Çiftyürek: Öcalan'ı gözeten bir ulusal ittifak lazım

img

DİYARBAKIR - Kürt sorununun bölgesel ve küresel gelişmelerle artık "Kürdistan" meselesine dönüştüğünü belirten KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, bunu kabul etmeyenlerin Samsun’da buluştuğunu söyledi. Çiftyürek, o fotoğrafa karşı Kürt siyasetlerine "Öcalan'ı gözeten bir ulusal ittifak” önerdi. 

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlatılan ve 200 günün ardından sonlandırılan açlık grevi ve ölüm oruçları direnişi sonrası PKK Lideri Abdulah Öcalan avukatları ile görüşmeye başladı. 2 Mayıs'ta avukatları ile görüşen Öcalan, avukatları aracılığıyla yanında bulunan diğer 3 tutuklunun da imzasıyla 7 maddelik bir deklarasyon açıkladı. Öcalan, deklarasyonda demokratik siyaset, onurlu bir barış, toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekti. 
 
Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Öcalan'ın bu mesajlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 
 
Öcalan üzerindeki tecridin her zaman ‘gayri insani ve hukuki’ olduğunu dile getirerek sözlerine başlayan Çiftyürek, “büyük bir direniş” olarak tanımladığını açlık grevleri sonucunda geri adım atılsa da, tecridin kalıcı olarak kaldırılması gerektiğini söyledi.
 
‘DERİNLEŞTİRİLMİŞ ÇATIŞMAYA KARŞI TOPLUMSAL UZLAŞI’
 
Bugün uygulanan politikalar dolayısıyla toplumda derin bir çatışma potansiyeli olduğunu belirten Çiftyürek, Öcalan'ın derinleştirilmiş çatışmaya karşı toplumsal uzlaşıya dikkat çektiğini ifade etti. Toplumsal uzlaşı için çaba sarfedilmesi gerektiğini söyleyen Çiftyürek, "Öcalan'ın çağrısı yerinde bir çağrıdır. Kürt siyaseti, çatışma olmadan bu sorunun demokratik uzlaşı içerisinde çözülmesi gerektiği çağrısını yıllardır yapıyor" dedi. 
 
ÇÖZÜME HALKLAR ZORLAMALI
 
Hem Cumhur hem de Millet ittifakının Türkiye toplumunun sorunlarına, özellikle de Kürt sorunu ile ilgili yakınlaşması gerektiği kaydeden Çiftyürek, ancak mevcut tabloda AKP-MHP ittifakının demokratik uzlaşı zeminine hazır olmadığını vurguladı. Buna rağmen halkların bunları çözüme zorlaması gerektiğini söyleyen Çiftyürek, "AKP birden fazla nedenle birlikte şu anda seçimden kaynaklı Kürtlere belli mesajlar veriyor. Dileriz, verilen mesajlar İstanbul seçimlerine kadar değildir. Bu mesajlar 23 Haziran'dan sonra da devam ederse Öcalan'ın çağrısı bir parça da olsa karşılık bulur. Kürdistan sorunun demokratik siyasetle çözülmesi için şartlar olgunlaşır. Ancak, AKP'nin siyasi ömrünü de tartışmak gerekir. AKP'nin siyasi ömrü 23 Haziran seçimlerinde belli olur. Bu ömrü sürer mi sürmez mi? Bu durum belli değil" diye konuştu. 
 
Öcalan'ın ‘demokratik siyaset’ vurgusu üzerinde de duran Çiftyürek, Kürt sorununun çözümü konusunda şiddet olgusuna başvurulmadan tarafların birbiriyle tartışarak ve ilişkiyi kesmeden demokratik siyaset zemininde buluşması gerektiğini kaydetti. 
 
‘KÜRTLER HİÇBİR ZAMAN SAVAŞ VE KANDAN YANA OLMADI’
 
Kürt halkının hiçbir zaman savaş ve kandan yana olmadığını dile getiren Çiftyürek, şöyle devam etti: "Kürtler, 150 yıldır yeterince kan, gözyaşı, kitlesel göç yaşadı. Kürtler, Kürt sorununun demokratik bir zeminde çözülmesini istiyor. Ancak Türkiye bu zemine girer mi girmez mi o ayrı bir olay. Kürt meselesinde yeniden 'alavere dalavere Kürt Mehmet nöbete' dönülmesin. 2013 yılında bir araya geldiler, ondan sonra da masa devrildi. O masada bulunan taraflardan Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya Önder gibi isimler içeride. Siz kendiniz başlattınız bu süreci. Ama sürecin aktörlerini içeriye atıyorsunuz. Bu onurlu bir barış ve yaklaşımı değildir. Bu durumun aşılması gerekir. Türkiye, yeniden bir çözüme adım atacaksa, bu onurlu bir şekilde olmalıdır. Yoksa Kürtler diğer türlü atılacak bir adımı kabul etmeyecektir." 
 
 ‘TÜRKİYE ZORLANIYOR’
 
Çiftyürek, bölgesel ve küresel gelişmeler doğrultusunda Kürt meselesinde çözümün makas değiştirip, çıtanın da yükseldiğine de ifade etti. Çiftyürek, "Türkiye birden fazla nedenden kaynaklı zorlanıyor. ABD ve Rusya arasında tam anlamıyla sıkıştı. Türkiye, ABD'den koparsa Kürt sorunu onun için çok daha ağırlaşır. Türkiye, Güney Kürdistan meselesinde de sıkıştı. Güney'de, fiilen bir Kürt devleti var. Suriye'de, fiilen bir Kürt devleti de var. Dolayısıyla hem Güney de hem Suriye'deki bu iki basınç, Kuzey'e dönük muazzam bir geçiş sağlıyor. Buradaki Kürtler ‘kültürel haklara razı olmam’ diyor. Çıtayı yükselti ve başka haklar da istiyor. Türkiye ise, bu basıncı önlemek için sınıra duvar ördü ve binlerce asker sınıra yığdı. Bu da çözüm değil. Türkiye, bunları yapmasına rağmen yine de zorlanıyor. Kürt meselesi artık Kürdistan meselesine dönüştü. Bunu Erdoğan da danışmanları da iyi biliyor" dedi. 
 
‘SAMSUN FOTOĞRAFI BİR İŞARET’
 
Yine Erdoğan'ın 19 Mayıs'ta Samsun'da diğer parti lideriyle verdiği fotoğrafı hatırlatan Çiftyürek, "Kürt meselesini ileriki süreçte gündeme getirirlerse bir devlet projesi olarak getirilecek. Erdoğan'ın insiyatifinden çıkarılacak. Kürt sorunu konusunda Erdoğan muhatap olur mu olmaz mı emin değilim. Bu meselenin çözümü, yeni siyasi aktörler üzerinden olgunlaştıracaklar. Samsun fotoğrafı da buna bir işarettir. Kürtlerin de buna göre tutum alması gerekir" dedi. 
 
‘ÖCALAN'I GÖZETEN BİR ULUSAL İTTİFAK LAZIM’ 
 
Öcalan'ın ise, 2013'teki duruşundan vazgeçmediğini bir kez daha gösterdiğini söyleyen Çiftyürek, "Öcalan, 2013 bildirgesinin derinleştirilmesini ve netleştirilmesini istiyor. Öcalan, 2013 sürecinin üzerinden çok şey geçtiğini biliyor. Kürt halkı temel kazanımlarını korudu. Dolayısıyla her siyasi çözüm bir öncekinin tekrarı değildir. Her masa kurulduğundan bir öncekini göz önünde bulundurur, ama yeni argümanlar ile oturur. Samsun fotoğrafını izleyip göreceğiz. O fotoğrafla Kürt halkının karşısına çıkacaklarsa Kürt siyasetleri de Öcalan'ı gözeten bir ulusal ittifakla bu süreci götürmelidir. Bu süreç böyle göğüslenmesi gerektiğine inanıyoruz" diuye vurguladı.
 
‘TÜRKİYE, ENİNDE SONUNDA ROJAVA'YI TANIYACAK’
 
Öcalan'ın Suriye'ye dönük çağrısına değinen Çiftyürek, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu saatten sonra özellikle Esad, İdlip meselesini aşarsa kıyamet Rojava üzerinde kopacak. Mesele Türkiye tehditi değil, Rusya ve Suriye'den gelecek tehditdir. Kürtlere statüsüzlük diretilirse kıyamet kopar. SDG bunu kabul etmez ve etmemelidir de. Suriye, federatifliği kabul ederse sorun olmaz, kabul etmezse büyük bir kriz var. Rojava hiçbir zaman Türkiye'yi tehdit etmedi. Esat'ın yapamadığı Arap Kemeri’ni Türkiye yapmak istiyor. Bu tutmadı ama. Türkiye nasıl mecbur kaldı Güney Kürdistan'ı tanıdıysa yarın da Rojava güçlerini tanıyacak. Aklın yolu budur. Türkiye, eninde sonunda Rojava'yı tanıyacak. ABD'de bunu istiyor." 
 
Kürt sorunun çözümü konusunda askeri operasyonların çözüm olmadığının altını çizen Çiftyürek, "Kürtler, başından beri barış elini uzatıyor. O zaman bu el tutulmalıdır. Bu durum her iki tarafın da yararınadır" dedi. 
 
MA / Mehmet Şah Oruç – Özgür Paksoy
 

Diğer başlıklar

15:47 Turan’dan Soylu’ya: O çocukları sen bulacaksın
15:28 'Çözüm yeri İmralı'dır'
15:18 Demokrasi Nöbeti’nde 35’inci gün: Tünelin ucunda ışık görünüyor
15:05 CHP Genel Merkezi önünde açlık grevi eylemi
14:35 Otomobilsiz kentler için pedal çevirdiler
14:27 HDP'li Bülbül: Van'da tabelanız kalmayacak
13:22 Yüksekdağ’ın avukatları: Yeni komplo süreci başlatıldı
13:21 Ezîdî kadınlar: Kendi topraklarımızda özgür yaşamak istiyoruz
12:26 Rektörün Neslican Tay hakkında yaptığı paylaşım tepki topladı
09:43 Kızlar Tepesi Siirtlilerin hizmetine açılacak
09:22 Türkoğlu Cezaevi'nde 12 Eylül uygulamaları: Tutuklulara İstiklal Marşı dayatması
09:17 Seyhan’daki Suriyeliler: Saldırılar organizeli, can güveliğimiz yok
09:16 ‘Cumhurbaşkanı'na hakaret’e rekor ceza
09:15 Dersimliler Munzur için harekete geçti
09:15 Mersinliler nükleer santral istemiyor
09:14 Kürtçe çizgi dergisi ‘Zrîng’ çıkıyor
09:13 Vanlılar: Anneler çocuklarını istiyorsa adres Erdoğan'ın Sarayıdır
09:07 ‘Ergin Aktaş ölüme terk edildi’
09:05 Gülüm: Hükümet meşruluğunu yitirdi
09:03 Yüzyıllardır süren Bûk geleneğine hayat veriyor
09:02 Ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan gazeteci Ataman davasında sona gelindi
09:00 22 EYLÜL 2019 GÜNDEMİ
21/09/2019
23:36 Arınç: Ayrılmalar hiçbir zaman faydalı olmadı
22:54 Musa Anter Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi
22:27 Başsavcılık’tan Demirtaş ve Yüksekdağ kararı hakkında açıklama
21:42 Yüksekdağ: Bu memlekette ilkler bize kısmet oluyor
19:14 Spil Dağı'nda taş ocağı protestosu
19:00 Özgökçe BM’de konuştu: Sessiz kalındığı sürece saldırı olağanlaşır
18:32 Adana’da şiddet faili erkek tutuklandı
18:08 HDP’den yurttaşlara aşure ikramı
18:06 KESK’liler işlerini talep etmeye devam etti
17:59 Çevreciler Adana’da iklim krizine dikkat çekti
17:53 ‘Önceki kayyum arkasında kara delikler bıraktı’
17:45 Ermeniler ‘Halklar Kendini Anlatıyor’ panelinde konuştu
16:16 Harbiyeli öğrencilerin anneleri İHD’ye başvuru yaptı
16:11 BEKSAV'dan Suruç’ta yaşamını yitirenlerin anısına sergi
16:08 Savur Belediyesi Çocuk Sanat Atölyesi başladı
15:51 'Demokratik Türkiye’ arayışı: Yakınma yerine çözüm
15:50 ‘Gerekirse okula gitmeyip, iklim için grevleri sürdüreceğiz’
15:36 Elçi anısına Dört Ayaklı Minare'ye karanfil bırakıldı
15:33 ‘Basına baskılar Filistin’le aynı’
15:22 İHD İzmir Şubesi Şeyhmus Eroğlu'nun akıbetini sordu
15:04 80 yaşındaki babasının serbest bırakılmasını istedi: Kime ne zararı olacak
14:57 TMMOB’dan Demokrasi Nöbeti’ne destek: Bu halk bunu asla affetmeyecek
14:56 Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Prostat kanseri Akay kalabalık bir koğuşa alınmalı
14:39 Kadınlardan ÖĞ-DER sempozyumuna tepki
14:34 İHD'den Seyhan raporu: Suriyelilerin can ve mal güvenliği sağlansın
14:30 Sur sokakları deterjanlı su ile yıkandı
14:24 HDP Gençlik Meclisi: Yasakçı politikalar kayyum politikasından bağımsız değil
14:20 Adalar Demokrasi Meclisi: Kayyumlara karşı demokrasinin yanındayız