaşları karşımızda bizde karşılarında oturmuştuk. Cezaevi koşulları, tel örgülerinin çevrili olduğu, camların kapalı olduğu bir ortam ama o tartışmalar, değerlendirmeler nedeniyle biz bunu hissetmedik. O yaşta bir insanın böylesine yoğun bilgilerle konuşması, yoğunlaşması çok iyi. Ahmet Türk’ten 2 yaş genç. Ciddi bir yoğunlaşma var, disiplinli bir yaşamı olduğunu arkadaşları söyledi. Sporunu günlük yapan, yoğunlaşma, okuma saatlerinin asla şaşmadığını, 26 yıldır orada böyle programlı olan bir insana rastlamadığını yetkililer de söyledi. Kendisinin orada bu koşullarla yaşatıyor. Her şeye kapalı, sınırlı iletişim araçlarına sahip bir insanın Ortadoğu, Türkiye, gelişmeleri sadece birkaç izlediği kanala bu kadar derin değerlendirmesi takdire şahandır. Dinledik, anlamaya çalıştık, sorular sorduk. Gayet sağlıklı, moralli, yeni bir kapı aralayan, sadece Kürtlere değil Türkiye toplumuna, bu açıdan Ortadoğu’ya çatışma şiddet yerine demokratik zemini öneriyor. ‘Ben silahı 92’de gömecektim. Silah bir tekrardır. Son 30 yılda tekrar oldu. 30 yıl önce bu noktada ciddi bir yoğunlaşma yaşarken Özal öldürüldü. Ben Özal’ın temsilcisi ile görüşürken Özal’ı öldürdüler. Özal’ı öldüren Kürt sorununa yaklaşımdır’ dedi. Erbakan’ın yazdığı mektupları çok ciddiye aldığını, onunda ciddi bir yoğunlaşma içinde olduğu en az Özal kadar onunda bunu istediğini ama… “ ifadelerini kullandı.
‘DARBE MEKANİZMASI 92’DEN BERİ CANLI’
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın biraz iktidarı uyardığını ifade eden Bakırhan, en büyük zeminin demokrasi olduğunu, darbe mekanizmasının 1992’den beri canlı olduğunu söylediğini aktardı. Abdullah Öcalan’ın meseleye ciddi yaklaştığını belirten Bakırhan, “Ciddi yaklaşıyor açık söylüyorum. Sayın Öcalan’ın sınava hazırlanan bir coşku ile yoğunlaşması vardı. Samimi, ciddi, inanan, doğrunun bu olduğuna kanaat getiren bir Öcalan gördük” şeklinde konuştu.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 2013 Newroz’unda “silah, çatışma yerine demokratik siyaset” dediğini hatırlatan Bakırhan, Öcalan’ın son çağrısına dair, “Bu bir başlangıçtır, bitiş değil. Asıl çağrı bize değil inkarcı devlete, kayyım atayan iktidara, yoksullaştıran iktidaradır” dedi.
ATILMASI GEREKEN ADIMLAR
Bakırhan çağrının ardından devletin atması gereken adımları şöyle sıraladı: “Karanlık, rutubetli 12 metrekarede müzakereyi yürütme imkansız bir şeydir. Çağrıdan sonra en önce yaşam ve çalışma koşulları sağlanmalıdır. Türkiye’yi bu noktaya getiren meselenin en temel aktörünün çalışma, yaşam koşulları böyle olmamalı. Toplum onunla buluşmalı. Sormak, anlamak isteyenin rahatlıkla gidip geleceği koşulların oluşması gerekiyor. Sayın Öcalan büyük bir katkı sunmak istiyor, ‘gelin birlikte çözelim meseleyi’ diyor. Ortadoğu’da o kadar farklı denklemler çıkmasına rağmen Kürtler bunları kabul etmiyor, Kürtler kendi çözümünü arıyor. Bundan daha kıymetli bir şey olabilir mi?” diye sordu.
‘ABDULLAH ÖCALAN’IN MÜTEVAZİ YAKLAŞIMI’
İmralı Adası’nda kendisine ilginç gelen bir durumu aktaran Bakırhan, “Bana en ilginç gelen şey eline bir peçetenin yarısını aldı. Yarısı orada kaldı. 4 saat o peçetenin yarısını kullandı. O kadar tutumlu. Ben çok etkilendim. Yarım peçete ya. Olanakları olan bir insan. Elinde o kadar imkanı olan bir insanın bu kadar mütevazi yaklaşımı” diye anlattı.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “Karar alıyor, fesih edin, yeniden yapılanın” dediğini hatırlatan Bakırhan, “Bunun karşısında durmak isteyenler ‘savaşalım diyenlerdir, demokrasi gelmesin diyenlerdir” şeklinde konuştu.
‘SÜRECE CEVAP VERECEK OLAN DEVLET’
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “silah bırakın, kendinizi feshedin, kendinizi demokratik zemine çekin” dediğini belirten Bakırhan, bunu sağlayacak olanın devletin kendisi olduğunu söyledi. Bakırhan, “Bunu sağlayacak olan devletin kendisidir. Silah ve şiddet değil demokrasi deniyor. Hükümet yasal, anayasal zeminler oluşturmalı. Elinde silah olanı bırakıp gelmeye uygun zemin haline getirmeli. Örgütü diyelim ki silah bırakacak, örgüte silah bıraktıracak tek kişi o (Abdullah Öcalan) dur. Örgüte silahların bırakılması için imkanlar sağlanmalıdır. Herkes bu süreci kendine yontmaya çalışıyor. Şimdi adım atması gereken, açılım yapması gereken, toplumu rahatlatması gereken, düzenlemeler yapması gereken, yargısını, hukukunu buna uyarlaması gereken devlettir. Bir taraftan operasyon, İHA, SİHA nasıl silah bıraksın. Öcalan kararlı ve net. Silahsız bir dönemin kapısını açtı. Sürece cevap verecek olan devlet” diye belirtti.
MUHAFELETE ÇAĞRI
Muhalefetin tavrına ilişkin de Bakırhan, “Muhalefet bir program ve planla meseleye dahil olmuyor. Öcalan bu cumhuriyet demokrasiyle buluşsun diyor. Meclis-i Mebusan, 1921 zeminine işaret ediyor. Buyurun kurucu meclisin ruhunu oluşturalım. 1921 anayasasına buyurun. Bu mesele sadece Erdoğan’ın 22 yılı ile başlamadı 100 yılık meseledir, en fazla ana muhalefetin bu işin içine girmesi lazım. Öcalan sandığa saygı olsun, demokrasi olsun diyor. En başta onun için ana muhalefetin rol alması gerekiyor. Sayın Öcalan Kürt- Türk ittifakı için verdiği tarif ortada. Sayın Davutoğlu ne kadar güzel çerçevesini iki kelime ile kurdu. İki doğru yolu söylememiz bu kadar zor mu” diye sordu.
BAHÇELİ ARADI
Tarihi çağrıdan 1 dakika sonra Devlet Bahçeli’nin kendisini aradığını söyleyen Bakırhan bu konuda şunları söyledi: “Sayın Öcalan 1 Ekim çıkışını önemsiyor, çok değerli buluyor. Oraya da özel bir zaman ayırdı. Sayın Bahçeli’nin tam da bu çağrıdan sonra rolünü oynayabileceğini söyledi. Canlı yayından sonra Bahçeli beni aradı. Tebrik etti. ‘Rahat olun bu ülkeyi birlikte demokratikleşeceğiz’ dedi. Demokrasi için ne gerekiyorsa elimizden geleni yapacağız. Ben durduğum yerdeyim. Demokrasi için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım” dediğini aktardı.
‘KİMSE OY HESABI YAPMASIN’
Erdoğan’ın bugün yaptığı açıklamayı hatırlatan gazetecilere yanıt veren Bakırhan, “Erdoğan’ın söylediklerinin altına imzamı atarım” dedi. Bakırhan, “Kimse seçim, oy hesabı yapmasın, bu topluma yazık. Gençlerimizin yaşamına mal oluyor. Her F-16 işsizliği artıyor. Artı değer artacak hepimiz faydalanacak, savunmaya giden bütçe belki yoksulluğu azaltacak. DEM Parti olarak Sayın Öcalan’ın çağrısını destekliyoruz. Bu ülkenin artık barışa ihtiyacı var. İnsanlar çok duygulandı. Demokrasi barış, herkesin ekmekten aştan daha önce hissettiği iki tane şeydir” dedi.
‘GÖRÜNTÜ AMED NEWROZU’NDA YAYINLANSIN’
İmralı’da çektikleri fotoğraf karesinde Arap Alevi, Türk, Kürt gibi bütün renklerin olduğunu belirten Bakırhan, “Biz de baktık öyle şey olarak, tek tek fotoğraflar çektik. Avukatlar olarak, DEM Parti olarak fotoğraflar çektik. Devletin 3 tane kamerası, fotoğrafçısı çekti. Bence o fotoğraf karesi video görüntüsünden de çekilmiş olabilir. Düzgün bir makine ile çekiliyordu çünkü. Sayın Öcalan orada çağrısını yaptı. Bence maden Sayın Erdoğan o kadar önemli açıklamalar yaptı. Sayın Öcalan’ın orada yaptığı çağrının görüntü ve videosunu Erdoğan Newroz’da Diyarbakır’da göstermeli. Bu metin duyguları yansıtmıyor Mimikler yok. Kendi dili ve mimiği ile okuma yok. O her kelimeyi kim bilir nasıl nakşetti. Sayın Öcalan’ın sesli mesajının o meydanlarda okuması samimiyeti sağlar. Böyle bir beklentimizi de sizin aracılığımla hükümet yetkililerine yapmış olalım” dedi.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın, “Ben kararlıyım. Bir devlet ciddiyetinin olabileceğini sanıyorum” dediğini aktardı. PKK lideri Abdullah Öcalan’ın söylemlere çok takınılmaması gerektiğini söylediğini belirten Bakırhan, “Terörsüz Türkiye diyor. Siz şiddetsiz, çatışmasız Türkiye diye anlayın. Ben demokrasi arayışındayım oraya takılın” dediğini belirtti.
ULUSALCILAR MESELESİ
Bakırhan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ulusalcılara “Türkiye’yi demokratikleştirmek istiyoruz. Buna nasıl karşı çıkarlar” dediğini belirtti. Silah’ın Kürt’ü kafasında bile güvence olduğunu belirten Bakırhan, “Sayın Öcalan buna rağmen risk alıyor. Bu nedenle bize de çok grev düşüyor. Mücadele bitmedi. Daha büyük bir başlangıç önümüze konuldu. O kadar örgütlü, kuvvetliyiz ki bizim en büyük silahımız demokratik zeminimiz, örgütlü gücümüzdür. Bunu anlatmamız lazım. Silahla yatıp kalkan bir topluma silahı bırak diyen Öcalan bu riskleri bile alıyor. Mücadele bitmedi, yeni başlıyor. Daha fazla mücadele etmemiz gerekiyor” diye konuştu.
‘BU BİR BAŞLANGIÇTIR’
“Sayın Öcalan demokratikleşme istiyor” diyen Bakırhan, bir samimiyet varsa, bu meselenin barışla taçlanması isteniyorsa Öcalan’ın yaşam koşullarının sağlanması gerektiğini belirtti. Bakırhan, “Öcalan örgütüne nasıl çağrı yapacak. Örgütüyle kanalların açılması gerekiyor. Yanında çalışma arkadaşlarının olması gerekiyor. Bu hemen olacak bir süreç değil. Toplum ikna edilecek. Gidip anlatmak lazım. Kürt-Türk kardeştir. Birlikte acılar çekiyoruz. Biz burada söz veriyoruz. Halkımız politiktir ne demek istediğimizi anlıyor. DEM Parti söz veriyor. Bugünden sonra 7/24 önce örgütlü kurumlarımızla, sonra halkla bütün Türkiye’de gezeceğiz, halkımıza süreci anlatacağız” dedi.
Umutlu olduğunu belirten Bakırhan, bu süreç için var olduklarını ve mücadele edeceklerini belirtti.