Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

00:19 Urfa’da bir mahalle ve 4 bina karantinada
02/06/2020
23:33 Kabil'de camiye bombalı saldırı: 2 ölü
22:56 SOHR: Türkiye İdlib’e yeni bir sevkiyat yaptı
21:49 AKP ve CHP arasında polis ve bekçi şiddeti tartışması
21:45 Oluç’tan bekçilere ilişkin yasa teklifi açıklaması
21:17 Ali İsmail Korkmaz saldırıya uğradığı yerde anıldı
21:11 PEC: 127 gazeteci Kovid-19'dan yaşamını yitirdi
20:32 Tuzluçayır'da Gezi anmasına müdahale
20:11 İşkenceye uğrayan M.E.C ile F.A tutuklandı
20:07 Kovid-19 tablosu: 22 ölüm, 786 yeni tanı
20:01 Libya’da ateşkes görüşmeleri yeniden başlayacak
19:43 Erdoğan başkanlığında MGK toplantısı
19:19 HDP’li Öcalan’dan Barış Çakan tepkisi
19:06 Dink Vakfı'nı tehdit eden ikinci kişi tutuklandı
18:31 Meclis’te kayyım tepkisi: Faşizmdir
18:26 Barış Çakan cinayetinin sanıklarından ‘ezan’ çelişkisi
18:22 Polis şiddetini protesto eden Gençlik Örgütleri’ne müdahale
18:07 HDP Gençlik Meclisleri: Irkçı politikalardan vazgeçin
17:54 İşkenceye uğrayan M.E.C ve 2 kişiye tutuklama istemi
17:19 Barış Çakan cinayetinde aile neden ifade değiştirdi?
17:08 Kültür sanat örgütlerinden Kürtçe açıklaması
17:06 CHP’li Yıldırım tahliye edildi
17:05 İzmir Kent Konseyi'nden mülteci raporu
16:53 Dink Vakfı'nı tehdit eden ikinci şüpheli adliyeye çıkarıldı
16:32 Danıştay Karaburun’da RES’in önünü açtı
16:31 Avukatlardan İmralı başvurusu
16:16 DEDEF'ten toprak tahsisine karşı kampanya
16:13 HDP'li belediyeden ücretsiz maske dağıtımı
16:02 DBP: ABD'deki isyan ayrımcılığın birikimidir
16:01 1273 isimden Timtik ve Ünsal’e çağrı
15:55 Barış Çakan açıklamasına polis engeli
15:43 İHD: Raporları dikkate alın, hasta tutukluları bırakın
15:34 İşçiler işe iadelerini istedi
15:30 SES üyelerinden ‘geçici görevlendirme’ tepkisi
15:22 Belediye eşbaşkanları tahliye edilmedi
15:06 Ücretsiz izne çıkarılan sağlık çalışanlarından tepki
14:37 Sağlık Platformu uyardı: Birinci dalga tehlikesi sürüyor
14:34 Sürgün protestosuna müdahale
14:20 Meslek örgütleri: Amaç iktidara bağlı yandaş bürolar kurmak
14:18 Ağrı'da bir ayda 3 şüpheli ölüm: Evler cinayet yeri
14:01 Kürt siyasetçi Muhsin Melik anıldı
13:53 Diyarbakır Demokrasi Platformu: Kutuplaştırıcı dilden vazgeçin
13:44 Rusya: İkinci parti S-400 için Türkiye'yi bekliyoruz
13:41 Dozgin Temo tahliye edilmedi
13:32 İşkence gören M.E.C. adliyeye çıkarıldı
13:25 BTS yürüyüşü başladı: Biat eden memur olmayacağız
13:22 Ankara'da 391 sağlıkçı Kovid-19'a yakalandı
13:20 Barış Çakan için Kürtçe şarkı seslendirdiler
13:08 Dolmuşçular ihale komisyonu üyelerini darp etti
12:52 BTS'nin 'sürgün' yürüyüşüne engel
11:38 'Polis şiddetinin artması cezasızlıktan kaynaklanıyor'
11:36 Valilikten Grup Yorum konserine ‘izin' çıkmadı
11:22 BTS: Sendikamızı düşman ilan ettiler
11:15 Süryani Mezarlığı'ndan çıkarılan kemiklere ne oldu?
11:05 İzmir’de 11 bin 655 askıda fatura ödendi
11:04 ‘Hasta tutuklular için düzenleme yapılmalı’
09:36 Baba Çakan’a 'ezan' ve 'Kürtçe' telkini: Ama bir müzik var
09:02 Güneşin doğuşuyla Erek Dağı'nın yolunu tutuyor
09:01 Kayyımın mağdur ettiği işçiler: Bu işkence artık bitsin
09:00 Barış Annesi'ne 106 soruşturma
09:00 Bit Pazarı da evin önü de yasak
09:00 Prof. Tolunay: Doğaya müdahale bumerang gibidir
09:00 02 HAZİRAN 2020 GÜNDEMİ
08:40 Yaralanan askerlerden 2’si yaşamını yitirdi
01/06/2020
23:40 Gezi'de yaşamını yitiren Atakan anıldı
23:30 Siirt’te zırhlı araç devrildi
22:27 Kalın ve O’Brien telefonda görüştü
21:46 Bahçeli’den erken seçim açıklaması
21:42 Washington’da 2 günlük sokağa çıkma yasağı
21:08 'Sağlıklı bir yaşam için doğa talanına son verin'
21:03 Mardin'de şüpheli kadın ölümü
20:50 Emek ve Demokrasi Güçleri’nden Gezi anması
20:30 Gabar Dağı’na havan atışları
20:21 Taksim Dayanışması: Gezi özgürlük ve adalet umududur
20:04 Barış Annesi Tekin hayatını kaybetti
20:00 Türkiye’de can kaybı 4 bin 563’e yükseldi
19:54 ÖHD’den tahrip edilen Sisê Mezarlığı raporu
19:36 Ölüm orucundaki avukatların dosyası incelemeye alındı
19:09 Polis müdahalesine rağmen Sarısülük anıldı
19:04 Grup Yorum’dan konser duyurusu
18:44 Barış Çakan'ı öldüren 3 kişi tutuklandı
18:26 Fahrettin Altun’dan Barış Çakan açıklaması
18:21 Efrin’de şiddetli patlama
18:09 Kaçmaz: Çakan’ın ailesine baskı kuruluyor, gerçek örtbas ediliyor
17:47 Kayyım mahkeme kararına rağmen inşaatı durdurmadı
17:28 Ankara’da Ethem Sarısülük anmasına müdahale
17:18 TCDD'den ‘yürüyüşe izin vermeyin’ talebi
17:16 Mayıs ayında 21 kadın katledildi
17:10 EBSO'dan ‘meslek hastalığı' telaşı
17:03 Yasak kalktı otogar taştı
17:00 Suya kapılan çocuk yaşamını yitirdi
16:56 DBP: İşkence yasallaştırılıyor
16:30 İHD: Deliller Minnesota Sözleşmesi'ne aykırı toplandı
16:29 Barış Çakan’ın dedesi ve kuzenleri: Kürtçe müzik yüzünden öldürüldü
16:14 DTK: Kürtler ve siyahlar faşizme karşı susmadı
16:12 Barış Çakan toprağa verildi
15:31 Nurcan Polat’ı öldüren eşi tutuklandı
15:27 Barış Çakan'ın öldürülmesine Hakkari'den tepki
14:37 ‘Adana Afet Bölgesi ilan edilsin’ talebi
14:34 Kürt Ulusal Birliği Partileri: Türkiye çözüme engel