Hasta tutukluların vasileri: Çakıcı'dan daha ağır tutuklular var

img

İSTANBUL - Organize Suç Örgütü hükümlüsü Alaattin Çakıcı’ya Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nden verilen süresiz sağlık kurulu raporuna tepki gösteren hasta tutukluların vasileri, “Durumu Çakıcı’dan daha ağır olan hasta mahpuslar var. Eğer bir uygulama yapılacaksa bütün hasta mahpuslara uygulanmalıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ziyaret ettiği Organize Suç Örgütü hükümlüsü Alaattin Çakıcı’ya Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi'nden verilen süresiz sağlık kurulu raporunun yankıları sürüyor. Raporda, “Ağır hasta” olduğu ve  “morale ihtiyacı var” denilen Çakıcı'ya, haftanın 7 günü birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden akrabaları ile görüş izni verildi. Çakıcı’ya verilen rapora “politik ayrımcılık uygulanıyor” diyerek tepki gösteren tutukluların vasileri, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) raporunda yer alan 402’si ağır olmak üzere bin 153 hasta tutukluya dikkat çekti.
 
‘İKİLİ POLİTİKALARDAN VAZGEÇİN’
 
Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kronik prostatı ve böbreğinde kum olan hasta tutuklu Ali Gülmez’in vasisi Sevim Kanva, özellikle adli tutuklular ile siyasi tutuklular arasında ciddi bir ayrımcılık politikasının yürütüldüğünü belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ziyaretini hatırlatan Kanva, ziyaret sonrasında raporun çıkarılmasının politik bir karar olduğunu söyledi. 
 
Çakıcı'ya verilen raporun gerekli olan tüm tutuklulara verilmesi gerektiğini dile getiren Kanva, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kanser, şizofren gibi kendi başına hayatını devam ettiremeyecek durumda olan ve tek kişilik hücrelerde tutulan hasta mahpuslar var. Ağır hasta listesinde yer alan mahpuslar her an ölüm ile karşı karşıya ve ciddi anlamda morale ihtiyaçları var. Alettin Çakıcı’nın bilinen ciddi anlamda bir hastalığının olmadığını hepimiz biliyoruz. Buna rağmen görüş izni için verilen rapor bir ayrımcılıktır. Çakıcı yerine hücrede tek başına yaşayan, tüm yaşam koşulları kısıtlanan, tedavisi bile düzgün yapılmayan ağır hasta mahpusları da içine kapsayan bir yasa uygulansın. İkili politikalardan biran önce vazgeçilmesi gerek.”
 
‘ÇAKICI’DAN DAHA AĞIR OLAN HASTALAR VAR’
 
Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan 17 yıldır tutuklu olan Şizofreni hastası Yaşar Eriş’in vasisi Arzu Aksakal da “Rüyasında parçalanmış yüzler gördüğünü ve ‘Kendini öldür’ diyenleri gördüğünü söyleyen bir hasta mahpus var karşımızda. Şizofreni hastası olmasına rağmen tek başına bir hücrede tutuluyor. Bu anlayış bile verilen raporun politik bir karar olduğunu göstergesidir” diye tepki gösterdi. 
 
Ağır hasta olan tutukluların gerçek anlamda morale ihtiyacı olduğunu ifade eden Aksakal, “15 günde bir kapalı, ayın son haftasında ise açık görüş verilen, havalandırma saati 3 saat olan, spor ve etkinlik hakları elinden alınan mahpusların karşısında Çakıcı’ya rapor veriliyor. Gerçek anlamda rahatsızlığı var ise rapor verilir ancak, bu bütün hasta mahpuslar için uygulanması gereken bir yasa olmalıdır” diye belirtti.  
 
Durumu Çakıcı’dan daha ağır olan hasta tutukluların olduğunu sözlerine ekleyen Aksakal, “İki kolu olmayan, kalbi yüzde seksen çalışmayan tutsaklar var. Tüm bunları göz önüne aldığımızda morale ihtiyacı olanın kim olduğu açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Çakıcı’ya verilen rapor tüm hasta tutsaklara verilmelidir. Çakıcı’ya verilen rapor tamamen politik ve ayrımcı bir uygulamanın sonucudur” dedi.
 
‘DİĞER HASTALARA DA RAPOR VERİLMELİ’
 
İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu üyesi ve Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan tüberküloz, migren, böbreklerde iltihaplanma ve ülser gibi birçok hastalığı olan Menderes Leyla’nın vasisi Hatice Onaran, insan hakları penceresinden bakıldığında her hasta tutukluya eşit koşullarda yaklaşılması gerektiğini söyledi. Cezaevlerinde durumu ağırlaşan 402 hastanın olduğunu hatırlatan Onaran, “Yaklaşık 200 tutsak kanser hastası. Kanser hastası demek toplumunda bildiği gibi geri dönüşü olmayan bir hastalık demektir. Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı’yı epilepsi hastası olduğu için tahliye ettiler. Aynı süreçte belirlediğimiz 41 epilepsi hastası vardı. Mevzu politik ve siyasi bir art niyet veya çifte standart değilse sadece hastalık ise bu uygulama tüm hasta mahpuslar için geçerli olmalı” diye konuştu. 
 
'HASTA MAHPUSLARIN SESİ DUYULMALI'
 
Çakıcı’nın raporunun şaibeli olduğunu ifade eden Onaran, “Yetkililer hasta mahpusların sesini gerçek anlamda duymalı ve ciddi anlamda ikili standartlar ve siyasi kararlar ile değil insan haklarını gözeterek raporlar hazırlamalı ve en kısa sürede ağır mahpusları serbest bırakmalı” çağrısında bulundu.
 
MA / Elif Çetiner 
 

Diğer başlıklar

03/05/2019
10:20 Polisin darp ettiği tutuklu annesi: Çocuğumun ölümünü beklemeyeceğim
02/05/2019
16:31 Diyarbakır’da başlatılan oturma eyleminin bugünkü programı sonlandırıldı
12:19 Açıklama yapmalarına izin verilmeyen anneler oturma eylemi yaptı
17/04/2019
12:19 HDP’nin açıklamasına müdahale: Milletvekilleri yaralandı
16/04/2019
12:44 Tuşba'nın ilk meclis toplantısı: Bize silgi çalmamayı tembihledin ama mazbatamı çaldın
15/04/2019
10:23 Leyla Halid’den Leyla Güven’e ziyaret: Seninle daha güçlü olacağız
14/04/2019
16:25 Polisin ‘yanlışlıkla vurduk’ dediği Hantaş’ın abisi: Daha önce tehdit etmişlerdi
13:53 Diyarbakır'da bir genç polis tarafından öldürüldü!
10/04/2019
18:22 İlk işleri beton blokları ve telleri kaldırmak oldu
19/03/2019
19:24 Zülküf Gezen’in ailesi Leyla Güven’i ziyaret etti
Güven: Zülküf yoldaş Mazlum'un direnişini seçti
25/12/2018
12:50 Küçük çoban domuz sürüsünün saldırısına uğradı
18/12/2018
09:25 19 Aralık tanığı: Açlık grevlerinin yayılması devleti zorlar
09:10 Kriz yemenicilik mesleğini de vurdu
13/11/2018
09:12 Silopi'de 2 bin kişi 4 gündür susuz
09:06 Şırnak'taki beton santrallerinde üretim durduruldu
09:02 Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Köse: Üyelerimiz işe alınana kader eylem sürecek
28/10/2018
09:20 Gönderdiği videoyla gazeteci Bağdu cinayetini anlattı
09:14 Şiddete maruz kalan kadın: Erkekler iktidardan cüret alıyor
09:12 Cizre kayyumu engelli yoluna palmiye ağacı dikti
20/10/2018
09:59 Safitürk davasının en önemli tanığının ifadesi: Erê, Na!