İHD ve TİHV: Barış içinde ortak yaşam idealine sahip çıkalım

img
 
İSTANBUL – İHD ve TİHV yaptıkları ortak açıklama ile insan hakları, demokrasi ve barıştan yana olan tüm kişi ve kurumları “barış içinde ortak yaşam idealine sahip çıkmaya, başlatılan askeri operasyonun durdurulması için çaba göstermeye” davet etti.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik dün başlattığı askeri operasyona ilişkin ortak yazılı açıklama yayımladı.
 
Türkiye ve dünyada insanlık değerlerinin ağır bir kriz içinde olduğuna değinilen açıklamada,  yapısal veya fiziki olsun şiddetin hayatın tek gerçeği olarak tüm toplumlara dayatılmış durumda olduğu belirtildi. Bu nedenle insan haklarına ve demokrasiye dayalı barış içinde ortak yaşam idealinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulanan açıklamada, buna karşın Birleşmiş Milletlerin (BM) insan hakları değerlerini korumakta aciz ve barışı korumaktan uzaklaşmış durumda olduğu kaydedildi.
 
Devamında ise, “Çok uzağa bakmamıza gerek yok, kapı komşumuz Suriye’de yaşananlar bunun en somut örneği” denilerek, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik operasyona dikkat çekildi.
 
‘SAVAŞIN KAZANANI YOKTUR’  
 
İHD ve TİHV, “İnsan hakları örgütleri olarak en başından beri siyasal ihtiraslar, hayaller ve fırsatçılıklar ile Suriye Savaşına müdahil olunmasına ısrarla karşı çıktık. Bunu maceracılık olarak nitelendirdik. Çünkü takipçisi olduğumuz değerler bize asli olanın yaşam olduğunu söylemektedir. Yaşam yoksa haklardan da söz edemeyiz” diye belirtti.
 
Savaş ve şiddetin yaşamın baş düşmanı olduğunun altı çizilen açıklamada, bugün yaşananlardan en küçük ders çıkarılmaksızın Kuzey ve Doğu Suriye’ye dün başlatılan askeri müdahalenin, tartışılmaz bir zorunlulukmuş gibi topluma dayatıldığı kaydedildi. Bu konuda şu ifadelere yer verildi: 
 
“Sebebi ise çok açıktır. Yürütülen hatalı politikalar sonucu içine girilen ekonomik, siyasal ve sosyal kriz nedeniyle yönetme zorlukları yaşayan siyasal iktidarın toplumsal rıza üretme ihtiyacıdır. Tarihsel olarak da biliyoruz ki dünyanın her yerinde hukuktan ve demokratik değerlerden uzaklaşan iktidarlar için en kolay rıza üretme yolu hep savaş çıkartmak olmuştur. Ancak her zaman iktidarlar şu basit kuralı görmezden gelmişlerdir: Savaşın kazananı yoktur. 
 
‘ONARILMAZ BİÇİMDE TAHRİP EDİLECEKTİR’ 
 
Siyasal iktidar savaşı fırsat ve gerekçe bilip, uzun zamandır fiili olarak sürdürmekte olduğu OHAL uygulamalarını daha da yoğunlaştırmaya ve kalıcılaştırmaya çalışacaktır. Başta düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yapma özgürlükleri olmak üzere pek çok temel hak ve özgürlükler kısıtlanacak, böylelikle her fırsatta engellenen ve şiddetle bastırılan yurttaş eylemliliği imkansız kılınarak siyasal ve sivil alan tümüyle bir kontrol-tedbir alanı haline getirilmeye çalışılacaktır. Hepsinden önemlisi en başta söylediğimiz gibi insan haklarına ve demokrasiye dayalı barış içinde ortak yaşam ideali-arzusu onarılmaz biçimde tahrip edilecektir.” 
 
‘OPERASYONU DURDURMA ÇABASI GÖSTERİLMELİDİR’ 
 
Kurumlar, insan hakları etiği ve ilkelerinin kayıtsız şartsız savaşa karşı durmalarını gerektirdiğini belirttikleri açıklamalarının devamında şunları kaydetti: “Çünkü biliyoruz ki, savaşta atılacak her kurşunla ölen aslında insanlıktır. Birilerini düşman sayıp insanlıktan dışladığınızda aslında insan olmanın en temel değerlerini ayaklar altına almış olursunuz. Bu nedenle de; başlatılan askeri müdahale daha fazla can kayıpları yaşanmadan derhal durdurulmalı, savaşsız, çatışmasız çözüm yolları denenmelidir. İnsan hakları, demokrasi ve barıştan yana olan tüm kişi ve kurumları da karşı karşıya kaldığımız tehlikeleri görmeye, barış içinde ortak yaşam idealine sahip çıkmaya, başlatılan askeri operasyonun durdurulması için çaba göstermeye davet ediyoruz.”