'Rojava saldırıları bir arada yaşama iradesi hedef alınıyor'
HABER MERKEZİ – Rojava’ya yönelik saldırıların protesto edildiği eylemlerde, Rojava’da bir arada yaşama iradesinin hedef alındığı vurgulandı. Eylemlerde, saldırılara karşı ses çıkarılması çağrısı yapıldı.
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların 6 Ocak’tan bu yana Rojava’ya yönelik devam eden saldırılarına karşı protestolar sürüyor. Birçok kentte alanlara çıkan halk, saldırıları protesto ederek, Rojava'ya destek sloganları attı.
MERSİN
Tarsus Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu açıklama yaptı. Yarenlik Alanı’nda yapılan açıklamada “Ortadoğu'nun kaderi emperyalizm ve gerici karanlığa teslim edilemez” ve “Saldırı ve katliamlara girişimlerine karşı Rojava halkı yalnız değildir” pankartları açılırken sık sık "Bijî berxwedan Rojava" ve "Jin jiyan azadî" sloganları atıldı.
Açıklamayı yapan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Üyesi Hayati Aktop, Suriye’de Halep merkezli olarak DAİŞ artığı gerici güçler eliyle gerçekleştirilen saldırıların, emperyalizmin Ortadoğu’yu yeniden dizayn etme politikalarının en açık örneği olduğunu söyleyerek, "ABD emperyalizmi ve İsrail Siyonizmi tarafından desteklenen bu yapılar; halkların eşitliğini, laikliği ve bir arada yaşama iradesini doğrudan hedef almaktadır" dedi.
Halep’ten sonra Rojava’ya Kürt halkının yaşam alanlarına yönelen saldırılar ile Alevilerin, Dürzilerin ve Hristiyanların sistematik biçimde yok sayılmasına dikkat çeken Aktop, “Zamanında IŞİD’in Êzidî kadınlara yaptığını, HTŞ çeteleri, Arap Alevi kadınlara, Kürt kadınlara yapıyor. Kadınları savaş ganimeti olarak gören zihniyet, bugün Suriye yönetimine taşınmıştır. IŞİD’in ardılı olan bu HTŞ yönetimi, kadınları ve çocukları sistematik bir vahşete maruz bırakmaktadır. Onlara karşı uygulanan katliamlar, tesadüf değildir. Bu saldırıların temel amacı; halklar arasında düşmanlığı derinleştirmek, çatışmayı kalıcı hale getirmek ve bölgeyi emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirmektir. Bu yönelim, farklı halkların ve inançların eşit koşullarda bir arada yaşamasının önündeki en büyük engellerden biridir” ifadelerini kullandı.
'ORTADOĞU YENİDEN DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR'
Emperyalist güçlerin, İran’a yönelik olası bir saldırıyı da kapsayacak şekilde Ortadoğu’da yeni bir paylaşım ve dizayn amaçlarını dile getiren Aktop, şöyle devam etti: "Suriye’de HTŞ eliyle bölgeyi sürekli çatışma ve kaos içinde tutmaya hizmet etmektedir. Nitekim Suriye’nin güneyini Paris Antlaşması ile İsrail işgaline açan HTŞ’li Suriye Geçici Hükûmeti, eş zamanlı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelere yönelik büyük bir saldırı başlatmıştır. Bu saldırılar sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, yerleşim alanları tahrip edilmiş ve cezaevlerinden kaçan yüzlerce tutuklu IŞİD’li yeni saldırılar için hazırlık yapma olanağı bulmuştur.
'GELECEK GERİCİ KARANLIĞA TESLİM EDİLEMEZ'
Ankara 10 Ekim Katliamı, Suruç, Atatürk Havaalanı, Yalova başta olmak üzere ülkemizde gerçekleştirilen pek çok saldırının faili olan IŞİD, El Kaide ve El Nusra artığı gruplar ile diğer cihatçı güçlerin yalnızca Suriye için değil tüm bölge açısından büyük ve kalıcı bir tehdit oluşturduğu açıktır. Tarihsel olarak seküler yaşam karşıtı, cihatçı siyasal anlayışlar Ortadoğu’da günümüze kadar devam eden, yalnızca kan ve gözyaşıyla sonuçlanmıştır. Ortadoğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez. Halkların özgür, eşit ve insanca bir yaşam sürebileceği bir gelecek ancak emperyalist müdahalelerin son bulmasıyla mümkündür. Emperyalizme, gericiliğe ve mezhepçi politikalara karşı; barışı, laikliği ve halkların kardeşliğini ve birlikte insan onuruna yaraşır bir yaşamı savunmayı sürdüreceğiz."
AMED
Amed Sağlık Platformu, Rojava’da yaşanan katliamlara karşı, yaşam hakkı nöbeti gerçekleştirdi. Amed Tabip Odası’nda gerçekleştirilen nöbet eylemine, çok sayıda sağlıkçı katıldı. Nöbetin tutulduğu salona, “Li Rojavayê mirin hebe, li Amedê jiyan nabe”, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur, tedavisi barıştır” ve “Xwedi derketina Rojava xwedî derketina mirovahiyê ye” dövizleri asıldı.
Mûş Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla saldırılar Mûş'un Kop (Bulanık) ilçesinde protesto edildi. DEM Parti Kop İlçe Örgütü önünde bir araya gelen çok sayıda yurttaş, "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarıyla saldırıları protesto etti. Kitle, ilçe merkezi meydanına yürüdü. Burada açıklama yapan DEM Parti Kop İlçe Eşbaşkanı Abdulbari Yiğit, Rojava'ya dönük saldırıları kabul etmeyeceklerini belirtti. Açıklama konuşmalar ardından alkış ve sloganlarla sona erdi.
ANKARA
Ankara Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla bir Çankaya Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlar, Rojava'ya dönük saldırıları protesto etti. Eyleme katılan kadınlar, saçlarını örerek HTŞ'li tarafından katledilen YPJ savaşçısının örgülü saçlarının kesilmesine tepki gösterdi. Eylemde sık sık "Jin, jiyan, azadî", "Katil HTŞ işbirlikçi AKP", "Bijî berxwedana Rojava" sloganları atıldı.
Burada açıklama yapan Besna Gümüş HTŞ'nin "Enfal" söylemleri ile Kürtlere yönelik soykırım tehditlerinde bulunduğunu belirti. Rojava'ya yönelik saldırılara sessiz kalmanın suç ortak olduğunu ifade eden Besna Gümüş, "Tüm demokrasi güçlerini ve uluslararası kamuoyunu Rojava halklarının iradesine sahip çıkmaya ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Emperyalizmin ve bölgesel güçlerin Ortadoğu halklarının boğazlaşmasından medet umduğu bir yerde, IŞİD artıklarına karşı öz savunmayı büyüten Kürt halkının direnişini selamlıyoruz. Barbarlar kadınların saçına yenilecek, zafer direnen halkların olacaktır" dedi.
Açıklama sloganlarla sonlandı.
İZMİR
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Alsancak'ta ÖSYM binası önünden Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürümek istedi. Yürüyüşüne izin verilmeyen kitle, polis ablukasında açıklama yaptı. "Ortadoğu'da halkların kaderi emperyalizme ve gerici karanlığa teslim edilemez" pankartının ve "Rojava direnecek, çeteler kaybedecek insanlık kazanacak" dövizinin taşındığı eylemde "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana Kobanê", "Bijî berxwedana YPG", "Bijî berxwedana YPJ" sloganları atıldı.
Burada açıklama yapan İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran, Suriye’de IŞİD ideolojisi ve pratiği kendisinden olmayan her inanç ve milliyete karşı katliam gerçekleştirdiği söyleyerek, sivillerin ölümünün önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Katliamı sonlandırmayı egemen güçlerin inisiyatifine bırakmanın abes olduğunu ifade eden Zöhre Dalkıran, "Ancak halklar barışı, kardeşliği ve bir arada özgürce yaşama iradesini sahiplendiği oranda bu barbarlık çağı kapanabilecektir. Cihatçı, IŞİD artığı silahlı güçlerin sivillere karşı eylemlerinin bir an önce sonlandırılması bugün en acil ihtiyacımızdır. Barış ve kardeşlik bugün için en acil ihtiyacımızdır. Birlik, mücadele ve dayanışma bugün için en acil ihtiyacımızdır. Bu vahşete halkların son vereceğine inancımız tamdır" dedi.
Ardından söz alan DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, polisin yürüyüşe izin vermemesine tepki gösterdi. Akın, "Üzgünüz öfkeliyiz. Yaklaşık 15 gündür çok büyük değişiklikler yaşandı. Uluslararası güçler Rojava'da Şar'a ve IŞİD'in arkasına geçip oradaki halkları katlediyor. Katil sürüleri tekrar katillik yapmaya devam edecek. Bunların arkasında durmayın. Kürt düşmanlığını bırakın. Êdî bese" ifadelerini kullandı.
Açıklamanın ardından kitle tekrar Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürümek istedi. Polisin yürüyüşe izin vermemesi üzerine gençler, ara sokaklardan barikatları yıkarak sahile daha sonra caddeye çıktı. Polis yürüyen gençlere, saldırdı. Saldırılarda İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şube Yöneticisi Avukat Nazlı Turan'na ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şube Yöneticisi Avukat Hanım Çelik, polis tarafından darp edildi. Polis çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı.
MANİSA
DEM Parti Turgutlu İlçe Örgütü, ilçe binası önünde açıklama yaptı. “Xwêdî derketina Rojava, xwêdî derketina mirovahiyê ye” ve “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz” pankartlarının açıldığı açıklamada DEM Parti Turgutlu İlçe Başkanı Fadile Göktürk, Rojava’ya dönük saldırıların tesadüf olmadığını söyledi. Fadile Göktürk, yaşananların bölgesel ve uluslararası güçlerin çıkar hesapları doğrultusunda yürütülen planlı bir yıkım sürecinin parçası olduğunu ifade ederek, “Bu bir güvenlik meselesi değil, bir tasfiye politikasıdır. Bu bir çatışma değil, bir kuşatmadır. Bu bir geçici durum değil, bilinçli ve sistematik bir yönelimdir” şeklinde konuştu.
SALİHLİ
DEM Parti Salihli İlçe Örgütü, Yılmaz Mahallesi'nde açıklama yaptı. Açıklamayı yapan DEM Parti Salihli İlçe Eş Başkanı Abdullah Akdemir, Rojava’ya dönük saldırıların bir katliam girişimi olduğunu vurguladı. Akdemir, Rojava’nın halkların ortak iradesiyle inşa edilmiş tarihsel bir özgürlük deneyimi olduğunu belirterek, “Rojava; Kürtlerin, Arapların, Süryanilerin, Ermenilerin, Türkmenlerin; Alevilerin, Êzidîlerin, Hristiyanların ve Sünnilerin ortak iradesiyle, kadınların öncülüğünde kurulan bir yaşam modelidir. Bu deneyim, Ortadoğu’da savaşın, mezhepçiliğin ve erkek egemenliğinin kader olmadığını tüm dünyaya göstermiştir” dedi.
MÊRDÎN
Mêrdîn’in merkez Artûklû (Artuklu), Qoser (Kızıltepe), Nisêbîn (Nusaybin) ilçeleri başta olmak üzere tüm ilçelerinde, Rojava’ya dönük saldırıları ses çıkarma eylemleriyle protesto edildi. Bazı yurttaşlar araçları ile konvoylar gerçekleştirip, korna çalarak ses çıkarma eylemi yaparken, bazı yurttaşlar da ellerine aldıkları tencereler ile sokağa çıkarak ses çıkarma eylemleri gerçekleştirdi.
Yurttaşlar eylemleri ile Rojava’ya dönük saldırıların bir an önce sonlandırılmasını istedi.
İSTANBUL
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Başakşehir İlçe Örgütü binası önünde açıklama yapıldı. Açıklamada, "Bijî berxwedana Rojava" pankartı açılırken "Jin,jiyan, azadî", "Bîjî berxwedana Rojava", "Kurdîstan faşizme mezar olacak" sloganları atıldı. Burada açıklama yapan DEM Parti Başakşehir İlçe Örgütü Yöneticisi Bedia Kılıç, Suriye ve Rojava’da HTŞ adı altında DAİŞ çetelerinin kadın düşmanı saldırılarının tesadüf ya da bölgesel çatışmalar olmadığını, saldırıların doğrudan Kürt halkının siyasal statüsünü, iradesini ve ağır bedeller ile kazanılmış demokratik kazanımlarını tasfiye etmeyi hedefleyen projenin parçası olduğunu söyledi. Bedia Kılıç, "Suriye ordusu adı altında hareket eden ‘Sakallı Baas’ tamamıyla cihatçı, faşist, anti demokratik ve inanç düşmanı olarak birleşen silahlı çete gruplarından oluşan güçlerdir. Bunların barbarlığını kendine ‘ben insanım ’diyen herkes görmektedir" dedi.
‘ROJAVA’NIN TESLİM OLACAĞINI DÜŞÜNENLER YANILACAKTIR’
Bu karanlık yapıların yalnız olmadığını, iktidarın onlara açık ya da örtük biçimde siyasi zemin hazırladığını belirten Bedia Kılıç iktidar aklının Kürt düşmanlığı üzerinden siyaset üretmekten vazgeçmediği sürece barıştan ve gerçek bir demokrasiden söz edilemeyeceğini belirtti. Bedia Kılıç “Norm dışı güçlerin çete gruplarına verdikleri her destek yalnızca Rojava’ya değil, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne verilmiş darbedir ve bu süreci riske atan norm dışı güçlerin büyük kaybettikleri görülecektir. Savaştan, inkardan beslenen bu siyaset, barışı değil, daha fazla savaşı körüklemektedir. Savaşın kazananı olmaz. Rojava’ya her saldırı, tüm bölgede barışı tasfiye etmeye yöneliktir. Çünkü Rojava yalnızca bir coğrafya değil; halkların eşit, özgür ve demokratik yaşam iradesidir. Bu iradeyi bombalara teslim olacaklarını düşünen rantçı ve savaş kışkırtıcıları yanılacaktır” diye konuştu.
‘KÜRT HALKININ ONURLU MÜCADELESİ YALNIZ DEĞİLDİR’
Kürt halkına karşı yürütülen savaş ve tasfiye politikalarının kaybetmeye mahkum olduğunu dile getiren Bedia Kılıç “Barışı gerçekten inşa etmek isteyenler öncelikle Halep ve Rojava’ya dönük saldırılara karşı açık ve net bir tutum almalı, Kürt halkının iradesine, siyasal kazanımlarına ve öz yönetim hakkına saygı gösterilmelidir. Kürt sorunun şiddet ve inkar politikalarıyla çözmeye çalışan her yaklaşım, hakikat ışığında tarihin çöplüğünde kaybolacaktır, emarelerine bile rastlanmayacağa bilinmelidir. Savaşa, işgale ve çetelere karşı barışı, inkara karşı halkların eşitliğini kadınların öncülüğünde savunmaya devam edeceğiz. Kürt halkının onurlu mücadelesi yalnız değildir ifadelerini kullandı.
KOCAELİ
Özgür Kadın Hareketi (Tevgara Jinên Azadî-TJA), Kocaeli’nin Gebze ilçesinde, açıklama yaptı. "Rojava kadın devrimini savunmak özgürlüğü savunmaktır umudu savunmaktır”, “Kadınlar direnen Kürt halkının yanında” pankartı ile “Teslimiyete hayır direnişe davet var”, “Rojava rûmeta me ye”, “Rojava halkının yanındayız”, “Rojava HTŞ’ye mezar olacak” dövizleri açıldı. Kadınlar, “Jin jiyan azadî” sloganı eşliğinde birbirlerinin saçını ördü. Kadınlar, siyah bayraklarla alana doğru gelen bir grubun saldırı ve provokasyon girişimlerine, "Jin, jiyan, azadî", “Bijî Berxwedana Rojava”, “Faşizme karşı halk burada” sloganlarıyla karşılık verdi.
Provokasyon girişimi önlenirken açıklama yapan DEM Parti Kocaeli İl Eşbaşkanı Selda İlgöz 2014’te Êzîdî kadınların tepki olsun diye saçlarını kesip, mezarlar kazdığını hatırlattı. Bu kadınların isyanın son noktası olduğunu ifade eden Selda İlgöz, “Êzîdî kadınlar ve bölgedeki bütün kadınlar köle pazarlarında satılıyorlardı. İstiyorlar ki bütün Ortadoğu, Rojava ve Türkiye bu köle pazarına dönsün. Biz buna izin vermeyeceğiz o karanlık zihniyetin bu toprakların da bu şekle gelmesine izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“BİZ KADINLAR BURADAN GİTMEYECEĞİZ’
Selda İlgöz, “Biz kadınlar buradayız gitmiyoruz. Biz kadınlar Rojava ve Ortadoğu’da bütün dünyada özgür yaşamamız ve yaşam haklarımız savunuyoruz. Özgür eşit yaşam dünyaya pırıltı ışık olmuş bir felsefedir, bu ışığı söndürmek istiyorlar. Işığımızı söndürmeyecekler. Her birimizin eli birbirimizin saç telinde biz birbirimizi seve seve ve dünyaya ışıltıyı getireceğiz” dedi.
AYDIN