Kızıltepe JİTEM Davası avukatı: Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular

img

ANKARA - Kızıltepe JİTEM Davası’na bakan mahkemenin sanıklar hakkında “delil yetersizliği”nden değil, “bu suçu bunlar işlemedi” diyerek beraat kararı vermesi üzerinde duran dava avukatı Nuray Özdoğan, verilen karar için “Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular” dedi.

 
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin infaz edilmesi veya zorla kaybedilmesine ilişkin 9 sanığın yargılandığı davanın 9 Eylül’de görülen karar duruşmasında tüm sanıklar yönünde zamanaşımı ve beraat kararı verildi. Verilen bu karar ile benzer yargılamalarda karşılaşılan “cezasızlık” hali ilke bir kez daha karşılaşılmış oldu. 
 
Kızıltepe JİTEM Davası’nın Ankara’ya nakledildiği 3 Mart 2015 tarihinden bu yana mağdur yakınlarının avukatlığını üstlenen Nuray Özdoğan, yargılama süreci ve mahkemeden çıkan kararı değerlendirdi.
 
JİTEM DOSYALARI TEK TEK ANKARA’YA GÖNDERİLDİ
 
Davanın öldürülenlerin yakınları ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şubesi avukatlarının çabasıyla başladığını belirten Özdoğan, Kızıltepe JİTEM ve diğer benzer dosyaların davalar açıldıktan sonra başka kentlere taşınmasına nedenini “JİTEM dosyaları yetkisizlikle farklı illere gönderilmeye başlandı. Bu uygulama, dava dosyasını ve mağdur aileleri delillerin olduğu olay yerinden uzaklaştırdı. ‘Güvenlik gerekçesiyle de dosyalar taşındı. Ama Mardin’de görülmesine engel güvenlik nedeni neydi? Buna dair somut bir şey yoktu. Çünkü duruşma yapılmadı orada. Ancak Ankara gibi merkezi bir yerde daha kontrol altına alınabilir hale getirildi” sözleriyle açıkladı.
 
Duruşmalar boyunca ise, delillerin toplanmasına dair taleplerinin her seferinde reddedildiğini, bu nedenle çıkan zamanaşımı ve beraat kararını öngördüklerini dile getiren Özdoğan, bunu engellemek adına birçok talepte bulunsalar da birçoğunun yine reddedildiğini ifade etti. Özdoğan, bu süreçte üst düzey kurumlardan istenen belgelerden de sağlıklı bir dönüş alamadıklarını ekledi.
 
‘DAVALAR ÇATIŞMALI SÜREÇLERDE GÖRÜLMEYE BAŞLANDI’
 
JİTEM dava dosyalarının çatışmasızlık atmosferinin hakim olduğu dönemde açıldığını hatırlatan Özdoğan, “Çatışmaların yeniden başlaması ve siyasi durumun değişmesi yargıya çabuk sirayet etti. Ailelerin yüzleşme talebi suçun tanınmasıydı. Bu suç işlendi, bizim yakınlarımız öldürüldü, kuyulara atıldı, kaybedildi. Bunun devlet tarafından söylenmesi bu tür vakalarda çok önemli ve yüzleşme burada başlıyor. Ancak sadece yargı eliyle bir iddianame hazırlandı. Yargılama pratiği çok hızlı bir şekilde bizlere ceza çıkmayacağını gösterdi” dedi.
 
‘EMİR KOMUTA ALTINDA İŞLENEN BİR DİZİ SUÇ’
 
Kızıltepe JİTEM dosyasının “emir komuta altında işlenen cinayet dosyası” olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Özdoğan, nedeni şöyle açıkladı: “Tanık ve müşteki beyanlarında failler işaret edildi ancak mahkeme görmezden geldi. Emir-komuta altında işlenen cinayetlerde bazen doğrudan o tetiği çekeni bulamayabilirsiniz. Ama talimatı verenin kimliği açıktır. Oranın ya jandarma komutanıdır ya da emniyet müdürüdür. Sorumlu kimse bu cinayetlerden yargılanır. Sadece tetiği çekenlere değil, talimatı verenlere ithamımız var. JİTEM devletin içinde örgütlenen bir çete. Kimin görevi nedir belli. Bunlar bir yıl, iki yıl değil. Yıllarca o bölgelerde çalışmış ve oranın halkı tarafından bilinen kişiler. Bir anda gidilip, bir senede yapılmış suçlar yok. Mekanizma içerisinde işlenen ve oradaki halkın doğrudan muhatap olduğu, gördüğü kişiler tarafından işlenmiş suçlar.”
 
‘PEKİ NİYE DEVLET KORUR BU İNSANLARI?’
 
Özdoğan, mahkemenin berat kararını dayandığı gerekçe üzerinde de durdu. 
 
Mahkemenin sanıkları ‘delil yetersizliğinden’ değil, “Bu suçu bunlar işlememiştir’ anlamına gelen bir maddesi ile beraat ettirdiğine dikkat çeken Av. Özdoğan, “Sanıkların en lehine uygun bir karar verdi. Ama korkunç bir karar. Bu anlamda devletin ‘biz bunları cezalandırmayacağız’ dediği, failleri koruyan bir karar. Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular. Ağır insan hakkı ihlallerinde zamanaşımı yoluyla düşme kararı verildiğinde avukatların argümanları artar. Zamanaşımında düşme verildiğinde ise, sanık tam olarak aklanmıyor. Deniliyor ki, ‘zamanaşımına uğradın yoksa yargılanacaktın.’ Ama artık zamanaşımı da yetmiyor, daha net bir aklama yapılıyor” ifadelerini kullandı.  
 
Bu durum üzerinden “Peki niye devlet korur bu insanları?” diye  soran Özdoğan, yönelttiği bu sorunun yanıtını şöyle verdi: “Hadi orada devlet adına yapıldığı için onları aklayabilirsin ucu sana dokunmasın diye ama koruyacak bir karar veriliyorsa demek ki bunlarla çalışmaya devam edilecek. Yani bu suçlar farklı yöntemlerle uygulanmaya devam edecek.”
 
‘TOPLUMSAL BASKI ÖNEMLİYDİ AMA YAPILAMADI’
 
İşlenen toplu katliamlar ve faili meçhul davalarda dosyaların sadece yargılama ile sonuca ulaşamayacağını söyleyen Av. Özdoğan, toplumsal mücadele ihtiyacına işaret etti. 
 
Özdoğan, toplumsal muhalefetin bu davalarda nasıl bir rol oynayabileceğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu mesele siyasetle, avukatlarla ve mağdurlarla yürütülmeli. Bu süreç, devlet ve katillerle yüzleşmenin yanı sıra bizim de kendimizle yüzleşme süreçlerimizi içinde barındırıyor. Dava dosyalarını yalnız bırakıyoruz. Siyasetin de bu dosyaları takip etmesi gerekirdi. Bu tarz dosyalarda kamuoyu baskısı, mağdur etrafındaki ağ çok önemli. Kamuoyu baskısı sonucu doğrudan dosya etkilemez ama süreç açısından etkilidir. Yargılama sürecini bir yüzleşmeye çevirmek istiyorsak, kalabalık takip etmeliyiz. Bu işte taraf olan, adaletin gerçekleşmesini isteyen herkes orada olmalıdır. Toplumsal kamuoyu baskısı belki taleplerimizin birçoğunun kabul edilmesini sağlardı. Faili meçhul dava dosyalarında gelinen süreç muhalefetin ortak sorumluluğudur. Bu beraat kararı sadece yargıyla bu süreçlerin yürütülemeyeceğini bir kez daha gösterdi.”
 
Verilen karara ilişkin hem bir üst mahkemeye hem de İstinaf Mahkemesi’ne başvuru yapacaklarını belirten Özdoğan, tüm hukuki süreçlerle dava dosyasının kapanmaması için mücadele edeceklerini vurguladı.
 
MA / Berivan Altan

Diğer başlıklar

10:09 Gazeteci Kibriye Evren davasında karar bekleniyor
09:07 'Bu paket pansuman bir paket olmanın ötesine geçmemiştir'
09:07 Kalaycı ustası: Mesleğim de benimle ölecek
09:06 Polisin öldürdüğü 395 kişinin ailesi AKP önüne gidecek
09:05 Ağır hasta tutuklular ölüme terk ediliyor
09:04 Kürt Araştırmaları Derneği’nin kurs kayıtları başladı
09:03 Pamuk yetiştiricisi: Tarlayı ekemez duruma geldik
09:03 Gazetecilerden Ataman'ın duruşmasına çağrı: Ziya'nın sesi olalım
09:00 23 AĞUSTOS 2019 GÜNDEMİ
22/09/2019
22:24 Bırca Belek Dil ve Kültür Derneği açıldı
21:58 Ruhi Su türkülerle anıldı
20:31 Aşureyi Munzur Gözeleri'nde pay ettiler
20:00 Son 5 yıl küresel açıdan en sıcak dönem
19:42 HDP önündeki ailenin şikayet ettiği kişi gözaltına alındı
19:37 Trump: İranlılarla görüşme planım yok
19:26 Tutuklu yakınları piknikte bir araya geldi
18:31 Kadınlar Seher Hüdayari için sahaya çıktı
18:19 Farkındalık için pedal çevirdi
17:13 Sof Dağı’ndaki çevre yıkımına dikkat çektiler
16:53 Kaya: Zerzevan Kalesi için girişimlerde bulunacağız
16:25 Kadınlar barış dilini konuştu
16:17 Bir kadın daha boşandığı eşinin saldırısına uğradı
15:47 Turan’dan Soylu’ya: O çocukları sen bulacaksın
15:28 'Çözüm yeri İmralı'dır'
15:18 Demokrasi Nöbeti’nde 35’inci gün: Tünelin ucunda ışık görünüyor
15:05 CHP Genel Merkezi önünde açlık grevi eylemi
14:35 Otomobilsiz kentler için pedal çevirdiler
14:27 HDP'li Bülbül: Van'da tabelanız kalmayacak
13:22 Yüksekdağ’ın avukatları: Yeni komplo süreci başlatıldı
13:21 Ezîdî kadınlar: Kendi topraklarımızda özgür yaşamak istiyoruz
12:26 Rektörün Neslican Tay hakkında yaptığı paylaşım tepki topladı
09:43 Kızlar Tepesi Siirtlilerin hizmetine açılacak
09:22 Türkoğlu Cezaevi'nde 12 Eylül uygulamaları: Tutuklulara İstiklal Marşı dayatması
09:17 Seyhan’daki Suriyeliler: Saldırılar organizeli, can güveliğimiz yok
09:16 ‘Cumhurbaşkanı'na hakaret’e rekor ceza
09:15 Dersimliler Munzur için harekete geçti
09:15 Mersinliler nükleer santral istemiyor
09:14 Kürtçe çizgi dergisi ‘Zrîng’ çıkıyor
09:13 Vanlılar: Anneler çocuklarını istiyorsa adres Erdoğan'ın Sarayıdır
09:07 ‘Ergin Aktaş ölüme terk edildi’
09:05 Gülüm: Hükümet meşruluğunu yitirdi
09:03 Yüzyıllardır süren Bûk geleneğine hayat veriyor
09:02 Ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan gazeteci Ataman davasında sona gelindi
09:00 22 EYLÜL 2019 GÜNDEMİ
21/09/2019
23:36 Arınç: Ayrılmalar hiçbir zaman faydalı olmadı
22:54 Musa Anter Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi
22:27 Başsavcılık’tan Demirtaş ve Yüksekdağ kararı hakkında açıklama
21:42 Yüksekdağ: Bu memlekette ilkler bize kısmet oluyor
19:14 Spil Dağı'nda taş ocağı protestosu
19:00 Özgökçe BM’de konuştu: Sessiz kalındığı sürece saldırı olağanlaşır