İZMİR - İzmir'de her sağanak yağış sonrası altyapı eksikliğinin gündeme geldiğini belirten İnşaat Mühendisi Barış Durmaz, "Bu durum büyük bir altyapı projesinin olmamasından kaynaklanıyor" dedi.
İzmir'de etkili olan sağanak yağışlar sonucunda caddeler yağmur suyuyla dolarken, hayat durma noktasına geliyor. 5 Şubat günü Torbalı'da bir yurttaş aracıyla mahsur kaldığı su dolu alt geçitte yaşamını yitirdi. Can kaybının yanı sıra İzmir'in hemen hemen her ilçesinde taşkınlardan dolayı evler ve işyerleri her sağanak yağış sonrası maddi zarar oluştu. Yayaların yağmurlu günde caddelerde yürümesi ise imkansız hale geliyor.
Yaşanan sorunları altyapı projesi eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Özgür Baretliler Üyesi İnşaat Mühendisi Barış Durmaz, şehir planlamasında altyapı ile üstyapının birlikte tasarlandığını belirterek, Türkiye'de bu sistemin yoksunluğundan kaynaklı eksiklik yaşandığını ifade etti. Altyapı denildiğinde elektrik, su, doğalgaz gibi çok sayıda sistemin bulunduğunu söyleyen Durmaz, "İzmir'de genellikle bir internet değişimi söz konusu olduğunda sürekli yollar kazılıyor, üst yapı kaldırılıyor. Karmakarışık olan bir altyapı. Bir çalışma sırasında diğerleri de zarar görüyor. Bunun en belirgin örneğini Alsancak'ta elektrik akımına kapılıp yaşamını yitiren 2 canımızda gördük. Bunun nedeni içme suyu tamiratı yapılırken oradaki elektrik hatlarına zarar verilmesi. İzmir'de yağmur yağdığında Alsancak ve Konak caddelerimizin sular altında kaldığını görüyoruz. Bu durum büyük bir altyapı projesinin olmamasından kaynaklanıyor. Yağmur suyu hatları neredeyse yok düzeyinde. Olanların çoğu çalışır durumda değil. Yağmur sularının tekrardan kullanılabilir noktaya getirilmesi durumu da söz konusu değil. Yağmur sularının çoğu kanalizasyon veya körfeze dökülüyor" ifadelerini kullandı.
'DURUMA KENTSİZ KENTLEŞME AÇISINDAN BAKILMALI'
Altyapı sorununa mühendislik ve teknik ile kentsiz kentleşme olmak üzere iki yönlü bakılması gerektiğine dikkati çeken Durmaz, "Bu sadece yağmur sularının oluşturduğu bir sıkıntı değil. Topraklarımızın, sürekli kirletilip imara açılması, işsizlik bunların hepsi kentsiz kentleşme anlayışının oluşturduğu bir durumdur. Bu noktadan eleştirmek ve bu noktadan çözüme ulaştırmak çok önemlidir. Bilindiği gibi 1960'lardan günümüzü köylerden kente sürekli göçler oluşturuldu. Bu göçlerin kentlerde oluşturduğu büyük bir kaos ortamı söz konusu. Altyapı sorununa kentsel kentleşme noktasından bakarsak çok daha faydalı ve çözüm odaklı projelere imza atmış oluruz. Teknik ve mühendislik alanda İzmir'in uzun vadeli altyapı projelerine ihtiyacı var. Özellikle yağmur suyu hatlarındaki sıkıntıların çözülmesi, yağmur sularının geri dönüştürülebilir tarım alanlarında ve park, bahçelerde kullanılabilir şekilde arıtılması aynı zamanda su krizine de bir nebze olsun çözüm üretecekti. Diğer önemli husus ise geri göçleri sağlayarak kendi kendine yetebilecek kent anlayışının toplum nezdinde hayata geçirebilmek. Sürekli kentlere insanları yığarak, kır yaşamını yaşanmaz bir noktaya getirerek kentsiz kentleşme sorununa çözüm bulamayız" diye konuştu.