Gözlerini yumsa da okurları büyülü yolculuğa çıkarmayı sürdürüyor

img

HABER MERKEZİ - Latin Amerika edebiyatının en önemli kalemlerinden olan Gabriel Garcia Marquez’in hayata gözlerini yummasının üzerinden 4 yıl geçti. Gabo, babaannesinin anlattığı gibi yazdığı eserleriyle okurlarını büyülü bir yolcuğa çıkarmayı sürdürüyor. 

"Büyülü gerçekçilik" akımının en önemli temsilcilerinden olan Gabriel Garcia Marquez'in ya da diğer bilinen adıyla Gabo'nun hayata gözlerinin yummasının üzerinden 4 yıl geçti. Gerçek hayattan izleri taşıyan eserleriyle ve akıcı diliyle milyonlarca okura ulaşan Marquez, 1927 yılında Kolombiya'nın Aracataca kentinde dünyaya gelir. Büyükanne ve babasının evinde büyüyen Marquez, buradaki yaşamını eserlerine de yansıtır. İnsan hakları savunucu olan büyükbabasından etkilenen Marquez, büyükannesinin anlattığı halk hikayeleriyle büyür. 
 
BABAANNESİ GİBİ ANLATTI ÖYKÜLERİNİ
 
Hatta büyükannesinden dinlediği evin etrafında dans eden atalarından eserlerinde söz eder. Marquez, bu durumu "Hikayelerimi tıpkı babaannem gibi anlatmam gerekirdi" sözüyle özetler ve eserlerinin ana kaynağı olarak çocukluk yılları olduğunu söyler.  
 
Bu durumu en iyi şekilde de "Anlatmak için yaşamak" eserinde ortaya koysa da tüm eserlerinde bugünlerden izler taşır. Gabo, bu eserinin önsözünde yazarları "Yaşamak için anlatanlar" ve "Anlatmak için yaşayanlar" diye ikiye ayırır. Ve o anlatmak için yaşar tüm hayatı ve yaşadıklarını kağıda döker. Her bir eserinde okuyucuları Latin Amerika'nın gerçekliği ve yaşamıyla tanıştıran Gabo, anlattığı öykülerin büyüsüyle de okurlarını başka boyuta taşır. 
 
BİR TUTKU OLARAK GAZETECİLİK
 
Bogota'da bulunan Kolombiya Ulusal Üniversitesi'nde Hukuk Fakültesi'ne başlayan Marquez, okulunu yarıda bırakarak birçok iyi edebiyatçı gibi gazetecilik yapmaya başlar. Öykü yazarak edebiyata adım atsa da gazeteciliği uzun yıllar sürdürür. Küba devriminin ardından Bogota'da 1959'da kurulan Küba Basın Ajansı Prensa Latina'nın kurucuları arasında yer alır. 1954'te çalıştığı gazete tarafından Roma'ya gönderildikten sonra ömrünün büyük bölümünü Paris, Venezuela ve Mexico City'de geçirir. 
 
Hukuk Fakültesi'ni bırakarak başladığı gazetecilik süresince sansürle de büyük mücadele eder bunu "Anlatmak için yaşamak" kitabında da anlatır. Farklı bir gazetecilik anlayışı olan Marquez, gazetecinin gözlemlerinin esas olduğunu belirtir ve ses kayıt cihazlarındansa not almanın daha sağlıklı olduğunu söyler. Marquez bunun gerekçesini verdiği bir röportaj sırasında şöyle açıklar: “Sorun şu ki röportajın kayıt altına alındığını bildiğiniz anda tavrınız tamamen değişiyor. Kişisel olarak ben hemen savunmaya geçiyorum örneğin. Bir gazeteci olarak ses kayıt cihazlarını kullanmayı hâlâ öğrenemediğimizi düşünüyorum. Bence en iyi yöntem, gazetecinin herhangi bir not almadan yaptığı uzun sohbet. Sonrasında ise gazeteci, konuşmadan aklında kalanları hatırlayıp hissettiklerinin bir izlenimini yazabilir; kullanılan sözcükleri tam olarak hatırlaması şart değil. Bir başka kullanışlı yöntem ise not almak ve sonra bu notları, röportaj yapılan kişiye mümkün olduğunca sadık kalarak yorumlamak. Kayıt cihazlarıyla ilgili asıl sorun, röportaj yapılan kişiye sadık kalmaması, çünkü konuşma sırasında bir pislik olduğunuz zamanlarda bile kaydetmeyi sürdürür."
 
'ESKİ AHİT'TEN BU YANA OKUNMASI GEREKEN İLK ESER'
 
Her biri büyük ilgi ile okunan romanlarından ilki Yaprak Fırtınası'dır. Ardından peşi sıra yazdığı "Albaya Mektup Yazan Kimse Yok", "Kırmızı Pazartesi", "Aşk ve Öbür Cinler", "Kolera Günlerinde Aşk", "Labirentindeki General", "Başkan Babamızın Sonbaharı" kitapları da okurlar tarafından büyük ilgiyle okunur.  
 
Marquez'in en büyük ilgi toplayan eseri ise Yüzyıllık Yalnızlık romanı olmuştur. Öyle ki bu eser, Newyork Times tarafından "Tüm insanlık için Eski Ahit'ten bu yana okunması gereken ilk edebiyat ürünü" olarak, Pablo Neruda tarafından da "Cervantes'in Don Kişot eserinden sonraki en iyi eser" diye tanımlanır. 
 
1986 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Marquez, edebiyatçı kimliğinin yanı sıra halkçı, sosyalist kimliğiyle de ön plana çıkar. Eserlerinde de bu izi görmenin mümkün olduğu gibi Küba Devrimi'nin simge isimlerinden Fidel Castro ile kurduğu dostluk ile de bu yönü bilinir. Öyle ki Castro ile dostluğu nedeniyle ABD tarafından kendisine uzun yıllar vize verilmez. 
 
ESERLERİYLE YAŞAYACAK
 
Tüm Latin Amerika'da İspanyolca İncil'den sonra en çok satan eserler arasında yer alan Marquez'in kitapları dünyanın dört bir tarafında da onlarca dile çevrilir. Gabo, 17 Nisan 2014 yılında hayata gözlerini yumsa da eserleriyle daha yüz yıllarca yaşayacağı hiç kuşku götürmez bir gerçeklik.

Diğer başlıklar

19:40 ‘16 yıldır hasta olan İvedi tedavi edilsin’
18:36 Semiha ana 27 yıldır cezaevinde olan oğluyla görüştü
18:11 Kazalara karşı yolu kapattılar
17:41 'KHK'lerin sonuçları ortadan kaldırılmadan adalet tesis edilemez'
17:26 Akın İpek kefaletle serbest bırakıldı
16:41 Ahmet Altan'ın cezaevinden ilk fotoğrafı
15:44 Bakan Murat Kurum Sur'da yıkılan mahalleleri gezdi!
15:43 İngiltere İçişleri Bakanlığı: Akın İpek gözaltına alındı
15:33 F Oturumu: Koçer ayakta duramıyor, nasıl cezaevine konuldu?
15:14 Bıçakladıktan sonra balkondan attı
14:45 Taksiciden UBER sürücüsüne sopalı saldırı
14:39 Kılıçdaroğlu: Birileri koltuk derdinde, olacak şey değil
14:36 100 hafta sonra aynı yerde eyleme devam
14:18 İnce'den yeni rejim eleştirisi: Bir şey her şeye hakim olmuş
14:10 'Hasta tutuklu Abdulkadir Fırat derhal serbest bırakılsın'
14:05 Cumartesi Anneleri gazeteci Ferhat Tepe için adalet istedi
13:51 Kombi montajı yaparken balkondan düşen işçi öldü
13:30 DİSK’ten OHAL raporu: Bu rejim cumhura zararlıdır
13:27 ‘Halkımızla beraber eğleneceğiz, beraber gözyaşı dökeceğiz’
12:00 Kamil Açar: Silahlı kişilerce kaçırıldım
11:41 25 yıldır cezaevinde bulunan Menaf Osman'ın Sînor romanı çıktı
11:37 Buldan'dan cenaze çıkışı: Ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz
11:00 70 yaşındaki kanser hastası tutuklu hastaneye kaldırıldı
10:33 Kadınlar sokaktaki eril şiddete karşı bir araya gelecek
10:25 'OHAL’in kaldırılmasıyla İmralı’da süresiz görüş yasağı kaldırılacak mı?'
10:22 Enis Berberoğlu görüşe çıkmama kararı aldı
09:50 Suruç anmasında gözaltına alınan 14 kişi serbest
09:39 İstanbul'da bir kişi öldürüldü
09:35 Arin bebeğe ilaçları eski bir astım cihazıyla verilmeye başlandı
09:26 Hamas: Gazze’de ateşkese varıldı
09:17 HDP'li Maçin: Bölgesel hükümet Kandil operasyonuna karşı çıkmalı
09:12 Acılarına koca dünyayı sığdıran Botanlı bir kadın: Güler Tunç
09:11 Gürkan: Sadece savaş değil aynı zamanda yağma kabinesi
09:09 ‘Avrupa Türkiye’de yaşananlara gözünü ve kulağını kapatıyor’
09:07 'Simko'nun tek gayesi Kürdistan'ın özgürlüğüydü'
09:03 'Orman yangınlarını önleyici yöntemlere ağırlık verilmeli'
09:02 'Verimli arazilerdeyiz ancak tepemizde sürekli heronlar geziyor'
09:02 ‘Kayyumlar iktidarın prototipidir’
09:01 'Aydınlanmamış her şüpheli asker ölümü bir cinayettir'
09:00 21 TEMMUZ 2018 GÜNDEMİ
20/07/2018
22:51 İki gündür haber alınamayan iş insanı Kamil Açar evine döndü
22:26 Kadıköy'deki gözaltılar protesto edildi
22:13 AİHM Cizre için duruşma kararı aldı
21:57 CHP’de kurultay krizi büyüyor: Muhaliflerden Erkek’e sert tepki
21:13 Suruç’ta katledilenler İzmir’de anıldı
20:48 Ankara’da gözaltına alınan 20 kişi serbest bırakıldı
20:08 HRW: OHAL bitmesine bitti ama hukukun üstünlüğü de bitti
19:52 HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Bu iktidarın ömrü uzun değildir
19:35 Haber alınamayan iş insanı Açar için AYM'ye başvuru yapıldı
18:59 Suruç anmasına İstanbul ve Ankara'da müdahale: Çok sayıda gözaltı var