AMED - Kürt sanatçılar Abdullah Öcalan ile görüşmek için başvuru yapmaya hazırlanıyor. Tiyatrocu Yavuz Akkuzu, Kürt ve Türk sanatçıların "birlikte ne yapabiliriz" sorusuna yanıt araması gerektiğini belirterek, "Eski kafa ve yaklaşımla devam edersek siyasetin gerisinde kalmış olacağız" dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde çerçeve yasanın resmi gazetede yayımlanmasının ardından gözler atılacak adımlara çevrildi. Bu kapsamda farklı çevrelerden isimlerin de İmralı Adası'nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirebileceği gündemde. Gazeteci ve akademisyenlerden sonra Kürt sanatçılarının da Abdullah Öcalan ile görüşmek için başvuru hazırlığındalar.
Kürt tiyatrosunda öne çıkan isimlerden biri olan Yavuz Akkuzu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde siyasetçilerin yanı sıra sanatçılara da büyük sorumluluk düştüğüne işaret ederek, yeni dönemi tartışmak için Abdullah Öcalan ile görüşmek istediklerini paylaştı.
AVANGART SANATI ÖRNEĞİ
Akkuzu, savaş ve kaotik ortamlarda hakikatin yitime uğradığını, sanatın ise bu hakikati ortaya çıkarmaya çabaladığını söyledi. Akkuzu, savaş ortamlarında hakikati ortaya çıkarmanın zor olduğunu, ancak barış ortamlarının bu zorluk karşısında sanat ve sanatçıya alan yarattığını dile getirdi. Akkuzu, hakikatin ortaya çıkmasında dış eleştiri kadar iç özeleştirinin de gerekli olduğuna vurgu yaparak, bu noktada "Avangart sanatı" örnek gösterdi.
Avangartların 1900’lü yıllarda “Sanat nedir” sorusuyla kendilerine dönük eleştiri yaptıklarına dikkati çeken Akkuzu, "Avangartlar ‘Sanatın malzemesi nedir’ sorusunu sordu ve devrimci bir çıkış yaptılar. Bugün aynı durumu Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'da görüyorum. Dış eleştirinin yanında, iktidar eleştirisinin yanında bir özeleştiriye doğru gitti. Zamanında ‘devlet nedir’ sorusunu sordu ve devlet kavramını yeniden ele aldı. Başlangıçtaki mücadelede bir devlete varma vardı. Ama ona bir özeleştiri yaptı. Gelinen noktada ‘Savaş nedir?’ sorusunu sormaya başladı. ‘Silah nedir’ sorusunu sormaya başladı. Devlet Bahçeli de şimdi bir özeleştiriyle aslında yola çıkıyor” ifadelerini kullandı.
‘ESKİ KAFAYLA SİYASETİN GERİSİNDE KALIRIZ'
Ortadoğu için yeni bir dönemin başladığını söyleyen Akkuzu, Türkiye’deki sanatçıların da kendilerine dönük bir özeleştiri yapması gerektiğini vurguladı. “Şimdiye kadar nasıl yaklaştık?” ve “Bundan sonra nasıl yaklaşmalıyız?" sorularına yanıt verilmedi gerektiğinin altını çizen Akkuzu, "Halkların birlikte yaşamıyla ilgili bir kuramsal çerçeve ve aynı zamanda pratik bir yol başladı. Şimdi bu çerçevede biz sanatçılar olarak hala eski kafa, eski yaklaşımla devam edersek siyasetin gerisinde kalmış olacağız. Halbuki sanat ve sanatçılar halklara hep öncülük yapmıştır. Sanatçıların bu sürecin ortağı olma iddiası olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘BİRLİKTE NE YAPABİLİRİZ DİYE TARTIŞMALIYIZ’
Bugüne kadar genel olarak hem Kürt sanatçıların hem de Türk sanatçıların "kendi mahallelerine" dönük çalışma yürüttüğünü dile getiren Akkuzu, "Çoğunluk, sanat eseriyle kendi halkına ya da kendi camiasına seslendi. Şimdi 'birlikte ne yapabiliriz' perspektifini geniş tutmamız gerekiyor. Perspektifi geniş tutmamız gerektiği için de yeni bir şeyleri tartışmamız gerekiyor. Barış, herkes kendinden feragat ettiği sürece gelir. Buna sanat da dahildir. Türk eğitim sistemi ve Türk sanatı Kürtleri öteki olarak gördü. Eğitim sistemi bir kuramsal çerçeve yarattı, bir bilinçaltı yarattı. Sanat da bunu yaygınlaştırdı, toplumsallaştırdı. Şimdi bunun özeleştirisini yaparsa sanat ve sanatçı, o zaman bence barış ve hakikat ortaya çıkacaktır” diye kaydetti.
SANATÇILARA ‘BARIŞIN ORTAĞI OLALIM' ÇAĞRISI
Abdullah Öcalan'ın sürecin önemli bir aktörü olduğunu ve "yeniyi" tartışmak için Kürt sanatçılar olarak Abdullah Öcalan ile görüşme girişiminde bulunacaklarını aktaran Akkuzu, şunları kaydetti: "Kürt sanatçılar olarak böyle bir fikri ortaya attık ve birlikte bir başvuruda bulunacağız. Dostlarımıza da, Türkiye'deki tüm sanatçılara da seslenmek istiyoruz. Birlikte bu başvuruyu yapıp, birlikte daha güçlü bir şekilde bu sürecin ortağı olursak bence barış sürecinin ortağı olabiliriz. Yeni perspektifler kazandırabiliriz. Barışın asıl önemli ayağı toplumsallaşmasıdır. Toplumsallaşmasında da en büyük etki sanatın olabilir. Sanatın görevi en az siyaset kadardır. Belki siyasetten daha etkili olabilir."
'YAŞAMI DEĞİŞTİREN YAKLAŞIMLAR DEVRİMCİDİR'
Akkuzu, şunları söyledi: "Sayın Abdullah Öcalan ile bugün yapılan özeleştirinin nasıl başladığını, nasıl bir özeleştiri mekanizması kurduğunu ve bunu nasıl yaşamsallaştırdığını tartışmak isterim. Bunu çok da merak ediyorum. Çünkü benim de sanatçı olarak kendime, sanatıma, sanat eserime özeleştirisel yaklaşmam gerektiğine inanıyorum. Bir özeleştiri olduğunda devrimci olunur. Bir sanatçı ya da politikacı özeleştiri yapmadığı sürece devrimci bir yaklaşım ortaya koyamaz. Sadece bir dış eleştiri ile devrimci bir yaklaşım ortaya konulamaz. Çünkü devrim sadece sokağa çıkıp bir devleti, bir devletin iktidarını değiştirmekle olmaz. Yaşamda karşılığı olan, yaşamı değiştiren yaklaşımlar devrimcidir.”
MA / Berivan Altan - Azad Altay