ETUCE Başkanı MacGabhann: Kürtçe’nin tanınması güven inşa eder

Paylaş:

ANKARA - ETUCE Başkanı John MacGabhann, Kürt halkı açısından güveni inşa edecek en güçlü göstergelerden birinin Kürtçenin açıkça tanınması olduğunu ifade etti. 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) “Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla Ankara’da 6’ncı Demokratik Eğitim Kurultayı düzenledi. Kurultaya katılan isimlerden Avrupa Eğitim Sendikaları Komitesi (ETUCE) Başkanı John MacGabhann, anadilde eğitim hakkına dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
Anadilde eğitimin temel bir insan hakkı olduğunu belirten MacGabhann, Kürtçenin tanınmasının ve Kürtçe eğitim hakkının güven inşası açısından önemli olduğunu söyledi. İrlanda’daki çok dilli eğitim deneyimine değinen MacGabhann, farklı dillerde eğitim verilmesinin toplumsal bir zenginlik oluşturduğunu ifade etti. Kürtçenin resmi olarak tanınmasının barış sürecine katkı sağlayacağını dile getiren MacGabhann, "Her bireyin kendisini tam olarak ifade edebilmesi ve sahip olduğu potansiyele ulaşabilmesi için anadilde eğitim kesinlikle gereklidir. Daha da önemlisi, anadilde eğitim temel bir insan hakkıdır. Kendi ülkem olan İrlanda’dan örnek verebilirim. İngilizce ana dilim olarak konuşuyorum ancak tamamen farklı bir dil olan İrlandacayı da biliyorum. Eğitimimin tamamını İngilizce veya İrlandaca alma imkanına sahiptim. Hangi dilde eğitim alacağım, benim ve ailemin tercihine bağlıydı. Sizin ülkenizdeki mevcut durum açısından bakıldığında da, Kürtçe ve diğer azınlıkların dillerinde eğitim verilmesi temel bir gereklilik. Çok dillilik işe yarayan bir yöntem. Örneğin İrlanda’da hem İrlandaca hem İngilizce konuşan kişilerde bu iki dil arasında herhangi bir çatışma yaşanmıyor. Aksine, bu durum bir zenginlik yaratıyor. Her iki dil de diğerinin eşit koşullarda var olmasından faydalanıyor" dedi.
 
ANADİLDE EĞİTİMİN ETKİSİ
 
MacGabhann, anadilde eğitimin yalnızca eğitim hayatı açısından değil, bireyin ailesine, toplumuna ve kültürüne duyduğu saygının bir göstergesi olduğunu söyledi. Anadilde eğitim hakkının ideolojik ya da etik bir tartışmanın ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten MacGabhann, “En iyi sonuç veren yöntem, kesinlikle öğrenciye anadilinde eğitim verilmesi. Her şeyden önce bu, kişinin ailesine, toplumuna ve kültürüne duyulan temel saygının da bir göstergesi. Bir çocuğu, okul saatleri boyunca onu destekleyen her şeyden neden ayıralım? Bu hem mantıksız hem de işe yaramayan bir yöntem. Dolayısıyla ideolojik ve etik açıdan bakıldığında, kişinin anadilinde eğitim alması temel bir insan hakkı" ifadesinde bulundu.  
 
Avrupa ülkelerinde azınlık dillerine ilişkin farklı yaklaşımlar bulunduğuna dikkat çeken MacGabhann, “Avrupa ülkelerinde bu konuda oldukça farklı deneyimler var. Bu deneyimlerin bir kısmı, azınlıkların yalnızca sessiz kalması gerektiğini savunan aşırı sağ ideolojilerden fazlasıyla etkileniyor. Kültürel çeşitliliğe değer veren ülkelerde ise farklı dillerin taşıdığı değer otomatik olarak kabul ediliyor. Bu diller birbiriyle rekabet eden değil, birbirlerini tamamlayan ve zenginleştirici bir kültürel çoğulculuğun parçası olarak görülüyor" diye konuştu.
 
FARKLI DİLLER ARASINDAKİ İLETİŞİM ZOR DEĞİL 
 
MacGabhann, farklı dilleri konuşan insan veya topluluklar arasında iletişim kurmanın sanıldığı kadar zor olmadığını belirterek, insanların kısa süre içerisinde birbirlerinin dillerini anlamaya başladığını söyledi. MacGabhann, şunları belirtti: “Birçok durumda iktidar partilerinin ya da toplumdaki çoğunluğu oluşturan dil gruplarının, azınlık dillerinden ve kültürlerinden korkmaları gerektiğine inandırıldığını görüyoruz. Buna göre bunun hiçbir mantığı yok. Bunun ortaya çıkmasında genellikle hatalı siyasi ideolojilerin yarattığı korku etkili oluyor. Oysa kendi dillerini konuşan iki çocuğu bir araya getirin, onlara bir hafta verin; kısa süre içinde neredeyse hiç durmadan, hiçbir iletişim engeli yaşamadan birbirleriyle iletişim kurmaya başlayacaklar. Bu iletişim sırasında her iki dilde de unsurlar kullanılacak ve dilin karşılıklı anlaşılması da hızlı bir şekilde gelişecektir." 
 
'ÖNEMLİ KELİME BARIŞ DEĞİL SÜREÇ'
 
Sürece dair yapılması gerekenlere işaret eden MacGabhann, devamla şunları söyledi: "Barış, yalnızca şiddetin ortadan kalkması demek değil. Kuzey İrlanda’da 25 yılı aşkın süredir devam eden bir barış sürecimiz var. Burada en önemli kelime barış değil, süreç. Barışa doğru ilerleyen bir süreç. Bu nedenle hükümetlerin sahip olması gereken ilk şey sabırdır. Baskılanmış insanların ise ihtiyacı güveni inşa edecek göstergelerdir. Örneğin Kürt halkı açısından güveni inşa edecek en güçlü göstergelerden biri, Kürtçenin, Kürt kültürünün ve bunların Türkiye toplumuna yaptığı büyük katkının açıkça tanınması olacaktır. Hükümetin Kürtçenin kullanımını aktif bir şekilde desteklemesi, Kürtçenin ve ayrıca diğer azınlık dillerinin bulunduğu yerlerde bu dillerin kullanımına yönelik yasal düzenlemeler yapması gerekiyor. Böylece barış sürecine dahil olan herkes kendi dilinde bu sürece katılabilir. Toplumlardaki insanlar da bu süreci kendi dillerinde anlayabilir. Bunun yapılması, uzun sürecek olan bu süreç için iyi bir başlangıç olur" diye ifade etti.
İlgili Haberler
Exeter Üniversitesi’nde Kürtçe kurs verilecek
Exeter Üniversitesi’nde Kürtçe kurs verilecek

İngiltere’de bulunan Exeter Üniversitesi, çevrimiçi düzenlenecek ve 10 hafta sürecek Kürtçe dersleri verecek. Kursta, Kürtçenin temel dilbilgisi ve kelime bilgisi öğretilecek.

Erxenî’de 9 bin yıllık madencilik işliği ortaya çıkartıldı
Erxenî’de 9 bin yıllık madencilik işliği ortaya çıkartıldı

Erxenî ilçesindeki Kotaberçem’de yürütülen kazılarda, MÖ 6 bin 900-6 bin 800 yıllarına tarihlenen yaklaşık 5 metrekarelik madencilik işliği ortaya çıkarıldı.

Samed Behrengi'nin ölümsüz dünyası
Samed Behrengi'nin ölümsüz dünyası

Unutulmaz çocuk kitaplarının yazarı Samed Behrengi'nin şüpheli ölümünün üzerinden 59 yıl geçti. Behrengi'den geriye kalan kitapları ise, bugün milyonlarca insanın yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Müzisyen Kelaşîn: Sürgündeki sanatçılar Kürdistan’a dönmeye hazır olmalı
Müzisyen Kelaşîn: Sürgündeki sanatçılar Kürdistan’a dönmeye hazır olmalı

Sürgündeki müzisyen Ulaş Kelaşîn, “Özgür ve demokratik bir toplumu kendi coğrafyamızda inşa etmek için sanatımızı evimizde icra etmeye hazır olmalıyız” dedi.

Kadir Çat: Sanatçı barışı korumakla yükümlüdür
Kadir Çat: Sanatçı barışı korumakla yükümlüdür

Sanatçı Kadir Çat, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde sanatçılara düşen role dikkat çekerek, “Sanatçı barışı korumakla yükümlüdür. Barışı getiremeyebilir ama barış türküleri söyleyebilmelidir” dedi.