Akgün: Erdoğan 3 konuda Alman politikasını rehin almış

img

İSTANBUL - Türkiye ile Almanya ilişkilerini değerlendiren Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) eski Milletvekili Lale Akgün, Erdoğan’ın ülkede yaşayan Türkler, silah ticareti ve mülteciler üzerinden Alman politikasını adeta rehin aldığını söyledi.

Sosyal Demokrat Partisi (SPD) milletvekili olarak 2005-2009 yılları arasında Alman Federal Parlamentosu’nda görev yapan Lale Akgün, Türkiye-Almanya ilişkilerini, Avrupa Birliği (AB) ve hakkında 18 yıl hapis isteminde bulunulan Deniz Yücel’in, tutukluluğunun birinci yılında kurulan diplomatik ilişkiler sonucu iddianamesinin kabul gün tahliye edilmesini değerlendirdi. 
 
Türkiye’den bakınca Türkiye’nin Almanya’ya “küsmüş” gibi göründüğünü, ancak Almanya’dan bakınca olayın çok farklı olduğunu belirten Akgün, “Türkiye, Erdoğan rejimiyle adım adım demokrasinden uzaklaştı. Bu tabii ki Almanya’da da tepkilere yol açtı” dedi.
 
‘TÜRKİYE’YE BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRDİ’
 
Almanya ile Türkiye ilişkilerinin 15 Temmuz askeri darbe öncesinde de çok iyi olmadığını dile getiren Akgün, şunları söyledi: “Alman Parlamentosu’nun Ermeni Soykırımı’yla ilgili kararıyla başlayan tatsızlıklar, daha sonra AB ülkelerinin kendi topraklarında AKP’nin seçim mitinglerine izin vermemeleri ve Erdoğan’ın Merkel’e hakaret etmesiyle devam etti. Bitmek bilmeyen OHAL, referandumunun yapılış şekli, hapisteki yüzlerce insanlar, isten atılan ve sefalete sürüklenen yüz binlerce insan...Dini ve milli baskı. Bütün bunlar Türkiye’ye bakış açısını çok kötü değiştirdi. Bakın Alman Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesine girdiğinizde Türkiye ile ilgili seyahat ihtarları okursunuz. Yani, Türkiye’ye seyahat ettiğinizde başınıza neler gelebileceğini yazar. Bunlar da tahmin edeceğiniz gibi pek iç açıcı şeyler değil.” 
 
Akgün, Türkiye’nin bu yöndeki talep ve beklentisine rağmen Almanya’nın iltica başvurusunda bulunan FETÖ üyeleri iade etmeyeceğini de ifade etti. Akgün, bunun nedeni olarak “Türkiye’nin artık hukuk devleti olmaktan çıkması ve iade edilmesi istenen kişilerin hak ve hukuklarının korunmayacağına” dair algıyı gösterdi.
 
ALMANYA'NIN SESSİZLİĞİNİN 3 NEDENİ VAR
 
Alman Hükümeti’nin, Türkiye’de OHAL kapsamında hak ve özgürlükler konusunda yaşanan gerileme konusundaki sessizliğini ise üç nedene bağlayan Akgün, bunları şöyle açıkladı: 
 
“Almanya’da 3 milyona yakın Türkiyeli insan yasamakta. Bunların en azından yüzde 60’ı Erdoğan taraftarı. Alman hükümeti iç huzurun bozulmasından korkuyor. İkincisi; Almanya, Türkiye ile çok sıkı ekonomik bağlar içinde ve bundan en çok Alman tarafı faydalanıyor. Bu pazarı kaybetmek istemez. Ve Almanya’da en önemli konulardan biri mülteci konusu. Bunu bütün politikacılar biliyor. Bu konu seçim kazandırır veya kaybettirir. 2015’de 1 buçuk milyon mülteci geldi. Bu arada Türkiye ile bir anlaşma yapıldı. Daha fazla mülteci gelmemesi için. Bu Erdoğan’ın elinde bir kozdur. Bununla Alman politikasını bir nevi rehin almıştır.”
 
‘SİLAH TİCARETİ ÖNEMLİ’
 
Akgün, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli yer tutan silah ticareti üzerinde de durdu. Akgün, “Silah ticareti her zaman önemlidir. Hem alan için hem de satan için. Bunu kimse inkar etmesin. Almanya silah ihraç eden ülkeler arasında dünyada 3’üncü sırada yer almakta. Ben ve benim gibi düşünenler bunu kınıyoruz. Ama maalesef para denince akan sular duruyor” diye konuştu.
 
Türkiye’ye Leopar tanklarının satışına ilişkin tartışmalara da değinen Akgün, “Yeni hükümet kurulmadı. Geçici hükümet zaten topu yeni kurulacak hükümete attı. Bu konuda ‘onlar karar versin’ diyor” dedi.
 
‘NATO HOŞNUT DEĞİL’
 
Yine Türkiye’nin, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almasından NATO’nun hoşnut olmadığını söyleyen Akgün, “Almanya’da bu durum, Erdoğan’ın Türkiye’yi NATO’dan attırmak için provokasyonlarda bulunması olarak algılanıyor. Yani hem Türkiye’nin NATO’dan atılmasını sağlayacak, hem de ‘Bak bizi istemiyorlar, kınıyorlar’ diye propaganda yapacak” ifadelerini kullandı. 
 
‘YÜCEL’İ SERBEST BIRAKMAK ZORUNDAYDI’
 
İki ülke arasında yürütülen müzakerelerde Almanya’nın, Deniz Yücel’i “olmazsa olmazı” ilan ettiğinin altını çizen Akgün, “Türkiye, Almanya ile bir şeyler yapmak istiyorsa Deniz Yücel’i serbest bırakmak zorundaydı. Erdoğan açısından durum belli, enternasyonal platformda hiç destekçisi kalmadı. Ekonomik durum ortada, bu şartlar altında Deniz Yücel’i serbest bırakmak asgari bir yatırımdı” dedi. 
 
‘AB DEFTERİ KAPANDI’
 
Türkiye’ye dair tüm hukuksuzlukların dile getirilmediğini sözlerine ekleyen Akgün, bu konuda şunları söyledi: “Türkiye’de demokratik durum o kadar karanlık ki, Almanya bunu göz ardı edip, günlük islerle uğraşamaz. Yani sen insan haklarının ayaklar altına alındığını bil, ama suya sabuna dokunmadan ekonomik, askeri, kültürel işbirliğini sürdür. Kabul edilemez. Bunu Alman toplumunun büyük bir kısmı da kabul etmez.” 
 
Akgün, Almanya açısından Türkiye’nin AB’ye girme defterinin kapanmış durumda olduğunu da vurguladı. 
 
MA / Yasin Kobulan 

Diğer başlıklar

13:15 Şırnak’ta yerel seçimler için toplantı yapıldı
12:26 On Gözlü Köprü’ye ziyaretçi akını
12:13 ‘Tecrit kalkıncaya kadar eylemlerimiz sürecek’
12:08 Cengiz Holding, dinamit patlatıp ağaçları kepçe ile söküyor
10:09 CHP Milletvekili Bircan hayatını kaybetti
09:53 Gezi operasyonunda 12 serbest, 1 tutuklama
09:24 Güzel: Güven'e cevap olalım tecride son verelim
09:23 Kürt yayınevleri: Dilimizden vazgeçmeyeceğiz!
09:20 ‘Tecridin kaldırılması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız’
09:19 ‘Mutlak tecrit, mutlak mücadele ile kırılmalıdır’
09:17 Kırıkkale Cezaevi’nde tutuklular darp edildi
09:15 HDP'li Aydeniz: Eylemler toplumsallaşırsa tecrit kırılır
09:13 KESK Eşbaşkanı Gezen: Bütçe emekçiler için kullanılmıyor
09:11 Çocuk şiddetine odaklanan sergi: Şefkatsiz
09:06 Kayyum Batman Belediyesi'ni iki kat borçlandırdı
09:03 'Altın bilezik kelepçeye çevrilmek isteniyor'
09:01 Tarım politikaları Erciş lahanasını da bitirdi!
09:00 18 KASIM 2018 GÜNDEMİ
17/11/2018
22:05 Barış Grubu üyesi İpek kalp krizi geçirdi
21:37 Trump: Gülen'in iadesi gündemimizde değil
21:31 ABD'den Türkiye’ye bağımsız yargı çağrısı
21:30 Nazan Üstündağ: Öcalan’ın teorileri halkların kurtuluş yoludur
20:28 Pınar Gemsiz öldürüldüğü yerde anıldı
18:32 Açlık grevine destek sürüyor
18:13 Çerkezoğlu: Mücadeleyi dört bir tarafa yayalım
17:34 Araştırmacı Onaran: 10 maddede Dersim’de ırkçılık icra edildi
17:22 Erdoğan: Gerçek çevrecilik nedir görsünler
16:26 Gündoğdu Meydanı'nı dolduran KESK’liler: Krizin faturasını ödemeyeceğiz
16:21 Seyid Rıza ve arkadaşları anıldı
15:55 Serbest bırakılan akademisyen sayısı 6'ya çıktı
15:54 TÜYAP’ta Kışanak’ın kitabına yoğun ilgi
15:28 DİSA-DER yeni yönetimini seçti
15:06 Kadın muhtar adayları basına tanıtıldı
15:05 Zeytun: Mevcut iktidardan somut bir beklentimiz yok
14:50 'F Oturumu'nda Hayati Kaytan’a özgürlük istendi
14:38 Ekonomik kriz kabusa döndü
14:33 Hasta tutuklu Akar İkbal'in tedavi edilmesi istendi
13:54 Açlık grevindekiler: Tecrit kalkıncaya kadar eylemlerimiz sürecek
13:50 12 ve 16 yaşındaki kuzenlerin akıbetini sordular
13:49 ABD'den gözaltılara tepki: Akademisyenleri serbest bırakın
13:40 Dere davasında yeni bilirkişi raporu istendi
13:33 Ev işçisi kadınlar Güney Afrika’da buluştu
13:23 Cumartesi Anneleri 712’nci hafta: Para pul değil bir parça kemik istiyoruz
12:45 5 kentte açlık grevi: Güven'in talebi talebimizdir
12:09 Ailelerin İmralı başvurusu reddedildi
11:59 Mersin'de 'Siyaset Atölyesi' açılıyor
11:11 2018’de 230 bin ‘düzensiz göçmen’ yakalandı
10:25 Cinsel tacizle suçlanan öğretmen tutuklandı
09:30 Bakandan itiraf: Afrin'de gelirler bize geçsin istiyoruz, 600 ton ürün girdi
09:29 Şair ve yazarlardan Kürt Dil Platformu’na destek: Üzerimize düşen sorumluluğa hazırız