HDP’den 'kenetlenme’ çağrısı

img

ANKARA – HDP, 21-22 Eylül’de PM toplantısının sonuç bildirgesini açıkladı. HDP'nin kriminalize edilmek istendiğine dikkat çekilen bildirgede, geleceği demokrasi güçlerinde gören herkese “HDP’yle Kenetlenme” çağrısı yapıldı.

 
Hakların Demokratik Partisi (HDP), Eş Genel Başkanı Sezai Temelli başkanlığında 21 -22 Eylül’de genel merkez binalarında Parti Meclisi (PM) toplantısı gerçekleştirdi.Toplantının sonuç bildirgesi HDP Basın Bürosu tarafından paylaşıldı. 
HDP’nin PM Sonuç Bildirgesi'nde şu ifadelere yer verildi:
 
“* Dünyadaki siyasi dengelerin değişmesiyle beraber büyük kapitalist devletlerin gerek kendi aralarında gerekse bölge devletleriyle süren rekabet ve çıkar çatışmaları çelişkileri keskinleştirmekte ve çeşitli biçimlerde süren savaşları yaygınlaştırmaktadır. Suriye ve Türkiye dahil Akdeniz’den Basra Körfezi’ne kadar ideolojik, politik, ekonomik ve askeri düzeyde sürdürülen savaş stratejileri bütün bölge ülkeleri üzerinde yıkıcı etkilere neden olmaktadır. Türkiye dahil bu devletlerin silahlanma yarışı düzeylerini dikkate aldığımızda dahi görünür gelecekte çelişkilerin, çatışmaların ve savaşların farklı biçimlerde süreceğini öngörebiliriz. 
 
* AKP-MHP iktidar bloğunun Kürt düşmanlığı üzerine inşa edilmiş ırkçı ve militarist Suriye politikası, Türkiye’yi bölgeye yönelik demokratik ve barışçıl bir siyasi projeksiyondan yoksun bırakmaktadır.Son günlerde sıkça dile getirilen askeri operasyon hezeyanları ve ABD’yle yapılan ‘güvenli bölge’ anlaşmasına dair itirazların da gösterdiği gibi, Türkiye’nin temel sorunu ‘güvenlik’ değil, Kürtlerin kazanımlarını yok ederek yeni Suriye’nin inşasında siyasal statü elde etmesini önlemektir. Bu amaçla bütün enerjisini ve imkanlarını ABD ve Rusya arasında tüketmekte ve Türkiye’yi dünya kamuoyu önünde IŞİD türevi cihatçı çetelere hamilik yapan bir ülke konumuna düşürmektedir. ‘İdlib’de çetelere hamilik – Rojava’da Kürtlere düşmanlık’ politikası Türkiye’yi Suriye’de iç savaşın sona ermesi ve siyasal bir çözüm sürecinin önünün açılmasında en büyük engellerden biri haline getirmiştir.
 
Halkların kardeşliğini ve eşitliğini dış politikasının temel bir ilkesi olarak benimsemesi gereken Türkiye’nin böyle bir utanç verici dış politika ikilemine sürüklenmesi kabul edilemez. Türkiye kayıtsız ve şartsız olarak Suriye topraklarından çıkmalı, kendi sınırlarına çekilmelidir. Barışçıl bir politikaya dönüş yapmalı, yeni Suriye’nin inşasında Suriye halklarının kendi siyasi geleceğini belirleme hakkına saygılı olmalıdır.
 
 'KAYYUMLAR TÜRKİYE'YE SÜRÜLEN BİR KARA LEKEDİR'
 
*  31 Mart seçimlerinden sonra yerel yönetimlere seçilen HDP’lilere yönelik saldırılar aralıksız devam ediyor ve mevcut gidişat Kürt illerinde yeniden bir kayyum rejimi oluşturulmak istendiğini gösteriyor.
 
 19 Ağustos’ta Amed, Van ve Mardin’de gerçekleştirilen siyasi darbeyle HDP’li üç büyükşehir belediyesine kayyım atanması, belediye eşbaşkanlarımızın görevden uzaklaştırılması, belediye meclislerinin kapısına fiilen kilit vurulması Kürt halkının siyasi iradesinin bir kez daha gasp edilerek Türkiye'ye sürülen kara bir lekedir.
 
 Kayyım darbesinin bir amacı da kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesinin önemli bir kazanımı olan eşit temsil ve eşbaşkanlık sistemini ortadan kaldırmak, yerelleri kayyımlar vasıtasıyla Saray’ın birer uzantısı haline getirmek, doğal ve kentsel varlıkları daha kolay ve hızlı yoldan talan etmeye zemin hazırlamaktır.
 
Türkiye’yi bir ‘Kayyım Cumhuriyeti’ne dönüştüren faşist iktidar bloku, 31 Mart’ta siyasi iradesine yeniden sahip çıkan Kürt halkından rövanş almaya, seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırmaya ve Türkiye halklarının barış, demokrasi ve özgürlük umutlarını yok etmeye çalışmaktadır.
 
* 19 Ağustos’ta üç büyükşehirde gerçekleştirilen kayyım darbesi aynı zamanda demokratik siyasete karşı bir darbedir. Bu darbenin sadece kayyımlarla sınırlı olmadığı açıktır. 9 Ağustos’ta barış çağırıları yapan Sayın Öcalan’la görüşmelerin kesintiye uğratılmasının ve tecridin sürdürülmesinin bu darbeden bağımsız olduğunu düşünemeyiz. Amed il binamızın önüne çocuklarının akıbetini öğrenmek isteyen annelerin yönlendirilmesi ve değişik Kürt kentlerinde asker, polis, memur ve korucu aileleriyle birlikte organize edilen provokatif mitingler de gerçekleştirilen kayyım darbesinin bir parçası niteliğindedir.
 
Kayyım darbesine karşı demokratik ve meşru direnişimiz genişleyerek, zenginleşerek, büyüyerek, belediyelerimiz kayyımlardan geri alınıncaya kadar sürecektir. Kayyım darbesine karşı olan, geleceğini demokraside gören herkesi HDP’yle omuz omuza olmaya davet ediyoruz.
 
 'HDP KRİMİNALİZE EDİLMEK İSTENİYOR'
 
* Bu iktidar çoğunluk desteğini yitirmiş, siyasi çözülme sürecine girmiş ve demokratik meşruiyetini kaybetmiş bir iktidardır. Toplumsal rıza üretme yeteneğinden yoksundur. Yağma ve talan üzerine kurulmuş olan soygun ve savaş düzenini meşru zeminlerde ve demokratik yöntemlerle sürdürmeleri imkansızdır. O nedenle bu düzeninin önündeki en büyük engel olarak gördükleri HDP’yi kriminalize etmeye, yalnızlaştırmaya, tasfiye etmeye çalışmaktadır.
 
Erdoğan’ın Teknofest’te HDP’yi kastederek yaptığı konuşmada, bir Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak cümlelerle nefret suçu niteliğindeki kışkırtıcı ve düşmanca sözleri ortalığa boca etmesi bu nedenledir.
 
 'ÇÖZÜM KOMİSYONU OLUŞTURULMALI'
 
Amed il binamızın önünde oturan annelerin de, polis ve asker ailelerinin de, Cumartesi ve Barış Anneleri’nin de evlat acılarının ortak olduğunu biliyoruz. Annelere ve ailelere uzun yıllardır bu acıları yaşatan savaş ve şiddette ısrar eden AKP-MHP iktidarıdır. Annelerin acılarına son verecek çözüm yeri Meclis, muhatabı iktidardır. Bütün anneleri bir kez daha Meclis’e davet ediyoruz. Meclis’te bütün partilerin içinde yer alacağı bir ‘Çözüm Komisyonu’nun kurulmasını ve sorunun çözülmesine katkı sunulmasını öneriyoruz.
 
* Önceki dönem Eş Genel Başkanlarımız Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarıldı. Bu karar 4 Kasım siyasi darbesinin devamıdır ve bir düşman hukuku uygulamasıdır. Bu adımın hukukla bir alakası yoktur. Siyasi intikam amacıyla Saray direktifiyle atılmış bir adımdır. Yargı kisvesi altında uygulanan tam bir zorbalıktır, adaletin katledilmesidir.
 
Özellikle Demirtaş’ın tahliye edilmesi gereken bir anda alınan bu karar, Türkiye’nin Saray’ın isteklerine uygun kararlar veren bağımlı ve taraflı yargı mekanizmasının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tanımadığının ve hukuk dışı yöntemlerle boşa düşürdüğünün utanç verici bir belgesidir. Bu kararla bir kez daha görüldü ki, arkadaşlarımız cezaevlerinde siyasi rövanş amacıyla tutulan siyasi rehinedirler.
 
'YARGI REFORMU OLARAK NİTELENEMEZ'
 
* 1 Ekim’de Meclis’e getirileceği açıklanan ve toplumda büyük beklentilere yol açan ‘yargı paketi’ konusunda dağ fare doğurdu. Toplumun beklentileri dikkate alınmaksızın AKP-MHP iktidar bloğunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hazırlanmış bu düzenleme demokratik yargı reformu olarak nitelenemez.
 
 Başta yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı olmak üzere, gazetecileri, siyasetçileri, akademisyenleri, yazarları ‘terörist’ diye damgalayan TMK ve benzer yasalar kaldırılarak, evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda ifade ve düşünce özgürlüğünü, özgür siyaset yapma hakkını güvenceye alacak ve OHAL mağduriyetlerini ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılmaksızın atılacak adımları demokratik yargı reformu olarak nitelemek mümkün değildir.
 
 Yargı, iktidarı ve muhalefetiyle bütün toplumu ilgilendiren bir konudur. Türkiye’nin göstermelik düzenlemelere değil, gerçek reforma ihtiyacı vardır. Bu nedenle başta hukuk örgütleri olmak üzere bütün toplum kesimlerinin katılımıyla hazırlanacak ve uzlaşmayla sonuçlandırılacak bir demokratik yargı reformu için Meclis’i göreve çağırıyoruz.
 
* Türkiye bir ekonomik kriz içinde debelenmekte, işsizlik Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesinde seyretmekte ve yoksulluk giderek derinleşmektedir. Gündelik temel ihtiyaçların giderilmesinde bile zorluk çeken halkın insanca ve onurluca bir yaşam sürdürmesi imkansızdır. Kendini yakan emekçiler, işsizlikten intihar eden gençler, işten atılan ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçiler her gün karşılaştığımız dramatik gerçeklerdir.
 
Başta engelliler olmak üzere toplumun tüm dezavantajlı kesimleri için ise yaşam daha fazla ağırlaşmakta, engeller çoğalmaktadır. İktidar bu krizi arka arkaya yapılan zamlarla, yeni vergilerle işçilerin, emekçilerin ve yoksulların sırtına yıkmakta, kamu işçi ve emekçisine karşı kuruşun hesabını yaparken, yandaş sermaye gruplarının borçlarını ödemek için kamu maliyesinde kesenin ağzını sonuna kadar açmakta bir beis görmemektedir. Krizle boğuşan Türkiye’ye bu iktidarın cevabı daha çok silah alacak, doğayı daha çok talan edecek uygulamalar, işten atmalar, işsizlik, yoksulluk, pahalılık olmaktadır.
 
 'HALKLARIN UMUDU OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ'
 
Ancak emekçi yoksul halkların, işçilerin, köylülerin, gençlerin, kadınların direnişleri parçalı da olsa tüm coğrafyamızda çoban ateşleri olarak parlamaktadır. HDP hakları ve yaşamları için direnen, özgür ve eşit bir yaşam isteyen; geleceğini barış, demokrasi, adalet ve eşitlikte görerek direnenlerin tüm direnişlerini selamlamaktadır. Bu coğrafya zalimlikte sınır tanımayan bu iktidarın da ömrünün uzun olmayacağını gösteren pek çok direniş tarihine sahiptir. Partimiz direnişin ve geleceğin birlikte kurulabileceğini ispat etmiş geleneklerin ortak hafızasının ve kolektif iradesinin taşıyıcısıdır. Halkların umudu ve ortak bir geleceğin güvencesi olmaya devam edeceğiz.
 
* Faşizmin partimize ve tüm demokrasi güçlerine saldırılarının aralıksız devam ettiği, partimizi suçlayan, etkisiz kılmaya çalışan operasyonlarını sürdürdüğü bu günlerde Parti Meclisi olarak geleceğini demokraside gören tüm güçleri ‘HDP’yle kenetlenmeye’ çağırıyoruz. HDP’yi bu saldırılardan korumak, büyütmek ve güçlendirmek bir demokrasi ve vicdan görevidir. Bu bilinç ve kararlılıkla sürdürdüğümüz örgütlenme ve direniş yolculuğumuz sürmektedir. Demokrasi nöbetlerimizi, adalet taleplerimizi, özgürlük direnişlerimizi eş zamanlı olarak aynı coşku ve heyecanla sürdürmeye devam edeceğiz.”
 
 
 

Diğer başlıklar

00:19 Lübnan'da vergi protestoları: 2 kişi öldü
18/10/2019
23:57 Savaş karşıtı paylaşım yapan 3 kişi tutuklandı
23:52 NATO Genel Sekreteri: Ateşkes gerginliği azaltmaya katkı sağlayacak
23:44 İzmir'de yük treni devrildi
21:50 Barış akademisyeni Prof. Dr. Üstel beraat etti
21:43 'Haydarpaşa ve Sirkeci ihalelerinden İBB iştirakleri elendi'
21:21 HDP Birecik İlçe Eşbaşkanı serbest bırakıldı
21:17 Feminist kadınlar Berlin havaalanını işgal etti
20:55 Macron: Yaşanılanlar NATO’nun ağır hatası
20:45 Adana'da gözaltına alınan 9 HDP'li serbest bırakıldı
19:25 Kimyasal silah uzmanı: Beyaz fosfat korkunç bir silahtır
18:35 Özerk Yönetim: Ateşkes anlaşmasına göre hareket edeceğiz
18:31 'Kaza kırıma' uğrayan helikopteri QSD'nin düşürdüğü iddiası
18:26 HDP partilerinin ablukaya alınmasını yargıya taşıdı
18:22 Çet davasında yargılanan sanıkların konuşmaları çözümlenemedi
18:16 Temelli: İmzalanan ateşkese acilen uyulmalı
18:00 KESK’ten öğretmen Karaca davasında verilen beraat kararına tepki
17:55 Barzani: Çözüm için Kürtlerin ödediği bedel göz önünde bulundurulmalı
17:46 Afganistan’da camiye saldırı: 62 ölü
17:39 CHP binasını işgal eden 3 kişi tutuklandı
17:31 Xelîl: Direnişe ara vermeden devam etmek zorundayız
16:50 13 barodan kayyuma tepki
16:50 Merkel, Macron ve Johnson, Erdoğan’la görüşme kararı aldı
16:47 İnsan hakları savunucuları Matematik Köyü’nde buluştu: Hukuk sopa oldu
16:42 Öztürk: Kayyum Kürt düşmanlığıdır
16:38 AB Konseyi Başkanı Tusk: Ateşkes değil Kürtlerin çekilmesi talep ediliyor
16:37 ‘Grup Yorum üyeleri ve Mustafa Koçak’ın durumu kritik’
16:32 Adana’da HDP’lilere müdahale: Çok sayıda gözaltı
16:28 Ailelerin İmralı başvurusu yine reddedildi
16:27 Devrimci Parti: Savaşa karşı duranları zapturapt altına almak suçtur
16:26 Barış Akademisyenleri Van'da: Zorbalığa dayalı bir yönetim var
16:25 Tahir Elçi Kürsüsü: Siyasetçiler kutuplaştırıcı dilden vazgeçmeli
16:23 Buldan ve Temelli’den ‘acil' çağrı
16:20 Dersim’de 1 aylık eylem ve etkinlik yasağı
16:20 2020 Bütçesi Meclis’e sunuldu
16:20 Sanık polis lehine mütalaa veren savcıya men talebi
16:04 Çekya Cumhurbaşkanı: Türkiye savaş suçu işledi
16:01 Erdoğan: Amacımız Rusya ile makul bir anlaşma
15:43 ‘Türkiye’nin Kürtler için tehdit olduğunu dünya gördü’
15:30 HDP Kadın Meclisi: Direnmeye devam edeceğiz
15:11 Dersim’deki orman yangını yağmurla söndü
15:09 Almanların yüzde 91'i Türkiye'ye silah satılmasına karşı
14:57 Sendika temsilcilerinden kayyum tepkisi: Bu sivil darbedir
14:56 ‘Ateşkes kalıcı çözüm değil’
14:50 Polisten vekile: Gerekirse vururum
14:45 Sur'da temizlik kampanyası
14:41 Din alimlerinden kalıcı barış çağrısı
14:32 Ceylanpınar'a tank sevkiyatı devam ediyor
14:30 Diyarbakır’da hastanedeki şiddete protesto
14:26 HDK Eşsözcüsü Koçyiğit'ten kayyum tepkisi: Faşizmin yeni yüzü
14:26 HDP’den Valilik kararına tepki: Savaşı haykıranlar onure edildi
14:20 Van'da konuşan Temelli: Savaştınız, kaybettiniz ateşkes imzaladınız
14:18 Erdoğan: Güçlerimiz 120 saat boyunca alanı terk etmeyecek
14:10 QSD Serêkaniyê Komutanlığı: Ateşkes ihlal ediliyor
14:06 Siyasetçiler: İktidar içerde kayyum dışarıda işgal siyaseti sürdürüyor
13:43 'Okulda şiddetin görüntüsü var'
13:34 Paylan: Hükümet Hrant Dink Vakfı’nın faaliyetlerini neden engellemektedir?
13:32 CHP'li Kaya: Erdoğan ve Pence görüşmesi bir muamma
13:32 12 kez gözaltına alınan Yürek’in anneannesi: O daha çocuk
13:25 Diyarbakır’da kaza: 3 yaralı
13:13 Erciş Belediye eşbaşkanlarının gözaltı süreleri uzatıldı
13:08 Kayyum Hakkari Belediyesi’ne İstiklal Marşı’yla girdi
12:59 SES: Savaş televizyonlarda izlenecek bir oyun değil
12:49 Temelli Van'da: Polis açıklamaya izin vermiyor
12:48 HDP Birecik ilçe eşbaşkanı gözaltına alındı
12:47 ‘Ülke içinde baskı ve çatışma ortamı artacak’
12:15 Diyarbakır’da 5 gözaltı
12:10 Lavrov: Kürt sorunu diyalogla çözülmeli
12:06 Kubilay: Türkiye koşulsuz Suriye topraklarından çekilmeli
11:59 Af Örgütü: Türkiye savaş suçları işledi
11:42 HDP’nin Ankara mitingi yasaklandı
11:41 Aileler İmralı'ya gitmek için başvurdu
11:41 HDP’nin otobüsünü vinçle çeken polis yerine çadır kurdu
11:33 5 dilde ‘Çocuklar için harekete geç’ çağrısı
11:17 Van'da çatışma: 1 asker yaşamını yitirdi, 2 asker yaralandı
11:01 Bayram Ekinci sağ yakalandıktan sonra mı öldürüldü?
10:54 Polis iş makinesiyle HDP’nin kapısına dayandı
10:40 Ömer Öcalan: Kürtler için birlik zamanı
10:15 Avrupa Birliği: Türkiye askerlerini çeksin
09:57 ‘Çatışma ortamı çocuklarda kalıcı travmalara yol açıyor’
09:29 Hakkari, Nusaybin ve Yüksekova belediyelerine kayyum atandı
09:18 Hatimoğulları: Savaş yoksa neden etkinliklerimiz engelleniyor
09:10 Muhabirin şikayet ettiği öğretmenler görevden uzaklaştırıldı
09:10 Baş: CHP her dönem AKP’ye koltuk değneği oluyor
09:09 'Doğa için mücadele edenler en başta savaşa karşı durmalı'
09:08 Sosyolog Doğan: İnsanlık suçlarına sessiz kalanlar bu suça ortak olur
09:07 Selamı engelliyen gardiyana itiraz soruşturmalık oldu
09:06 Dengbejler: Savaşa karşı ses çıkaralım
09:06 Günay: Kürtlere kazandıracak olan Kürt Ulusal Birliği'dir
09:06 Barış Anneleri: ‘Barış Pınarı’ dedikleri kan deresi
09:05 İranlı yönetmen Bangîn: Savaş bir yıl nefret yüz yıl sürer
09:03 Kürtçe konuştuğu için öldürüldü, ailesinin ifadesine dahi başvurulmadı
09:00 18 EKİM 2019 GÜNDEMİ
00:09 Akıncı ölüm tehdidine karşı başvuruda bulundu
17/10/2019
23:58 Kendisiyle birlikte eşi ve kızını ateşe verdi
23:18 QSD Genel Komutanı Ebdî: Ateşkes sadece Girê Spi ve Serêkaniyê için geçerli
23:02 Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Lavrentyev ile Kalın Suriye'yi görüştü
22:37 Müslim: Anlaşmanın içeriğini gördükten sonra tutum belirleyeceğiz
22:23 Aldar Xelîl: Ateşkeste direnişimiz belirleyici oldu
22:16 Hrant Dink Vakfı’nın yapmak istediği konferansa yasak