Dolardaki artışın görünmeyen yüzü: Gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlik

img

ANKARA - Döviz kurlarında yaşanan artışın söylenmeyen yönünün “gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlik” olduğunu belirten Ekonomi-Politikçi Mustafa Durmuş, “Sistemin kendisi ya da sistemin krizi tartışılmıyor. Bu krizin asıl sebebi kapitalizmin kendisidir” dedi.

 
Türkiye ekonomisinde belli aralıklarla gündeme gelen döviz kuru artışı, bir kez daha yaşanarak, tarihi bir seviyeye yükseldi. Sadece bir haftada TL karşısında yaklaşık yüzde 7 değer kazanan ABD doları, böylece 7,30'u aşarak rekor kırdı. Euro, sterlin, yen gibi para birimlerinin dolar karşısında değer kazandığı bir dönemde TL’nin değer kaybetmesi, ülke ekonomisinin gidişatını gözler önüne seriyor.
 
Ekonomi-Politikçi Mustafa Durmuş, başta döviz kurlarında yaşanan şok halinin sebepleri olmak üzere ekonomide yaşananları değerlendirdi. Doların TL karşında değer kazanmasının engellenmesi için siyasal iktidarın elinde pek fazla yolun kalmadığını, durumun giderek yönetilemez bir noktaya geldiğini söyleyen Durmuş, dolar ile euro yönünün bundan sonraki süreçte yukarıya doğru olacağının altını çizdi.
 
DÖVİZ KURU NEDEN YÜKSELİYOR?
 
Dolar kuruna yapılan müdahalelerle belli bir süre 6.85 civarlarında tutulduğunu belirten Durmuş, artık bu sürdürülemez hale gelince son bir hafta içinde doların TL karşısındaki kazancının yüzde 7’lere yaklaştığını kaydetti. Durmuş, dolardaki artışın nedenlerine ilişkin olarak şunları kaydetti: “Bunlardan bir tanesi Merkez Bankası’nın bir süredir karşılıksız para basmasıdır. MB piyasadaki menkul kıymetleri satın alma karşılığında bol miktarda para basınca, bunun karşılığında döviz rezervleri de eriyince haliyle TL’nin döviz karşısındaki değeri kaçınılmaz olarak düştü. İkincisi, MB’nin kamu bankaları aracılığıyla zor durumdaki inşaat şirketleri ve enerji firmalarını barındıran sermaye gruplarına ucuz döviz vermesi oldu. Dolayısıyla devlet eliyle tıpkı ucuz faiz gibi ucuz döviz üzerinden bir rant aktarımı sağlandı. Bunun kaçınılmaz sonucu MB’nin rezervlerinin erimesi oldu ve sadece dört ayda rezervler 40 milyar dolar eridi. Son bir yılda MB’nin piyasaya verdiği dövizin tutarı ise 100 milyar doları aştı. Bu durum da rezervlerin erimesiyle sonuçlanınca; hem TL’ye hem ekonomiye hem de MB’ye karşı güven yitimi oluştu. Bir diğer yandan da vadesi gelen kısa vadeli dış borçlar var. Yine bu kredilerin sigortalama maliyeti demek olan CDS’ler yüzde 600’lara kadar yükseldi. Bu yaşananların hepsini üst üste koyduğumuzda; TL’nin değer kaybetmesi kaçınılmaz hale geldi.”
 
DOLARI ‘ADALETSİZLİK’ YÜKSELTİYOR
 
Durmuş, döviz kurunun yükselmesinde bir diğer önemli payın ise iktisatçılar tarafından dile getirilmeyen gelir ve servet dağılımındaki adaletsizlik olduğunu söyledi. Türkiye’deki gelir ve servet dağılımındaki adaletsizliğin doların artmasında önemli bir etkisinin olduğuna dikkat çeken Durmuş, “Türkiye’deki en zengin yüzde 1’lik nüfus toplam servetin yüzde 54’ünü elde ediyor. En zengin yüzde 10’luk kesim de 78’inin elde ediyor. Bu servetin önemli bir kısmı parasal servet dediğimiz servetten oluşuyor. Bu servet ağırlıklı banka mevduatlarından, hazine bonoları gibi değerli kâğıtlarından, bir de borsa hisselerinden oluşuyor. Zenginler varlıklarını buralarda değerlendiriyorlar.  Ancak mevduatların yarısından fazlasının döviz cinsinden olması, ülke zenginlerinin hem gelecek hem de TL ile ilgili kaygılarından oluşuyor. Reel yani enflasyondan arındırılmış TL mevduat faizi negatif olunca başta dolar olmak üzere dövize ya da altına yöneliyorlar. Kur-eşitsizlik ilişkisi de burada ortaya çıkıyor. Azınlıktaki birilerinin çok ciddi parasal servetlerinin olması ve bu servetin de önemli bir kısmının döviz cinsinden tutulması dövizde spekülatif hareketlerin de önünü açıyor. Bu da kuru fırlatıyor. Kur yukarı çıktığı zaman da bunların serveti dolar ya da euro cinsinden daha da artmaya başlıyor.  Dolayısıyla bir ülkede servet bölüşümü ne kadar adaletsiz ise, bu durumun spekülatif bir şekilde döviz piyasalarında kullanılması da o kadar fazla oluyor” tespitinde bulundu.
 
DOLARA OLAN TALEP KISILIYOR
 
Hükümetin dolara olan talebi azaltmaya çalıştığını söyleyen Durmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: "Türkiye’nin başka bir ülkenin ulusal parası olan doları basma şansı yok, turizm gelirleri tarihsel olarak dipte, Merkez Bankası rezervleri de, izlenen yanlış fonlama ve rant aktarma politikaları yüzünden Swaplar düşüldüğünden ciddi olarak ekside ve yeni yabancı sermaye girişinin olmaması, buna karşılık sermaye çıkışlarının devam etmesi yüzünden olduğundan doların arzı artamaz. Ekonomi yönetimi açısından geriye çaresizce dolara olan talebi kısarak kurun yükselişini durdurmak yolu kalıyor. Yani arz çoğaltılamadığından talep kısılmak zorunda kalınıyor. Talebi kısmak için akıllara gelen şey ise TL’nin getirisini arttırmak. O zaman da TL faizlerini arttırması gerekecek. Ama bir süredir hem inşaat, hem konut sektörünü desteklemek için faiz oranları düşürülüyor.  Faiz oranlarını tekrar yükseltmeleri lazım. Ama MB şimdi kalkıp karar alsa ve örnek olarak faiz oranlarını ‘300 puan baz arttırdık’ derse, bu sefer şu ana kadarki tartışılan ‘Faiz mi enflasyonun sebebi, enflasyon mu faizin sebebi?’ tarzındaki tartışmalardan dolayı bir itibar kaybına uğrayacak. Bunu yapmak istemiyorlar. Geriye piyasadaki TL’nin miktarını kısmak kalıyor. Bu da MB’nin yaptığı bir tür açık piyasa işlemi olan, piyasa yapıcı bankalara tanınan likidite imkânlarının yarıya düşürülmesi şeklinde oldu.  Böylece para arzı kısılacak, kredi fonlama maliyetleri artacak, TL göreli olarak kıt para olma haline gelmeye başlayacak ve böylece diğer paralar karşısında göreli değeri artmış olacak. Arka plandaki hesap buydu.
 
MB’NİN KARARI SONUÇ VERMEZ
 
MB’nin piyasa yapıcı bankalara tanınan likidite imkânlarının yarıya düşürülmesi kararının beklenen sonuç vermeyeceğini kaydeden Durmuş, şunları vurguladı: “Çünkü piyasalar bunu bir gerçek faiz artırımı olarak algılamaz. Bu da mümkün değil. Eğer ki hükümet bu faiz artırımını doğrudan yapmış olsaydı; bu etki muhtemelen geçici de olsa yaratabilecekti. Fakat piyasalar bunu böyle algılamadı. Çünkü bu iş gerçek hayatta, ekonomi derslerindeki, grafiklerde anlatıldığı gibi olmaz.  Ekonomi ve siyasete güvenin giderek düştüğü, politik ve jeopolitik risklerin arttığı, Salgının kontrol altına alınamadığı, derin bir ekonomik krizin yaşandığı bir anda böyle operasyonlarla para arzını daraltmak faiz oranlarının artışıyla sonuçlanmaz. Bunu da en iyi piyasaya hâkim olan aktörler bilirler ve bu durumu satın alırlar. Bu bağlamda bu operasyon artışını durdurmaya yetmez. Nitekim bugün gün itibariyle geçici olarak 7.15’e kadar düşen dolar tekrar 7.30 seviyesine yükseldi. Kısaca iktidar bu hamlesiyle bundan sonraki açıktan faiz oranlarındaki artışlarının önünü açtı.”  
 
IMF KAPISI GÖRÜNÜYOR
 
İktidarın yaşanan bu finansal krizi önleyebilmek için büyük miktarda dövize ihtiyaç duyduğunu, MB operasyonları ya da döviz Swaplarıyla bunun artık sürdürülemez olduğunu dile getiren Durmuş, geriye kalan yolun (istese de istemese de) IMF olduğunu söyledi. Durmuş, “Her ne kadar en tepede yapılan ‘Biz IMF’ye borç verdik’ söylemleri olsa da gidişat bu kapının yeniden çalınacağı yönünde” dedi.
 
MUHALEFETE ELEŞTİRİ 
 
Durmuş, ayrıca ekonomik kriz sürecinde çıkış yolu olarak gösterilen sebeplerin, krizin sebebini tam olarak karşılamadığını söyledi. Durmuş, devamla şunları söyledi: “Bu konuda muhalefetin değerlendirmelerini de eksik buluyorum. ‘Bu işin sorumlusu damat bakandır’, ‘Bakanın yanlışlarıdır’, “MB’nin kararlarıdır’ şeklindeki muhalefet tarzının yeterli olmadığını düşünüyorum. Elbette gelişmelerden ilk derecede sorumlu olanlar karar alıcılardır ama bu krizin asıl sebebi kapitalizmin kendidir. Özellikle de emperyalist kapitalist sisteme göbekten bağımlı Türkiye kapitalizmin derin çatışmaları, çelişkileridir.  Bu durumda sadece yöneticileri değiştiririz ya da yeni bir seçim sonucunda daha iyi bakanlar, daha iyi yöneticiler gelirse biz bu işi çözeriz biçimindeki sözler; gerçek çözüme işaret etmez. Muhalefet maalesef, sistemin kendini ya da sistemin krizini tartışmıyor, sadece görünürdeki aktörleri sorumlu tutuyor.
 
SİSTEMİK ÇÖZÜMLER
 
Krizin arkasında asıl olarak sistemik sorunlar yatıyor. Bu sistemik sorunlar ancak sistemik çözümlerle ortadan kaldırabilir.  Bu anlamda radikal çözümler, radikal reformlar gerekiyor bu ülkeye. Muhalefetin de, oyalanmaktan, eskimiş senaryolara sarılmaktan, kurtarıcılar aramaktan ziyade, gücünü bu ülkenin mazlum halklarından, toplumundan ve emeğin ideolojisinden alan radikal çözümlere yönelmesi gerekiyor. İhtiyacımız olan rol çalan, uluslararası sermaye ile iyi ilişkiler içinde olan eski siyasal figürler ya da parlak bürokratlar değildir. Nitekim hatırlayalım 2001 krizinden ekonomiyi Kemal Derviş’in programı çıkartmış, sonrasında da bugün ülkeyi yönetenler tek başına iktidar olmuştu. Artık bir daha krize girmeyecek denen ekonomi, 18 yılda çok daha derin bir krizle karşı karşıya kaldı. Bu yüzden bugüne gelişte, iktidarların, sorumlu yöneticilerin bu sorumluluklarını unutmadan, yeni bir paradigma ile emekten, doğadan, toplumsal cinsiyet eşitliğinden ve farklı kimliklerin eşitliğinden yana, yeni radikal çözümlerle halkın karşısına çıkmaları gerekiyor. Sorunu bazı kişilerin ya da yöneticilerin değiştirilmesiyle sınırlandırmak, bilerek ya da bilmeden gerçek çözümü halktan gizlemek anlamına gelir.”
 
MA / Selman Güzelyüz

Diğer başlıklar

22:50 Radyoya Dengê Gel yayın hayatını sonlandırdı
21:39 Ekoloji Derneği toprak buluşturulmak üzere 30 bin palamut dağıttı
21:26 'Kovid Yasası siyasi tutsakları kapsayacak şekilde düzenlemeli'
20:58 Tarsus'ta 'Demokratik toplumla yeniden doğuş' şöleni
20:37 Sosyalist Enternasyonal'den Kürtlere özyönetimin tanınması çağrısı
19:22 Bayındır: Devlete adım attıran Kürtlerin mücadelesiydi
19:03 'Çocuklarımız okula aç giderken huzur içinde yaşayamayacaksınız'
18:40 Goma Hûsika da maden ocağına karşı palamut ekildi
18:26 'Herkesin kendisi olarak var olduğu bir düzenlemeye ihtiyaç var'
17:45 Êlih'te 5 HPG'li için kurulan taziyelere kitlesel ziyaret
17:42 'Suriye'de Alevilere yeni bir Kerbela yaşatılıyor'
17:01 'Kadın ve annelerin mücadelesiyle zorla kaybedilmelerle hesaplaşıldı'
16:59 Ekin Kültür ve Sanat Komünü’nden asimilasyon politikalarına karşı konser
16:45 Sağlıkçılardan 'il dışı görevlendirme' protestosu
16:30 Gimgim'da 'Ava Spî'yi kurutacak proje protesto edildi
16:00 Zeynep Ersönmez'in taziyesine kitlesel ziyaret
15:59 Gimgim'da 30 bin meşe palamudu ekildi
15:53 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
15:45 ZIWAN-KURD’un açılışı gerçekleştirildi
15:18 Mêrdîn’de Şîyar Be Uyuşturucu ile Mücadele Platformu kuruluşunu ilan etti
15:12 Peru, Şili sınırında OHAL ilan etti
14:11 Mersin'de barış paneli: Artık konuşma değil adım atma zamanı
13:55 PKK’nin 'terör listesi'nden çıkarılması için AB’ye soru önergesi
13:51 Barajda yaşamını yitirenlerin isimleri belli oldu
13:21 Yemen’de kadınlar sanal şiddeti tartıştı
13:07 Süheyla Baytekîn için kurulan taziyeye ziyaret
12:36 Sri Lanka’dan kasırga sonrası yardım çağrısı
12:21 Cizîr belediye eşbaşkanlarının tehdit edilmesine tepki: Sorumlular hesap vermeli
12:06 Faik Özgür Erol: Demokratik entegrasyon karşılıklı tanınmaya dayalı birlikteliktir
11:45 Colemêrg-Wan yolunda otomobil baraja düştü: 3 kişi kayıp
11:34 Rotinda’nın ‘Çîroka Zarokên Roj û Agir I’ kitabı çıktı
10:59 Afganistan’da mezhepsel baskı derinleşiyor
10:53 Eskişehir’de şüpheli kadın ölümü
10:20 Yolcu otobüsü devrildi: 2 ölü, 21 yaralı
10:09 ‘Ekonomik krizden çıkış yolu barıştır’
10:04 Venezuela’dan Trump’a: Sömürgeci bir saldırı
09:41 Tahliye olan hasta tutsak Muhlise Karagüzel: Bu barışı sağlayacağız
09:26 Jin derginin 144’üncü sayısı yayında
09:05 ‘Şirnex’te hukuksuzluğa imza atan mülkü amirler yasalara uysun’
09:02 'Umut hakkı için Anayasa’nın 90’ıncı maddesi yeterlidir'
09:00 30 KASIM 2025 GÜNDEMİ
08:55 Gine Bissau'da darbe sonrası yeni hükümet kuruldu
29/11/2025
23:44 Sağlık Bakanı Memişoğlu sezaryen doğumu hedef aldı
22:44 Bayındır: Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ekseninde harekete geçin
21:21 Erdoğan'dan 'süreç' açıklaması: Sabotajların üstesinden geliyoruz
21:05 Adana'da 27 Kasım kutlaması
20:57 SYRİZA ve Avrupa Solu'ndan DEM Parti'ye 'süreç' ziyareti
20:23 Ege İnsan Hakları Okulu: Demokratik toplum sosyalizmi özgürlük çağının hamlesi
20:17 Kaya ailesinin öldürülmesinde tutuklu sayısı 3'e yükseldi
18:51 Ahmet Özer, DEM Parti Eş Genel Başkanlarıyla görüştü
18:48 Dêrazor'da komün konferansı düzenlendi
18:27 Özgür Özel yeniden CHP Genel Başkanı seçildi
18:24 Şam’da bakanlık binasına giren Süveydalı gençten haber alınamıyor
18:20 Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu'ndan sürece destek çağrısı
17:58 Erdoğan ile Kurtulmuş bir araya geldi
17:51 Hesekê'de binlerce kişi Abdullah Öcalan için yürüdü
17:47 'İsrail ile ticareti sürdürenler Filistin'in yanında değildir'
17:41 'Suriye'de Aleviler için insani yardım koridoru açılsın'
17:27 Sancaktepe mitingine çağrı: Onurlu bir yaşam için ses yükseltelim
16:50 Kadınlardan ‘Yükselen sesler, ortaklaşan mücadeleler’ paneli
16:42 Hewler’de eylemcilere ateş açıldı: 3 ölü iddiası
16:25 Kayyımın AKP’li aday için dağıttığı kolilerin görüntüsünü paylaştı
16:25 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
15:40 PKK’li Yürür ve Taş anıldı
15:20 Çocuk işçi ölümleri için sorumluluk çağrısı
15:16 KESK'ten Ege'de genel grev çağrısı
14:58 Hasta tutsaklar Delal Tekdemir ve Salih Gün için tahliye talebi
14:22 Ege İnsan Hakları Okulu: Kapitalizm yerine komünalite
14:10 İmralı'ya üye göndermeyen CHP’den istifa etti
14:03 Kayıp yakınları: Sürecin temel parçası adalet ve yüzleşmedir
13:58 Emekçiler Wan’dan seslendi: Savaşa değil barışa bütçe
13:23 Cumartesi Anneleri Mahmut Doğan için adalet istedi
13:11 Suriye'deki Alevilere dönük katliam protesto edildi
12:38 Emniyet Amiri'nden Cizîr Belediye eşbaşkanlarına tehdit ve darp
12:18 Halk şölenine katılan yurttaşlar: Onurlu barış için mücadele edelim
12:11 CHP Genel Başkanı Özel'den kurultayda 'süreç' açıklaması
11:27 Tayip Temel: İlham Ehmed’in de konferansa katılmasını bekliyoruz
11:05 Tutsak Filiz Işık’ın tahliyesi 6 ay ertelendi
11:02 Mesûd Barzanî’den Abdullah Öcalan'a teşekkür: Süreci desteklemeye hazırız
10:08 Besê Hozat: İktidar süreç konusunda halen kararsızdır
09:46 Ankara'da gençlerden kuruluş kutlaması
09:43 Sağkan: Barışın inşası için hukukun üstünlüğü tesis edilmeli
09:39 İstanbul 'ekmek' mitingine hazırlanıyor
09:03 Eski polis okulu yerine bina yapılmak isteniyor
09:02 Halep'te yeniden DAİŞ tehdidi!
09:00 Bir poster nedeniyle 10 yıldır yargılanıyor
09:00 29 KASIM 2025 GÜNDEMİ
28/11/2025
22:02 Okmeydanı Demokrasi Platformu'ndan direnişteki sağlık emekçilerine destek
21:27 ‘Enflasyona göre yapılacak ücret artışları halkı daha da yoksullaştıracak’
20:58 Kadın+ Edebiyatçılar Grubu'ndan yayın sektörüne 'şiddete karşı adım at' çağrısı
20:50 Şam'da Alevi yurttaşa suikast
20:32 Bayındır: İktidara adım attıracak gücümüz var
19:54 Maden ve kum ocağına karşı nöbete geçtiler
19:50 Rusya’da WhatsApp’a kademeli kısıtlama
19:44 Ege İnsan Hakları Okulu: Barışın inşası toplumsal müzakeredir
19:15 Amedspor’dan önemli galibiyet
19:11 Papa 14. Leo İstanbul'da
19:02 Suriye’deki Alevi katliamı protesto edildi
18:57 Bermal Nergis ve Muhlise Karagüzel tahliye edildi
18:51 Dilan Karaman için inceleme komisyonu kuruldu
18:28 Peyas Belediyesi’nden ‘heykel’ açıklaması
18:24 KESK'ten işçilerin direnişine destek
18:16 Amedspor’dan Elçi kareografisi
17:48 Abdullah Öcalan'ın çağrısı Almanya mahkemesinde okundu
16:44 'İslam'da Barış ve Demokratik Toplum' paneli: İnsanlığın ortak hakikati barıştır
16:04 Eski Belediye Eşbaşkanının tahliyesi üçüncü kez engellendi
15:48 'Hasta tutsakları serbest bırakın, ihlalleri sonlandırın'
14:49 Roboskî için Adalet Girişimi: Hakikat ve Adalet Yasası çıkarılmalı
14:44 Dilan Karaman zılgıtlarla defnedildi
14:23 Tahir Elçi mezarı başında anıldı
14:00 Elçi anıldı: Geçmişle yüzleşin, cinayeti aydınlatın
13:48 Ege İnsan Hakları Okulu başladı
12:51 'Özgür Halk' yeni yıla dijital yayınla başlayacak
12:48 CHP 39'uncu Kurultayı başladı
11:38 Kerboran'da doğa için palamutlar toplandı
11:37 Qoser'deki cinayetlerde tutuklanma sayısı 2'ye çıktı
11:36 6 tutsağın tahliyesi ertelendi
10:23 Tahir Elçi katledildiği yerde anıldı: Mücadelesini sürdüreceğiz
10:00 Gülistan Kılıç Koçyiğit: Abdullah Öcalan temel arayışın siyasal mutabakat olduğunu söyledi
09:42 TJA: Dilan’ın şüpheli ölümünün karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz
Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi: Takipçisi olacağız
09:16 İhraç edilen sağlıkçı 10 yıldır tarlada çalışıyor
09:15 Avukat Çağlar: 'Umut hakkı' hayata geçirilmeli
09:12 İHD Eş Genel Başkanı Aydın: Yasal düzenlemelere gidilmezse süreç toplumsallaşmaz
09:12 Kırşehir Cezaevi’nde kışkırtma: Bunlar terörist üzerlerine kaynar su dökün
09:09 Bekaroğlu: İktidara namzet bir parti birtakım riskleri de göze almalıdır
09:07 Düşük yevmiyeye karşı kooperatif kuracaklar
09:04 Psikolog Erol: İntihar artışında sosyal problem ve adalet yoksunluğu etkili
09:03 13 yıldır yaşadığını ispat edemiyor
09:01 30 yıl PKK davasından tutuldu: Yeni dönem çalışması demokratik toplum inşasıdır
09:00 28 KASIM 2025 GÜNDEMİ
08:55 Hong Kong’daki yangında can kaybı 94’e yükseldi
27/11/2025
23:45 DEM Parti milletvekillerinden Kurum'a: Adil ve şeffaf bir bütçe oluşturulmalı
23:10 İsrail, teslim olan 2 Filistinliyi katletti
22:52 Maduro’dan hava kuvvetlerin ‘hazır olun' emri
22:15 Hong Kong’daki yangında can kaybı 83’e yükseldi
22:01 Hênê’de en az 70 öğrenci zehirlendi
21:21 Riha’da komünlerin inşası tartışıldı
20:52 Şölende sahne alan sanatçı gözaltına alınmak istendi
20:47 Ajansa Welat birinci yılını kutladı
20:36 Bayındır: Abdullah Öcalan'ın barış mücadelesini dünyaya yaymamız gerekiyor
20:30 KESK'li kadınların Rojin Kabaiş eylemine rektörlük engeli
20:13 Kuzey ve Doğu Suriye’de 27 Kasım kutlamaları
19:47 KESK'ten Wan bölge mitingine katılım çağrısı
19:37 Putin: Ukrayna yönetimiyle anlaşma imzalanın anlamı yok
18:52 Venezuela THY dahil 6 şirketin faaliyetlerini durdurdu
18:18 RTÜK’ten 3 televizyon kanalı ve 2 radyoya ceza
18:07 Bayındır: Kürt Özgürlük Hareketi barış arayışının ifadesidir
17:31 Birleşik Kamu-İş: Açlık sınırı 30 bin 61 lira oldu
17:23 Erzirom’da bir okulda sülfür gazı tespit edildi
17:21 İHD'nin yeni yönetimi görev dağılımı yaptı