Kayyumdan mezar yıkma tebligatı

img

DİYARBAKIR - Silvan Belediyesi kayyumu, 1992’de eşi ve çocuklarının gözleri önünde kontra güçlerce öldürülen Hanifi Kutli’nin mezarı taşını yıkmaları için ailesine yazı gönderdi.  Gönderilen tebligatta, aile tarafından yıkılmaması haline belediye ekiplerince gerçekleştirilecek yıkımın masrafı aileden tahsil edilip, suç duyurusunda bulunacağı kaydedildi.

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde, 14 Nisan 1992 tarihinde kontra güçlerce eşi ve 3 çocuğunun yanında öldürülen Hanifi Kutli’nin (39) ailesine, kayyum atanan Silvan Belediyesi tarafından gönderilen tebligatla, “örgüt propagandası” içerdiği iddiasıyla mezar taşının yıkılması istendi. Gönderilen yazıda, mezar taşını aile tarafından yıkılmaması halinde, belediye ekiplerince yıkacağını ve yıkım masrafının aileden tahsil edileceği gibi aile hakkında suç duyurusunda bulunacağı uyarısında bulunuldu. 
 
Kutli’nin yıkılması istenen mezar taşının ön yüzünde fotoğrafı, doğum ve ölüm tarihleri ile “Keşke ölüm iki defa olsaydı” sözleri yer alırken, arka yüzünde ise; “Al biraz yüreğimizden, birazda yüreğimizdeki sen kokulu renkli bahar çiçeklerinin kokusunu çek içine.  Her şafak vakti dağın ardından nice yiğitlerin selamları var sana… Gözün arkada kalmasın.. Başaracağız” şiiri yer alıyor.  
 
MASRAFINI DA AİLEDEN ALACAK
 
Aynı zamanda Silvan Kaymakamı olan kayyum Adem Çelik’in imzasıyla Kutli Ailesi’ne geçtiğimiz hafta tebliğ edilen 26 Aralık 2017 tarih, “83155425-311/105” sayılı, “Mezar taşları” konulu yazıda, şu ifadelere yer verildi:
 
 “İlgi: İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 20/12/2017 tarih ve 93740897-12884-2017/....sayılı yazısı
 
İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün ilgi sayılı yazısı ile Terörle Mücadele Büro Amirliği Ekiplerince yapılan kontrollerde, T.C: 389….. kimlik nolu Hanifi KUTLİ’nin mezar taşının üzerinde terör örgütünün propagandasının yapıldığı yazı, söz ve ibarenin yazılmış olduğu, bunun terör örgütü propagandası niteliğinde görüldüğünden bahisle suç unsuru olan bu yazı/resim/ibarenin kaldırılması istenilmiştir. 
 
Söz konusu mezar taşının 15 gün içinde, terör örgütü propagandası içermeyecek şekilde sade bir mezar taşı ile değiştirilerek geleneksel (D.T, Ö.T Adı Soyadı ve dua) hale getirilmesini, aksi takdirde bu işin Belediyemizce yapılarak masrafının sizden tahsil edileceği ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağı hususunu bilginize rica ederim.”
                                                                                                                       
Aileye yapılan bu tebligat doğrultusunda 15 gün içerisinde mezar taşının yıkmaması halinde, mezar taşı belediye ekiplerince yıkılacak.
 
GÖZLERİ ÖNÜNDE ÖLDÜRÜLDÜ
 
Hanifi Kutlu’nun eşi Ayhan Kutli, 26 yıl önce kendisi ve 3 çocuğunun gözleri önünde öldürülen eşi için yaptıkları mezar taşının yıkılmasına tepki gösterdi. 
 
Demircilik yaparak geçimini sürdüren eşinin öldürülmeden 3 gün önce “Şahin” isimli bir komiser tarafından ölümle tehdit edildiğini hatırlatan Kutli, eşinin nasıl öldürüldüğünü şu sözlerle anlattı: “Şahin Komiser eşime ‘Senin ölümüne 3 gün kaldı. Kefenini hazırla. Seni öldüreceğiz’ demiş. Eşimin buna bana anlatması üzerine korktum. Eşimi ikna ederek babamın köydeki evine gittik. 3 gün kaldıktan sonra Silvan’daki evimize geri döndük. Biz gelmeden evimizin önünde silahlı 3 kontranın beklediğini gördüm. O sırada kucağımda 40 günlük bebeğim, eşimin kucağında ise 1 yaşındaki oğlum vardı. Diğer çocuğum da arkamızdan yürüyordu. 
 
‘AĞLAMA SİZ DAHA ÇOK ÖLECEKSİNİZ’ DENİLDİ
 
Önümüzdeki duran kısa boylu,  sakallı kontra ceketinin altından çıkardığı tabancayı görünce eşimi öldüreceklerini anladım. Bağırarak ‘Hanifi seni öldürecekler’ dedim. Bu sırada arkamdan gelen bir kontra saçlarımdan tutarak beni ve 40 günlük bebeğimi yağmur sularıyla dolmuş bir çukurun içine attı. Sonra kısa boylu kirli sakallı eşimin ensesine ateş etti. Eşim kucağındaki oğlum ile birlikte sırt üstü yere düştü.  Kanlar içinde olan eşimin üstüne gittim, feryat ettim, figan ettim ancak kimse korkutan gelmedi. Bir süre sonra sesimi duyan birkaç akrabam geldi. Eşimi taksiye bindirerek hastaneye götüreceğimiz sırada askerler olay yerine geldi. Askerlerden biri eşimin başında ağlayan görümceme ‘ağlama ağlama siz daha çok öleceksiniz’ dedi.” 
 
GÖZALTINA ALINDIĞI İÇİN EŞİNİN CENAZESİNE KATILAMADI 
 
Ağır yaralı olan eşini Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne getirdiklerini ifade eden Kutli,  askerlerin, can çekişen eşinin bulunduğu aracı yolda sık sık durdurduğunu söyledi. Eşinin kolları dışında, vücudunun birçok yerine tedavi ile ilgisi olmayan çok sayıda iğne vurulduğunu dile getiren Kutli, 3 gün tedavi gördükten sonra yaşamını yitiren eşi için bir doktorun kendisine “Eğer tedavi edilseydi ölmeyecekti. Onu iğnelerle öldürdüler” dediğini aktardı.
 
Kutli, eşinin tedavi gördüğü 3 günlük süre boyunca defalarca gözaltına alındığını da belirtti. Eşinin cenazesini defnetmek getirdikleri Silvan’da yollarını kesen asker ve polislerin, cenazede olay çıkaracakları gerekçesiyle kendisini, kayınlarını ve kayınpederi gözaltına aldığını söyleyen Kutli, gözaltında olduğu için eşinin cenazesine katılamadığını, eşinin cenaze törenine yapılan müdahalede ise yine bir kişinin yaşamını yitirdiğini kaydetti.
 
Eşinin ölümü ardından en büyüğü 5 yaşında olan 3 oğlunun yetim kaldığını ifade eden Kutli, “Eşimin öldürüldüğü an gözlerimin önünden gitmiyor. Eşim vurulduğu sırada kucağında olan oğlum 1 yıl boyunca konuşmadı. Ellerini sürekli kulaklarına bırakıyordu”  diye belirtti.  
 
KAYINPEDERİNİ DE ÖLDÜRDÜLER
 
Eşinin ölümü ardından peşini bırakmayan asker ve polislerin kendisini sık sık gözaltına alarak karakola götürdüğünü ifade eden Kutli, “Baskılara dayanamayan kayınpederim Sabri Kutli, bana ‘Böyle gitmiyor eşyalarını toplayan Adana’ya gidin’ dedi. Gitmek için hazırlandığımız sırada kontralar,  eşimin ölümünden yaklaşık 1 yıl sonra bu kez kayınpederimi camide namaz kılarken dışarı çıkartıp, öldürdüler. O dönem cenazesine katılan erkekleri öldüreceklerini söyledikleri için kayınpederimi 3-4 kadın defnetti. Ardından beni ve kayınvalidemi gözaltına alıp Diyarbakır’a getirdiler. Bana eşimin nasıl öldürüldüğünü, bunu kimin yaptığını sordular. Beni ve kayınvalidemi tehdit ettiler. Bana, eşimin cinayetini kendilerinin yaptığını söylersem beni öldüreceklerini söylediler. Kapının önünde duran 3 kişi bellerindeki silahları gösterip bize ‘buradan çıkmazsın’ deyip tehdit ettiler.
 
DAVASI ‘FAİLİ MEÇHUL’ OLARAK KALDI
 
Bana ‘bir şey görmediğimi, eşini vuranların kim olduğunu bilmediğimi’ söylememi istediler. Ben de çocuklarım için korktum. Bir şey görmediğimi söyledim. Davası ‘faili meçhul’ olarak kaldı. Onu öldürenler elleri kollarını sallayarak dolaştı. Daha sonra gittiğimiz Adana’da peşimizi bırakmadılar. Oradan da Diyarbakır’a taşındık. Bu kez de çocuklarımın peşini bırakmadılar. Evimize sürekli baskın yapıldı. Polisler silahlarla evimizin önünde bekliyordu. Polisler, iki defa gözaltına alınan oğluma,  babasını sormuşlar” dedi.  
 
‘YIKMAYACAĞIZ, YIKTIRMAYACAĞIZ’
 
Bu yaşadıklarından sonra şimdi de eşinin mezar taşında suç teşkil edecek bir şey olmamasına rağmen yıkılmak istendiğini ifade eden Kutli, “İki ay önce yaptığımız mezar taşını kendi ellerimizle yıkmamızı istiyorlar. Eşimin ölümünden dolayı devlet bize tazminat ödedi. Eşim şu anda devletin yasalarında bile ‘sivil şehit’ olarak geçiyor. Bunlara rağmen eşimin mezarına tahammül edemiyorlar. Ben bu zulmü kabul etmiyorum, Allah da kabul etmez. Eşimi gözümün önünde öldürdüler, yıllarca bana ve çocuklarıma zulüm ettiler. Şimdi de eşimin mezar taşını yıkmak istiyorlar. Eşimin mezar taşını yıkmayacağız, yıktırmayacağız. Bu zulme karşı hakkımızı sonuna kadar arayacağız” diye konuştu.
 
MA /  Deniz Tekin
 

Diğer başlıklar

17:30 Kaz Dağları’nda ‘çadırlı nöbete devam’ kararı
17:26 Britanya'dan 'kayyum' tepkisi
17:16 Bahçeli eşbaşkanlık sistemini hedef aldı
17:12 HDP Eş Genel Başkanı Temelli yarın Van’da olacak
16:51 Mardin'de 5 gazeteci hala gözaltında
16:46 Şırnak'ta çatışma: 1 asker yaşamını yitirdi, 3 asker yaralandı
16:35 ÖHD: Halkın iradesi gasp edilemez
16:32 Gül, Davutoğlu ve Babacan davet edilmedi!
16:19 Diyarbakır ve Dersim’de gözaltına alınan 22 kişi serbest
16:10 İzmir Barosu valilik yasağının iptali için dava açtı
16:08 'İstanbul için gösterilen irade Diyarbakır için de gösterilecek'
16:03 Aliağa’da işten atılan 19 işçi ifadeye çağrıldı
16:00 Van'da yürüyüş yine engellendi, vekiller oturma eylemine geçti
15:58 Lice’de şiddetli çatışma
15:43 Türk Eczacıları Birliği hakkında soruşturma açıldı
15:29 Muhtar: Mahallede silahlı kavga var
Karakol: Güvenlik nedeniyle gelemeyiz
15:24 Karamollaoğlu: Kimse kendini mahkeme yerine koyamaz
15:18 Belediye çalışanlarının gözaltına alınmasına KESK’ten tepki
14:43 Urfa'da 14 tutuklama
14:41 Sosyalist Parti’den Fransa ve AB’ye çağrı
14:37 Buse Aydın’ın ameliyat edilmesini talep ettiler
14:21 İçişleri Bakanlığı kayyumu Kürtçe de açıkladı
14:12 EGEÇEP: Yanan alanların imara açılmasına izin vermeyeceğiz
14:06 Diyarbakır'daki yürüyüşe müdahale: Milletvekili baygınlık geçirdi, gazeteciler darp edildi
14:01 İstanbul'da şiddetli yağış: Ev ve işyerlerini su bastı
13:59 Temelli Mardin’de: Bu fotoğraf darbe fotoğrafıdır
13:59 14 tabur askerin katılımıyla başlatılan operasyon 4’üncü gününde
13:43 Ankara'dan ortak tepki: Halk iradesine saygı gösterin
13:27 Leyla Güven’den ‘birlik’ çağrısı: Her gün eylem her gün direniş
13:15 KESK İstanbul Kadın Meclisi: Kayyuma karşı ses olalım
12:46 Sanatçı Tunç hakkında yakalama kararı çıkarıldı
12:38 ‘Gazeteciler serbest bırakılsın’
12:23 İstanbul'daki gözaltılar adliyeye sevk edilecek
12:09 Belediye meclis üyesine de kayyum atandı
12:07 CHP Genel Başkanı Yardımcısı Kaya: Barış ve kardeşliğe vurulan darbedir
12:01 İYİ Parti’den kayyum açıklaması: Millete açıklamak iktidarın mesuliyetinde
11:57 TMMOB Mardin Koordinasyonu: Kayyum demokratikleşmeye darbedir
11:51 Diyarbakır’da oturma eylemi
11:11 Kayyum belediye meclisini feshetti!
11:10 Adana'daki gözaltılar serbest
10:54 Belediyelere çıkan yollar yeniden kapatıldı
10:36 Daire başkanları görevden, belediye çalışanları gözaltına alındı
10:18 Kaz Dağları’ndan kayyumlara tepki: Karanlığı birlikte mücadele ederek aydınlığa çıkaracağız
10:15 Gözaltında günde sadece 1 bardak su
09:47 Girê Spî Askeri Meclisi ‘güvenli bölge’ için hazır
09:16 Bazı Yargıtay üyeleri de törene katılmayacak
09:06 Su ve Vicdan Nöbeti: Önce belediye sonra koordinasyon desteğini çekti
09:05 ‘Bu ne haldir, irade bizim, oy bizim, ayağa kalkın’
09:05 Arap, Pomak, Çerkes, Gürcü, Kürt, Hemşinli, Alevi, Süryani: Öcalan’a ses verilmeli
09:04 'Halk gereken cevabı yine verecektir'