Miting çağrısı: İstasyon Meydanı'nda hep birlikte haykıralım

Paylaş:
AMED - Rojava’ya yönelik saldırılara tepki gösteren MED TUHAD-FED Eşbaşkanları Pınar Sakık Tekin ve Kerem Canpolat, 25 Ocak’ta düzenlenecek “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısında bulundu.
 
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların, 6 Ocak’ta Halep’in Şêqmeqsûd ile Eşrefiyê mahallelerine başlattığı, sonrasında Rojava’ya dönük gerçekleştirdiği saldırılar sürüyor. Sivillerin katledildiği, sivil alanların bombalandığı, kadınların kaçırıldığı ve insanların göç ettirildiği saldırılara karşı ise başta Kürdistan olmak üzere dünyanın birçok yerinde protestolar sürüyor. Demokratik Kurumlar Platformu, bu kapsamda 25 Ocak’ta Amed’de, “Önderliğin özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla “Umut ve Özgürlük” mitingi düzenleyecek.
 
Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) Eşbaşkanları Pınar Sakık Tekin ve Kerem Canpolat, Rojava’daki saldırılar ve “Umut ve Özgürlük” mitingine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
‘GELİŞMELER BİR BİRİNDEN BAĞIMSIZ DEĞİL’
 
Rojava’da işlenen “savaş suçlarında” özellikle Kürtlerin hedef alındığına dikkat çeken Pınar Sakık Tekin, Türkiye’de de benzer süreçlerin görüldüğünü kaydetti. Bunların birbirinden bağımsız olmadığını belirten Pınar Sakık Tekin, “Çünkü bugün hâlâ Türkiye’de özellikle Sayın Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen tecrit politikası devam ediyor. Onun şahsında yürütülen tecrit, sadece kişiler üzerinde değil; barışın, çözümün ve diyaloğun da tecrit altında olduğunu görmek mümkün. Rojava’da bombalar atılırken, burada tecritle insanlar susturulmak isteniyor” dedi.
 
‘BARIŞI SINIRLARLA TANIMLAYAMAYIZ’
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na dikkat çeken Pınar Sakık Tekin, çağrının tüm dünyayı ilgilendirdiğini belirtti. Pınar Sakık Tekin, “Ama maalesef bugün Türkiye’de barış konuşulurken, çok da somut adımlar atılmadı. Somut adımlar atılmışsa da bombaların, tecridin devam ettiği noktada atılmıştır. Bu da barışa giden yolun aslında kapatıldığının bir tezahürüdür. Barışı sınırlarla tanımlayamayız. Barış sınırlarla ifade edilecek bir kavram değildir. Barış umudu büyütür” şeklinde konuştu.
 
‘25 OCAK’TA HEP BİRLİKTE BARIŞI HAYKIRALIM’
 
Bu nedenle çözüm noktasındaki ısrarı daha da somutlaştırmak için 25 Ocak’ta miting düzenleyeceklerini dile getiren Pınar Sakık Tekin, “Bugün Ortadoğu’da yaşanan o kaosu susturabilecek tek aktörün Sayın Abdullah Öcalan olduğunu düşünüyoruz. Onun çağrısı üzerinden barışın sesi yükselmeli. Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü çok önemlidir, sağlanması gerekiyor. Tecrit politikalarının bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu yüzden Amed’de yapılacak miting çok önemli” diye belirtti. Pınar Sakık Tekin, “Barışı savunmak, tecrit politikalarına karşı durmak, bombaları susturmak; savaş politikalarını ve karanlığı yok etmek adına; gelin 25 Ocak’ta İstasyon Meydanı’nda saat 12.00’da hep birlikte barışı haykıralım” çağrısında bulundu.
 
‘BORÇLARINI ÖLDÜREREK ÖDEMEK İSTİYORLAR’
 
Rojava’da “kirli bir savaşın” yürütüldüğüne işaret eden Kerem Canpolat ise Şam-HTŞ ile Ortadoğu’yu dizayn etmek isteyen devletler arasında Kürtlerin yokluğu üzerine bir anlaşmanın sağlandığının anlaşıldığını belirtti. 2014 ile 2015 tarihleri arasında Kürtlerin Rojava’da büyük bir yükün altına girdiğini söyleyen Canpolat, bu nedenle hem Ortadoğu’daki hem de dünyadaki devletlerin Kürtlere borçlu olduğunu kaydetti. Canpolat, “Devletlerin maalesef borçlarını yine Kürtleri öldürerek ödemek istiyorlar” dedi. 
 
‘HTŞ VE SAVUNUCULARI KAYBEDECEK’
 
Kürtlerin Ortadoğu’da -özelde de Rojava’da- bitirilmek istendiğini belirten Canpolat, “Ama Kürtlerin tarihi direniş tarihidir. Kürtler Ortadoğu’da bu yaklaşıma karşı 50 yıldır direniyor. Rojava’dan bu yana ulusal bir ruh da oluştu. Bu ruh başını yine kaldırdı. Kürdistan halkının hepsinin bir olduğunu görüyoruz. Kürt halkı fikriyle, farklılığına bakmıyor; bir olmuş, tek ses çıkarıyor. Biz inanıyoruz ki bu ses devam edecek, büyüyecek. Onursuzluk kabul edilmeyecek. inanıyoruz ki yine Kobanê direnişinin ruhuyla direnecekler ve bu sefer de HTŞ ve savunucuları kaybedecek. Yine Kürtler başaracak” şeklinde konuştu.
 
‘UMUT VE ÖZGÜRLÜK’ MİTİNGİNE ÇAĞRI
 
Sürecin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın düşünce ve fikirlerinin kıymetli olduğunu vurgulayan Canpolat, Kürt halkının bu fikirlere önem verdiğini kaydetti. Abdullah Öcalan’ın fiziki olarak özgür olması gerektiğinin altını çizen Canpolat, 25 Ocak’taki mitingin önemine değindi. Canpolat, “Mitingde Sayın Öcalan’ın fiziki olarak özgür olması için ‘umut hakkı’nı isteyeceğiz ve Rojava ile Rojhilat Kürdistan’ının direnişine destek vereceğiz. Sürecin ilerlemesi, Ortadoğu’daki ve Rojava’daki saldırıların bitmesi için Sayın Öcalan’ın özgür olması gerekiyor. Kürtlerin birliğini bugün bütün dünyaya göstermesi gerekiyor. Kürtler kendi savunuculuğunu yapacak. Yüz binler olarak İstasyon Meydanı’nda bir araya gelelim. Türkiye’nin HTŞ’ye desteğini kabul etmeyelim” çağrısında bulundu.
 
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel