Temelli uyardı: Bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz

img

ANKARA - İktidarın dış politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Buradan uyarıyorum; bu saha, masa işine kendinizi kaptırmayın, sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, sözlerine polislerce katledilen gazeteci Metin Göktepe ve Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i anarak konuşmasına başladı. Temelli, yaşanan katliamların sorumluları yargılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor; 2012 yılında o zaman başbakan, ne Uludere’deki vatandaşlarımızın ne de Hrant Dink davası Ankara’nın derin dehlizlerinde kaybolmaz. 2012’de bunu söylüyor, bugün Ankara’ya baktığınızda dehlizden geçilmiyor. Ankara’nın her yeri dehliz olmuş” dedi.
 
‘BU ÜLKEYİ MASADA BULABİLİRSİNİZ’
 
“Meclis neden kapalı?” diye soran Temelli, Meclis’in tatilde olmasını eleştirerek, iktidarın dış politikasını eleştirdi. Temelli, “Meclisten kaçıyorlar, siyasetten kaçıyorlar, HDP’den kaçıyorlar. Fizana kadar kaçsanız, HDP'den kaçamazsınız. Dış politika bildikleri yok ateşkes için masaya oturdular. ‘Hafter çekti gitti’. Hafter terörist oldu. Dış politikaları Suriye’de olduğu gibi aynı klişeye dayalı. Nedir o klişe, sahada olmayan masada olmaz. Sahada nasıl oluyorlar askeri güçleriyle yani bütün savaş politikalarıyla Ortadoğu sahasında olmak istiyorlar. Neden çünkü Kürt düşmanıdırlar. Kürtlerin kazanımlarına karşı bir siyasetleri olduğu için nasıl içeride bir çöktürme politikasına dayalı bir siyasetleri varsa sınır dışında da kaldı ki ülkelerin toprak bütünlüğüne çok saygılıdır bunlar. Suriye’de Irak’ta şimdi Libya’da aynı şekilde sahada olma peşindeler. Buradan uyarıyorum bu saha, masa işine çok kendinizi kaptırmayın sonra bu ülkeyi de masada bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.
 
‘İHVANCI ÇİZGİYİ GELİŞTİRME STRATEJİSİDİR’
 
Temelli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Evet, 2 meseleleri var. Uluslararası politika deyince iki meseleleri var; bir Kürt annesini görmesin. Kürtlerin bütün kazanımlarına karşı bir dış politika daha doğrusu bir politikasızlığı var ediyorlar. İç politikaya uygun nasıl bir dış politika geliştiririz diye bir mantıkla hareket ediyorlar.  İkincisi ise İhvan çizgisi. Aynı şekilde hem Suriye’de hem de Libya’da daha önce Mısır’da İhvancı çizgiyi büyütmek için bir strateji geliştirdiler. Suriye Milli Ordularıyla bu İhvancı çizgileriyle hareket etmeye devam ediyorlar. 
 
YANLIŞIKLARIN BAŞINI İKTİDAR ÇEKİYOR
 
Libya’da mesele Türkiye ile ilgili değil Erdoğan'ın şahsıyla ilgili. Bütün ülkeleri tek tek sayıyorlar Türkiye’ye gelince Erdoğan diyorlar. O denli şahsileşmiş bir mesele ile karşı karşıyayız. Buradan bir dış politika çıkmaz. Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda gördüğümüz şey, Ortadoğu’da otoriter rejimlerin barbarlığıdır. Tüm otoriter rejimlerin örtülü bir ittifakı ile karşı karşıyayız. Bakmayın birbirleriyle savaştıklarına. Aslında vekalet savaşları ya da bu zamanın 3. dünya savaşı diyeceğimiz, dünya savaşı Ortadoğu’da bu otoriter rejimler kendi bekalarını sürdürmek uğruna Ortadoğu’da bu barbarlığı üçüncü dünya savaşını sürdürüyorlar. Nasıl mı? İşte son örneği Kasım Süleymani’nin öldürülmesidir. İran için çok önemli bir kişi ve figür barbarca katledildi. İran ertesi gün ABD üslerini roketle vurdu. Tam o sırada bir Ukrayna uçağı düştü, tam 176 masum insan öldü katledildi. Açıklama şu yanlışlıkla oldu. Biz biliyoruz bu yanlışlıkları Suriye’den Yemen’den Afganistan’dan biliyoruz. Bu yanlışlıkların nasıl olduğunu çok iyi biliyoruz. Özelikle Suriye’de bu yanlışlıkların başını bu iktidar çekiyor. 
 
LİBYA YOK!
 
Aynı şey İran için de Suriye için de Türkiye için de Rusya ve ABD için de geçerli. Bakın, diyor ki bir masa kuruyoruz, şimdi Berlin’de ülkeleri sayıyor sayıyor. Libya için masa kuruyorlar, o ülkeler içinde Libya yok. Daha önce Suriye için masa kurmuşlardı, Suriye yoktu. Tam bir yanlışlılar rafı, yanlışlıklar bitmiyor, bitmeyince zulümden şiddetten başka bir şey olmuyor. İdlib’ten bahsediyorlar, İdlib nasıl oluştu? Bu geride bıraktığımız 10 yıla baktığımızda İdlib bütün çıplaklığı ile ortada. Şimdi sınırımıza gelmiş insanlar var. 600 bin insan var o kamplarda. İnanılmaz bir dram var. Vicdan dayanmaz, o 600 bin insanın 400 bini kadın ve çocuklardan oluşuyor. Şimdi kalkmışlar onlara yardım kampanyaları düzenliyorlar. Bütün bu zulmün mülteciliğin müsebbibi sizsiniz. İşte bütün bu tablonun arkasında o ittihatçı kafa var, o Kürt düşmanlığı var. 
 
KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ
 
Suriye’de bu türlü müdahale etmeselerdi, Suriye siyasetine yaklaşımları bu eksende olmasaydı, bugün Suriye’de siyaset başka bir eksende olabilecekti. Siyasi çözüm mümkün olabilecek, siyasi çözümün aslında önü açılabilecekti. IŞİD ile mücadele edilebilseydi, IŞİD ile ortaklık yapılmasıydı, Kobanê’de direnenlere destek verselerdi, bugün Ortadoğu’da bir demokratik çözüm mümkün olabilirdi. İdlib gibi bir vahşet yaşanmazdı, oradan çıkmak zorunda kalan insanların dramı yaşanmazdı. Ne yaptılar? Afrin’e girdiler zeytin çaldılar, Girê Spî’ye girdiler buğday çaldılar. İşte bunların zihniyeti budur; işgal etmek, ele geçirmek, talan etmek, tam bir çete hukuku. Diyorlar ki terör koridorunu temizliyoruz. Bütün koridoru terörize ettiniz. Çözüm Kürt meselesinin çözümündedir. Çözüm demokratik çözümdedir. Bunu yapmanın yolu militarist zihniyetten kurtulmaktır.
 
TECRİTTEN KURTULMADAN...
 
Bugün Türkiye’nin diplomasisi olmayan dış siyasetini biçimlendiren şey aslında iç siyaset. İçeride iktidarda kalabilmenin yolu böyle bir savaş siyasetine dayanıyor. Çünkü içerideki rejimleri bir hukuksuzluk rejimidir. Meşru hukuku askıya alan gayrı meşru bir hukuk sistemiyle ayakta kalmaya çalışan bir iktidardan bahsediyorum, yani tecritten bahsediyorum. Bir istisnai durumu OHAL durumu olağanlaştıran tecridi olağanlaştıran bir durumdan bahsediyorum, bu hukuk anlayışı Türkiye’yi çürütmektedir. Beraberinde işte sınırlarının ötesine de savaşı şiddeti yaygınlaştırmaktadır. Ciddi bir yargı sorunu ile karşı karşıyayız. Bu tecrit hukukundan kurtulmadan bu yargı felaketi devam edecektir.
 
TMK KALKMALI
 
Yargı reformu bakın neyin üzerine çalışıyorlar; çocuk istismarına af peşindeler. Çocuk evliliklerini meşrulaştırmak peşindeler. Yargı reformu dediğiniz şeyde atacağınız ilk adım bunun sözünü tüm halkımıza veriyoruz, Terörle Mücadele Kanunu’nu (TMK)  kaldırmak olmalıdır, bunu da mutlaka kaldıracağız. Hukuksuzluk kanunsuzluk kanun bile tanımıyorlar artık kendi çıkardıkları yasaları bile tanımıyorlar.
 
SİYASET İKTİDARIN KARŞISINA DİKİLMELİ
 
Bir kayyım zihniyetidir. Evet, bizim belediyelerimize kayyım adıyorlar ama yargıya atıyorlar, her yere atıyorlar. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri şey, kayyım rejiminden başka bir şey değildir. Bakın, Hakkari’de eylem ve etkinliklerine yasaklanmış, uzatılmış yasak. Her yerde eylem ve etkinlik yasağı getiriyorlar, çünkü kayyım rejimidir. Belediye eşbaşkanlarını görevden alıyorlar, belediye meclislerini de işlevsiz hale getiriyorlar. Çünkü demokrasinin kırıntısına bile tahammülleri yok. Bunu değiştirecek olan bu ülkenin muhalefeti demokratları olmalıdır. Kayyıma karşı çıkmak lazım. İlk günden söyledik, bu kayyım rejimi dedik. Bu OHAL aklı dedik. Darbe mekaniğinin yansımasından başka bir şey değildir. Buna karşı çıkmazsanız, her yere sirayet eder. O yüzden siyaset özgürce bu kayyım rejiminin bu iktidarın karşısına dikilmeli dedik. Urla’ya da kayyım atandı. Siyaset bugün içine sürüklendiği yerden dedi ki Urla’ya kayyım yakışmıyor dedi. Böyle muhalefet olamaz. Kayyım hiçbir yere yakışmaz.
 
KADINA YÖNELİK ŞİDDET HER GEÇEN ARTIYOR
 
Kadına yönelik hiç hız kesmiyorlar. Cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren politikaların müsebbibi bu iktidar. 17 yıldır iktidardalar. 2003 yılında kadın cinayeti sayısı 83’müş. Şimdi 2019 yılında bu rakam 474’e çıkmış, dehşet verici bir rakam. İnsanın aklı almıyor. Her geçen gün kadına yönelik şiddet kadın cinayetleri artıyor. En son Gülistan Doku, 10 gündür kayıp bulunamıyor, bir şiddet mağduru ve bunu herkes söylüyor. Ama daha dün polisler arama çalışmalarına lütfen katıldılar. O sırada Adalet Bakanlığı bir genelge yayımlamış. Genelgeyi niye yayımlamış diye merak ettik. 5. maddesinde espri saklı, diyor ki basın bu davaların artık üzerine gitmesin, kadına yönelik şiddeti toplumdan saklamaya çalışıyorlar. İçişleri Bakanı eksik durur mu? O da çıktı konuşuyor, atıp tutuyor. Yeni dedi ama yeni hiçbir şey yok genelgesinde.
 
KOBANÊ BİZİM MESELEMİZ
 
Şiddet bitmiyor, sanata şiddet devam. Grup yorum üyesi İbrahim Gökçek açlık grevinin 210. gününde. Ne istiyor İbrahim Gökçek? Konser yapmak istiyor ama yasak. Neden? Çünkü Grup Yorum muhalif bir grup. Konser yasaklarının kalkması lazım. Şiddet gelişiyor sevgili Kadir İnanır’a yönelik şiddet geliştiriyor. Neden? Çünkü sevgili Selahattin Demirtaş’ın kitabı tiyatroya uyarlandı. Buna tahammül edemeyen iki satır kompozisyon ödevi yazmaktan aciz iki satır cümle kuracak olsa, prontüre muhtaç olacak aciz zihniyet, önce Selahattin Demirtaş'a sonra Kadir İnanır’a saldırdı. Onun arkasına da Kobanê’yi sıkıştırdı. Oradan aklınca aba altından sopa gösteriyor. Kobanê meselesi tam da bizim meselemiz, aydınlatılması gereken bir mesele. Aydınlatılması gereken mesele, Kobanê sürecinde katledilen insanların hesabını biz soruyoruz. Ama sana kötü bir haberim var. Biliyor musun, Selahattin Demirtaş bir kitap daha yazdı.
 
KARA DELİK KARA ÇUKUR OLDU
 
Kara delik büyük kara deliği örteceğiz diye bu SGK yasasını çıkardılar. Kara delik, kara çukur oldu. Sosyal yardım ile yaşamak zorunda kalan aileler, toplam ailelerin üçte 1’i ve sosyal yardımların ortala sosyal yardımlar asgari ücretin yarısı. İşte sefalet tablosu, işte yoksulluk tablosu, işte hakların nasıl gasp edildiğinin tablosu. Ne için gasp ediyorlar, hakları çünkü yoksulluk ekonomisi lazım. Bir rant ekonomisi, bir yolsuzluk ekonomisi var, bundan beslenen bir saray, onun etrafında silah tüccarları batan müteahhitleri var. Bir yasa düzenlemesi geliyor Meclis’e, yüksek binaları kaldıracaklarmış. Huylandım tabi. Bu bunların yapacağı bir şey değil. Meğerse arada bir örtülü kayyım hikayesi var, yani belediyelerin imar planlarına ve imar hukukuna müdahale var. Araya başka bir şey daha sıkıştırmış; Ahlat sarayı Anayasa Mahkemesi iptal etti. Bunlar yine torbanın içinde. Biliyorsunuz bunlar torbacı, torbaya Ahlat sarayını koymuş.
 
KANAL İSTANBUL PROJESİ
 
Bir başka proje Kanal İstanbul Projesi.  Ekolojik yıkımın farkında değil, diplomasi bilmedikleri gibi ekolojiyi de bilmiyorlar. Bildikleri tek şey inşaat, dolayısıyla sanki bilgisayar oyunu oynuyorlar. Çizmişler orada bir kanal. Marmara ölür ölmez, Karadeniz ölür ölmez. Risk artar artmaz ama o kadar uyanıklar ki, Montrö anlaşmasını, bunu saklıyorlar. Hani bir Çanakkale köprüsü yapıyorlar ya, bir de Kanal Çanakkale gündemlerinde var. Neden çünkü biliyorlar ki Kanal İstanbul açılırsa, Montrö kadük kalır, bunu biliyorlar. Bu sadece bölgesel anlamda da sınırlı kalmayacak. Küresel iklim krizine zaten en büyük katkıyı yapan ülkelerden biri Türkiye’dir. Küresel iklim krizine çok büyük katkı yapacaktır. 
 
BUNLAR GİTTİ GİDİYOR
 
Halkın, toplumun kaynaklarının nasıl kullanıldığı önemli. Bütün bunlara son vermek elimizde bu düzene katlanmak zorunda değiliz. Bütün toplumsal muhalefete emekçilere kadınlara sesleniyorum; bu düzene son verebiliriz. Unutmayın zulüm ile abad olanın, sonu berbat olur. Bunlar gitti gidiyor. Tarihin onlara ayırdığı dönemin sonuna geldik. Bunu biz başardık, siz başardınız, HDP başardı. Şimdi yeni bir yaşamı, yeni bir cumhuriyeti inşa etme zamanı. Türkiye halklarını, işçileri, yoksulları, iradesi gasp edilenleri, Alevi’leri, kadınları bu istibdat rejiminden kurtulmaya çağırıyoruz. Hem ittihatçı anlayışından hem 90’ların karanlık yapılarından hem de saray rejiminden kurtulmak için herkesi ortak demokratik ittifaka bir kez daha çağırıyoruz. Gayesi demokrasi hedefi, barış olan bir ittifak bugün Türkiye halklarının ihtiyacıdır.
 
YENİ YAŞAM İÇİN ERKEN SEÇİM DİYORUZ
 
Toplumsal mutabakat için tüm kesimlerle, nasıl bir Türkiye, nasıl bir sistemi konuşma zamanıdır, geç kalmamalıyız. Eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa için buluşmalıyız. Anayasal bir hukuk devleti için yan yana gelmeliyiz. Sivil, sosyal ve siyasal hakların eşitlikçi bir düzende hayata geçmesi için çabalamalıyız. Siyasal, toplumsal ve iktisadi barışı var etmeliyiz, yerel demokrasi ile güçlendirilmiş parlamenter sistemi var etmeliyiz. Bu sebeple Demokratik Cumhuriyet diyoruz, HDP diyoruz ve yeni yaşam yeni iktidar için erken seçim diyoruz.”

Diğer başlıklar

13:14 Dündar: TOKİ Nusaybin’de evleri teslim etmiyor
13:10 Bekçilere kimlik sorma ve adli görev verilmesini içeren teklif Meclis’te
12:09 Askerden 26 yıl önce firar eden bir kişi gözaltına alındı
11:35 Evdeki işkencede burnu kırılan Resul Eken gözaltına alındı
11:34 DAİŞ hala küresel bir tehdit
11:03 ‘Adalet Yürüyüşü’ başlatan Çetinkaya’ya psikolojik işkence iddiası
09:52 Tarihe geçen bir direniş: Tariş
09:40 Sanayicilerden lokavt kararı
09:39 ‘Kürtler dil ve kültür için bir arada olmalı’
09:38 Mızraklı ve Yılmaz’ı tutuklatan itirafçı Ayverdi’ye beraat istendi
09:29 Mardin kayyımı hayali meclis kurup müftülüğe arsa tahsis etti
09:17 Türk: Saldırıları bertaraf etmek için güçlü bir birliğe ihtiyaç var
09:15 Emekli olduktan sonra ihraç edildi, şimdi banka hesabı açamıyor
09:15 Diyarbakır’da yoksulluğun fotoğrafı: Ekmek bulamayınca 8 gün makarna yedik
09:14 Bağlar Belediyesi 228 bin TL’ye alınacak malzemeyi 825 bin TL’ye ihale etti
09:13 Tarihi yemenicilik canlanıyor
09:12 Jülide Kural: Konuşmaya, tartışmaya, anlamaya ihtiyacımız var
09:09 Grup Yorum üyelerinin aileleri: Çocuklarımızın çığlıkları duyulsun
09:08 Kemal Kurkut’un sanığı: TEM Şubeden 2 polisin ismini verdim, işlem yapılmadı
09:07 Vanlılar: Muhatap Öcalan'dır, çözüm İmralı'da
09:06 Devrim Ayık'ın avukatı: Bu koşullarda hayati tehlikesi bulunuyor
09:04 Kongre sürecini değerlendiren Temelli: Hedefimiz iktidarı değiştirmek
09:00 22 OCAK 2020 GÜNDEMİ
08:44 Bozyıl’ın cenazesi 17 ay sonra defnedildi
21/01/2020
23:47 Havalimanlarında ‘Corona’ virüsü uyarısı
22:23 Trump’ın azil süreci duruşması başladı
22:08 Bilim ve Sanat Vakfı’na kayyım atandı
21:58 Putin yeni kabineyi kabul etti
21:08 Kars Belediyesi Kültür ve Sanat kafeyi hizmete açtı
21:06 Çavuşoğlu,Barzani ve Aliyev ile bir araya geldi
20:06 Gazeteci Hacı Yusuf Topaloğlu tahliye oldu
19:49 BM: Dünya üzerinde yarım milyar kişi istihdamdan yoksun
18:48 16 kişinin gözaltı süresi 3’üncü kez uzatıldı
18:06 Savcı, Şule Çet davasında istinaf dilekçesini geri çekti
17:57 Rus savaş uçakları İdlib’i bombaladı: 6'sı çocuk 26 ölü
17:44 Kocaeli’de çocuğa cinsel istismar
17:41 Baş: Meclis AKP’nin oyuncağı mıdır?
17:21 İnfaz düzenlemesinde bazı suçlar kapsam dışı bırakıldı
17:15 Meclis toplanamadı: Oturuma sadece TİP Genel Başkanı Baş katıldı
17:09 CHP Sözcüsü Altay’dan Erdoğan’a FETÖ yanıtı
16:59 Cinsel istismar suçlamasıyla yargılanan erkeğin davası ertelendi
16:48 Katledilen Safiye Karakoç’un davası ertelendi
16:45 İmamoğlu: Muhatabım bakanlar değil
16:42 ‘Ahlat’taki kaçak yapıya af getiriliyor’
16:26 Takip ettiği kadını gasp etti
16:07 TGS’den tutuklu kadın gazeteciler için kitap kampanyası
14:53 Diyarbakır Barosu yüzde 330’luk su zammını yargıya taşıdı
14:31 'Tecride karşı sürekli mücadele'
13:52 HDP'den Kanal İstanbul ÇED raporunun iptali için dava
13:19 Çocuklarının kafasına silah dayandığını görünce kalp krizi geçirip öldü
13:11 Sîtav Yayınevi'nden 14 yeni kitap
13:08 Mahkemenin kayyım kararı nasıl değiştirildi?
13:00 Öcalan’ın avukatlarından görüşme başvurusu
12:59 Akyüz'ün katiline müebet ve 10 yıl hapis cezası
12:56 İzmir’de 12 HDP’li gözaltına alındı
12:01 HDP önündeki çadır kıraathaneyi kapattırdı!
11:15 Taşdemir'den kadınlara: HDP’de buluşalım
10:49 ‘Ulusal birlik için tarihi rol ve misyon iyi oynanmalı’
10:30 Tutukluların el ve ayakları kırıldı iddiası: Bakanlık açıklama yapmıştır!
10:09 Amed Şehir Tiyatrosu imece başlattı
09:46 Dersim’deki kaçak avcılıkta ‘takipsizlik’ kararı
09:15 Mikail Aslan: Dilimize sahip çıkalım
09:15 Nurcan Bakır'ı anlattılar: Tüm baskılara rağmen yaşamı seven biriydi
09:08 Av. Yılmaz: ‘Evlilik’ adı altında tecavüzün üstü örtülemez
09:01 ‘TOV’ albümüne imza atan Rewşan: Aslolan bir gönüle değebilmek
09:01 Kürt Edebiyatçılar Derneği kuruldu
09:01 Parkomat uygulamasına tepki: Araçlarımızı çatıya mı çıkaralım?
09:01 Yazar Robar: Dili yaşatmak için kurumlar sahiplenmeli
09:01 Van'daki siyasi partiler: Krizin sebebi savaş politikaları
09:01 40 TL için kar kış demeden çalışıyor
09:01 Gazeteci Polat: Dayanışmayı örgütlemek lazım
09:00 21 OCAK 2020 GÜNDEMİ
08:34 Tuğrul Eryılmaz: Bu kadar oto sansür uygulamaktan utandığım bir dönem yaşamadım
20/01/2020
23:53 Antep’te kaza: 2 ölü, 3 yaralı
23:30 Annesini tutukladılar, bakıcı maaşını kestiler
23:22 SÜDEF:Süryanilere karşı saldırılar durdurulsun
22:14 Urfa’da 7 kişi gözaltına alındı
21:43 Irak’ta hükümete verilen süre doldu, yüzbinler tekrar alanlarda
21:34 AB’den Libya’ya asker gönderme açıklaması
20:45 Dersim'de kar yağışı: 184 köy yolu kapandı
20:03 Suruç Aileleri’nin adalet arayışı 54’ncü haftasında
19:43 Urfa'da eylem ve etkinlik yasağı
19:32 Kocaeli’de kadın cinayeti
19:16 Kuran kursunda cinsel istismar faillerine 139 yıl hapis cezası
18:36 HDP’ye silahla saldırdı, ‘çevreyi rahatsız etmek’ten tutuklandı
18:15 ABD’de ‘4. Kadınlar Yürüyüşü’ gerçekleşti
18:04 Türk Telekom’dan ‘siber saldırı’ açıklaması
17:42 Sultanbeyli Cemevi Başkanı: Yaşananlar tedirgin edici
17:28 Libya Konferansı dönüşü Erdoğan: Hafter’in metinlere imza atmaması manidar
16:03 Soframızda zehir var: Domates, biber ve salatalığın yüzde 15'i zehirli
15:17 Batman'da trafik kazası: 9 yaralı
15:03 Nurcan Bakır'ın ailesine başsağlığı ziyareti
14:46 Sanatçı, hukukçu ve hekimlerden Grup Yorum çağrısı
14:23 Gülistan Doku raporu: Önemli bazı deliller toplanmadı
14:11 MSD'den Suriye halklarına: Kurtuluş savaşına çağırıyoruz
14:11 HDP: Afrin işgalini bir kez daha kınıyoruz
14:01 'Gülistan Doku nerede?' diye sordular
13:47 TMMOB’dan Kanal İstanbul çağrısı: Tarihin en büyük davasına dönüştürelim
13:30 Grev kararı üzerine MESS zam teklifini yüzde 10'a yükseltti
12:56 3'üncü köprüden geçmeyen araçlar için 1 milyar 600 milyon TL ödenecek