HABER MERKEZİ - İran rejiminin protestoların ardından Rojhilat'ı "askeri bölge" ilan ettiğini belirten PAK Dış İlişkiler Temsilcisi ve Örgütlenme Sorumlusu Şemal Pîran, Kürt partilerinin birliğinin korunması ve güçlendirilmesinin her şeyden önemli olduğunu söyledi.
İran ve Rojhilat’ta süren protestolarla birlikte halklar, özgürlük ve hak talebiyle bir kez daha sokaklara çıktı. Rojhilat halkının öncülük ettiği bu süreç, Kürdistani siyasi partileri de harekete geçirdi. Yaklaşık bir yıl önce kurulan Rojhilatlı Partiler Arası İşbirliği Diyalog Merkezi bünyesindeki 7 siyasi parti, 6 Ocak’ta aktif çalışmalara başlayacaklarını duyurdu. Henüz resmi kuruluşunu ilan etmeyen partiler, bu yöndeki hazırlıklarını sürdürüyor.
Merkezde yer alan Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Dış İlişkiler Temsilcisi Şemal Pîran, Rojhilat’ta halkın kanlı bir baskı süreciyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Teyit edilen bilgilere göre en az bin yurttaşın katledildiğini, binlercesinin yaralandığını aktaran Pîran, İlam, Kirmanşah ve Loristan bölgelerinde binlerce kişinin tutuklandığını, aileler üzerindeki baskının sürdüğünü ifade etti. Pîran ayrıca, PAK güçlerinin bu bölgelerde Devrim Muhafızlarına karşı direniş gösterdiğini vurguladı.
‘ROJHİLAT ASKERİ BÖLGE İLAN EDİLMİŞ DURUMDA’
Rojhilat halkının mücadelesinin sürdüğünü belirten Pîran, “İran rejimi yaklaşık 50 yıldır suç işlemeye devam ediyor. Rojhilat tamamen militarize edilerek ‘askeri alan’ ilan edilmiştir. Kürtler üzerinde yoğun bir güvenlik atmosferi hâkim. Rejim, sokakları katliam ve tutuklamalarla susturmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Pîran, son yüz yıl boyunca Kürdistan’ı işgal eden devletler için Kürtlerin her zaman bir tehdit olarak görüldüğünü, bu nedenle İran’ın bölgeye yönelik politikasının diğer yerlerden farklı olduğunu vurguladı.
‘İRAN ROJHİLAT’TA İŞGALCİ’
Pîran, rejimin Kürdistan’da güvenlik, ekonomi ve kültür açısından ayrımcı bir politika izlediğini ifade ederek, “Bunun sebebi, Kürtlerin tarih boyunca işgalcilere boyun eğmemesidir. Kürtler, İran devletini işgalci olarak görüyor; İran devleti de Kürdistan’ı sömürgeleştirilmiş bir bölge olarak kodluyor. Bu nedenle halkımıza dönük politikalar düşmancadır” şeklinde konuştu.
BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİ VURGUSU
İran ve Irak arasında 2023’te imzalanan anlaşmadan bu yana baskıların arttığını dile getiren Pîran, PAK olarak teslim olmadıklarını belirtti. 21 Ocak 2013'te Kürdistan Ulusal Ordusu (KNA) üslerinin bombalanmasına rağmen direnişin sürdüğünü ifade eden Pîran, şunları kaydetti: “Rojhilatlı siyasi güçler arasındaki birlik, büyük bir emeğin, mücadelenin ve tarihsel zorunluluğun ürünüdür. Bugün Rojhilatlı yedi tanınmış partinin Diyalog Merkezi çatısı altında buluşması, hem partiler hem de halkımız için büyük bir kazanımdır. PAK olarak bu birliğin korunmasını ve güçlendirilmesini her şeyden önemli görüyoruz. Bu birliğin korunması ve güçlendirilmesi gerekiyor.”
ULUSLARARASI GÜÇLERİN ÇEKİNCELERİ
Batılı devletlerin kendi çıkarlarını öncelediğini ve Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını göz ardı etmelerinin kabul edilemez olduğunu belirten Pîran, uluslararası güçlerin çekincelerini şöyle sıraladı: “Rejimin çökmesi durumunda uluslararası çatışmaların patlak vermesinden, halklar arası gerilimlerden, DAİŞ gibi yapıların yeniden ortaya çıkmasından ve büyük bir mülteci akınından korkuyorlar. Bu yüzden mevcut statükonun korunmasına razı görünüyorlar. Ancak Avrupalılar artık İran’ın çok uluslu bir ülke olduğunu ve tüm halkların haklarının dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır.”
MA / Ceylan Şahinli