İslamabad görüşmelerinde neler yaşandı?
HABER MERKEZİ - ABD ve İran'ın İslamabad'daki görüşmelerinde taraflar arasında bir uzlaşı çıkmadı. Müzakerelerin başarısızlığı ardından tarafların karşılıklı savaş tehditleri devam ediyor.
İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarının üzerinden 45 gün geçti. Saldırıların 39'uncu gününde Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif’in çağrısıyla başlayan barış görüşmeleri 11-12 Nisan tarihlerinde Pakistan’ın başkenti İslamabad’da görülmeye başlandı. Görüşmeler başlamadan önce hem İran hem ABD tarafı maddeler halinde şartlarını belirtmişti.
ABD VE İRAN’IN TALEPLERİ
Her iki tarafın kendi stratejik çıkarları doğrultusunda hazırladıkları maddeler, iki ülkenin kırmızı çizgilerini belirledi. Buna göre İran hazırladığı 10 kritik maddelik şartları şu şekildeydi:
“*Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve güvenlik haklarının İran'da kalması.
*ABD'nin uyguladığı tüm ekonomik yaptırımların tamamen kaldırılması.
*ABD ve müttefikleri tarafından dondurulan İran'a ait tüm finansal varlıklar üzerinden bu yaptırımların kaldırılması.
*Yaşanan askeri çatışmaların neden olduğu zararlar için tazminat ödenmesi.
*Sadece İran ile değil, bölge genelinde kalıcı bir ateşkesin sağlanması.
*ABD askeri güçlerinin Orta Doğu’dan tamamen çekilmesi.”
ABD sunduğu 15 maddelik taleplerinde, İran’ın nükleer programını, Hürmüz Boğazı'nın uluslararası seferlere açılmasını, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine verdiği desteği kesmesini ve balistik füze geliştirme programının kısıtlanması ve denetlenmesini şart koştu.
İki turdan oluşan 11 Nisan 2026'da başlayan görüşmeye katılan ABD heyetinde, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Eski Beyaz Saray Kıdemli Danışmanı Jared Kushner, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutan Yardımcısı ve Amiral Brad Cooper yer alırken, İran heyetinde ise İran Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Majid Ravanchi, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) güvenlik yetkilisi Muhammad Bager Zolqadr bulundu. Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Asim Munir, Dışişleri Bakanı Ishaq Dar ve istihbarat yetkilisi Muhammad Asim Malik’in arabuluculuk yaptığı görüşmelerin ilk turunda tarafları karşılıklı “kırmızı çizgileri”ni ve madde madde taleplerini sıraladı. Kapalı kapılar ardından yürütülen görüşmelerin saatlerce sürdüğü kaydedilirken, taraflar 11 saat süren ilk tur görüşmelerinde uzlaşma sağlamadıklarını açıkladı.
İLK TURDA DİREKT GÖRÜŞMELER OLMADI
İlk turda taraflar doğrudan bir araya gelmedi. Bunun yerine, Pakistanlı arabulucular vasıtasıyla yazılı metin alışverişi yapılarak talepler iletildi. Çatışmaların durdurulması ve tarafların birbirlerinden talep ettikleri ve beklentilerinin netleştirmesinin esas alındığı ilk görüşmelerde, İran’ın 10 maddelik önerisi ve ABD’nin 15 maddelik planı masaya kondu. İsrail’in Lübnan’a başlattığı kara saldırısının da masaya geldiği görüşmelerde İran, geçici ateşkesin kalıcı bir barışa dönüştürülmesini talep etti.
Görüşmeler ardından müzakerelerde yer alan ABD Başkan Yardımcısı Vance yaptığı açıklamada, müzakerelerin zorlu geçtiğini ancak masada kalmaya devam edeceklerini söyledi. Vance, "İran'da 1-2 yıl kalma niyetimiz yok, yakında oradan çıkacağız" dedi. İran tarafı ise, masaya sunulan talepleri "abartılı" bulduğunu açıkladı.
İlk tur görüşmelerinde özellikle Hürmüz Boğazı’na dair krizin aşılmadığı ve tarafların bu anlamda boğaz için sunulan talepleri kabul etmedikleri aktarıldı.
BOĞAZIN KONTROLÜ TARTIŞMASI
ABD Başkanı Donald Trump görüşmelerin devam ettiği süreçte NewsNation kanalına verdiği demeçte, "İran'ın çökmekte olduğunu" savunarak, müzakerelerin iyi gitmemesi durumunda ABD'nin yeniden askeri harekete geçmeye hazır olduğu tehdidinde bulundu.
İran Meclis Başkanı ve Heyet Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, “Teslimiyet değil, onurlu barış istiyoruz” dedi. Kalibaf, ABD'nin sunduğu 15 maddelik plan için "barış teklifi" değil, "İran'ın egemenliğini devretme belgesi" olduğunu savundu. Kalibaf, "Hürmüz Boğazı bizim evimizin kapısıdır; anahtarı yabancılara teslim etmeyiz" diyerek, boğaz üzerindeki kontrolün tartışmaya kapalı olduğunu belirtti.
İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD'nin sözlerine güvenmediklerini, atılacak her adımın uluslararası mekanizmalarca doğrulanması gerektiğini vurguladı.
İKİNCİ TUR
Müzakerelerin 10 saat süren ikinci turunda, heyetler daha dar ve doğrudan temas kurarak görüşmeleri gerçekleştirdi. İkinci tur görüşmelerinde sunulan 25 madde yerine "çözümsüzlük noktası" haline gelen, Hürmüz Boğazı ve nükleer silahlar meselesi konuşuldu.
ABD heyetinin, Hürmüz Boğazı'nın tamamen uluslararası denetime açılması ve İran'ın buradaki askeri varlığını çekmesini şart koştuğu kaydedilirken, İran heyetinin burayı kendi egemenlik alanı olarak tanımlayarak bu talebi reddettiği aktarıldı.
Toplam 21 saatlik görüşmeler ardından uzlaşma sağlanamadığı ifade edildi. İran, ABD’nin bölgeden çekilme takvimini netleştirmesini isterken; ABD tarafı önceliğin güvenlik garantileri olduğunu söyleyerek buna net bir cevap vermedi.
GÖRÜŞMELER BİTTİ
İkinci tur görüşmeleri ardından konuşan Vance, "Anlaşmaya varamadık, geri dönüyoruz" diyerek görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını teyit etti. Görüşmeler süresince Vance’nin Trump ile 12 kez İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile de 1 kez telefonla görüştüğü kaydedildi. Vance, İran'ın tavrının “uzlaşmaz” olduğunu söyleyerek sürecin tıkanmasının sebebi olarak gösterdi.
Trump görüşmeler ardından yayımladığı paylaşımında, "Görüşmeler bitti. İran ne yapacağını biliyor. Bizim şartlarımız masadaydı, kabul etmediler. Şimdi ne olacağını görecekler" dedi. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nı "temizleme" operasyonuna devam edeceklerini söyleyerek saldırılara devam etme sinyalini verdi.
İRAN TARAFI NELER SÖYLEDİ?
Kalibaf, ABD'nin taleplerinin "mantık dışı ve egemenlik haklarını ihlal edici" olduğunu söyleyerek, baskı altında bir anlaşma imzalamayacaklarını ve direneceklerini ifade etti.
Erakçi, “İslamabad mutabakatına birkaç adım kala aşırı iddialı, sürekli değişen hedefler ve abluka tehdidiyle karşı karşıya kaldık” dedi. Erakçi, anlaşmaya “çok yakın” olduklarını belirterek başarısızlıktan ABD’yi sorumlu tuttu. X hesabında açıklama yapan Erakçi, “İslamabad mutabakat metnine ramak kalmışken, uzlaşmaz tavırlarla, sürekli değişen taleplerle ve ablukayla karşı karşıya kaldık” ifadelerine yer verdi.
İran Donanması Komutanı Şahram İrani, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka planlarını “gülünç” olarak değerlendirdi. Tahran, bölgedeki tüm askeri hareketleri izlediklerini ve kontrol altında tuttuklarını açıkladı.
Müzakerelerde arabuluculuk yapan Pakistan heyeti ise tarafları masada tutmak için büyük çaba sarf ettiklerini ancak derin güven bunalımının aşılamadığını kaydetti.
İSRAİL TARAFINDA NELER YAŞANDI?
İlk görüşmeler ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun süreden sonra 11 Nisan günü görüntülü bir şekilde İsrail basınına demeçler verdi. İlk önce 11 Nisan günü X dijital medya hesabında paylaşımda bulunan Netenyahu, hem müzakereleri hem de Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hedef alarak, İsrail’in İran’a karşı saldırılarını sürdüreceğini duyurdu. Yine aynı gün katıldığı bir tv programında, "Bizi boğmak istediler, şimdi biz onları boğuyoruz. Bizi yok etmekle tehdit ettiler, şimdi hayatta kalmak için savaşıyorlar" dedi. Öte yandan barış görüşmeleri için teklif aldığını söyleyen Netenyahu, barış görüşmelerine katılmak için 2 şartı olduğunu ifade ederek, bunlardan birinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması olduğunu söyledi.
İslamabad müzakerelerinin ikinci turunda uzlaşma sağlanmamasının ardından açıklamalarda bulunan Netenyahu, operasyonların devam edeceği mesajını verdi. Netenyahu, müzakerelerin "İran'ın aşırı talepleri" nedeniyle çöktüğünü öne sürdü. Diplomasinin yerini yeniden "maksimum askeri baskı"ya bırakması gerektiğini savunan Netenyahu, ordunun teyakkuzda olduğunu belirtti. Netanyahu bu süre zarfında özellikle Lübnan'daki ateşkes sürecini İslamabad'daki İran müzakerelerinden ayrı tuttuğunu ve Hizbullah'a yönelik operasyonların bu müzakerelerden bağımsız devam edeceğini söyledi.
BÖLGE ÜLKELERİNİN TAVRI
Türkiye, Pakistan ve Mısır'ın arabuluculuğuyla yürütülen ve bölgesel güvenlik konularının da ele alındığı çoklu yan görüşmeler de yapıldığı kaydedildi.
Çin Savunma Bakanı Amiral Dong Jun, "Dünyada barış ve istikrara bağlıyız. Orta Doğu'daki durumu izliyoruz. Gemilerimiz Hürmüz Boğazı sularına girip çıkıyor. İran ile ticaret ve enerji anlaşmalarımız var. Bunlara saygı duyacağız ve başkalarının işlerimize karışmamasını bekleyeceğiz. Hürmüz Boğazı İran'ın kontrolünde ve bize açık" dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vlademir Putin, müzakerelerin çökmesinin hemen ardından İran'a açık bir diplomatik destek sundu. Putin, 12 Nisan'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ı telefon ile arayarak bir görüşme gerçekleştirdi. Putin, İslamabad'daki tıkanıklığın ardından krizin aşılması için Rusya'nın siyasi ve diplomatik bir çözüm için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu ifade etti.
KRİZ DEVAM EDİYOR
Bölge ülkelerinden gelen açıklamalardan sonra Trump, Çin'in İran'ı askeri olarak desteklemesi durumunda bu ülkeye yüzde 50'ye varan gümrük vergileri (tarifeler) uygulayacağı tehdidinde bulundu.
ABD ordusu, pazartesi günü saat 14.00’dan itibaren İran limanlarına giren ve çıkan tüm gemilere yönelik abluka uygulayacağını açıkladı. Trump, İran ile müzakerelerin yeniden başlayıp başlamamasının kendisi için önemli olmadığını söyledi. Trump, “Geri dönsünler ya da dönmesinler, umurumda değil. Dönmezlerse, benim için hiç sorun değil” dedi.