Tutuklu ailelerinden çağrı: Eylemi sahiplenelim

img

İSTANBUL - İmralı tecridine karşı başlatılan açlık grevi eylemleri 39'uncu gününde devam ederken, tutuklu aileleri siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin kendileriyle birlikte hareket edip eylemi sahiplenmesi çağrısında bulundu.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik her geçen gün daha da ağırlaştırılan tecridin son bulması ve cezaevlerinde tavan yapan hak ihlallerine karşı tutukluların başlattığı süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemleri 39’uncu gününde devam ediyor. Bu güne kadar en az 100 cezaevinde sürdürülen eyleme, 2 bin 500’e yakın tutuklu katıldı. 
 
Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Selman Çetiner ile en son geçen hafta telefonla görüşen ağabeyi İsa Çetiner, tutukluların durumu ve eylemlerine ilişkin konuştu.
 
SUÇ İŞLENİYOR
 
Taleplerin kabul edilmemesi durumunda kardeşinin de eylemin devredileceği gruplarda yer alacağını belirten Çetiner, “Tüm dünyanın gözü önünde bir suç işleniyor. Tecrit ağır bir suçtur. Kürt halkına dönük soykırım politikalarını sürdüren bir iktidar var. Kürt halkının resmen yok olmasını istiyor. Bunların son bulması için ise Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması lazım. Tutuklular da bu bilinçle eyleme başladılar. Yani hem özgürlük hem barış için böyle bir eyleme başladılar. Biz de tutuklu aileleri olarak bu ihtiyacı görüyoruz ve bu taleplerin bizim taleplerimiz olduğunu söylüyoruz” ifadelerini kullandı.
 
Çetiner, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin de ailelerle birlikte hareket edip eylemi sahiplenmesi çağrısında bulundu. 
 
‘ELLERİNDEKİ TEK ŞEY BEDENLERİ’
 
Tarsus 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve açlık grevinin ilk grubunda yer alan İdris Değirmenci’nin ablası Kezban Dal da, Öcalan’a yönelik tecridin bugün herkese uygulandığını ve buna son verilmesini istediklerini söyledi. Tutukluların ciddi baskı ve hak ihlalleriyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Dal, “Ellerinde bir tek bedenleri var. Onu da açlık grevine yatırıyorlar” dedi. 
 
Hem tecrit hem de baskıların temel nedeninin Kürt sorunu olduğunu ifade eden Dal, şöyle dedi: “Kürtleri varlık olarak istemiyorlar, yok etmek istiyorlar. Ya da kendi elinin altında görmek istiyorlar. Ancak biz de var olduğumuzu söylüyoruz. Bunu söyleyince de baskı, gözaltı ve tutuklama diyorlar. Bunlara karşı bu güne kadar varlığımızı inkar etmedik, etmeyeceğiz de. Tutuklansak da varız, çünkü Kürt’üz ve haklarımızın peşindeyiz.” 
 
MA / Mehmet Aslan