Zabıtadan tehdit, polisten darp iddiası

Paylaş:
İSTANBUL - Bakırköy Belediyesi zabıtalarının tehdidi üzerine polis karakoluna şikâyete giden Mehmet Şah Karataş, karakolda polis şiddetine maruz kaldığını ve telefonuna el konulduğunu iddia etti.
 
“Şiddet uygulayan zabıtalar mağdur, kendisi şüpheli oldu” başlıklı haberimize konu olan ve İstanbul’daki Bakırköy Belediyesi zabıtalarının şiddetine maruz kalan pamuk şeker satıcısı Mehmet Şah Karataş’a yönelik baskılar sürüyor. Karataş, son olarak sosyal medya hesabından canlı yayın açtı. Canlı yayınına, kendisine daha önce saldıran Bakırköy Belediyesi zabıta amirlerinden Ayhan Kara katıldı. Kara'nın, canlı yayın esnasında Karataş’a, “Seni bu sefer var ya elini koparacağım, komple. Bu sefer 200 kişi geleceğiz” şeklinde mesajlar attığı görüldü.
 
Karataş, bu mesajlarla birlikte 10 Ocak’ta Bakırköy’de bulunan Kartaltepe Polis Karakoluna gitti. Karataş, iddiaya göre karakolda çok sayıda polis tarafından darp edilip telefonuna el konuldu. Ardından hastaneye sevk edilen Karataş, burnunun kırıldığına dair rapor aldı. Karataş, polisler hakkında şikâyetçi olurken, polisler de Karataş hakkında “Görevi yaptırmamak için direnme” ve “Mala zarar verme” iddialarıyla şikâyetçi oldu. Ardından mahkeme tarafından kendisine ev hapsi verilen Karataş, ajansımıza konuşarak çocuklarına bakmakla yükümlü olduğunu belirterek, ev hapsinin kaldırılmasını talep etti.
 
CANLI YAYINDA ZABITANIN TEHDİDİNE MARUZ KALDI
 
İlk olarak Bakırköy Meydanı’nda iki müzisyenin Kürtçe şarkı söylediğini ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) izinleri olmasına rağmen Bakırköy zabıtaları tarafından engellendiğini belirten Karataş, bu anı videoya çektiği ve duruma tepki gösterdiği için birçok olayın başına geldiğini söyledi. Zabıtaların kendisinden “rüşvet” istediğini ve bunu kabul etmediğini dile getiren Karataş, bu yüzden birçok kez saldırıya uğradığını ifade etti.
 
Saldırıların ardından Bakırköy Meydanı’nda pamuk şeker satmaktan vazgeçtiğini belirten Karataş, sosyal medya hesabından açtığı canlı yayında zabıta amiri Ayhan Kara’nın ve akrabalarının tehditlerine maruz kaldığını söyledi. Tehditler üzerine karakola gittiğini ifade eden Karataş, süreci şöyle anlattı: “Polis, ‘Burası karakol, biz devlet memuruyuz, onlar da zabıta, elimizden bir şey gelmiyor’ dedi. Tehditlerin ekran görüntüsünü aldığımı söyledim. Daha sonra polisler, ‘Elimizden gelen bir şey yok’ deyince karakoldan çıktım. Bunun üzerine ekran görüntülerini sosyal medya hesabımdan paylaştım. 'Hâkim ve savcılara sesleniyorum, Bakırköy zabıta amiri Ayhan Kara’dan şikâyetçiyim' diye yazdım. Bu paylaşımım üzerine Ayhan Kara polise giderek, ‘Mehmet benim adıma hesap açmış ve özel hayatın gizliliğini ihlalden ondan şikâyetçiyim’ demiş.”
 
KARAKOLDA ŞİDDET İDDİASI
 
Zabıta amiri Ayhan Kara’nın şikâyeti üzerine karakola çağrıldığını söyleyen Karataş, karakolda polisin “zorla” telefonunu almaya çalıştığını ifade etti. Barodan avukat talep ettiğini dile getiren Karataş, şunları söyledi: “Telefonumu almak için en az 10 polis üzerime çullandı. Yere yatırdılar, ellerimi ters kelepçelediler. Adli işlem odasında şiddete ve işkenceye maruz kaldım. Koridorda da şiddet uyguladılar, bu esnada tehdit ve hakaret ettiler. Avukat görüş odasında da darp ettiler. Burada burnum kırıldı, buna dair darp raporu da aldım. Telefonu duvara fırlattılar, üstümü yırttılar. Orada kamera var, her şey gözüküyor.”
 
EV HAPSİ KARARI
 
Karataş, polislerin şikayetinden vazgeçmesi yönündeki baskılarına rağmen geri adım atmadığını ifade etti. Polisin duvardaki bir kırığı kendisine mal ederek "memura mukavemet" ve "mala zarar verme" suçlamalarıyla işlem yaptığını belirten Karataş; elleri kelepçeli olduğu halde duvarı kırmasının imkansız olduğunu söylemesine rağmen hâkimin kendisini konuşturmadığını ve hakkında ev hapsi kararı verdiğini dile getirdi.
 
ÇAĞRI
 
Çocuklarının olduğunu ve kirada oturduğunu ifade eden Karataş, “Bana öl diyorlar” dedi. Karataş, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: Buradan yetkililere, tüm partilerin milletvekillerine ve avukatlara sesleniyorum. Ben Kürt Alevi bir vatandaşım. Kürtçe müziğe ve Kürt diline sahip çıktığım, haksızlığı ve ayrımcılığı kabul etmediğim için başıma gelmeyen kalmadı. Gelin evime misafir olun; size elimdeki fotoğrafları, videoları ve evrakları göstereyim. Bu ev hapsi kaldırılsın.”
 
MA / Ömer İbrahimoğlu