Başaran: Tecrit bu ülkede savaş ve yoksulluğun ismi oldu

img
ANKARA - Kadın özgürlükçü ve ekolojik yaşam iddiasının iktidarı sarstığını belirten HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Tecrit bu ülkede savaşın, yoksulluğun ismi oldu. Bu yaklaşım iktidarı her gün biraz daha çıkmaza sürüklüyor” dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2020 yılının saldırı ve siyasi soykırım operasyonlarıyla geçtiğini belirten Başaran, “2021 yılı, başlangıcından itibaren bir taraftan bu saldırıların devam edeceği ama bir taraftan da mücadelenin yükseleceği, bu faşist tekçi sisteme karşı kazanımların büyütüleceği bir yıl olacak” dedi.
 
GÜNDEM TECRİT
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı cezaevlerinde başlatılan açlık grevi eylemine işaret eden Başaran, “Uzun yıllardır ülkenin gündeminde olan ama iktidarın ısrarla görmek istemediği ya da başka gündemlerle çözmek istediği tecrit, yine ülkenin en esaslı gündemlerinden biri. Türkiye cezaevlerinde 56 gündür yüzlerce politik tutsak tecride ve cezaevindeki insanlık dışı koşullara karşı süresiz-dönüşümlü açlık grevinde. Leyla Güven öncülüğünde başlatılan açlık grevleri yine aynı sebeplerle aynı sorunların ve aynı gündemlerin çözülmesi için başlatılmıştı. O dönem Adalet Bakanı, iktidarın sözcüleri çıkıp açıklamalar yapıp Sayın Öcalan üzerinde sürdürülen tecridin herhangi bir hukuki temeli olmadığını, görüşme için herhangi bir hukuki engelin olmadığını ısrarla ifade etmişlerdi. Yapılan görüşmelerden sonra maalesef tekrardan ülkenin gündemi tecrit oldu. Uzun yıllardır ısrarlı bir biçimde ifade etmemize rağmen iktidar bu problemi, bu hakikati görmezden gelerek siyaset üretmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
 
İktidarın en temel sorunları yok yasarak siyaset üretmeye devam ettiğini dile getiren Başaran, “Tecrit, Sayın Öcalan şahsında İmralı'dan başlayarak ülkenin tümünde bir yönetim biçimi haline geldi. Bugün tecridin yarattığı sonuçları halk ama öncelikli olarak kadınlar çok yakın ve sıcak bir biçimde hissediyor, yaşıyor. Tecrit bu ülkede savaşın ismi oldu. Tecrit bu ülkede yoksulluğun ismi oldu. Tecrit Türkiye’nin uluslararası alanda kendisini izole etmesinin ismi oldu. Tecrit bu ülkede işkencenin, tecrit bu ülkede Kürt sorununu yok saymanın ismi haline geldi. İktidar ısrarla bu hakikati görmeden ülkeyi yönetmeye çalışıyor. Bu ülkede adalet reformundan söz edilirken iktidarın, devletin kendisi AKP-MHP ittifakının kendisi insanlık suçunu işlemeye devam ediyor” dedi. Başaran, Türkiye’nin de imzacısı olduğu uluslararası sözleşmelere göre tecridin insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, “Bu insanlık suçunu işleyenler bugün ülkeyi yönetme, bu ülkede reformlar yapma iddiasını taşıyor. Ama biz bu yolun yol olmadığını, bu yaklaşımın çözüm getirmediğini, tecridin iktidarı da her gün biraz daha çıkmaza sürüklediğini bir kez daha ifade ediyoruz” diye belirtti. 
 
 KAMUOYUNA ÇAĞRI
 
Başaran’ın konuşmasının devamında öne çıkan noktalar şöyle: “İnsanlık dışı uygulamaya son verin. Bu işkence yönetimine son verin. Kürt sorununu saldırgan ve güvenlikçi politikalarla çözmekten son verin, tecridi kaldırın diye ses yükseltiyorlar. Politik tutsakların talepleri bizlerin talebidir. HDP’nin talebidir. Kürt halkının talebidir. Ama sadece Kürt halkının ve HDP'nin problemi olmamalıdır. Yansıması nasıl bütün ülkeye oluyorsa, bütün ülke buna karşı ses yükseltmeli, tüm demokratik kamuoyu tecridin kaldırılması için üzerine düşen görevleri yerine getirmelidir. Geç olmadan bu konuda bütün Türkiye kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyoruz.
 
 ERKEKLİK BAKANI
 
Bu ülkede bütün mekanizmalar erkekliği savunma mekanizmaları haline gelmiş durumda. İçişleri Bakanı, Türkiye'de son yıllarda ortaya çıkan kadın katliamlarını görmezden geldi. Sadece 2020 yılında 300'den fazla kadın katledildi. Bunların büyük bir çoğunluğu birinci derecede yakınları erkekler tarafından katledildi. Ama İçişleri Bakanı bir ‘erkeklik bakanı’ olarak, çıkıp her gün bu istatistikleri çarpıtarak, bu katliamları meşrulaştırarak çözüm bulmaya çalışıyor. Toplumu, kadınları sindirmeye çalışıyor. Yüzde 21 düşüş olduğunu söylüyor ama biz hakikatin bu olmadığını biliyoruz. Keşke ifade ettiği bir biçimde olsa ama değil. Keşke İçişleri Bakanı erkekliği savunmak yerine kadınları savunsa, koruma sağlasa.
 
ÖZSAVUNMA HAKTIR
 
Özsavunmalarını gerçekleştirdiklerinde ne olduğuna dair örneği geçen haftalarda yaşadık. Melek isminde bir kadın, bir erkeğin şiddetine uğradı, saatlerce işkenceye uğradı. Kendini korumak için özsavunmasını gerçekleştirdi ama bu ülkede kadınlar kendilerini savunduklarında onlara cezaevlerinin kapıları gösteriliyor. Melek özsavunmasını gerçekleştirdiği için, kendisini ve çocuklarını koruduğu için şu anda cezaevinde. Devletin yapması gerekeni yapmadığı için cezaevinde. Eğer gerçekten kadınlar bu ülkede korunabilse belki kendileri kendilerini korumak zorunda kalmayacak. Biz buradan bir kez daha sesleniyoruz. Özsavunma haktır, meşrudur. TCK’da bile meşru savunma diye bir madde vardır. Bunu yok sayarak kadınların kendilerini korumak için tutuklanmasını kabul etmiyoruz. Ve en önemli savunma gücümüzden örgütlülük olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.
 
LEYLA GÜVEN KARARI
 
Bu mekanizmalardan en önemlisi yargı. Cinsiyetçi ve militarist bir yargı ile karşı karşıyayız. Kadınları kendini korurken cezalandıran yargı, özgürlük mücadelesi yürüten kadınları da cezalandırmaya devam ediyor. Bunlardan biri bildiğiniz gibi DTK Eşbaşkanı Leyla Güven arkadaşımız. 2020 yılının sonunda ifadesi dahi alınmadan hukuksuz bir biçimde kadın özgürlük mücadelesi yürüttüğü için, bu topraklara barış gelmesi için mücadele yürüttüğü için 23 yıl cezaya çarptırıldı. Geçenlerde gerekçeli kararı açıklandı. Gerekçeli karardan kısa bir pasaj okumak isterim. Bu gerçekten Türkiye'deki yargının suçu değil, kadın mücadelesini yargıladığının belgesi olarak karşımızda duruyor. İfadeyi aynen okuyorum; ‘Söylemlerinin, insanlığın aynı kök atadan gelme tespiti inkarı içerikli, anlam ve içerik derinliğinden yoksun, sistematik şekilde anasoycu hitap tarzına dayalı olduğu, söylemlerin insanda saldırgan duygular oluşturacak biçimde anlamsız bir nefret yaratan içeriği olduğu…’tespit edilmiş.
 
İDEOLOJİK TESPİT
 
Biz daha önce de iddianamelerde 8 Mart'ın suç kabul edildiğini görmüştük. Daha önce de kadınların 'kadına yönelik şiddet politiktir' söyleminin yargılama konusu yapıldığını TJA operasyonunda görmüştük. Gülistan Doku'nun nerede olduğunun sorulmasının yargılama konusu yapıldığını görmüştük. Ama bu kadar aleni bir biçimde ideolojik bir tespitin yapıldığı bir dosya var karşımızda.  Leyla Güven suç işlediği için cezaevinde değil. Leyla Güven mücadele ettiği için bu tekçi militarist erkek egemen sisteme karşı mücadele ettiği için yargılandı. Benzer bir biçimde Şevin Alaca arkadaşımız Kars Belediye Eşbaşkanımızla ilgili 133 sayfalık bir iddianame hazırlanmış. Bu iddianamenin tümü eşbaşkanlık sistemi üzerine kurgulanmış. Ne eş aşkanlık sistemi ne bu erkek egemen sisteme ve ideolojiye karşı mücadele suç kabul edilemez.
 
 KADIN ÖZGÜRLÜKÇÜ SİSTEM
 
İktidar, yargısıyla, savcısıyla ve polisiyle kadınların mücadelesini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Biz bu zihniyeti aslında tarihte çokça gördük. Orta Çağ’da kadınlar engizisyon mahkemelerinde yargılandılar. Bugünkü 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde kadınlar cadı olarak yakılmıyor olabilir ama 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde kadınlar erkek egemen sisteme karşı mücadele ettikleri için yargılanıp 23 yıl ceza alıyorlar. Kadın özgürlükçü sistem nefret yaratıyor gibi bir algı yaratıyorlar. Eğer gerçekten kadın özgürlükçü sistem kurulabilse aslında bugün yaşadığımız hiçbir problemi yaşamayacağız. İktidarın yarattığı suni algılara rağmen hakikati çarpıtma çabalarına rağmen bunu örneğini Rojava'da model olarak gördük. HDP belediyelerinde eşbaşkanlık sistemiyle bir model olarak hep beraber gördük.
 
ROJAVA ÖRNEĞİ
 
Rojava modelinden sadece birkaçına baktığınız zaman aslında bu sistemin alternatifi olduğu için hedef alındığını, iktidarın kendi sistemini sarstığı için yargılama konusu olduğunu görebiliriz. Bakın Rojava'da kadınların öncülüğünde özgür ekolojik demokratik bir toplum inşası söz konusu. Burada kadınlara Türkiye'deki gibi kadın üniversiteleri adı altında toplumdan izole bir eğitim sistemi öngörülmüyor. Orada Kadın Akademileri ile kadınların, jineolojide, kadın tarihine birçok alanda kendini geliştirebilmesi için bir sistem var. Yine kadın evleri inşa edildi Rojava'da. Bu merkezlerin temel amacı, kadınlara yönelik her türlü şiddeti sonlandırmak. Rojava'daki kadın öncülüğünde, bugün iktidarın yargılama konusu yaptığı sistem böyle bir sistem. Rojava'da, daha geçen günlerde Kobanê'de, Hüda El Ali ve çocuğunu işkenceyle katleden Hasan Abdi Abbas yargılandığı halk platformunda müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Peki Türkiye'de ne oluyor? ‘3 yıl sonra çıkarım’ gibi söylemlerde bulunuluyor. İşte iktidarın hedef aldığı esasında kadın özgürlükçü sistem bu. Kadın özgürlükçü sistem kendi iktidarlarını sarsıyor. Çünkü kendileri, bu sistem toplum içinde örgütlenirse, kendi alternatifleri olarak kurumsallaşırsa iktidarlarını yürütmeyecekler. Nefret söylemi ile ayakta duramayacaklar.
 
MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ
 
En büyük nefret söylemi her gün kadınları hedef gösteren, kadınları tehdit eden iktidarın kendisi gerçekleştiriyor. Açtığınız bütün TV'lerde kadınlar hedef gösteriliyor. Şu anda da özellikle Kürdistan'da bunun altyapısı oluşturulmaya çalışıyor. Evlilik Kursları adı altında kadınlara makul ve makbul kadın olma öğretiliyor. Ama biz bunun karşısında mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Eşbaşkanlık çizgisini de savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Erkek egemenliğine karşı kadın özgürlük mücadelesini yürütmekten de vazgeçmeyeceğiz. Sizin yürüttüğünüz tecrit politikalarına karşı özgürlüğünü savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz. Çünkü hakikat olan bu. 5 bin yıldır erkek egemenliğinin ortaya çıkardığı çarpıtma mutlaka son bulacak. Örneğin şu anda Rojava'daki modelin tüm saldırılarınıza rağmen dünyanın tümünde yerleşeceğine inanıyoruz.
 
Biz 2021 yılına girerken Kadın Meclisimizde seri toplantılar gerçekleştirdik. Bütün bu saldırı politikalarına ve yok etme siyasetine karşı alternatif yaşamımızı, geleceğimizi korumak için yeni bir planlama çıkarttık. Biz biliyoruz ki bugün yargının oluşturduğu adaletsiz ortamdan en fazla etkilenen kadınlardır. Tecritten en fazla etkilenen kadınlar, pandeminin oluşturduğu ekonomik krizden en fazla etkilenen kadınlar. Bunun karşısında neler yapabileceğimizi yoğunluklu olarak tartıştık. Önümüzdeki günlerde daha geniş bir planlamayla alanlarda sokaklarda kadın özgürlük mücadelesini yükseltmeye devam edeceğiz. Kadın özgürlük mücadelesini yükseltmeye devam edeceğiz. Buradan her defasında çağrıda bulunuyoruz. Bu mücadele hepimizin mücadelesi. Kazanımlar bütün kadınların kazanımları. Türkiye'deki feminist kadınların, sosyalist kadınların, Kürt kadın hareketinin ve bu kazanımlarımız korumak geleceğimiz inşa etmek için bir arada olmaktan başka şansımız yok. Bu savaş ve erkeklik siyasetine karşı kadın özgürlükçü, ekolojik bir yaşamı hep beraber inşa edebiliriz.”
 

Diğer başlıklar

14:40 MEBYA-DER yöneticilerinin gözaltı süresi ikinci kez uzatıldı
14:24 Kadıköy’de gözaltına alınanlara tutuklama talebi
14:07 İHD'den DTK Eşbaşkanı Güven'e ziyaret
13:34 Kanser hastaları 3 aydır açılmayan yollar nedeniyle tedavi olamıyor
13:16 13 yaşında öldürülen Fatma’nın failleri 5 yıldır bulunmadı
12:04 Diyarbakır 8 Mart mitingine hazır
11:35 Tarsus Cezaevi’nde açlık grevi şiirine el konuldu
11:10 Sokak ortasında erkek şiddeti
11:09 TTB: Birçok kentte vaka sayısı yüzde 100 arttı
10:55 Savaştan kaçtı yoksullukla karşı karşıya kaldı
10:05 Esnaf kadınlardan çağrı: Çalışma yaşamında yer alın
09:37 Papa Federe Kürdistan Bölgesi’ne geçti
09:13 Açlık grevi eylemini 21’inci grup devraldı
09:12 Bir komutanın hayat hikayesi: General İhsan Nuri Paşa
09:11 Yıllarca şantaj edilen kadın: Savcı hemcinsini koruyor
09:11 Vanlı kadınlar 8 Mart'a hazır: Sesimiz gökyüzüne ulaşacak
09:10 ‘LGBTİ+ kimliklerimizle Taksim’de olacağız’
09:09 Danıştay’a 'infaz yönetmeliği iptal' başvurusu
09:08 Karadeniz çiftçisi üretimi bırakıyor
09:07 Tutukluların hastane sevki 'açlık grevini bırak' şartına bağlandı
09:06 ‘Yargı eril dil kullanımına devam ediyor’
09:00 07 MART 2021 GÜNDEMİ
06/03/2021
23:51 Kılıçdaroğlu: İktidar Kürtleri cezalandırmak istiyor
23:21 Denizli'de bir kadın katledildi
20:53 Gazi Katliamı’nın üzerinden 26 yıl geçti: Katliamlar devam ediyor
20:38 Feyleq El Şam’ın kaçırdığı Mistefa işkenceyle katledildi
19:59 Kayyımın atadığı müdür bu kez ‘zimmet’ suçlamasıyla görevden alındı
19:46 Koronavirüs vaka sayısında 11 bin 770 artış
18:34 Kadınlar Kadıköy’den seslendi: İsyanımızı büyütüyoruz
18:06 Düşen helikopterin enkazı kaldırıldı
17:13 Koronavirüs risk haritası güncellendi
16:31 HDP: Koçgiri kıyımı yüz yıldır süren kanlı sürecin başlangıcı
16:29 MEBYA-DER eşbaşkanları 8 gündür gözaltında
16:24 İstanbul'da büyük kadın buluşması başladı: Kalplerimiz özgürlük için atıyor
16:13 Papa'dan Ortadoğu için 'barış ve birlik' mesajı
15:51 8 Mart’a doğru: 21’inci yüzyılda mücadele büyüyor
15:45 ANYAKAY-DER: Hak arayanlar devlet eliyle kriminalize ediliyor
15:33 Van'da 100'üncü gün açıklaması: Tecrit kaldırılsın
15:21 İHD’den kadın hasta tutuklular için çağrı
14:58 'Annelerin elinde silah mı vardı?'
14:57 Perihan Pulat karanfillerle anıldı
14:44 Leyla Güven: Özgürlüğümüze koşuyoruz
14:42 'Susmayacağım' diyen astsubaydan düşen helikoptere dair önemli açıklamalar
13:44 Kadın hasta tutukluların durumu ağırlaşıyor
12:58 Papa Francis ile Ayetullah El Sistani görüştü
12:54 MEB’den Kürtçe öğretmenlik için 3 kontenjan
12:40 Cumartesi Anneleri kaybedilen kadınların akıbetini sordu
12:07 Kayıp yakınları Bedriye Gümüş’ün faillerini sordu
12:03 MED TUHAD-FED: Tecride son verilsin, tutukluların talepleri yerine getirilsin
11:12 Ayla Akat Ata’dan 8 Mart mesajı: Sesimiz kadınların sesine karışacak
11:04 Dede: Tutukluların talepleri kabul edilinceye kadar mücadele edeceğiz
11:02 Diyarbakır esnafı: ‘Normalleşme’ bir yıllık enkazı kaldıramaz
10:19 İşlerine dönmek için nöbetteler
10:15 Van’da 8 Mart mitingine izin çıktı
10:14 28 yılda 38 helikopter düştü-düşürüldü
09:36 Valilik önünde eylem yapan Sarısaç: Geri adım atmayız
09:20 48 kadın gazeteci 8 Mart’ı cezaevinde karşılıyor
09:19 Kadın semt pazarına ‘erkek’ baskısı
09:18 Dr. Şin uyardı: Rehavet vaka sayısını artırır
09:16 50 kez gözaltına alındı, 3 kez cezaevine konuldu
09:16 ‘Yoksulluk yok diyen bizi görsün’
09:15 ‘Kadın mücadelesi engellenemez’
09:14 İşçi sendikalarında 2 milyona yakın üyenin yüzde 6’sı kadın
09:14 Tarımsal faaliyet 20 yıldır yokuş aşağı gidiyor
09:13 Batman 8 Mart'a hazır
09:12 Online eğitimle 4 bin kişiye Kürtçe öğrettiler
09:12 Açlık grevi 100’üncü gününde
09:11 Tekstil işçisi kadınlar: Süslü laf değil hakkımızı istiyoruz
09:10 Migros işçileri 8 Mart'ı direnerek karşılayacak
09:10 'Birlikte mücadeleyle zafere ulaşabiliriz'
09:09 Direnişin değiştirdiği yaşamlar
09:08 Feride annenin hikayesi
09:00 06 MART 2021 GÜNDEMİ
05/03/2021
23:42 MEBYA-DER gözaltılarında tutuklananların sayısı 7’ye yükseldi
23:36 Mogadişu’da bombalı saldırı: 20 ölü, 30 yaralı
23:26 Beyaz Saray: Biden, Erdoğan ile bir noktada telefon görüşmesi yapabilir
21:42 Cerablus’ta patlama
21:01 HDP’li Bülbül: En büyük maden insanın doğa ile ilişkisidir
20:56 Mardin’de kayyıma ilişkin yeni soruşturmada gözaltı kararı
20:48 HDP Gençlik Meclisi üyesi serbest bırakıldı
20:46 Kovid-19’dan toplam vefat 28 bin 901’e yükseldi
20:31 KCDP: Kadın cinayetlerini şüpheli bırakmayacağız
20:25 Boğaziçi öğrencisi Demirci tahliye edildi
20:21 Alamos Gold’un Kazdağları’ndaki izni iptal edildi
20:06 Papa: Êzidîlere yönelik saldırıları kınıyorum
19:17 Toplu yürüyen polislerden tek yürüyen vekile sosyal mesafe uyarısı
19:01 MSB'den düşen helikoptere ilişkin açıklama
18:57 Katledilen Melek Aslan’ın ilk duruşması görüldü
18:40 Ankara'da ekmeğe yapılan zam iptal edildi
18:30 TMMOB: Ormanları yapılaşmaya açan düzenlemeler iptal edilsin
18:03 Direnişteki 22 Migros depo işçisi gözaltına alındı
17:52 TTB: Toplumsal sağlık için demokrasi ve adalet istiyoruz
17:39 Katalan vekil Rapçi Pablo Hasél'ı cezaevinde ziyaret etti
17:25 ‘Aydın GGM’deki iddialar tarafsız şekilde soruşturulsun’
17:17 Hatay'da karakol komutanı uyuşturucudan tutuklandı
17:01 Raperîn’in 30’uncu yıldönümü
16:38 Sahte gizli tanıkları dinlemekten vazgeçen mahkeme tahliye vermedi
16:37 Failin aklanması için ‘soy bağı reddi’ davası açıldı
16:16 Kadınlar 8 Mart’a hazırlanıyor: Hiçbir güç kadın direnişini kıramaz
15:55 HDP Genç Kadın Meclisi üyesi Can gözaltına alındı