10 Ekim Katliamı ‘insanlığa karşı suç’ sayılmalı

img

ANKARA – Üzerinden 4 yıl geçen Ankara Garı Katliamı’na dair yapılan yargılamada ortaya çıkan bilgi ve belgeler, katliama göz yumulduğunu gözler önüne serdi. Müebbet hapisle katliamın üstü örtülemez, diyen aile ve avukatlar, yargılamanın “İnsanlığa karşı işlenmiş suç” olarak yapılmasını istedi. 

Sadece ‘barış’ talebiyle Türkiye'nin dört bir yanından 10 Ekim 2015 günü Ankara'ya gelip, tren garı önünde toplanan binlerce insan DAİŞ üyesi canlı bombalar tarafından hedef alındı ve 103 kişi can verdi. Katliama dair açılan davanın 2 Ağustos 2018’de görülen karar duruşmasında yargılanan 36 sanıktan 9’una "Anayasal düzeni ihlal" suçundan 1'er, "kasten öldürme" suçundan da 100'er kez olmak üzere toplam 101'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verildi. Diğer bazı sanıklara da "Örgüt faaliyeti çerçevesinde izinsiz tehlikeli madde bulundurmak"  ve "Silahlı terör örgütüne üye olmak"tan hapis cezaları verildi.
Aralarında katliamın örgütleyicisi İlhami Balı’nın da bulunduğu 15 firari sanık hakkında ayrılan dava dosyası ise, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye ediliyor. 
 
PATLAMA SONRASINDA GAZ SIKILDI
 
Katliam sonrasında ve yargılama sürecinde dikkat çekici bilgi ve belgeler ortaya çıktı. “Türkiye siyasi tarihinde değişimlere neden olan katliam” olarak da anılan Ankara Garı Katliamı, yaşanan patlama sonrasında olay yerine ambulanslar yerine ilk olarak çevik kuvvet polisleri ve TOMA’ların gönderilmesi, daha ilk andan siyaset ve emrindeki idarenin yaklaşımını gösterdi. İl Sağlık Müdürlüğü’nün ‘Ambulanslar 5 dakika sonra olay yerine gitti’ açıklamasını GPS kayıtları yalanlarken, katliamdan sonra alana gelen 6 ambulansın yurttaşların tüm ısrarlarına rağmen yaralılara müdahale etmeden uzaklaştığını ise Mobese görüntüleri ortaya çıkarmıştı. 
 
İSTİHBARAT YAĞDIĞI BELGELERLE ORTAYA ÇIKTI
 
Ülkede o dönem rutin bir uygulama haline gelen ‘yayın yasağı’ uygulaması ve ‘soruşturmada gizlilik’ kararı, bu katliamda da uygulandı. Olayla ilgili İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri’nin emniyet görevlileri hakkında hazırladığı ön inceleme raporunda ise, Ankara Emniyeti’ne Suruç katliamının ardından istihbarat yağdığı ve Ankara’nın da saldırı girişimi olabilecek yerler arasında olduğu ortaya çıktı. Bundan kaynaklı kalabalık bulunan alanlar, miting ve gösterilerde ek tedbirler alınması yönünde çok sayıda uyarılar yapıldığı raporda yer aldı. Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı'nın 10 Ekim katliamının gerçekleştiği sabah TEM Daire Başkanlığı'na gönderdiği, aralarında bombacı Yunus Emre Alagöz'ün de bulunduğu 3 isme dair “Gizli” ibareli yazıda sansasyonel eylemler yapabilecekleri belirtilmesine rağmen, ancak patlamadan sonra Ankara TEM Şube Müdürlüğü'ne iletildi.
 
TEK KAMU GÖREVLİSİNE DAVA AÇILMADI
 
Gizlilik kararıyla 8 ay boyunca yürütülen soruşturmada bombacıların Ankara'ya polis aramalarından geçerek ve adeta eskort eşliğinde geldiği kamuoyuna yansıdı. 
Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından 28 Haziran'da tamamlanan iddianame, Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce 12 Temmuz 2016 tarihinde kabul edildi. Kamu görevlileri hakkında avukatlar ve ailelerce yapılan suç duyurularının tamamı ise reddedildi. 
 
GÖZ GÖRE GÖRE TUTUKLANMADILAR
 
İlk mahkemede avukatların çabasıyla tutuklanmayan sanıklar tutuklanırken, sonrasında DAİŞ’in merkezi haline gelmesine göz yumulan Antep, Hatay ve Kilis’ten gelen dosyalarla aslında katliamın nasıl örgütlendiği ortaya çıktı. Yunus Durmaz üzerinde 7 Temmuz 2016 tarihinde ortaya çıkan bir belgede, DAİŞ yöneticilerinden "Ebu Enes" kod ismini kullanan Deniz Büyükçelebi'nin hem katliam öncesi hem de sonrasında takip edildiği ve Türkiye'de bulunduğu ortaya çıktı. Büyükçelebi hakkında Ankara katliamından 8 gün sonra Ankara 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği'nin 18 Ekim 2015 tarihli 2015/3917 sayılı yakalama kararı çıkarıldığı anlaşıldı.
Yine canlı bombaları Ankara'ya getiren araca eskortluk yaptığı belirtilen araçta parmak izi bulunan ve tutuklu sanıkların tamamı tarafından tanınan firari sanıklardan Suphi Alpfidan’ın 4 Mart 2016 tarihinde Almanya'dan Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra gözaltına alındığı, sorgusunun ardından ise serbest bırakıldığı yansıdı. 
Katliamın failleri arasında yer alan ve DAİŞ üyeliğinden tutuklanan "Ömer Hattap" kod adlı Mehmedin Baraç de, AKP Bingöl İl Gençlik Kolları üyesi çıktı.
 
ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK, HAREKET ETTİLER
 
Katliamın faillerinden Yunus Emre Alagöz ve Halil İbrahim Durgun’un katliam günü sabah saatlerinde Ankara Gölbaşı’nda bindikleri taksiden indikten sonra Meclis Dikmen Kapısı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın olduğu kavşaktan İsmet İnönü Bulvarı boyunca Meclis Çankaya Kapısı yönünde yürüdükleri görüntülere yansıdı. Buradan başka bir taksiye binen bombacılar, Hipodrom Caddesi ve Kazım Karabekir Caddesi’ni kesen kavşak yani TCDD Genel Müdürlüğü’nün yanındaki yolda indikleri ortaya çıktı.
 
2012 YILINDA DİNLENMİŞ
 
Dava dosyasında yaşanan bir diğer skandal, olay yeri inceleme görüntülerinde patlamanın ardından delillerin tümü toplanmamışken belediye ekiplerinin patlama alanında temizlik yapması oldu. Duruşmaların henüz devam ettiği 21 Kasım 2017 tarihinde ise, firari sanık Edremit Türe’nin ‘El-Kaide üyesi’ olarak emniyet tarafından 2012 yılında takibe alınmasına rağmen yakalanmadığı, o dönem Suriye’den Kırıkkale ve Kırşehir’e gelip gittiği kamuoyuna yansıdı. Türe, katliamın organizatörlerinden biri olarak hala aranıyor. 
Saldırılar sonrasında Suriye’de YPG tarafından yakalanan Savaş Yıldız, ANHA’ya konuşmuş ve Durmaz, Balı ve Türe’nin MİT ajanı olduğunu ileri sürmüştü.
 
ASKERLERİN ‘ŞIHIM’ DİYE HİTAP ETTİĞİ ORTAYA ÇIKTI
 
DAİŞ’in Türkiye ayağında önemli bir konumu olan İlhami Balı’nın Antep’te yürütülen soruşturma dosyaları da Gar Katliamı davasında yer aldı. Antep Emniyeti’nin Balı hakkında düzenlediği fezlekeye göre Antep polisi, Balı’yı 4 Haziran-4 Kasım 2014 tarihleri arasında dinledi, fiziki takibe aldı. Bunun sonucunda Balı’nın 997 adet tapesi oluşturuldu, 19 adet takip yapıldı. Bunlarda Balı’nın hastane ziyaretleri yaptığı, yaralı DAİŞ’lilerini hastanelere sevk ettiği gündeme geldi. Yine Balı’nın Kilis Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen tapelerinde Temmuz 2015’ten Eylül 2015'e kadar sınır geçişlerini organize ettiği bilgileri yer aldı. Balı’nın askere “Buralardan bir isteğin var mı?” diye sorduğu ve askerin Balı’ya “Şıhım” diye hitap ettiği anlaşıldı.
Kırmızı bültenle aranan İlhami Balı’nın yine 27-29 Mart 2016 tarihleri arasında Ankara’da lüks bir otelde konakladığı ve bu süreçte üst düzey MİT yetkilileri ile görüştüğü iddiaları kamuoyuna yansıdı. Balı’ya dair çıkan haberlere dair iktidar ve MİT yetkililerinden tek bir açıklama gelmedi.
 
KATLİAM GÜNÜ DERNEK FESHEDİLDİ
 
Her duruşma sonrasında yeni belgelerle DAİŞ’in nasıl elini kolunu sallayarak, Türkiye içerisinde gezdiği örgütlendiğinin ortaya çıktığı davada, DAİŞ’in eğitim kamplarında fotoğrafları ortaya çıkmasına rağmen “yeterli delil yok” denilerek serbest bırakılan DAİŞ’lilerden Ahmet Güneş ve İlyas Kaya’nın, 10 Ekim katliamının planlayıcıları arasında olduğu tespit edildi. DAİŞ’in örgütlenme alanlarından olan Genç Ensar Derneği, 10 Ekim 2015 yani katliam günü düzenlediği Olağanüstü Genel Kurulu’nda kendisini feshettiğinde üye listesinde firari sanık Ahmet Güneş, DAİŞ’in eğitim kamplarında görüntüsü tespit edilen İlyas Kaya, davanın tutuklu sanıklarından Abdülmutalip Demir’in imzaları da bulunuyordu.
 
PARMAK İZLERİ BOMBALAR ÜZERİNDE
 
Hatay 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nden gelen dava dosyası sanıklarından aynı zamanda Gar Katliamı davası firari sanığı Ahmet Güneş’in bombalar üzerinde parmak izi bulundu. Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Müdürlüğü'nün 6 Temmuz 2017 tarihindeki uzmanlık raporuna göre, metal plakalar üzerine sarılı şeffaf koli bantları yapışkan yüzeylerinden Ahmet Güneş'in 2, yine firari olan Ömer Deniz Dündar'ın da 4 adet parmak izi belirlendi. Ayrıca firari sanık Ömer Deniz Dündar hakkında da canlı bomba yeleklerinden çıkan parmak izi nedeniyle 6 Temmuz 2017 tarihinde hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkarıldığı son olarak dosyaya giren deliller arasında yer aldı.
 
KARARI ÇIKARDI AMA YAKALANMADI 
 
DAİŞ’in örgütlenme merkezi arasında yer alan Antep’ten gelen her yeni belgede yeni skandallarla karşı karşıya kalınmaya devam edildi. 10 Ekim Ankara Katliamı'nın planlayıcısı olan ve polis baskınında kendisini patlatan DAİŞ emiri Yunus Durmaz'ın yakalama kararına rağmen sadece fiziki ve teknik takibe alındığı oldu. İstanbul 16’ncı Ceza Mahkemesi tarafından 11 Kasım 2013 tarihinde çıkarılan yakalama kararı olmasına rağmen Durmaz hakkındaki yakalama kararı Gaziantep Emniyeti ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilmedi.
 
‘İNSANLIĞA KARŞI SUÇ’ SAYILMADI 
 
Yargılama sürecinde mahkemeye ulaşan her belgenin katliamdaki sorumluluklarını yerine getirmediklerini gözler önüne serdiği kamu görevlileri yerine katliamı araştıran gazeteciler ve yaşamını yitirenlerin yakınları hakkında davalar açıldı.
 
Avukatların ısrarla katliam sanıklarının “insanlığa karşı suç” kapsamında yargılama talepleri de yine uygun görülmedi. 19 sanık yönünden verilen karar sonrasında açıklanan 872 sayfalık gerekçeli kararda bu kadar rahat hareket eden örgüt üyelerinin telefon takibine, istihbarat çalışmalarına, Suriye ile yazışıp canlı bombaları sınırdan almalarına, Ankara’ya kadar gelmelerine, eylemden sonra Antep’e geri dönmelerine rağmen nasıl yakalanamadıkları, bu konuda istihbarat açığı olup olmadığına değinilmedi. Avukatların kamu görevlilerin yargılanma taleplerinin ret edilmesinin gerekçesinin de açıklanmadığı gerekçeli kararda kamu görevlilerinin DAİŞ’in eylem yapacağı bilgisine rağmen önlem almadığı yönündeki müfettiş raporuna rağmen valilik ve savcılık kararıyla yargılanmadığı bilgisi verildi.
 
FİRARİ SANIKLAR DOSYASI 
 
Sanıkların yargılandığı tüm dava duruşmaları boyunca avukatların taleplerini kabul etmeyen mahkeme heyeti, 8 Kasım 2018 tarihinde görülen duruşmada birçok kez talep edilen ve dosyada da X, Y, Z olarak tanımlanan kişilerin bulunması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına, Antep Emniyet Müdürlüğü’ne IŞİD sanıklarına dair albümler için müzakere yazılmasına, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak sanık Yunus Durmaz hakkında tüm kayıtların istenmesi, İçişleri Bakanlığı’nı listesinde ödülle aranan IŞİD sanıkları hakkında bilgi istenmesi, Şengül Büyükçelebi ve Hülya Balı’nın tanık olarak dinlenmesi için müzekkere, Savaş Yıldız hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılması gibi talepler kabul edildi.
 
İNSANLIĞA KARŞI SUÇ YARGILAMASI YAPILACAK
 
6 Ağustos 2019 tarihinde Ankara Cumhuriyet Savcısı Yarcan Mutlu tarafından hazırlanan yeni iddianamede, "2'si çocuk 100 kişiyi kasten öldürmek" ve "20'si çocuk 391 kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs" suçlamalarının yanı sıra Ekinci’nin Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 77'nci maddesindeki "insanlığa karşı suç"tan cezalandırılması istendi.
 
Dava süresince yaşananları ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasına dair atılmayan adımları dava avukatlarından İlke Işık değerlendirdi.
 
AV. IŞIK: ADALET SAĞLANAMAZ
 
Gar Katliamı’nın ülkenin en büyük katliamı olduğunun yargılama aşamasında mahkeme başkanı tarafından dile getirildiğini anımsatan Av. İlke Işık, IŞİD’lilerin ellerini kollarını sallayarak Ankara’nın ortasına gelip bomba patlattığı katliamın yargı sürecinin halen devam ettiğini kaydetti.
 
“Kimse bize 10 Ekim Ankara katliamının siyasi iktidardan bağımsız olduğunu söylemesin” diyen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten ‘adaleti sağlayacağız’ diyorsanız katliamda yaşamını yitiren ve etkilenen herkese adalet sağlasınlar. Sadece bombacılara müebbet vererek bu saldırının üstünü kapatamazsınız. O katliamcılar Ankara’ya nasıl geldi? Antep’te polis, MİT ne yapıyordu? Katil ellini kolunu sallayıp nasıl Gar’ın önüne kadar geldi? sorularımıza cevap vermiyorlar. Geldiğimiz nokta bizi doğruluyor. Davutoğlu’nun itirafları bunun işaretidir. Sanıklar ülke içerisindeyken yakalanmadılar bilerek yakalamadılar. Yakalaması gerekliyken gizli görüşme yapanlara ne olacak? Ne yapacağız onlar cezasız mı kalacak? Hiç kimse bu katliamı unutmadı, kapatmak isteseler de kapatılmayacak kadar suçlular.”
 
‘SUÇ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMELİ’
 
IŞİD sanıklarının sadece “Anayasal düzeni bozmaktan” ceza almasının yeterli olmadığını, ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında da yargılanmaları gerektiğini vurgulayan Av. Işık, firari sanıklar yönünden devam eden dava dosyasında da taleplerine ilişkin gelen eksik belgelerin tamamlanması için girişimleri olduğunu belirtti.
 
Av. Işık, Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyası ile birleştirilen ve ‘insanlığa karşı suç’ kapsamında yargılanması istenen sanık Erman Ekici’nin dava dosyasında yeniden insanlığa karşı suç tartışmasının önünü açacağını dile getirdi.
 
DURUŞMA 21 KASIM’DA 
 
Kendilerinin daha önce tutuklu sanıklar için insanlığa karşı suç kapsamının değerlendirilmesi gerektiğini birçok kez mahkemeden talep ettiklerini aktaran Işık, “Çok ilginç bir şekilde bir savcı ‘insanlığa karşı işlenmiş’ olarak tanımladı ve iddianame hazırladı ama bir yandan da Ankara 4’üncü Ağır Mahkemesi ‘insanlığa karşı suç yoktur’ diyerek gerekçeli karar yazdı. Biz o karara itiraz ettik ve Bölge Adliye Mahkemesi henüz karar vermedi. Bu konuda 21 Kasım’da görülecek mahkemede bir kez daha tüm sanıkların insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında yargılanmasını isteyeceğiz” diye konuştu.
 
Ankara Gar Katliamı davasının uzun soluklu bir mücadele olduğunu ve bu davada bu kadar aşama kaydedilmesinin en büyük sebebinin de ailelerin mücadelesi olduğunu söyleyen Av. Işık, herkesi 21 Kasım’da Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek dava duruşmasına davet etti.
 
MA / Berivan Altan 
 

Diğer başlıklar

17:04 Manisa Valiliği: Deprem herhangi bir olumsuzluğa yol açmadı
17:01 Mermer ocağında iş cinayeti
16:56 'Söz sırası bizde' diyen kadınlar: İktidara boyun eğmeyiz
16:16 Koronavirüsü alarmı: Türkiye-İran sınırı kapatıldı
16:04 HDP yeni dönem Parti Meclisi belirlendi
15:42 Temo: Dilimiz ruhumuzun bir uzvu olmalı
15:25 Mithat Sancar: Büyük barış için İmralı kapılarını açın
15:15 Grup Yorum’a destek eyleminde 5 kişi gözaltına alındı
15:13 Van'daki depremzedeler: Kurtarma ekipleri geç geldi
14:57 Grup Yorum'a destek grevini yazar Demirer devraldı
14:54 Tutuklu siyasetçilerden HDP kongresine mesaj: Karanlığa yer yok
14:24 Dr. Özaydın: Dünyamız ölüyor
14:09 HDP Kongresi'ne Kürdistan'ın parçalarından mesaj
13:51 İzmir'de Grup Yorum dayanışma etkinliğine yasak
13:46 İran'da koronavirüs 3 can daha aldı
13:43 İzmir'den Beyaz Mitinge çağrı
13:43 İki yakanın şiirleri İzmir’de buluşacak
13:26 Van sınırında 3'üncü deprem
13:25 Leyla Halid: Yaşasın Filistin, yaşasın Kürdistan
13:21 Salona sığmayan coşku: Kongre faşizme meydan okuyor
12:47 Şenoğlu: Ortaklaştığımız için dimdik ayaktayız
Öztürk: Tek çözüm Sayın Öcalan
12:43 HDP Kongresi’ne her çevre ve ülkeden mesaj
12:30 Sınırda 5.9 büyüklüğünde deprem: 46 yaralıdan 8'inin durumu kritik
12:15 Yüksekdağ ve Demirtaş’tan kongreye mesaj: Nuh’un Gemisi yanaşıyor limana
11:52 Buldan: Ülkeyi yönetmeye geliyoruz
11:36 Temelli’den veda konuşması: Bu halkın hizmetinde olmaya devam edeceğim
11:16 Dr. Özaydoğdu’nun ölümüyle ilgili ailesinden açıklama: İntihar değil
11:02 HDP Kongresi başladı: Umut ve birlik kongresi olacak
10:22 İdlib’de büyük bir savaşın emareleri yaşanıyor
09:41 Gazeteci Karataş: Türkiye Suriye'de uzlaşmaya açık durabilir
09:20 Türkiye-İran sınırında 5.9 büyüklüğünde deprem: Van'da 7 ölü
09:14 Dört bir yandan HDP kongresine akın var
09:13 Van'da koronovirüs endişesi: Sınır kapıları kapatılmalı
09:11 Cezaevindeki çocuklar doğadan ve sağlıklı gıdadan mahrum
09:10 36 kişiyi işsiz bırakan fabrika sendikalıları ‘Kara Liste’ye almış!
09:09 Bu takımda insanlık skordan önce geliyor
09:07 7 helikopterle gidip 78 yaşındaki Yıldırım’ı darp ettiler
09:06 'İntihar çözüm değil, çözüm direnişte'
09:05 Afyon T Tipi Cezaevi'ndeki tutuklular: Can güvenliğimiz kalmadı
09:03 Çocuğa cinsel istismar girişiminde bulunan bir kişi gözaltına alındı
09:00 23 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
08:21 HDP 4'üncü Olağan Kongresi'yle daha güçlü bir kararlaşmaya gidiyor
22/02/2020
22:27 Tan: Kürtler yaşamın her alanında dillerine sahip çıkmalı
22:08 8’inci Halkevleri Basın, Yayın ve Dayanışma Ödülleri sahiplerini buldu
21:34 HDP Mutabakat Komisyonu: Eş Genel Başkan adaylarımız Buldan ve Sancar
21:19 Kadınlar krizden dolayı sağlıklı gıdaya erişemiyor
20:46 Kayyımların kültür ve sanata etkileri konuşuldu
20:13 Ankara Barosu'ndan Ceren Damar'ı katleden erkeğin avukatı hakkında soruşturma
20:08 Ortadoğulu kadınlar HDP kongresi için geldi
19:18 17 yaşındaki gencin silahla oynarken kendisini vurduğu ileri sürüldü
19:07 Beşiktaş’taki ağaçlık alanda ölü bulundu
18:32 Abdullah Gül'ün 'Gezi' açıklaması Soylu'ya hançer gibi saplandı
18:20 Yazar Baran: Kürtlerin en fazla dili işgal altında
17:51 İdlib'te bir asker daha yaşamını yitirdi
17:14 İhraç edilen kamu emekçilerinin iadesi istendi
16:49 MED-DER Eşbaşkanı Esen: Anadil eğitimi anne karnında başlar
16:29 Kongreye giden HDP’liler durdurulup GBT kontrolünden geçirildi
16:10 Mersin'de gözaltı sayısı 7'ye yükseldi
16:01 Hasta tutuklular eylemi: Türkiye'nin aynasında ölüm var
15:56 9 öğrenci serbest bırakıldı
15:55 Grup Yorum’a destek için dönüşümlü açlık grevi başlattılar
15:51 Halklar anadilleri için bir araya geldi
15:46 HDP büyük kongreye hazır
15:07 İHD Van Şubesi cezaevlerindeki hak ihlalleri raporunu açıkladı
14:58 Akdamar Adası'na giriş ücreti 18 TL'den 25 TL'ye yükseltildi
14:53 HDP'li Gergerlioğlu: Devlet mekanizması tamamen çöktü
14:44 Her iki eli olmayan Ergin Aktaş'ın başvurusuna AİHM'den ret
14:41 Taksim’de yurttaşa forum, gazeteciye çekim yasak
14:21 Kayıp yakınları: Failler kolluk görevlileridir, etkin bir soruşturma yürütün
14:18 'Evladımı ne yaptınız?' derken fenalaştı
14:08 HDP Eş Genel Başkanlığı için Buldan ve Sancar öne çıktı
13:56 SES iki kentte kongreye gitti
13:53 JİN NEWS’e 9’uncu kez erişim engeli
13:35 Kürt Dil Platformu konferansında 'Kürtçe konuşma kararı' çağrısı
13:13 Dersim Belediyesi çocuklar için Anadil Günü etkinliği yaptı
13:05 Güven: 50 milyon insanı 'terörist' ilan edemezsiniz
12:49 Kongre için kiralanan otobüsler haczedildi: Partililer yürümeye başladı
12:34 HDP Mersin İl Örgütü’nden gözaltılara tepki
12:21 Doktor hastanenin 6’ncı katından atlayarak yaşamına son verdi
11:33 Feyzioğlu: Bıçak hakkında baro soruşturma açmalı
11:12 Kürt Dil Platformu konferansı başladı
11:04 'Hukuk rahmetli oldu ve üzerine beton döküldü'
11:04 Mersin'de HDP'li eşbaşkan ve yöneticiler gözaltına alındı
11:03 Hasta bebeklerinin ilaçlarını karşılayamaz haldeler
10:20 Kürtçe şarkı söylemek için izin istemesiyle eleştirilen O yarışmacı konuştu
10:16 Diyarbakır karanlığa büründü
10:14 Psikiyatrist Değer: Mevcut politikalar intiharlara zemin oluşturuyor
09:54 16 yaşındaki Mazlum’un öldürülmesi 'hukuka uygun' bulundu
09:15 7 yıl önce aldığı ilacın kutusu nedeniyle kapısı kırılarak gözaltına alındı
09:14 Sendikalı olunca işten çıkarılan Kale Pratt işçileri direnişte
09:13 İktisatçı Yılmaz: Faiz indirimleri iç tüketimi arttıramaz
09:06 HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Taşdemir: Ülke yönetimine talibiz
09:01 Mahkeme AİHM kararının uygulanması için yasal düzenleme istedi
09:00 22 ŞUBAT 2020 GÜNDEMİ
00:10 DSÖ: Koronavirüs Çin dışında hızla yayılıyor
21/02/2020
23:38 Temo: Melayê Cizîrî edebiyattan büyüktür
23:30 Astsubay eşini katlederek intihar etti
23:22 AB bütçesi konusunda bir anlaşma sağlanamadı
22:47 ‘Tehditleriniz ve muhbirlik dayatmalarınıza boyun eğmeyeceğiz’
21:45 Buldan: Yeni bir seçimde Türkiye’yi yönetmeye aday partiyiz