Aldar Xelil: Direniş uluslararası boyut kazandı, birlik olalım

img

GİRÊ SPÎ – Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarına karşı “Uluslararası bir direniş” sergilendiğini belirten TEV-DEM Yürütme Kurulu üyesi Aldar Xelil, “Birliktelik kararını verin. Mücadele kararı verin ki Kürtler olarak bu süreci atlatabilelim” sözleriyle ulusal birlik çağrısı yaptı. 

 
 
Türkiye’nin adına “Suriye Milli Ordusu (SMO)” verdiği paramiliter güçlerle birlikte saldırılarını sürdürdüğü Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmeleri değerlendiren TEV-DEM Yürütme Kurulu üyesi Aldar Xelil, Kürtlere ulusal birlik çağrısında bulundu. 
 
Saldırıların işgal girişimini aştığını belirten Xelil, yapılanın demografik değişim ve etnik temizlik olduğunu söyledi. Göç ettirilen halkların yerine paramiliter güçlerin kaydırıldığına dikkati çeken Xelil, saldırıların 9 Ekim’de başlamasını ise “Neden bu tarihte başladı. 1998’de aynı tarihte yine Kürtlere dönük uluslararası büyük bir komplo geliştirilmeye çalışıldı. O dönemde Türk ordusu yine sınıra gelerek saldırı hazırlıkları yapmıştı. Sonunda saldırı gerçekleşmedi ve plan değiştirildi. Sonucunda Önder Öcalan Suriye’deydi ve oradan çıktı. Bu şekilde planları gerçekleşmedi. Üzerinden 20 yıl geçti. O planlarını başka bir şekilde hayata geçirmek istiyorlar. Türk devleti bölgenin haritasını değiştirmek istiyor. Sadece siyasi olarak değil, Sykes Picot bazı bölgeleri ayırmıştı birbirinden. Bu ise bölgelerin demografilerini de değiştirmeyi taşıyor. Halkları yerlerinden ederek, başkalarını yerlerine yerleştiriyorlar. Misak-i Mili planlarını Adana Antlaşması’ndan yararlanarak, işgal alanını genişletmeyi amaçlıyorlar” diye açıkladı. 
 
DÜNYA HALKLARI SAHİP ÇIKTI
 
Büyük bir savaşın içinde olduklarını dile getiren Xelil, dünyada yükselen dayanışmanın Kürtler için bir ilk olduğunu söyledi. 100 yıl önce Ermeniler, Asuriler, Süryaniler, Êzidîler ve daha önce yapılan Kürt katliamlarına kimsenin ses çıkarmadığını hatırlatan Xelil, Rojava Devrimi ile Kuzey ve Doğu Suriye sistemine yönelik bir yok etme girişimine karşı geliştirilen direnişe dünya halklarının sahip çıktığını ifade etti. Bu gelişmeyle hazırlanan planların bozduğuna işaret eden Xelil, “Bu etki var olan ülkelerin siyaseti, devleti, yöneticileri ve kurumları üzerinde büyük bir baskı yarattı. Hatta bu sahip çıkma Erdoğan, Trump ve Putin üçlüsü arasında verilen savaş ve saldırı kararlarına da etki etti ve bu durum ateşkese kadar gitti. Yaptıkları ateşkes bu direnişin sonucunda gerçekleşti. Fakat öyle denildiği gibi bir ateşkes yok. İlk günden bugüne kadar hiçbir zaman saldırılar durmadı. Ateşkes ilan edildiğinde Serêkanîyê’nin sadece çevresinde bulunan iki üç mahallesi ellerindeydi. Ateşkesten sonra Til Temir’in köylerine kadar geldiler. Onun için bunun bir gerçekliği yok. Onların tek derdi girdikleri sıkışmışlığı atlatabilmek. Artık onların ülkelerinde yaşayan insanlar onları zorluyordu. Dünya halkları ‘Suriye’de çözümü olan tek makul sistemi niye yıkıyorsunuz’ dedi” diye belirtti.  
 
RUSYA VE ABD’NİN YAKLAŞIMLARI
 
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Kürt fobisi olduğunu vurgulayan Xelil, Federe Kürdistan’da yapılan referandumu döneminde Türkiye’nin karşı duruşunu hatırlattı. Büyük güçlerin de bu Kürt fobisinden yararlandığını dile getiren Xelil, “Bunların başında ABD ve Rusya geliyor. Her ikisinin de çıkarları var. Rusya’nın temel çıkarı şudur. Bizim alanlarda tekrar Suriye rejimini güçlendirmek ve güç sahibi yapmak için Erdoğan’ın yönünü buraya veriyorlar. Rejim de zaten bunu istiyor. ‘Zaten biz bunları yenemeyiz. Türkler gelsin bunları vursun. Bunlar zayıflar ve ben istediğimi bunlara yaparım’ kafasındalar. ABD’nin de çıkarları var. Onlar hala Suriye’de bir çözümün gelişmesini istemiyorlar. Diğer bir şey ise onlar Türkiye’yi kaybetmek istemiyorlar. NATO’nun bir üyesinin Rusya ile iş birliği yapmasına karşılar. Türkiye ise istediklerini elde edebilmek için Rusya’dan S-400 aldı. Yine farklı farklı anlaşmalar yaptı onlarla. Bununla ABD için bir tehdit yarattı. ABD’nin planında Türkiye ya da Suriye yok. Onların planında İran var. ABD İran’ın önüne geçebilmek ve onu durdurmak için Türkiye’ye ihtiyacı var. Türkiye’nin Rusya ve İran ittifakına girmemesi için önünü açarak, bizim bölgelerimize yönlendirdi. Erdoğan’ın da planı bellidir. Bölgede Kürtleri yok ederek, kendi hayallerini hayata geçirmeyi amaçlıyor. Bunun için her türlü yola başvuruyor. Bu tür dengelerde bir araya geldiler ve bize yönelik saldırıları tercih ettiler. Gelinen aşamada ise kirli bir oyun var ortada” diye konuştu. 
 
‘ERDOĞAN VE TRUMP OYUN İÇİNDELER’
 
Erdoğan ve Trump görüşmesine ilişkin de konuşan Xelil, yaptıkları görüşme hakkında birebir bilgilerinin olmadığını ancak görünenin Trump’ın planından vazgeçmediğini gösterdiğini söyledi. Erdoğan’ın çok şey istediğini, bunu kabul edilmediğini, ancak yaptıkları işbirliğinden de geri adım atılmadığının anlaşıldığını sözlerine ekleyen Xelil, şunları dile getirdi: “İlerleyen süreçlerde belki planlarını ve kirli oyunlarını sürdürebilirler. Ancak ABD içinde, kongresinde ve halkları arasında farklı görüşler var. Türkiye içinde de durumlar iyi değil. Dibe batmış bir ekonomi var. Yine Avrupalı güçlerin de yaklaşımları bulunuyor. Bu tabloya bakınca önümüzdeki günlerde her şeyin daha da netleşebileceğini söyleyebiliriz. Bu görüşmelerde neyin konuşulduğu ve planladığı ortaya çıkacak. Onun için öyle bir direniş sergileniyor ki artık uluslararası bir direniş haline geldi. Bu artık lokal bir durum olmaktan çıktı.” 
 
SURİYE VE RUSYA İLE GİRİLEN DİYALOG
 
Xelil, krizin Suriyeliler arasında çözülmesi gerektiğini, rejimin buna yaklaşmadığını eski refleksleriyle hareket etmesi halinde yok olacağını belirtti. Rejimin çözümün önünü kapattıklarını anlatan Xelil, devamla şöyle dedi: “Bu süreç yaşanırken, tekrar bu durum gündeme geldi. Tekrar Şam ile iletişime geçtik. Yine Rusya ile diyaloga başladık. Biz ülkenin bir kriz içinde olduğunu ve bir çözüme ihtiyacı olduğunu söyledik. Birleşmiş Milletlerin (BM) 2254 sayılı kararı ve Cenevre gibi yerlerde yapılan toplantı ve görüşmelerde barışçıl bir çözüm çıkmaz. Bu görüşmeler uzun sürdürülerek, tıkanıklığa götürüyor. Sahada biz ve rejim varız. O zaman oturup, bir şeyler geliştirmek gerek. Rejim onun yerine şöyle yaklaşmaya çalışıyor. ‘Bakın ABD gidiyor. Kuzey ve Doğu Suriye’nin eli güçsüzleşecek. Ben de taleplerimi daha kolaylıkla kabul ettirebilirim.’ Biz her şeyden önce Suriye rejimine bağlı güçlerin sınıra gelip, sınırlarını korumasını istedik. Biz baştan beri diyoruz Suriye’den ayrılmayacağız. Suriye’nin bir parçasıyız. Eğer biz Suriye’nin bir parçasıysak Şam’ın sınırları koruması gerekiyor. Eğer korumuyorsa bu bölgeden elini çekmiş demektir. Bu da doğru bir yaklaşım değil.”
 
İDARİ, ASKERİ VE EĞİTİM KONULARI
 
Suriye rejiminin merkezi yönetim biçiminden ısrarcı olduğunu kaydeden Xelil, rejimle aralarındaki diyaloğu şu sözlerle ifade etti: “Eğer saldıracaksanız bile Suriye askerlerine saldırıyorsunuz dedik. Fakat durum sadece bununla bitmiyor. Bir sistem var, yönetim var, kentler var ve halk var. Bunlar ne olacak peki? O zaman oturup, konuşalım. Birbirimizi kabul edebileceğimiz ve anlaşabileceğimiz bir nokta yaratmalıyız. O süreç halen başlamış değil. Bu sürecin başlaması için Rusya’nın garantör olarak rol alması gerekiyor. Rusya ile diyalog halindeyiz. Rusya da bunun için açıklama yaptı. Buna yönelik görüşmelerimiz devam ediyor. Başta Suriye rejimine şunu kabul ettirmek gerekiyor. Suriye’nin merkezi olmaması gerekiyor. Ondan sonra ikinci aşamaya geçebiliriz. Misal biz merkezi olmayan Suriye dedik. Sonrası yönetimi bulunan alanlarımız kendisini nasıl yönetecek. Bunu belirlemeliyiz. Buna bağlı olarak, var olan kurum ve askeri güç ne olacak. Buna da bir çözüm bulunması gerekiyor. Öyle dağıtılacak bir güç değil. Ordu ile ilişkileri ile ne olacak bunun tartışılması elzemdir. Yine eğitim konusu var. Yıllardır buradaki çocuklar kendi dillerinde eğitim görüyor. Şam da ‘benim sistemim var’ diyor. Bu da netleşmesi gereken konulardan biri. Şimdi bu tartışmalar ne zaman olacak onu bilmiyoruz.”
 
AVRUPALI GÜÇLERİN ÖNERİLERİ
 
Almanya’nın yaptığı güvenli bölge önerisine de değinen Xelil, bunun gerçekleştirilmesinin zorluğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: “BMGK ve BM buna izin verir mi ya da taraf güçler nasıl bir karar alır. Avrupa Birliği (AB) rolünü oynar mı? Bunlar tartışma konusudur. Ancak önümüzdeki ayın 4’ünde Almanya, Fransa, İngiltere ve Türkiye arasında buna yönelik bir toplantı gerçekleştirilecek ve bu durum orada konuşulacak. Bu durum orada tartışılabilir. Savaşın olduğu bölgelerde Türkiye’nin varlığı kabul edilmez. Türkiye’nin oradaki varlığı onları da zora sokar. Şunu Erdoğan’a diyebilirler. ‘Siz buradasınız ancak çözüm bu değil. Siz ve farklı güçler burada bulunabilirsiniz’ bunları da önerebilirler. ‘Biz Avrupalı güçler burada güç bulundurabiliriz ya da sizin de için de bulunduğunuz bir güç oluşturalım’ diyebilirler. Bunun gerçekleşmesinin şartı ise çetelerin bu bölgeden tamamen çekilmesi gerekiyor. O zaman kısmi olarak bölgenin güvenli olduğunu söyleyebilir ve halkımızın oraya dönüşünü sağlayabiliriz. Bunların tartışılması mümkündür.” 
 
ULUSAL BİRLİK ÇAĞRISI
 
Kürtlerin saldırılara karşı ulusal birliği elzem olduğuna vurgu yapan Xelil, sözlerini şöyle tamamladı: “Bize yapılan saldırılara karşı Kürdistan’ın her yerinde büyük eylemler ve serhildanlar gelişti. Tüm Kürtlerde bir birlik ruhu uyandırdı. Bu çok büyük bir gelişmedir. Kürtler ilk defa böylesi bir ruh taşıyor. Bu kutsaldır. Fakat bunun örgütselliği eksiktir. Bu süreçte eksik kalan parti ve kurumlara çağrılar yapıldı. Onlarla görüşmeler de gerçekleştirildi. Biz aramızdaki çelişkileri bir yana bırakmalıyız. Biz varlık yokluk meselesinde bir araya gelmeliyiz. Aramızdaki meseleleri sonra da çözebiliriz. Tekrar çağrımızdır bir araya gelmek için geliştirilen yaklaşımlara karşı kararınızı verin. Birliktelik kararını verin. Mücadele kararı verin ki Kürtler olarak bu süreci atlatabilelim.” 
 
MA / Nazım Daştan
 

Diğer başlıklar

09:16 Cuzdan: Libya'da Türkiye için günün sonu
09:14 Prof. Haluk Savaş’ın eşi: İktidar kadar destekyenler ve sessiz kalanlar da sorumlu
09:12 Düzgün Baba’daki yazılamaya tepki
09:09 ‘Örgüt üyesi’ yapılan çocuğun ölümü ‘hukuka uygun’ görüldü
09:07 Cudi'de aylardır süren ağaç kıyımı
09:05 26 yıldır babalarının kemiklerini arıyorlar
09:03 Öztürk: DTK’ye yönelim Türkiye halklarının geleceğine saldırıdır
09:02 Takipsizlik verilen işkence olayı itirazla durduruldu
09:00 04 TEMMUZ 2020 GÜNDEMİ
00:13 Çoklu baro teklifinin 12 maddesi komisyonda kabul edildi
04/07/2020
21:43 Anonymous’tan siyasi tutuklulara özgürlük mesajı
21:29 Bildiri dağıtmak isteyen gençler engellendi
21:00 Koronadan ölenlerin sayısı 5 bin 206’ya yükseldi
19:58 ‘Pandemi, rant, deprem üçgeninde nefes alamıyoruz’ forumu
18:27 Muhalefetten 'çoklu baro' uyarısı: Türkiye'nin başına ileride çok iş açar
18:19 İzmir Barosu’ndan çoklu baro tepkisi
18:16 Suriye Özgür Kadın Vakfı: Tıbbi malzeme sıkıntısı yaşıyoruz
18:11 Kadınların ‘mor konvoy’ eylemi engellendi
18:06 Mardin’de gözaltına alınan Kuaç serbest bırakıldı
18:01 Eğitim Sen Kadın Meclisi’nden istismara videolu tepki
17:50 ‘Fırat Cemreleri Birinci Çocuk Festivali’ Rakka’da başladı
17:39 Hukuk örgütleri: Düzenleme, halkın hak arama özgürlüğünü hedef alıyor
17:32 Baro başkanlarından çağrı: Meclis Adalet Komisyonu Başkanı gelsin bizi dinlesin
17:23 Hasta tutuklu Erdinç Tülay yaşamını yitirdi
17:15 Çiftçilerin DEDAŞ protestosu engellendi
17:08 Van Gölü'nde batan tekne: Ölü sayısı 10'a yükseldi
16:38 8 Mart'a katılmak suç delili sayıldı
16:26 Köpekli işkence edilen Çetin’in gözaltı süresi 3’üncü kez uzatıldı
16:15 Kürtçe döviz taşıyan avukatları hedef aldığı tweetini tepkiler üzerine sildi
15:51 Fabrika patlamasında 3 kişiye gözaltı kararı
15:12 İzmir’de Kolektif Hayal Gücü ve Müzik Buluşmaları başlıyor
15:04 Maden ocağında iş makinesi devrildi: 1 işçi can verdi
14:54 Hasta tutuklu Güler serbest bırakılsın
14:54 Ev-Eksen sendika hakkını hazandı
14:46 ‘Nurullah Bülbül acil tedavi edilmelidir’
14:28 Silvan’daki kavgada yaralananlardan 1’i yaşamını yitirdi
14:10 ‘Kovid-19’a yakalanan kanser hastası Yıldırım serbest bırakılsın’
14:08 Van F Tipi Cezaevi’ndeki tutuklular hak ihlalleri paylaştı
13:58 BM Röportörleri Abdollahpour’un infaz edilmesini kınadı
13:23 Kemalpaşa’da ‘Kent Bostanı’ kuruldu
13:15 Kuyumcu dolandırıcılığında ortaklardan biri daha yakalandı
13:10 Alkol ve tütün ürünlerinden alınan vergiler arttı
13:01 Cumartesi Anneleri Vedat Aydın’ın faillerini sordu
12:58 Baro başkanları Meclis önünde
12:30 ‘Vedat Aydın cinayetinin müsebbibi devlettir’
12:30 HDP patlamayı Meclis’e taşıdı: Nasıl izin veriyorsunuz?
11:49 Demirtaş'tan kendisini takip ettiği için işten atılan gence mesaj
11:24 Evrensel'e bir ilan kesme cezası daha
11:03 Havai fişek fabrikasında enkaz kaldırılıyor: 3 kişiye ulaşılmadı
09:05 Ağır hasta tutuklu Aktaş'ın avukatı: Ölüme terk edildi
09:05 Taşınmazların devrini iptal eden meclis üyelerine soruşturma
09:04 Bahar Kültür Merkezi 20 dalda yaz kursları başlattı
09:04 SES’ten salgın uyarısı: Kışın zorlu bir süreç yaşanabilir
09:03 Düğün salonu müzisyenleri işsizliğe çare istiyor
09:03 Açlık grevinde olan tutuklu Bulut’un annesi: Tek talepleri su
09:02 Polisin tehdit ve baskısına takipsizlik
09:02 Yüksel Genç: Mühür, Kürt sorununun çözümüne vurulmuştur
09:01 Koronayı atlatanlar yaşadıklarını anlattı
09:00 04 TEMMUZ 2020 GÜNDEMİ
08:54 Savunma Nöbeti'ni sonlandıran barolardan 'mücadeleye devam' mesajı
00:05 Davutoğlu: AKP ile aramızda radikal bir ayrım var
03/07/2020
23:31 Muğla Barosu avukatlarından 'çoklu baro' tepkisi
22:50 CHP'li Tanal'dan Cizre Devlet Hastanesi tepkisi
22:30 Tarım işçilerini taşıyan minibüste kaza: 11 yaralı
22:21 Kovid-19'lu yurttaş Şırnak yolunda yaşamını yitirdi
22:17 Muhalefet Adalet Komisyonu’ndan seslendi: Teklifi geri çekin
21:46 Gazeteci Sibel Hürtaş serbest bırakıldı
21:16 Avukatların protestosu halay ve zılgıtlar eşliğinde sürüyor
21:07 Hatay'da şiddete karşı mor zincirli eylem
20:21 WHO: İlaç deney sonuçlarını iki hafta içinde bekliyoruz
20:17 Soylu: 4 kişiyi kaybettik, 3 kişiyi arıyoruz
19:58 Kovid-19 nedeniyle 19 kişi daha hayatını kaybetti
19:48 HDP: Sakarya’daki patlamayla ilgili kamuoyu doğru bilgilendirilmeli
19:36 Evinin yıkılmaması için direnen Duman’ın ‘adalet’ bekleyişi
19:23 Ankara Emniyeti’nden avukatlar hakkında suç duyurusu
19:01 Merve Ünal davasında müebbet hapis istemi
18:57 Kıdem tazminatının fona devrine karşı ortak mücadele çağrısı
18:35 Diyarbakır'da silahlı kavga: 4 yaralı
18:28 Fotoğraflarla savunma
18:06 MEB: Okullar 31 Ağustos’ta açılacak
17:58 Şentop’tan Meclise alınmayan baro başkanları için açıklama
17:49 KESK: Savunmayı etkisizleştirme hevesinden vazgeçilmeli
17:38 Avukatlardan Büyükada Davası tepkisi: Karar hukuki değil, siyasi
17:25 Mahalleli isyan etti: Evimizin içine kanalizasyon akıyor
17:22 Af Örgütü’nden Büyükada Davası’nda verilen cezalara tepki
17:18 'Kardeş aile kampanyası' yürütmekten 4 HDP'liye tutuklama
17:13 CHP, Meclis başkanlığı için adaylık başvurusu yaptı
17:10 Öztrak: Erdoğan cüppelere ilik açıp düğme dikmek istiyor
17:00 Van Gölü'nde batan tekne için çalışmalar devam ediyor
16:40 Savcı Kiraz davasında verilen cezalar onandı
16:04 Havai fişek fabrikasında ölü sayısı 4’e çıktı
16:03 Sağlıkçılardan İl Hıfzıssıhha Kuruluna çağrı
16:02 Meclis'e yürümek isteyen baro başkanlarına müdahale
15:57 TSK'nin saldırılarına karşı imza kampanyası başlatıldı
15:54 'Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir'
15:34 Kışanak ve Tuncel yine tahliye edilmedi
15:31 'Sipariş' enflasyon rakamlarına itiraz eden emekçiler ek zam istedi
15:30 Baro üyeleri adliye önünden seslendi: Biat etmeyeceğiz
15:24 ‘Büyükada Davası’nda karar: Hak savunucularına ceza
14:52 Hasta tutuklu Polat'a ölüm tehdidi