Hat sanatıyla Halep'e olan özlemlerini gideriyorlar

img

ANTEP – Halep'ten Antep'e göç etmek zorunda kalan Hasna Tahhan ve Muhyiddin El Bedinciki çifti, savaşın iç dünyalarında yarattığı tahribatı hat sanatıyla tedavi ediyor ve memleketlerine olan özlemlerini gideriyor. 

Suriye’de başlayan iç savaştan dolayı Antep'e göç eden Halepli Hasna Tahhan ve Muhyiddin El Bedinciki çifti, hat sanatıyla yaşama tutunuyor. Suriye’de yaşadıkları dönemde hat ustası eşinden bu sanatı öğrenmediğini Tahhan, memleketinden uzakta yalnızlığın içinden çıkmak için bu sanatı öğrenmeye başladığını söyledi. Savaşın acısını, memleket hasretini, çocuklarına olan özlemini hatla bastıran Tahhan ve El Bedinciki, yarısını atölyeye dönüştürdükleri 10 metrekarelik odalarında sırt sırta verip hat çalışarak Halep’e dönecekleri günü bekliyor. 
 
‘ACILARIMI HAT ÇALIŞARAK UNUTTUM’
 
Geçmişi çok eskiye dayanan hat sanatıyla ilgili Suriye’de çok sayıda sergiye ve etkinliğe katıldığını belirten Tahhan şöyle devam etti: “Suriye’deyken boş vaktim hiç yoktu. Burada yaşadığım boşluk bana her biri ayrı bir ülkede olan çocuklarımı ve torunlarımı, terk ettiğim akrabalarımı hatırlattı. Harekete geçmem lazımdı. Ne öğrenecektim? Yanımda eşim yani hocam vardı. Bana ‘hat sanatını öğret’ dedim. Hat sanatını Rika hattından öğrenmeye başladım. Zor koşullar içinde öğrendim. Çok zor koşullarda hat sanatına devam edip gece gündüz demeden aşkla hat çalıştım. Uzaktaki çocuklarımı ve acılarımı unutmak için çalıştım. İnsan çocuklarını unutmaz ama bu uğraş ile içinde olduğum boşluğu doldurmaya çalıştım. İlk olarak kalem tutmasını öğrenerek Rika hattını, sonra Divani ve Sülüs hattını öğrendim.”
 
'GÖNÜLLÜLÜK TEMELİNDE ÇALIŞIYORUM'
 
Antep’i Halep’e yakın olmasından dolayı tercih ettiklerini aktaran Tahhan, artık kendisinin de öğrencilerinin olduğunu ve çalışmalarının da gönüllülük temelinde olduğunu söyledi. Çalışmalarının çeşitli mekanlarda sergilendiğini belirten Tahhan,“Şu an İstanbul’da bir sergim var. Hatta levhalarımı yedinci ayda düzenleyeceğim İstanbul sergisi içinde hazırladım. Ayrıca Antep’te de şu an iki sergiye katıldım.Levha ve tezhip üzerinde çalışıyorum” dedi. 
 
‘4 KİŞİYE İCAZET VERDİM’
 
Hat sanatını 13 yaşında dayısından öğrenmeye başladığını anlatan El Bedinciki ise 1977 yılına kadar aldığı eğitimlerin sonunda hat icazeti alabildiğini söyledi. Antep ile Halep’in havasının birbirine çok benzer olmasından kaynaklı buraya geldiklerini dile getiren El Bedinciki, “Suriyeli ve Antepli talebelere hat dersi verdim. Hatta üçü erkek, biri kadın olmak üzere dört Antepli talebeye hat icazeti verdim. Halep’te iken levhalarımda tezhip çalışıyordum, fakat onlar Fatımî üslubuydu. Türk usulü tezhibi çok seviyorum, fakat Halep’te bu üslup üzerine bir kurs yok. Buraya gelince Türk üslubu tezhip öğrenmeye başladım. Bu üslubu öğrenmeye başlayalı 9 ay oldu. Şu an tezhip öğreniminde önemli bir yol kat ettim. Hat sanatında levhalarda dini ibareler, Kur’an-ı Kerim’den ayetler ve hadis-i nebeviden ibareler yazıyorum. Ayrıca buraya geldikten sonra Antepli kardeşlerimizin sevdiği ibareleri de yazmaya başladım” diye konuştu.
 
Hattın yanı sıra 25 yıldır ebru sanatı üzerinde çalıştığını sözlerine ekleyen El Bedinciki, hat ve Ebru sanatını birleştirerek eserler yaptığını söyledi.